Victor Rudenno – Gelibolu (2009)

Victor Rudenno, nitelikli eseri ‘Gelibolu: Denizden Saldırı’da, 1914-195 yıllarında gerçekleşen Gelibolu Savaşı’nda Müttefiklerin denizaltı faaliyetlerini, Alman denizaltıların hareketlerini, kara, hava ve deniz kuvvetlerinin stratejilerini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor.

Birinci Dünya Savaşı’nın en çok tartışılan olaylarından biri olan Gelibolu Savaşı’nın önemi, savaşta denizaltıların kullanılmasının ne kadar hayati olduğunu açık bir şekilde ortaya koymasıydı.

Rudenno, savaştaki tüm denizaltı faaliyetlerini, İngiliz, Fransız, Avusturalyalı, Yeni Zelandalı ve Hintli kuvvetlerin yarımadaya denizden yaptıkları ilk modern çıkartmayı, ustaca bir yaklaşımla üslupla anlatıyor.

  • Künye: Victor Rudenno – Gelibolu: Denizden Saldırı, çeviren: Dilek Cenkçiler, ODTÜ Yayıncılık, tarih, 382 sayfa

Carole Hillenbrand – Malazgirt Muharebesi (2015)

Bu çalışma, Türklere Anadolu’nun kapılarını aralayan Malazgirt Muharebesi üzerine Müslüman tarih yazılarının sağlam bir incelemesi.

Kitabın bir artısı da, muharebeyi öncesi ve sonrasıyla bağlamına yerleştirebilmek adına Selçuklu, Bizans, Mısır gibi aktörlerden oluşan 11. yüzyıl Ortadoğu’sunun karmaşık siyasi yaşamını detaylıca betimlemesi.

  • Künye: Carole Hillenbrand – Malazgirt Muharebesi, çeviren: Mehmet Moralı, Alfa Yayınları

Ebu Dülef – İran Seyahatnamesi (2018)

Seyyah, edebiyatçı ve doğabilimci Ebu Dülef’in bu seyahatnamesi, 10. yüzyıl İran’ı hakkında çok yönlü, altın değerinde bir kaynak.

Tam adıyla Ebu Dülef Mis’ar bin Mühelhil el-Hazrecî Yenbuî olan kitabın yazarı, Samanoğulları döneminde yaptığı bu yolculuğunda, İran coğrafyasını, tarihini, madenlerini, şifalı bitkilerini, adetlerini, toplumsal yaşamını, kültürünü ve bu özgün ülkeye dair daha pek çok konuyu kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

Seyahatname, dönemin İran’ına dair gizemleri araladığı gibi, bir süre sonra bu bölgede kurulacak Selçuklu hâkimiyeti hakkında da çok önemli ipuçları sunuyor.

Kitabın bulunma serüveni de ilginç.

Ünlü tarihçimiz Zeki Velidi Togan ile Abdülkadir İnan, 1922 yılında Horasan topraklarına doğru yola çıkarlar ve seyahat esnasında, bu önemli eseri bulurlar.

Türkçeye ilk kez çevrilen kitap, çevirmeni Serdar Gündoğdu tarafından dönemin önemli seyahatnameleriyle karşılaştırılmış, ayrıca ilave notlarla zenginleşmiş.

  • Künye: Ebu Dülef – İran Seyahatnamesi: 10. Yüzyılda Kafkasya’dan Fars Körfezi’ne Yolculuk (953-955), çeviren: Serdar Gündoğdu, Kronik Kitap, seyahatname, 144 sayfa

Philippe Ariès – Batı’da Ölümün Tarihi (2015)

1500 yıllık bir süreçte, Batı kültürünün ölümle kurduğu ilişkiyi aydınlatan, bu alanda yapılmış en değerli çalışmalardan biri.

Zihniyet tarihinin en önemli metinleri arasında yer alan kitap, edebiyattan sanata, dini pratiklerden günlük hayatın maddi izlerine uzanarak, Batı’nın ölüm karşısındaki tavrını ortaya koyuyor.

  • Künye: Philippe Ariès – Batı’da Ölümün Tarihi, çeviren: Işın Gürbüz, Everest Yayınları

Tom Standage – Altı Bardakta Dünya Tarihi (2015)

Dünya tarihini savaşlar ve göçler yerine, içki kültürünün gelişimi ekseninde izleyen ilgi çekici bir inceleme.

Mezopotamya ve Mısır’da bira, Yunanistan ve Roma’da şarap, sömürge döneminde damıtık içkiler, Batı ve Doğu toplumlarında kahve, Amerikan kültürünün alametifarikası Coca Cola ve daha fazlası…

  • Künye: Tom Standage – Altı Bardakta Dünya Tarihi, çeviren: Ahmet Fethi, Kırmızı Kedi Yayınevi

Donna Landry – Asil Hayvanlar (2015)

Erken modern dönem İngiliz kültürünü baştan sona dönüştüren, ülkenin yarış ve atçılık geleneklerinde devrim niteliğinde değişiklikler sağlayan Doğu kökenli cins atlarla ilgili şahane bir çalışma.

Donna Landry bu muazzam eserinde, o dönemde Osmanlı’dan çalmaya dayalı at kaçakçılığı ticaretini, Bloody Shouldered Arabian gibi cins at türlerinin oluşumunu anlatıyor.

  • Künye: Donna Landry – Asil Hayvanlar, çeviren: Sinan Akıllı, E Yayınları

Rüya Kılıç – İntiharın Tarihi (2018)

Rüya Kılıç, daha önce iki güzel çalışmaya, ‘Osmanlı Devleti’nde Seyyidler ve Şerifler’ ile ‘Deliler ve Doktorları’na imza atmış, psikiyatri ve psikoloji tarihi alanında çalışan bir isim.

Kılıç’ın elimizdeki özgün araştırması da, Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyette intiharın hem bireysel hem toplumsal hem de siyasi tezahürlerini açıklığa kavuşturuyor.

Kılıç’ın çalışmasını özgün kılan hususların başında ise, yalnızca toplumun ve siyasi erkin çoğunlukla intiharı kınayan tavrını değil, aynı zamanda intihar eden kişinin, yani müntehirin duygularının altındaki etkenleri de anlamaya çalışmasıdır diyebiliriz.

  • Toplum bekçileri intihara nasıl yaklaştı?
  • Neden bunların gözünde intihar, gelecek nesilleri de tehdit eden ahlaki, tıbbi ve toplumsal bir sorundu?
  • Müntehirin intiharı konuşmak istememesinin önündeki kişisel, toplumsal ve en önemlisi de ekonomik engeller neydi?

Kılıç bu soruların yanıtlarını ararken, hem müntehirin hem de kendilerini toplumsal düzenin koruyucuları olarak konumlandıranların konuya yaklaşımları arasındaki farklılıkları kapsamlı bir perspektifle ortaya koyuyor.

  • Künye: Rüya Kılıç – İntiharın Tarihi: Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyette İstemli Ölüm Halleri, Kitap Yayınevi, tarih, 125 sayfa, 2018

Nermin Şenol Kalyoncu – İstanbul Lubnatsi (2015)

Yıllardır ilkokul çağındaki çocuklara İstanbul dersi veren Nermin Şenol Kalyoncu, deneyimlerini bu kitapta bir araya getiriyor.

İstanbul’un Roma, Bizans ve Osmanlı dönemleri; şehrin belli başlı camileri, külliyeleri ve parklarının pek bilinmeyen hikâyeleri ve şehrin gündelik hayatı gibi konularda çocukların keyifle okuyabilecekleri bir rehber.

  • Künye: Nermin Şenol Kalyoncu – İstanbul Lubnatsi, Ceylan Yayınları

Yiannis Papadakis – Ölü Bölgeden Yankılar (2009)

Kıbrıs Üniversitesi Sosyal Antropoloji Bölümü’nde doçent olarak görev yapmakta olan Yiannis Papadakis ‘Ölü Bölgeden Yankılar’da, Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünü, birebir tanık olduğu olaylardan yola çıkarak anlatıyor.

Türkiye’de, Kıbrıs’ın her iki yakasında “Ölü Bölge”de karma köy olan Pyla/Pile’de alan araştırmaları yapan Papadakis, her iki tarafa dair izlenimlerini duyarlı bir üslupla sunuyor.

Papadakis, ikiye bölünmüş başkentin Rum kesimi olan Lefkosia’nın bir mahallesinde yaşıyor ve ardından, Kıbrıslı Türkleri bulmak için öteki tarafa, Lefkoşa’ya geçerek kolektif kimliklerin izini sürüyor.

  • Künye: Yiannis Papadakis – Ölü Bölgeden Yankılar: Kıbrıs’ın Bölünmüşlüğünü Aşmak, çeviren: Burcu Sunar ve Hatice Safa, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 312 sayfa

Y. Doğan Çetinkaya ve Foti Benlisoy – Gelecek 1917 (2018)

Her ne kadar kimileri tarafından epeyi gerilerde kaldı denilse de, 1917 Ekim Devrimi ufkumuzu genişletmeye devam ediyor.

Hele hele kapitalizmin kendi iç çelişkileri ve krizleriyle boğuştuğu, yoksulluğun yığınları esir aldığı, neoliberalizmin azgınlıkta sınır tanımadığı bugün, alternatif bir dünya kurmak yakıcı bir hal almış durumda.

İşte, Ekim Devrimi, bugünün karanlığında devrim ihtimalini hep diri tutmasıyla çok önemlidir ve bu düzen böyle sürdükçe de bu ihtimalin daha da yükseleceği kesindir.

Doğan Çetinkaya ve Foti Benlisoy’un elimizdeki önemli çalışması da, Sovyet deneyiminden başlayarak sosyalizmin dünya üzerindeki serüveninin geniş bir analizi eşliğinde 1917 Devrimi’nin bize bıraktığı mirası tartışıyor.

Ekim Devrimi’nin sınıftan kültüre ve devrime, bugün ve gelecekte bizi nasıl besleyeceği konusunda sıkı bir analiz arayanlar kitabı muhakkak okumalı.

  • Künye: Y. Doğan Çetinkaya ve Foti Benlisoy – Gelecek 1917: Tarih, Devrim, Kültür, Habitus Kitap, siyaset, 2018