Kolektif – Erken Modern Avrupa Tarihi 4. Cilt (2024)

VakıfBank Kültür Yayınları’nın ‘Erken Modern Avrupa Tarihi’ serisinin dördüncü cildi ‘Düşünce Sanat ve Kültür’, Avrupa’nın modernliğin şafağında entelektüel ve kültürel dönüşümünü merkeze alıyor.

Hümanizmin yükselişinden bilimsel devrimlerin etkilerine, politik düşüncenin evrilişinden sanat ve müzik dünyasındaki köklü değişimlere kadar geniş bir yelpazede Avrupa’nın 14. yüzyıldan 18. yüzyılın ortalarına kadar geçirdiği devinimleri takip ediyor.

Avrupa’nın düşünce dünyasında ve kültürel yaşamında meydana gelen derin değişimlerin izi, Galieo’dan Newton’a, van Eyck’ten Mozart’a, Bodin’den Rousseau’ya erken modern çağın kültür ve fikir mimarlarının eserleri, düşünce dünyaları ve modern zamana uzanan etkileri üzerinden işleniyor.

Aynı zamanda bu dönüşümlerin, toplumsal yapı ve günlük yaşam üzerindeki etkileri de dikkatle inceleniyor; bunların ne miktarda bir kırılma ya da ne denli bir devamlılık olduğu, ne oranda sadece Avrupa’ya ait oldukları ve İslam, Çin, Hint gibi kültürlerden nasıl beslendikleri, kadim eserleri nasıl yorumladıkları ve onlarla nasıl irtibatta oldukları dakik araştırma yöntemleriyle sorgulanıyor.

Erken modern dönemde, sanat, mimarî ve müzik gibi yaratıcı alanlarda yaşanan devinimler, sadece estetik anlayışı değil, aynı zamanda toplumun kendini ifade ediş biçimlerini de dönüştürmüştü.

Erken Modern Avrupa’nın entelektüel ve kültürel dinamiklerini anlamak için temel bir rehber niteliği taşıyan bu eser, serinin önceki üç cildinde olduğu gibi, okurlar için öncelikli bir başvuru kaynağı olmayı sürdürecektir.

  • Künye: Kolektif – Erken Modern Avrupa Tarihi 4. Cilt: Düşünce, Sanat ve Kültür, hazırlayan: Hamish Scott, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, Vakıfbank Kültür Yayınları, tarih, 344 sayfa, 2024

Violet Moller – Bilginin Yolculuğu (2024)

Antik çağların kadim bilgisinin büyük eserleri Roma İmparatorluğu’nun bölündüğü, şehirlerin terkedildiği, kütüphanelerin yandığı bir devirde unutuldu ve adeta kayboldu.

Okurunu heyecanlı bir yolculuğa davet eden bu eser, üç kadim kitabın bin yıllık hayatta kalma mücadelesini, yedi şehirden oluşan bir güzergâhta takip ediyor.

İskenderiye Kütüphanesi yok olduktan sonra Bağdat, Kurtuba, Toledo, Salerno, Palermo ve Venedik karanlık bir dünyada adanmış âlimlerin metinleri topladığı, tercüme ettiği ve paylaştığı nadir bilgi merkezleri oldu.

‘Bilgi’nin Yolculuğu’, okuru bu yedi şehrin parlak entelektüel hayatına götürüyor ve Müslüman âlimlerin Batı düşüncesinin köşe taşı fikirlerini geliştirmesinde oynadıkları rolü vurguluyor.

Öklid, Batlamyus ve Galen’in matematik, astronomi ve tıp alanındaki temel eserleri nasıl olup da Rönesans ve sonrasında bilim neşriyatının ana merkezi olan Venedik’e ulaşmıştı?

Violet Moller’a kulak veriyoruz.

  • Künye: Violet Moller – Bilginin Yolculuğu: Klasik Fikirler Nasıl Kayboldu ve Bulundu (Yedi Şehir Bir Tarih), çeviren: Sinan Çakır, Vakıfbank Kültür Yayınları, tarih, 424 sayfa, 2024

Necati Alkan – Osmanlı’da Gayrisünni Müslümanlar (2024)

Gayrisünni azınlıkları “modernleştirmek” hem Osmanlı’nın hem Batılıların ortak gayesiydi.

Peki hem Osmanlı Devleti’nin hem de Batılı misyonerlerin aynı anda sarıldığı bu gaye, en nihayetinde kime hizmet ediyordu?

On dokuzuncu yüzyıldan bu yana bölgesel hâkimiyet kurmanın söylemi hâline gelen “modernleştirici/uygarlaştırıcı” misyon hem bireyler hem de etnik azınlık olarak Nusrayrilerin kaderini satranç tahtasına dönüştürdü.

Nusrayrilerin gayrisünni olarak varlık mücadelesini ele alan bu eser, Ortadoğu’daki güç mücadelelerini gözler önüne sermesinin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ilişkin genellemeleri yeniden düşünmeye davet ediyor.

Alkan’ın çalışması, geç dönem Osmanlı tarihini ve Osmanlı İmparatorluğu’nun kendi etnik ve dinî çeşitliliğini nasıl ele aldığını daha derinlemesine ve incelikli biçimde anlamak isteyen herkese şiddetle tavsiye edilir.

Bu kitapta Alkan, Protestan misyonerlik faaliyetlerinin, Ortadoğu’nun toplumsal tarihi üzerindeki etkisine ve 19. yüzyılda Nusayri topluluğunu yeniden şekillendiren dinamiklere dair yeni ve aydınlatıcı bilgiler sunuyor.

Şimdiye kadar yeterince çalışılmamış Osmanlı arşiv kaynaklarını inceleyerek, Nusayrileri daha geniş çaplı jeopolitik gelişmelerin içine yerleştiriyor ve böylece bu topluluğun çağdaş tarihinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunuyor.

  • Künye: Necati Alkan – Osmanlı’da Gayrisünni Müslümanlar: Nusayrilere Yönelik Misyoner ve Devlet Algıları, çeviren: Dara Elhüseyni, Fol Kitap, tarih, 384 sayfa, 2024

SSCB Bilimler Akademisi – Sovyetlerin Gözünden Türkiye Tarihi (2024)

Jön Türklerden başlayarak 1967’ye kadar uzanan bir zaman dilimini kapsayan bu çalışma, SSCB Bilimler Akademisi mensubu bilim insanlarının kaleminden Türkiye’nin tarihsel sürecini inceliyor.

‘Sovyetlerin Gözünden Türkiye Tarihi’, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasi gelişmelerine, dış politikasına ve toplumsal mücadelelerine dair panoramayı gözler önüne seriyor.

Eserde, Jön Türklerin iktidara gelmesi ve Birinci Dünya Savaşı’ndan, Kurtuluş Savaşı’na; bağımsızlığın pekiştirilme çabalarından, Büyük Buhran ve İkinci Dünya Savaşı’na; savaş sonrası yeniden yapılanmadan Demokrat Parti yönetimine ve 1960 Darbesi sonrası sosyoekonomik gelişmelere kadar olan dönem ele alınıyor.

Her biri farklı uzmanlar tarafından kaleme alınmış bölümlerden oluşan kitap, olayların Sovyet bakış açısıyla analiz edilmesiyle bizlere farklı bir perspektif sunuyor.

Sovyetlerin Gözünden Türkiye Tarihi, Türkiye’nin tarihini anlamak ve Sovyetlerin bu süreçteki gözlemlerini öğrenmek isteyenler için değerli bir kaynak. Eser, yalnızca tarih meraklıları için değil, aynı zamanda uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi alanında çalışanlar için de önemli bir başvuru niteliği taşıyor.

  • Künye: SSCB Bilimler Akademisi – Sovyetlerin Gözünden Türkiye Tarihi (1908-1967), çeviren: Mahir Ulaş Yeşil, Yar Yayınları, tarih, 478 sayfa, 2024

Ussama Makdisi – Mezhepçilik Kültürü (2024)

Osmanlı Lübnanı’na odaklanan Ussama Makdisi mezhepçiliğin İslamın modernliğe gösterdiği tepkilerden biri ya da dinsel gruplar arasındaki toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin sonucu olduğu tezine karşı çıkıyor ve modernliğin tezahürlerinden biri olduğunu gösteriyor.

On dokuzuncu yüzyıldaki dinsel şiddet olaylarının, özellikle mezhep temelli seferberlik ve katliamların cemaatler arası çatışma geleneğinin devamı olmadığını, madun toplulukların yeni bir dünya kurulurken verdikleri mücadelelerin karmaşık, çokkatmanlı bir dışavurumu olduğunu savunuyor.

Makdisi’ye göre mezhepçilik dinsel kimliklerin siyasi ve toplumsal amaçlarla seferber edilmesini temsil ediyordu.

Tanzimat’la birlikte Avrupalılar Ortadoğu’da varlıklarını daha fazla hissettirmişlerdi; bu da Lübnan’ın dinleri aşan, hiyerarşiye dayalı toplumsal düzenini sarsacaktı.

Makdisi Hıristiyanları İslami despotizmden kurtarma fikriyle hareket eden Avrupa sömürgeciliğinin, misyoner heyetlerinin ve Şarkiyatçılığın, ayrıca Osmanlı milliyetçiliğinin ve yerel milliyetçiliğin nasıl farklı anlatılar oluşturduğunu ve bu anlatıları nasıl kendi modernlik görüşleri ve ilerleme projeleri doğrultusunda devreye soktuklarını anlatıyor.

Çok sayıda birincil kaynağa yaslanan kitap, yalnızca Osmanlı modernleşme sürecinde ve Ortadoğu’nun sömürgeleştirilmesi esnasında Lübnan örneğinde yaşananlara değil, yakın geçmiş ya da günümüzdeki potansiyel ve fiili çatışmalara da ışık tutuyor.

  • Künye: Ussama Makdisi – Mezhepçilik Kültürü: 19. Yüzyıl Osmanlı Lübnanı’nda Cemaatler, Tarih ve Şiddet, çeviren: Cumhur Atay, Metis Yayınları, tarih, 312 sayfa, 2024

İrfan Çağatay Aleksiva – Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Lazlar (2024)

İrfan Çağatay Aleksiva, ‘Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Lazlar (1877-1923)’ başlıklı çalışmasıyla, Osmanlı İmparatorluğu’nu konu edinen tarihyazımında oldukça eksik bırakılmış bir alan olan Lazlar ve Lazistan üzerine detaylı bir inceleme sunuyor.

Dönemin gazete ve arşivlerinden yararlanan Çağatay Aleksiva, Lazistan’ın 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda bölünmesinin canlandırdığı Laz hareketinin evrimini, Laz aydınlarının ortaya çıkışı, cemiyet ve derneklerinin kuruluşu üzerinden takip ediyor.

On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında başlayıp Cumhuriyet’in kuruluşuyla kesintiye uğrayan Laz hareketiyle 1990’lı yıllarla birlikte uyanışa geçen Laz kültür hareketi arasındaki birbirinden kopuk ama paralellikler taşıyan ilişkiyi de tartışan Çağatay Aleksiva, yalnızca Laz çalışmalarına değil, Osmanlı modernleşmesi ve Osmanlı coğrafyasında kimliklerin oluşum/dönüşüm süreçleri hakkındaki literatüre de önemli bir katkı sağlıyor.

  • Künye: İrfan Çağatay Aleksiva – Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Lazlar (1877-1923), İletişim Yayınları, tarih, 280 sayfa, 2024

Bernard Lewis – Babil’den Dragomanlara (2024)

Bu kitap, hayatını İslam ve Ortadoğu tarihine vakfedip pek çoklarınca bu hususta otoritelerden biri addedilmiş bir yazarın kırk yıllık emeğini ortaya koyuyor.

Dile getirdikleri ve inşa ettikleri büyük bir ilgiyle karşılanan Bernard Lewis, burada bir kez daha Ortadoğu’nun çalkantılı tarihine odaklanıp okurunu dış ilişkiler mevzuu, İran devrimi, İsrail devleti, tarih yazımı ve çok daha fazlasına dair uç düşünceleriyle baş başa bırakıyor.

‘Babil’den Dragomanlara’ kitabında “Saddam’ın ektiklerine” tanıklık ediyor, “bugünün hasta adamına” rastlıyor, “Lübnan’ın sağ-sol çatışmasına” kulak kesiliyor ve daha nice konuya farklı pencerelerden yaklaşmaya çalışıyoruz.

Elliden fazla makale ve denemeden oluşan bu derlemede Lewis, Ortadoğu’ya ilişkin belagatini, malumatını ve içgörüsünü tüm yönleriyle sergiliyor.

  • Künye: Bernard Lewis – Babil’den Dragomanlara Ortadoğu’yu Yorumlamak, çeviren: Ebru Kılıç, Alfa Yayınları, tarih, 592 sayfa, 2024

Sean McMeekin – Rus Devrimi (2024)

On dokuzuncu yüzyılın sonlarında Rus ekonomisi yılda yaklaşık yüzde 10 büyümekteydi ve nüfusu 150 milyona ulaşmıştı.

1920’li yıllarda ülke vahim mali darboğazlar içindeydi ve 20 milyonu aşkın Rus yaşamını yitirmişti.

1950’lilere doğruysa, yerkürenin üçte biri komünizmi benimsemişti.

Ünlü tarihçi Sean McMeekin, Rus Devrimi’nde Romanov Hanedanlığı’nı sona erdiren, Bolşevikleri iktidara getiren ve komünizm pratiğini dünyaya tanıtan olayların izini sürüyor.

Çarlık Ordusu arşivlerinde çalışan McMeekin, geleneksel tarih kitaplarının sıklıkla Marksizm temelli sınıf mücadelesi üzerinden yorumladığı Rus Devrimi’ne heyecan verici, sıra dışı bir bakış sunuyor.

‘Rus Devrimi’, yirminci yüzyılın en önemli dönüm noktalarından birine yönelik farklı bir tarih okuması.

  • Künye: Sean McMeekin – Rus Devrimi: Yeni Bir Tarih, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 376 sayfa, 2024

Anthony Grafton – Yeni Dünyalar Eski Metinler (2024)

‘Yeni Dünyalar Eski Metinler’, Avrupa’nın Rönesans dönemindeki büyük entelektüel dönüşümünü derinlemesine inceleyen bir başyapıttır.

Anthony Grafton, Avrupa’nın 15. ve 16. yüzyıllardaki keşiflerinin, antik metinlerin otoritesiyle çarpışmasının sonuçlarını titizlikle ele alıyor.

Amerika’nın keşfi gibi büyük olaylar, eski dünyanın sınırlarını zorlayarak entelektüellerin yeni bilgiyi nasıl anlamlandırdığını ve antik geleneğin gücünün nasıl sorgulandığını gözler önüne seriyor.

Ayrıca modern bilimsel yöntemin doğuşuna nasıl zemin hazırladığını anlatıyor.

  • Künye: Anthony Grafton – Yeni Dünyalar Eski Metinler: Geleneğin Gücü ve Keşiflerin Yarattığı Şaşkınlık, çeviren: Füsun Savcı, Alfa Yayınları, tarih, 264 sayfa, 2024

 

David Matz – Antik Roma’da Günlük Hayat (2024)

  • Tarihin, belki de en meşhur uygarlığında günlük hayat nasıldı?
  • Romalıların günlük rutinleri nelerdi?
  • Alışverişi nereden, nasıl yapıyorlardı?
  • Hangi yemekleri yiyorlardı?
  • Hangi etkinliklere katılıyorlardı?
  • Nasıl evlerde kalıyorlardı?

Antik Roma gibi bir uygarlığı düşünürsek aklımıza çok daha fazla soru geleceği kesindir.

Matz’ın ilk elden kaynaklara dayanarak sunduğu bu anlatıda, bir Romalının evine girecek, onunla beraber yemek yiyecek, gerekli durumlarda mahkemeye gidecek, senatoda kanun maddesi tartışacak ve arenada gladyatörleri izleyeceksiniz.

‘Antik Roma’da Günlük Hayat’, sizi Romalıların günlük hayatında bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: David Matz – Antik Roma’da Günlük Hayat, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları, tarih, 272 sayfa, 2024