Antony Beevor – Arnhem (2023)

Yıl 1944.

Overlord Harekâtı’yla Kıta Avrupası’na tarihin en büyük amfibi harekâtını gerçekleştiren Müttefikler köprübaşlarını emniyete almış, Avrupa içlerine emin adımlarla ilerlemektedir.

Harekâtın görece olumlu gelişmesiyle Müttefik saflarında savaşın çabucak biteceğine dair umutlar yeşermiş, askerler Noel’de memlekete dönme hayallerine kapılmışlardır.

Bu hayal, Nazi Almanyası’na nakavt darbesi indirmek isteyen Müttefik Yüksek Komutası’nı da etkisi altına almıştır ki, derhâl bir plan hazırlanır.

Mareşal Montgomery’nin cüretkâr fikri, Aşağı Ren ve ötesine uzanan köprüleri ele geçirerek Ruhr havzasından Almanya içlerine ilerlemektir.

Müttefik uçakları 1944 Eylül’ünde işgal altındaki Hollanda semalarında belirdiğinde, Alman tarafı neyle karşılaşacağını anlar ve Hitler’in İtfaiyecisi lakaplı Mareşal Model ile General Kurt Student derhâl bir savunma tertipler.

Avcılar şimdi avlarını beklemektedir.

Almanların çetin direnişi Müttefik akınlarını pek çok yerde durduracak ve karşı taarruzlarla harekâtın beli kırılacaktır.

Hem coğrafî hem de stratejik önem arz eden Hollanda ve bilhassa da Arnhem’deki sert çarpışmalar, savaşın seyrini değiştirmese de uzamasına yol açar ve böylelikle milyonlarca insanın daha hayatını kaybetmesine neden olur.

Yakın dönemin en önemli İngiliz tarihçilerinden Antony Beevor, pek çok övgüye mazhar olan çalışması Arnhem’de bu cüretkâr harekâtı büyük bir ustalıkla kaleme alıyor.

Beevor; Flaman, İngiliz, Amerikan, Leh ve Alman arşivlerinde çoğunlukla gözden kaçan detayları yakalayarak, General Kurt Student’in bizzat “Almanya’nın Son Zaferi” olarak adlandırdığı muharebenin dehşetengiz atmosferini okurun bizzat solumasını sağlıyor.

  • Künye: Antony Beevor – Arnhem: İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın Son Zaferi, çeviren: Arif Kaplan, Kronik Kitap, tarih, 600 sayfa, 2023

Stephen Walker – Uzayda (2023)

İnsanın uzay yolculuğu ile Yuri Gagarin’in bu büyük maceradaki olağanüstü rolü üzerine eşsiz bir kitap.

Gerilimli, heyecan dolu, çok iyi araştırılmış ‘Uzayda’, Gagarin ile Vostok görevlerini ustaca anlatan ilk çalışma.

12 Nisan 1961, sabah 9.07.

SSCB’deki çok gizli bir roket sahası.

Sovyetler Birliği’nin, amacı nükleer savaş başlığı taşımak olan en güçlü kıtalararası balistik füzesinin tepesindeki küçücük bir kapsülün içinde genç bir Rus oturuyor.

İsmi Yuri Gagarin ve tarih yazmak üzere.

Saatte yaklaşık 30.000 kilometre hızla yol alan Gagarin sadece 106 dakikada dünyanın çevresini dolaştı.

Bu fırlatma tam bir gizlilik içine yapılmış olsa da indikten sonraki birkaç saat içinde dünya çapında bir şöhrete dönüştü: Çünkü o, gezegenden ayrılmış olan ilk insandı.

‘Uzayda’, bu efsanevi uçuşun ardındaki nefes kesen hikâyeyi anlatıyor.

Bu olay, ABD ile SSCB’yi Demir Perde’nin iki tarafından karşı karşıya getiren Soğuk Savaş’ın zirvesinde gerçekleşti.

Her iki süper güç de uzaya insan gönderen ilk ülke olmak için çok büyük riskler aldı.

Her ikisi de astronotlarını, dayanıklılığın sınırlarını zorlayacak şekilde eğitti.

Aralarındaki yarış en son ana kadar kıran kırana sürdü.

Kapsamlı orijinal araştırmalar ile çoğu daha önce hiç konuşmamış görgü tanıklarının etkileyici ifadelerini bir araya getiren Stephen Walker, onyıllardır saklanan sırları gözler önüne seriyor.

‘Uzayda: Gezegenimizden Uzaya Yolculuk Eden İlk İnsanın Çarpıcı Hikâyesi’, her iki taraftan bilim insanlarının, mühendislerin, siyasi liderlerin yer aldığı, ama en başta Amerikalı astronotlar ile Sovyet kozmonotların gökyüzünde üstünlük sağlama mücadelesine dair çok heyecanlı bir hikâye sunuyor.

  • Künye: Stephen Walker – Uzayda: Gezegenimizden Uzaya Yolculuk Eden İlk İnsanın Çarpıcı Hikâyesi, çeviren: Tülin Er, Kronik Kitap, tarih, 480 sayfa, 2023

Marc David Baer – Osmanlılar (2023)

Osmanlı İmparatorluğu’nu Avrupa tarihinin ayrılmaz bir parçası olarak okuyan ilgi çekici bir eser.

Marc David Baer, ‘Osmanlılar: Hanlar, Sezarlar ve Halifeler’de, bu etkili imparatorluğun hükümdarlarının karşılaştıkları çeşitli kültürlerle olan karmaşık bağlantılarının peşine düşüyor.

Güç, din ve yönetim karmaşıklıklarına dalarken, Osmanlı tarihindeki gizli hikâyeleri ve daha az bilinen yönleri gün yüzüne çıkarıyor.

Fetihler ve toprak genişlemelerinin geleneksel anlatısının ötesine geçerek, imparatorluğun yükselişi ve düşüşü hakkında nüanslı bir anlayış sunuyor.

Hanların hayranlık uyandıran saltanatlarından, sezarların imparatorluk görkemine ve halifelerin derin etkisine kadar, Baer, Osmanlıları ve kalıcı miraslarını canlı bir şekilde sunuyor.

  • Künye: Marc David Baer – Osmanlılar: Hanlar, Sezarlar ve Halifeler, çeviren: Ayşen Tekşen, Alfa Yayınları, tarih, 544 sayfa, 2023

Kolektif – Erken Modern Avrupa Tarihi 2

Modern Avrupa’nın teşekkül ettiği tarihsel süreci ele alan serinin bu ikinci kitabı, Ortaçağ’ın sonlarından 19. yüzyılın başlarına kadar Avrupa’nın toplumsal ve iktisadi tarihine odaklanıyor.

Hamish Scott’ın editörlüğünde alanlarında uzman tarihçilerin kaleme aldığı on makaleden oluşan bu cilt modern tarihçilerin model ve tezlerini değerlendirirken, güncel araştırmaların neticelerini de olgun ve veciz bir şekilde sunuyor.

Demografik değişimler, şehirlerin ve kırsalın dönüşümü, Avrupa’daki sosyal düzen ve yapıların farklılaşması, aile ve hanelerin toplumsal rolleri, bireysel kimlik, benlik ve faillik gibi modernliği tanımlayan kavramların erken modern kökleri bu cildin konularından.

Modern dünyanın tüketim alışkanlıkları ve maddi yaşam şartları, tarım toplumunun feodal yapılardan evrilmesi- kapitalistleşmesi ya da modernleşmesi- şehirlerin sosyolojik açıdan geçirdikleri değişimler ve imalatın toplumsal ve iktisadi yaşamda giderek daha fazla merkeze gelmesi de bu ciltte birçok açıdan işleniyor.

Kıtanın dört bir tarafındaki iktisadi eğilim ve döngüler, pazarların hem kıta içinde hem de küresel çapta bütünleşmesi ve Avrupa’daki ticaret ve sanayinin ilkel tiplerindeki genişlemenin etkileri gibi olgular modern öncesi Avrupa’da kapitalist bir ekonominin ön koşullarının varlığını veya yokluğunu kanıtlamak için araştırılmıştı.

Süreci modern öncesinden başlayıp modern toplum ve ekonomilere giden süreç araştırması olarak inceleyen toplum ve iktisat tarihçileri amaçları açısından son derece elverişli görünen erken modern tabirini sahiplendiler.

  • Künye: Kolektif – Erken Modern Avrupa Tarihi 2: Toplumlar ve Ekonomiler, hazırlayan: Hamish Scott, çeviren: İsmail Hakkı Yılmaz, Vakıfbank Kültür Yayınları, tarih, 528 sayfa, 2023

Jonathan Harris – Bizans ve Haçlılar (2023)

 

Haçlı seferleri yahut Bizans ile Batı arasındaki ilişkiler konularını inceleyen hiç kimse bu kitabı göz ardı edemez.

Jonathan Harris, Haçlı Seferleri sırasında Bizans’taki gelişmeleri, yöneticilerinin bakış açısını sunuyor.

Bizans’ın Batı Avrupa, Haçlı Seferleri ve haçlı devletleri ile etkileşiminin ana anahtarlarından birinin, halklar arasındaki herhangi bir genel düşmanlıktan ziyade Bizans İmparatorluğu’nun doğasında ve onu destekleyen ideolojide bulunabileceğini savunuyor.

Çalışma, güncellenmiş bir notlar bölümü ve bibliyografyanın yanı sıra metne önemli yeni eklemeler içeriyor.

Harris, İstanbul ve Anadolu tarihinin belki de en çalkantılı dönemini anlatıyor.

Yaşlanmakta olan Bizans İmparatorluğu hem Batıdan hem de Doğudan gelen, aynı zamanda dost ve düşman olabilen akınlarla mücadele ederek “Kutsal Konstantinapolis”ini korumaya çalışıyor.

Tüm bunlarla mücadelesinde kendine özgü diplomasi tarzı ve stratejileriyle ortaçağın değişen dünyasında ayakta kalmaya çalışıyor.

Harris, “Haçlı Seferleri Bizans için dost muydu yoksa düşman mı?” sorusunu kitap boyunca çok boyutlu inceliyor.

Harris’in uzmanlığı, anlatımını olağanüstü sade ve sürükleyici kılıyor.

  • Künye: Jonathan Harris – Bizans ve Haçlılar, çeviren: Tevabil Alkaç, Alfa Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2023

Rüya Kılıç – Erken Modern Osmanlı’da Deliler ve Delilik (2023)

Hem merak hem korku uyandıran, psikiyatriden çeşitli sanat dallarına geniş bir yelpazenin konusu olmuş delilik ve delileri Rüya Kılıç, erken modern dönem Osmanlı’da inceliyor.

Delilerin teşhis edilmesi, delilik alametleri, tedavi yöntemleri gibi tıbbın konuya yaklaşımının yanı sıra toplumun delilere bakış açısını da ihmal etmiyor.

Osmanlı’da dinin, delilere muameledeki etkisini de siyasi iktidarın delilere olan tavrını da dikkate alıyor.

Modern psikiyatri öncesiyle günümüzdeki delilik “tanımlarının” farklılığını da mercek altına alan ‘Erken Modern Dönem Osmanlı’da Delilik ve Deliler’, yazarının deyimiyle “bir sessizliği” deliyor, ilgi duyulan ancak üzerine çok çalışılmamış bir alana ışık tutuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“[…] delilik bir kişi için sürgün gerekçesi daha sonra aynı kişi hakkında merhamet talebiyle affedilme gerekçesi olarak karşımıza çıkabiliyor. Kaldı ki sıklıkla vurgulanan merhamet sınırsız ve karşılıksız değildi. Kısaca ifade edecek olursak, yapılan, sadece Osmanlı’da deliler ve delilikle ilgili yüzeysel ve genelleyici yargılara varmak yerine bunları anlamaya ve anlatmaya yönelik sınırlı bir çabadan ibarettir.”

  • Künye: Rüya Kılıç – Erken Modern Osmanlı’da Deliler ve Delilik, İletişim Yayınları, tarih, 180 sayfa, 2023

Alfred W. Crosby – Gerçeği Ölçmek (2023)

Batı Avrupalılar mekanik saatleri, geometrik olarak hassas haritaları, çift girişli defter tutmayı, hassas cebirsel ve müzikal notasyonları ve perspektif resmi ilk icat edenler arasında yer aldı.

Batı Avrupa’da on altıncı yüzyılda dünyanın diğer bölgelerine kıyasla daha fazla insan niceliksel düşünmüş ve bu da onların dünyanın liderleri olmalarını sağlamıştır.

Alfred Crosby, eğlenceli ayrıntılar ve tarihi anekdotlarla, Orta Çağ’ın sonları ve Rönesans sırasında meydana gelen niteliksel algıdan niceliksel algıya geçişi tartışıyor.

Crosby, aralarında ödüllü ‘The Biological Expansion of Europe’ kitabı dahil beş kitabın yazarıdır.

  • Künye: Alfred W. Crosby – Gerçeği Ölçmek: Batı Avrupa’da Nicelleştirme, çeviren: Görkem Bir, The Kitap Yayınları, tarih, 256 sayfa, 2023

Paul Slack – Veba (2023)

Oxford Üniversitesi’nin cep kitapları serisinden yayımlanan bu kitapta Paul Slack bizleri ne yazık ki hâlâ sonlanmamış bir küresel yolculuğa çıkarıyor.

Bu yolculukta 1347’de başlayıp Avrupa’yı büyük bir kırıma uğratarak Çin ve Hindistan’a dek uzanan Büyük Veba Salgını “Kara Ölüm”den 1665’teki Büyük Londra Salgını’na, bahsi geçen tarihlerin öncesinde karşımıza çıkmaya başlayıp günümüze dek uzanan büyük ölümcül felaketlere tanık oluyoruz.

Vebanın, pençesine düşen insanlar açısından ne anlama geldiğini araştıran yazar, büyük salgınların doğurduğu krizlerde insanların ölümle ve hastalıkla nasıl baş ettiklerini odağına alıyor.

Devletlerin onunla savaşa nasıl başladığını araştırıyor, bu illetin modern halk sağlığı yaklaşımını nasıl etkileyip tarihimizi nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor.

Vebanın tarihte yüzyıllar boyunca yarattığı etkinin izini sürerek onun yorumlanma biçimlerine, sanatta ve edebiyatta doğurduğu güçlü imgelere özellikle dikkat çekiyor.

Ortaya çıkan salgın tablosu, yakın zamanda yaşanan COVID-19 pandemisine bakış açısından okurlara derin bir tarihsel perspektif sunuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Veba tarihi kitapları bize salgınların ortaya çıkmasında ve onlara verilen tepkilerde kültürlerin ve kurumların, bağlamların ve etkenlerin önemini anlatır. İnsanların düşünce ve yaşam tarzlarının, ulaşabildikleri bilgi türlerinin ve benimsedikleri davranış biçimlerinin (kaçmak, mücadele etmek ya da düpedüz kaderci davranmak) fark yarattığını gösterir. Fakat bir salgının başlamasından sonra acısız zafer ihtimalini vaat etmezler.”

  • Künye: Paul Slack – Veba: Kısa Bir Giriş, çeviren: Nurettin Elhüseyni, İş Kültür Yayınları, tarih, 160 sayfa, 2023

Gerd Schwerhoff – Engizisyon (2023)

Engizisyon, Avrupa toplumunda, siyasetinde, kültüründe ve hukuk tarihinde oldukça önemli bir rol oynadı, pek çok kitaba ve filme konu oldu.

Ancak bu eserlerde engizisyon hakkında genellikle doğru bilinen yanlışlar işlenmiş ve bir engizisyon efsanesi ortaya çıkmıştır.

Dresden Teknik Üniversitesi’nde tarih profesörü olarak erken modern dönem üzerine araştırmalar yapan Gerd Schwerhoff, bu çalışmasıyla bir müessese ve bir olgu olarak Engizisyonun Avrupa tarihindeki yerini sorguluyor ve gerçek ile efsaneyi birbirinden ayırıyor.

Hıristiyanlık tarihinin en karanlık çağında, zındıklık, cadılık, büyücülükle itham edilen insanların yanı sıra Yahudi ve Müslümanlar da zulme uğradı.

Bu araştırma, Yüksek Ortaçağ’da Katharlara ve Waldensianlara yapılan zulümlere, erken modern dönem İspanyol engizisyonuna, Kutsal Ofis’e ve 18. yüzyılda engizisyonun çöküşüne dair genel bir bakış açısı sunuyor.

  • Künye: Gerd Schwerhoff – Engizisyon: Orta ve Modern Çağ’da Heretizm Sorunu, çeviren: Ömer İpek, Runik Kitap, tarih, 144 sayfa, 2023

Levi Roach – Normanlar (2023)

Viking akınlarından Akdeniz’in hakimiyetine uzanan Normanlar, Orta Çağ Avrupası’nın egemen ve göz kamaştıran gücüydü.

Levi Roach, Normanların inanılmaz hikâyesini ustalıkla anlatıyor.

Elinizdeki bu kitap, hırslı maceracıların, azılı yağmacıların, kazanılan ve kaybedilen servetlerin hikâyesi.

14 Ekim 1066.

İngiltere’nin son Anglo-Sakson kralı II. Harold Sussex’te ölürken, Normandiya Dükü beklenmedik zaferini kutluyordu.

Artık İngiliz tahtında Anglo-Saksonlar veya Vikingler oturmayacaktı; artık çağ, Normanların çağıydı.

Viking akıncılarından gelen mütevazı köklerinden paralı askerler, fatihler ve hükümdarlar çıkaran Normanlar, Avrupa’yı tabiri caizse şekillendirirken Küçük Asya topraklarında da adım atmadık yer bırakmadılar.

Uyum sağlama, yenilikçilik ve katı kararlılıklarıyla dünyaya damga vurdular.

Roach, İskandinavya’dan Kutsal Topraklara dek Normanların izini sürüyor ve okurları da bu yolculukta peşinden sürüklüyor.

Alana hakimiyeti ve başarılı araştırmasıyla Norman İmparatorluğu’nu karakterize eden siyasî entrikalar, askerî deha ve kültürel asimilasyonun karmaşık dokusunu gözler önüne seriyor.

Normanlar, yalnızca bir fetih kroniğinden çok daha fazlası.

Yazar Roach fetihlerin yanında modern hukuk sisteminin temellerinin nasıl atıldığından Avrupa’nın Orta Çağ kimliğini şekillendiren farklı kültürlerin kaynaşmasına kadar Norman yönetiminin geniş kapsamlı sonuçlarını ustalıkla inceliyor.

Normanlar, Kuzey Fransa’daki Viking yağmacılarının torunlarının Avrupa, Akdeniz ve Orta Doğu siyasetine hâkim oluşlarının olağanüstü hikâyesini anlatıyor.

Roach’ın usta tarih yazıcılığı ve titiz araştırmaları, bu olağanüstü hanedana yeniden hayat vererek etkilerinin hatırlanmasını sağlıyor.

  • Künye: Levi Roach – Normanlar: Avrupa’nın Kurucuları, Asyanın Fatihleri, çeviren: Bekir Çelikcan, Kronik Kitap, tarih, 368 sayfa, 2023