Howard M. Sachar – Avrupa’nın Katli (1918-1942): Siyasi Bir Tarih (2017)

Yirminci yüzyılın sarsıcı 11 siyasi suikastı üzerinden Avrupa’nın iki dünya savaşı arasındaki yıllarına uzanan dikkat çekici bir çalışma.

Rosa Luxemburg, Kurt Eisner, Matthias Erzberger ve Walther Rathenau, kitapta izi sürülen suikastlardan bazıları.

Howard M. Sachar’ın çalışmasının en büyük katkısı, yalnızca bu cinayetleri irdelemesi değil, bunların Weimar Cumhuriyeti’nin çöküşüne ve Hitler’in iktidara gelmesine nasıl zemin hazırladığını ve Avrupa’da hümanist değerlerin telafi edilemez şekilde hırpalanmasına nasıl yol açtığını da açıklıkla gözler önüne sermesi.

  • Künye: Howard M. Sachar – Avrupa’nın Katli, 1918-1942 Siyasi Bir Tarih, çeviren: Erdem Gökyaran, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 432 sayfa

İlhami Sidar – Bedirhan: Bir Cudi Söylencesi (2014)

Kürt tarihi, bir isyanlar tarihidir. Mir Bedirhan’ın 18. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı’ya karşı başlattığı isyan da, bu tarihte bir dönüm noktasıdır.

İlhami Sidar bu romanında, işte bu tarihin sayfalarını aralayarak isyanın hikâyesini adım adım kuruyor.

Birbirine âşık Müslüman Ali’den Hıristiyan Meryem’e, Mir’den halkına ihanet eden Yezdanşêr’e pek çok karakter hikâyeleriyle romana dâhil oluyor.

  • Künye: İlhami Sidar – Bedirhan: Bir Cudi Söylencesi, İthaki Yayınları

Immanuel Wallerstein, Randall Collins, Michael Mann, Georgi Derlugian ve Craig Calhon – Kapitalizmin Geleceği Var mı? (2014)

Var mı veya yok mu, ezeli tartışmaların konusu olsa da, burada bir araya gelen beş sosyal bilimci, yakın geçmişteki büyük durgunluktan çok daha büyük bir krizin kapıda olduğunu, kapitalizmin artık kendi sınırlarına dayandığını söylüyor.

Burada yürütülen tartışma, hem kapitalizmin tarihsel gelişimini hem de güncel çıkmazlarını kapsamlı bir şekilde ortaya koyması, bunun yanı sıra kapitalizmle mücadele etmenin yeni yolları üzerine düşünmesiyle önemli.

  • Künye: Immanuel Wallerstein, Randall Collins, Michael Mann, Georgi Derlugian ve Craig Calhon – Kapitalizmin Geleceği Var mı?, çeviren: Bülent O. Doğan, Metis Yayınları

Simon Arakelyan – Ankara Vukuatı: Menfilik Hatıralarım (2017)

1915 sürecinde, Ankara’nın Hıristiyan Ermeni nüfusunun başına neler geldi?

İşte Ankaralı Katolik Ermeni Simon Arakelyan’ın 1915’te yaşadıklarının bir dökümü olan ‘Ankara Vukuatı’, bu sürece dair bilinmeyenleri aydınlatmasıyla önemli bir tanıklık.

1915 yazında Ankaralı Ortodoks Ermeniler katledilir ve Katolik Ermeniler de sıranın kendilerine geldiğini fark eder.

Sonuçta onlar da, gruplar halinde tutuklanmaya başlanır.

O dönemde Reji idaresinde bir memur olan Arakelyan da tutuklananlar arasındadır ve böylece kötü muamele, saldırılar, açlık ve doğa şartlarıyla mücadele edeceği 122 günlük dehşetli yolculuğu başlamış olur.

Arakelyan’ın yolculuğunda ilk durak Tarsus’tur, rotanın devamı ise, yaşam olasılığının sıfıra yakın olduğu Der Zor çölleridir ve kendisi de buraya gitmekten kurtulmak için kaçmaya karar verir.

Şans, Arakelyan’dan yanadır. Zira zorlu bir mücadelenin ardından kaçmayı, kurtulmayı başarır.

İşte bu kitap, bu zorlu yolculuğun ve kaçışın ayrıntılı bir hikâyesi oluşuyla önemli bir tarihi tanıklık.

  • Künye: Simon Arakelyan – Ankara Vukuatı: Menfilik Hatıralarım, editör: Murat Cankara, Aras Yayıncılık, anı, 352 sayfa

Adil Baktıaya – Osmanlı Suriyesi’nde Arapçılığın Doğuşu: Sosyo-Ekonomik Değişim ve Siyasi Düşünce (2017)

Osmanlı idaresi altındaki Suriye’de Arap milliyetçiliğinin ortaya çıkmasını sağlayan dinamikler nelerdi?

Bu sorunun yanıtını arayan Adil Baktıaya, Suriye’de 19. yüzyıl ortalarında yaşanan ve Nahda olarak adlandırılan toplumsal uyanışı doğuran sosyo-ekonomik etkenleri ve bunların siyasi sonuçlarını kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Çalışmanın ilk kısmı, 19. yüzyılda Suriye’de Batı nüfuzunun artışını ve 19. yüzyılın teknolojik gelişmelerinin Suriye modernleşmesine etkilerini araştırıyor.

Kitabın ikinci kısmı, Suriyelilerin siyasi yönelişlerini belirleyen tarihsel dönüm noktalarını inceliyor.

Burada tespit edilen dönüm noktaları 1860 Lübnan olayları ve Şam katliamı ile 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı.

Üçüncü kısımda, basım, yayın, dil, edebiyat gibi alanlarda yaşanan gelişmeler ele alınıyor ve Nahda içinde beliren siyasi eğilimler tespit ediliyor.

Bugünün Suriye’sini ve genel olarak Ortadoğu’yu daha iyi kavramak için iyi bir eser.

  • Künye: Adil Baktıaya – Osmanlı Suriyesi’nde Arapçılığın Doğuşu: Sosyo-Ekonomik Değişim ve Siyasi Düşünce, İletişim Yayınları, tarih, 408 sayfa

Cem Behar – Kan Dolaşımı, Ameliyat ve Musıkî Makamları: Kantemiroğlu (1673-1723) ve Edvâr’ının Sıradışı Müzikal Serüveni (2017)

Kantemiroğlu veya tam adıyla Boğdan Prensi Demetrius Cantemir, ömrünün toplam yirmi iki yılını İstanbul’da geçirdi.  Kantemiroğlu’nun 1703-1710 yılları arasında kaleme aldığı, daha çok “Kantemiroğlu edvârı” adıyla bilinen ‘Kitbabu’ilmi’l-mûsikıki ‘alâ vechi’l-hurûfât’ adlı eseri Osmanlı/Türk musıki tarihinde büyük öneme haiz.

Dönemin musıki kaynaklarının en önemlisi sayılan bu eser, geleneksel Osmanlı/Türk musıkîsinin oluşum dönemine ait vazgeçilmez bir tarihi belge.

İşte Cem Behar’ın bu uzun soluklu çalışması, söz konusu esere ve yazarına dair bilinmeyenlerin izini sürüyor.

Kitabın teorik ilk bölümü, Edvârın kendisine yer veriyor.

Kitabın, repertuar bölümü sayılabilecek ikinci bölümü ise, Kantemiroğlu’nun eserinin ilk bölümünde açıklanmış olan ve Kantemiroğlu’nun kendi icadı notalama sistemiyle kâğıda döktüğü üç yüz elli üç adet müzik eserinin notalarını sunuyor.

Bu eserlerin hepsi peşrev veya saz semaisidir, yani enstrümantal eserlerdir ve bir dönemin çalgı repertuarının önemli bir bölümünü teşkil ediyor.

  • Künye: Cem Behar – Kan Dolaşımı, Ameliyat ve Musıkî Makamları: Kantemiroğlu (1673-1723) ve Edvâr’ının Sıradışı Müzikal Serüveni, Yapı Kredi Yayınları, müzik, 340 sayfa

Celâleddîn Suyûtî – Halifeler Tarihi (2014)

Hz. Muhammed’ten sonra, ilk iki yüzyıl boyunca İslam tarihinde önemli yer tutan halifelik kurumu ve halifelerin hayatı konusunda bir başucu eseri.

Klasik devir Arap tarihçiliğinin son temsilcisi olarak kabul edilen Celâleddîn Suyûtî, dört halifeden başlayarak, Emeviler ve Abbasiler dönemindeki büyük dini şahsiyetlerin hayatlarını ele alıyor.

  • Künye: Celâleddîn Suyûtî – Halifeler Tarihi, çeviren: Onur Özatağ, Ötüken Yayınları

Isaiah Berlin – Kirpi ile Tilki (2008)

‘Kirpi ile Tilki’, 20. yüzyılın önemli liberal düşünürlerinden Isaiah Berlin’in seçme makalelerinden oluşuyor.

“Sadece kendin haklı olduğunu, hakikati gören sihirli bir göze sahip olduğunu ve sana katılmayan diğerlerinin haksız olduğunu düşünmek korkunç ve tehlikeli bir kibirdir,” diyen Berlin, farklı değerlerin çatışma sebebi değil, nasıl yaşanacağına dair farklı bakış açıları sunduğunu söylüyor.

Makalelerde, Berlin’in karşı-Aydınlanma, Machiavelli ve Tolstoy’un tarih anlayışı üzerine düşünceleri yer alıyor.

Kitabın ismi ise, tahmin edilebileceği gibi, tek büyük bir şey bilen kirpi ile birçok şey bilen tilkiyi sembolize ediyor.

  • Künye: Isaiah Berlin – Kirpi ile Tilki, derleyen: Murat Borovalı, çeviren: Mete Tunçay ve Zeynep Mertoğlu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 342 sayfa

Roger E. Backhouse ve Bradley W. Bateman (ed.) – Keynes (2008)

Farklı yazarların katılımıyla oluşan bu kitap, 20. yüzyılın en tanınmış iktisatçılarından olan John Maynard Keynes’in katkılarını tartışıyor.

Kitap özellikle, Keynes’in iktisat kuramı ve metodolojisi üzerine geliştirdiği görüşleri, onun yaşamının kişisel yönleriyle harmanlayarak vermesiyle öne çıkıyor.

Keynes’i ekonomist, filozof, iktisatçı gibi yönleriyle işleyen yazılar, aynı zamanda Keynes’in siyasal felsefesi, bilimsel metodolojisi ve Keynes’e dair efsaneler gibi, oldukça geniş bir alanda hareket ediyor.

Kapsamlı ve nitelikli olmasıyla dikkat çeken kitapta, geçen yüzyılın iktisat teorisini önemli oranda yenilemiş bir ismin portresi çiziliyor.

  • Künye: Kolektif – Keynes, editör: Roger E. Backhouse ve Bradley W. Bateman, çeviren: Müfit Günay, Dost Kitabevi, biyografi, 303 sayfa

Stephen Lowenstein – İlk Filmim (2014)

Dünyaca ünlü yirmi yönetmen, ilk filmlerine dair bilinmeyen detayları paylaşıyor.

Ken Loach’tan Gary Oldman’a, Mike Leigh’tan Pedro Almodovar’a yönetmenler, ilk film maceralarını, bu deneyimin daha sonraki çalışmalarında ne gibi izler bıraktığını anlatıyor.

Bilhassa yönetmen adaylarının kaçırmaması gereken bir röportaj çalışması.

  • Künye: Stephen Lowenstein – İlk Filmim, çeviren: Sinan Okan, Kolektif Kitap