Andrew Wheatcroft – Kapıdaki Düşman (2012)

  • KAPIDAKİ DÜŞMAN, Andrew Wheatcroft, çeviren: Neşenur Domaniç, Doğan Kitap, tarih, 364 sayfa

 

Erken modern ve modern dönem üzerine çalışmakta olan Andrew Wheatcroft ‘Kapıdaki Düşman’da, Habsburglar ile Osmanlıların Avrupa için verdikleri yüzyıllar süren mücadelenin bir hikâyesini sunuyor. Osmanlı ile Habsburg hanedanı arasındaki Avrupa rekabeti, Osmanlı’nın 1683 tarihli büyük Viyana kuşatmasıyla doruk noktasına ulaşmıştı. İşte Wheatcroft, iki imparatorluk arasında Doğu Avrupa topraklarında başlayıp Viyana’nın kuşatılmasıyla daha gerilimli bir hal alan bu süreci irdeliyor. Kitap ayrıca, Avrupa’daki Türk korkusunun tarihsel arka planını aydınlatması ve bu korkunun günümüzdeki izini sürmesiyle de dikkat çekiyor.

Walter Lewin ve Warren Goldstein – Fizik Aşkına (2012)

  • FİZİK AŞKINA, Walter Lewin ve Warren Goldstein, çeviren: Nedim Çatlı, Metis Yayınları, bilim, 287 sayfa

 

Fizikçi Walter Lewin ile tarih profesörü Warren Goldstein ‘Fizik Aşkına’da, zor anlaşılması ve sıkıcılığıyla ün yapmış fiziğin pek çok konusunu anlaşılabilir bir üslupla okurlarına sunuyor. Uzun yıllar Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) ders vermiş Lewin, fiziği kuramsal olmaktan çok uygulama yönüyle anlatmasıyla büyük beğeni toplamış. Lewin, atom çekirdeği, uzayın derinlikleri, belirsizlikler, yıldızlar, hareket halinde cisimler, dış uzaydan gelen X ışınları, enerjinin korunumu, elektrik, kozmik felaketler, nötron yıldızları, kara delikler ve manyetizmanın gizemleri gibi konuları, keyifli bir tarzda anlatıyor.

Ömer Eğecioğlu – Müzisyen Strausslar ve Osmanlı Hanedanı (2012)

  • MÜZİSYEN STRAUSSLAR VE OSMANLI HANEDANI, Ömer Eğecioğlu, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 282 sayfa

 

Ömer Eğecioğlu, elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, Osmanlı’nın Batılılaşma serüvenini, Avrupa’yla müzik üzerinden kurduğu ilişki aracılığıyla analiz ediyor. Müzisyen baba Johann Strauss, oğul Johann Strauss, Eduard Strauss ve Fransız besteci Isaac Strauss’un Osmanlı hanedanıyla müzikal ilişkisi, çalışmanın ana konusunu oluşturuyor. Sultan Abdülmecid ve Johan Strauss, baba Johann Strauss ve Josef Lanner’in Fethi Ahmet Paşa’ya ithaf ettiği valsler, Johann Strauss’un Sultan II. Abdülhamid’e ithafen yazdığı vals ve Eduard Strauss’un Sultan Abdülaziz’e ithaf ettiği müzik, kitapta yer alan ilgi çekici konulardan birkaçı.

Adnan Acar – Estetik (2012)

  • ESTETİK, Adnan Acar, Doruk Yayınları, sanat, 224 sayfa

 

Adnan Acar ‘Estetik’te, tarihsel bir perspektifle Marksçı Estetik ile Toplumsal Gerçekçilik’i anlatıyor. Sanatın ne olduğuna dair geçmişten günümüze yürütülen tartışmalarla kitabına başlayan Acar, Hegel estetiği, Marks ve estetik, sanat ve insan, sanat ve değişim, Marksçılık ve bilimsel sanatları ele alıyor. Yazar, çalışmasının devamında da, Sovyetler Birliği’ndeki toplumcu gerçekçiliği, Sovyetler Birliği’nin sanat politikasını, bu politikanın sanatçılara etkisini, toplumcu gerçekçiliğin yazın dünyasındaki etkilerini, Mao’nun toplumcu gerçekçiliğe bakışını ve toplumcu gerçekçiliğin Türkiye’deki yansımalarını tartışıyor.

Günhan Kuşkanat – Beni Çocukluğumdan Öp (2012)

  • BENİ ÇOCUKLUĞUMDAN ÖP, Günhan Kuşkanat, Doğan Kitap, roman, 281 sayfa

 

Günhan Kuşkanat ‘Evvel Aşklar Masalı’nda, 16. yüzyıl İstanbul’unu cehenneme çeviren veba salgınını, yobaz kesimin bilimsel çalışmalara verdiği tepkiyi anlatmıştı. Yazar, elimizdeki ikinci romanında da, bir aşk, ihanet ve arayış öyküsü sunuyor. Eczacılık fakültesi öğrencisi İnci ile ailesini küçük yaşta kaybetmiş subay Nejat, birbirini sevmektedir. Fakat henüz evlenemeden Kore Savaşı başlar. Kore’ye gönderilen Nejat, burada esir düşecek ve daha sonra, bir fırsatını bulup kaçsa da, İnci’nin karşısına çıktığında yıllar geçmiş olacaktır. Şimdi hayatları farklı yollara girmiş ikilinin aşkı, büyük bir sınavdan geçmek zorundadır.

Michel Bourse ve Halime Yücel – İletişim Bilimlerinin Serüveni (2012)

  • İLETİŞİM BİLİMLERİNİN SERÜVENİ, Michel Bourse ve Halime Yücel, Ayrıntı Yayınları, iletişim bilimleri, 373 sayfa

 

İki yazarlı ‘İletişim Bilimlerinin Serüveni’, felsefe, tarih, dilbilim, toplumbilim, psikoloji, biyoloji, sibernetik ve siyasal bilimler gibi birçok disiplinin kavşağında yer alan iletişim bilimlerini kapsamlı bir bakışla irdeliyor. İletişim bilimlerinin doğuşu, bildirişim ve iletişim kurmayı sağlayan dilbilimsel modeller, kitapta detaylı bir şekilde ele alınan konulardan. Yazarlar ayrıca, Pierre Bourdieu’nün “Habitus” kavramından, Mikhail Bakhtin’in iletişimde söyleşimlilik ve çokseslilik konusundaki yorumlarına ve Saussure’ün “Yapısalcı” dilbilimine kadar, bu disipline dair çok sayıda yorum ve kavramı da ele alıyor.

Richard Kearney – Yabancılar, Tanrılar ve Canavarlar (2012)

  • YABANCILAR, TANRILAR VE CANAVARLAR, Richard Kearney, çeviren: Barış Özkul, Metis Yayınları, felsefe, 347 sayfa

 

Richard Kearney ‘Yabancılar, Tanrılar ve Canavarlar’da, yabancının Batıdaki soykütüğünde yer alan belli başlı kurucu metinleri inceliyor ve bunun ardından, yabancı sorununa felsefi idrak bağlamında çözümler öneriyor. Kearney, çalışması için, Julia Kristeva’nın temel deneyimlerimizden biri olan yabancılaşma deneyimine “sanat”, “din” ve “psikanaliz” gibi üç farklı şekilde karşılık verdiğimiz tezine, dördüncü bir seçenek olarak felsefeyi ekliyor. İnsana özgü değişik yabancılaşma deneyimlerini ele alan Kearney, yabancılar ve ötekilik düşünüldüğünde, günümüz felsefesinin karşıt uçlar arasında asma köprüler kuracağına inanıyor.

Ernst Fischer – Sanatın Gerekliliği (2012)

  • SANATIN GEREKLİLİĞİ, Ernst Fischer, çeviren: Cevat Çapan, Sözcükler Yayınları, sanat, 261 sayfa

 

Ernst Fischer’in, yeni bir baskıyla yayınlanan, alana dair klasikleşmiş yapıtı ‘Sanatın Gerekliliği’, sanatın evrimini başlangıcından günümüze izliyor ve sanat ile sanatçıların gelecekte dünyayı nasıl etkileyebileceği üzerine düşünüyor. Marksist eleştiri yaklaşımıyla, sanatın gelişimini irdeleyen Fischer, sanatın ne gibi görevleri olduğunu, sanatın tarihin hangi döneminde başladığını, sanat ve kapitalizm arasında nasıl bir etkileşim olduğunu, öz ve biçim ayrılığını ve sanatta gerçekliğin yitirilişini anlatıyor. Sanat ve insan ilişkisine dair nitelikli bir eser olan kitap, John Berger’in önsözüyle okurlara sunuluyor.

Salvador Plascencia – Kâğıt İnsanlar (2012)

  • KÂĞIT İNSANLAR, Salvador Plascencia, çeviren: M. Begüm Güzel, Siren Yayınları, roman, 222 sayfa

 

Salvador Plascencia’nın katman katman bir kurguyla oluşturduğu ‘Kâğıt İnsanlar’, okurlarına sıra dışı bir metin vaat ediyor. Zira Plascencia’nın romanında, yazar roman karakterlerinden biri haline geliyor ve kâğıt, olay örgüsünde yerini alıyor. Roman, yazarı ile, yani yaratıcısıyla kavga halindeki karakterlerin arz-ı endam ettiği bir metin. Kalp acısı çeken, savaşların yıkımlarını yaşamış karakterlerden hikâyeler sunan roman, bir yandan romanı kaleme alan yazarın dünyasından, yazarın kendilerine biçtiği alınyazısına isyan eden karakterlerin yaşadıklarına uzanıyor, bunu yaparken de, kâğıdı bir mekan olarak tasarlıyor.

Pierre Simon-Nahum – André Malraux (2012)

  • ANDRÉ MALRAUX, Pierre Simon-Nahum, çeviren: Canan Özatalay, İletişim Yayınları, biyografi, 280 sayfa

 

Pierre Simon-Nahum elimizdeki çalışmasında, birçok biyografiye ve edebi çalışmaya konu olmuş André Malraux’yu, 20. yüzyılın yüzüne ve belirsizliklerine bürünen, bu yüzyılın artı ve eksilerini birçok özelliğiyle kendinde barındıran bir figür olarak ele alıyor. Malraux’yu, “gösterişli ve öfkeli, derin ve ümitsiz, kaygılı olduğu kadar samimiyetsiz” olarak tanımlayan Simon-Nahum, Malraux’yu çocukluğu, gençliği, yetişkinlik dönemi, sol hareketteki konumu, Nazilere direnişi, sanatçılığı ve 68 hareketindeki konumu gibi farklı yönlerle irdeliyor, günümüzün çokça tartışılan bu ismine dair pekçok ayrıntıyı gün yüzüne çıkarıyor.