Hasan Ünal Nalbantoğlu – Arayışlar (2009)

‘Arayışlar’, Hasan Ünal Nalbantoğlu’nun bilim, kültür ve üniversite konularına odaklandığı yazılarından oluşuyor.

Nalbantoğlu metinlerinde, günümüzde kültürün, bilimin, üniversitenin geçirdiği dönüşümleri eleştiriyor; bunun aşılması için alternatiflerin neler olabileceğine odaklanıyor.

Yazar, Türkiye insanının bilgiyle ilişkisini sakatlayan, kültürel anlamda “kitch”leşmeye neden olan etkenleri irdelerken, ulus-devletin öncelikleri ile ticarileşmenin kıstırdığı üniversiteyi de kıyasıya eleştiriyor.

Kitapta ayrıca, Nalbantoğlu’nun Behice Boran, Muzaffer Şerif Başoğlu, Mübeccel Kıray ve Şerif Mardin gibi bilim insanlarının üretimlerini değerlendirdiği metinleri de yer alıyor.

  • Künye: Hasan Ünal Nalbantoğlu – Arayışlar, İletişim Yayınları, bilim, 430 sayfa

Kolektif – Edebiyat ve Sosyoloji (2018)

Toplum olmadan edebiyat, edebiyat olmadan toplum olmaz.

Başka bir deyişle, edebiyat ile sosyoloji birbirinden ayrılmaz bir bütündür.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü bünyesinde düzenlenmiş “Sosyoloji Seminerleri”nin ilk kitabı olan bu çalışma, edebiyat ve sosyoloji ilişkisini farklı perspektiflerden irdeleyen makaleleri bir araya getiriyor.

Kitapta,

  • Edebiyatın sosyolojiden veya sosyolojinin edebiyattan nasıl yararlandığı,
  • Türkiye’deki okuma pratiğinin ülkenin sosyolojisine dair neler söylediği,
  • Ve edebiyat ile sosyolojinin birbirini ne şekilde beslediği gibi önemli konular irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Köksal Alver, M. Kayahan Özgül, Kurtuluş Kayalı, Handan İnci, Ayfer Tunç ve Ayşen Şatıroğlu.

  • Künye: Kolektif – Edebiyat ve Sosyoloji, Alfa Yayınları, edebiyat inceleme, 160 sayfa, 2018

Geoffrey Household – Sıfır Teorisi (2018)

Avrupa’nın göbeğinde, herkese illallah dedirten bir diktatör bulunmaktadır.

Üstelik kendine en güçlüsüyüm diyenlerin bile bu diktatöre gücü yetmemektedir.

Günün birinde bir İngiliz aristokrat, bu diktatöre karşı bir suikast planını tasarlamaya başlar.

Başlarda her şey iyi gitmektedir, fakat son anda başarısız olur.

İngiliz, diktatörün işkencecilerinin eline düşer ve şimdi bu işkenceciler onun için ustalıkla hazırlanmış bir ölüm hazırlar.

Bir yerde işler kontrolden çıkar ve İngiliz, işkencecilerinin elinden kurtulmayı başarır.

Şimdi düşmanları ile İngiliz arasında dünyanın birçok noktasına uzanacak gerilim temposu yüksek bir kaçma kovalamaca yaşanacaktır.

İngiliz aristokratın bu süreçte edineceği en değerli bilgi, hiç kimseye güvenemeyeceği ve hiç kimseden centilmenlik bekleyemeyeceğidir.

  • Künye: Geoffrey Household – Sıfır Teorisi, çeviren: Kerem Levent Aytaç, Olimpos Yayınları, roman, 224 sayfa, 2018

Sven Beckert – Pamuk İmparatorluğu (2018)

Pamuk, hem milyonlarca insanın geçim kaynağı oluşuyla hem de 1000-1900 yılları arasında dünyada imalat sanayiinin en önemli girdisi olmasıyla kapitalizm tarihinde de emperyalizm tarihinde de başrol üstlenmiş metalardandır.

Sven Beckert’ın bu önemli çalışması ise, pamuğun uzun macerasından yola çıkarak herkesin zevkle okuyacağı bir dünya tarihi sunuyor.

Kapsamlı oluşuyla da dikkat çeken kitap, pamuğun yüzyıllar boyunca nasıl Hindistan’da refahın ana kaynağı olduğunu, Britanya’da ve Avrupa’da nasıl Sanayi Devrimi’nin kalbinde yer aldığını, Amerika’da köleliğin gelişiminde neden belirleyici olduğunu ve bunun gibi pek çok önemli konuyu irdeliyor.

Modern dünyanın nasıl ortaya çıktığını, kapitalizmin küresel tarihinin nasıl bir seyir işlediğini daha iyi kavramak isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

  • Künye: Sven Beckert – Pamuk İmparatorluğu: Tek Bir Meta ile Kapitalizmin Kısa Tarihi, çeviren: Ali Nalbant, Say Yayınları, tarih, 792 sayfa, 2018

Michael Clark – Paradokslar Kitabı (2009)

Mark Sainsbury paradoksu, “görünüşte kabul edilebilir öncüllerden görünüşte kabul edilebilir akıl yürütmeyle türetilen görünüşte kabul edilemez sonuç” olarak tanımlıyor.

İşte Michael Clark ‘Paradokslar Kitabı’ adlı elimizdeki nitelikli eserinde, felsefeye meraklı okurlara, ünlü felsefi paradokslar kadar, daha az bilinenler ya da daha yakın zamanda ortaya atılanlar da dâhil olmak üzere, toplam seksen üç paradoks sunuyor.

Tavuk ve Yumurta, Akhilleus ve Kaplumbağa, Galileo, Kurmaca, Köprü, Ok, Güneş Tutulması, Ahlaki Şans, Yalancı İlaç, Kendini Kandırma, Herakleitos, Bertrand’ın Kutusu ve Hovarda, Clark’ın çözüm önerileri sunduğu paradokslardan birkaçı.

  • Künye: Michael Clark – Paradokslar Kitabı, çeviren: Ahmet Fethi, Hil Yayın, felsefe, 239 sayfa

Jane Hathaway – Osmanlı Mısırı’nda Hane Politikaları (2009)

Tarih Bölümü’nde İslam ve Dünya Tarihi profesörü olan Jane Hathaway bu ilgi çekici çalışmasında, Mısır’da Kazdağlı hanesinin yükselişini çok yönlü bir bakışla inceliyor.

Bu hanedan en çok, 1760’ların sonunda Osmanlı sultanına karşı Mısır’ın bağımsızlığını ilan eden meşhur Ali Bey’in liderliğindeki grup olmasıyla bilinir.

Hathaway, Kazdağlıların Osmanlı’nın adem-i merkeziyetçi hale gelmesi ve imparatorluk genelinde hanelere dayalı askeri ve yönetimsel bir kültürün ortaya çıkması çerçevesinde evrilmelerin tahlil ederek, imparatorluğun genelinde geçerli olan hane temelli politik kültürün Mısır’daki yansımalarına odaklanıyor.

  • Künye: Jane Hathaway – Osmanlı Mısırı’nda Hane Politikaları: Kazdağlıların Yükselişi, çeviren: Nalan Özsoy, İş Kültür Yayınları, tarih, 249 sayfa

Kolektif – Sinema Araştırmaları (2014)

Film kuramları konusunda bir başucu kitabı olarak önereceğimiz bu derleme, sinemayı Marksizm, psikanaliz ve feminizm gibi zengin eleştirel yaklaşımlardan yola çıkarak tartışıyor.

Kitapta irdelenen kimi konular şöyle:

  • Münsterberg, Pudovkin ve Eisenstein gibi erken dönem sinema kuramcıları ve bu isimlerin getirdiği temel katkılar,
  • Sinemada estetik kaygı ve anlatım aracı olarak sinema,
  • Yeni Gerçekçilik ve Yeni Dalga’nın sinemanın çağdaşlaşmasındaki payları,
  • Auteur eleştiri yaklaşımı bağlamında emekçi-kadın yönetmenlerimizden Bilge Olgaç sineması,
  • La Ceremonie filmi ekseninde Marksist sinema,
  • Psikanaliz ve sinema,
  • Feminizm ve sinema,
  • Feminist film okumaları,
  • Queer sinema, başka bir deyişle sinemada cinsel azınlıkların inşası,
  • Sinemada yıldız sistemi,
  • Sinemada tür kavramı ve popüler türler,
  • Ulusçuluğun sinemada nasıl yaratıldığı,
  • Sinemada izleyicinin önemi ve sinema izleyicisi sosyolojisi…

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Gülin Terek-Ünal, Ahsen Deniz Morva, Berrin Yanıkkaya, Erman Ata Uncu, H. Esra Arcan, M. Bilal Dede, Mehmet Sarı, Nilgün Abisel, Nilüfer Timisi, Nurçay Türkoğlu, Pembe Behçetoğulları, Serpil Kırel, Tuğrul Eryılmaz ve Tül Akbal Sualp.

  • Künye: Kolektif – Sinema Araştırmaları: Kuramlar, Kavramlar, Yaklaşımlar, editör: Murat İri, Derin Yayınları, sinema, 2014, 324 sayfa

Turgut Cansever – İslam’da Şehir ve Mimari (2009)

‘İslam’da Şehir ve Mimari’, Türkiye mimarisinin önemli isimlerinden Turgut Cansever’in İslam mimarisi ve şehirciliğine dair görüşlerini bir araya getiriyor.

İslam mimarisinin temel nitelikleri, Osmanlı şehrinin belirleyici özellikleri, mimarlık mirasının korunma yolları ve bu tarzın gelecekte nasıl kurulabileceği, kitaptaki metinlerin çerçevesini oluşturuyor.

“Kültürel kirlenme, özünde, teknolojiyi kendi başına yaratıcı güç addetmek gibi temel bir yanılgıyı taşımaktadır.” diyen Cansever, dünyayı güzelleştirmeyi amaçlayan mimarlık alanına ait meselelere, bürokratların ve teknokratların gözüyle bakılmasının, bugün mimarinin içinde bulunduğu temel sıkıntı olduğunu söylüyor.

  • Künye: Turgut Cansever – İslam’da Şehir ve Mimari, Timaş Yayınları, mimari, 236 sayfa

Zakes Mda – Adınla Başlar Hayat (2018)

Bu aralar güzel bir hikâye okumak isteyenlere, Güney Afrika’nın en önemli yazarlarından Zakes Mda’nın bu çarpıcı romanını öneririz.

‘Adınla Başlar Hayat’, insanların durduk yere öldürüldüğü, açlığın ve yokluğun doğal karşılandığı bir dünyada, bir yönüyle günümüzde, hayata tutunmaya, onurlarını ve ümitlerini korumaya çalışanların hikâyesini anlatıyor.

Romanın merkezinde, ölümü meslek edinmiş bir adam olan Toloki ile prensiplerinden asla taviz vermeyen, insanlardan uzak yaşamaya tutkun Noria adlı karakterler yer alıyor.

Çocukluk arkadaşı olan Toloki ve Noria’nın yolları, yıllar sonra bir cenazede kesişecektir.

Bu karşılaşma iki karakterin dünyasında, silinmez izler bırakacaktır.

Zakes Mda’nın bu romanının, Güney Afrika’nın en prestijli ödülü olan M-Net Kitap Ödülü’nü kazandığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Zakes Mda – Adınla Başlar Hayat, çeviren: Damla Yeşil, Ayrıntı Yayınları, roman, 208 sayfa, 2018

Mostafa Minawi – Osmanlılar ve Afrika Talanı (2018)

Mostafa Minawi’nin bu önemli çalışması, II. Abdülhamid döneminde Osmanlı’nın Afrika’daki emperyalist yayılmacılık çabalarını kapsamlı bir şekilde inceliyor.

Bu bağlamda 19. yüzyıl sömürgeciliğin karakteristik özelliklerini irdeleyen Minawi, Osmanlı İmparatorluğu’nun söz konusu dönemin sömürgecilik dünyası içindeki yerini aydınlatıyor.

Bunu yaparken, okurunu Berlin’e, doğu Sahra’ya, Çad Gölü havzasına, Hicaz’a ve ardından yeniden İstanbul’a uzanan uzun bir yolculuğa çıkaran kitap, Osmanlı’nın rekabetçi emperyalizm denemesinin nasıl sonuçlandığını adım adım izliyor.

Zengin arşiv kayıtlarına dayanan kitap, padişahın emriyle çok defa Libya’ya ve Hicaz’a görev yolculukları yapmış bir Osmanlı paşası olan Sadik al-Mouayad Azmzade’nin seyahat günlüklerine de başvuruyor.

Kitabın bir diğer katkısı da, şimdiye değin hakkında yeteri kadar çalışma yapılmamış Hicaz Telgraf Hattı’nın ilginç hikâyesini de aydınlatmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Mostafa Minawi – Osmanlılar ve Afrika Talanı: Sahra’dan Hicaz’a İmparatorluk ve Diplomasi, çeviren: Ayşen Gür, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 232 sayfa, 2018