David Papineau ve Howard Selina – Bilinç (2015)

Gözlerinizi yumduğunuzda ortadan kaybolan şey, bilinçli görsel deneyiminizdir.

Bu, bilinci açıklamak için verilecek en iyi örneklerden biridir.

David Papineau ve Howard Selina’nın kaleme aldıkları eldeki referans kitap da, bilincin ne olduğundan bilimin bu alandaki en güncel bulgularına, koşullu refleks çalışmalarından beynin yazılımı olarak zihne, konuyu çizimler eşliğinde açıklayan iyi bir rehber.

  • Künye: David Papineau ve Howard Selina – Bilinç, çeviren: Duygu Akın, NTV Yayınları

Masis Kürkçügil – Bir Başka Tarih Mümkün müydü? (2018)

Türkiye’de tarihçiliğin en büyük sınavlarından biri Ermeni meselesidir.

Tehcir miydi soykırım mıydı konusunda sürüp giden tartışma, ülkenin tarihyazımını da anlamsız bir kısırdöngüye mahkûm etti ve etmeye de devam ediyor.

Peki, başka bir yol mümkün müydü?

İşte Masis Kürkçügil ‘Bir Başka Tarih Mümkün müydü?’ adlı bu önemli kitabında, tarihe Marksist bir perspektifle yaklaşarak, Ermenilerin bu topraklarda yaşamış oldukları büyük trajedinin tarihyazımında nasıl yansıtıldığını ve bunun sonuçlarını irdeliyor.

Kürkçügil’in Ermeni meselesiyle ilgili yazılarını ve söyleşilerini bir araya getiren kitap,

  • Ermeni siyasi partileri Hınçaklar ve Taşnakların tarihsel serüvenini,
  • Taşnaklar ile İttihat ve Terakki Partisi arasındaki ilişkileri,
  • İttihatçılar ile Ermeni örgütleri arasında 1908’de kurulan ittifak ve bu ittifakın sonuçlarını,
  • Ve bunun gibi pek çok önemli tarihi olayı tartışıyor.

Kürkçügil’in kitabı ayrıca, Paramaz’dan Manuşyan’a, Rakovski’den Rosa Luxemburg’a, Armen Garo’dan Hagop Babigyan’a, Talat Paşa’dan Cemal Paşa’ya ve Hrant Dink’e, Ermeni meselesini geniş bir tarihsel bağlamda ele almasıyla alan için büyük öneme haiz.

  • Künye: Masis Kürkçügil – Bir Başka Tarih Mümkün müydü?: Ermeni Meselesi Üzerine Yazılar, Edebi Şeyler Yayınları, tarih, 192 sayfa, 2018

Paolo Gerbaudo – Maske ve Bayrak (2018)

Dünya çapında sağ iktidarlar yükselişe geçti, fakat bize umut veren en önemli husus, bu yükselişin karşısında güçlü bir direniş hattının da örgütlenmiş olması.

Bu kitabın yazarı Paolo Gerbaudo da ‘Maske ve Bayrak’ta, Dünya çapındaki sokak hareketlerini izleyerek bugünün ve yarının muhalif hareketleri için nitelikli bir çerçeve oluşturuyor.

Gerbaudo bu amaçla Tunus ve Mısır, İspanya’da Öfkeliler (Indignados), Yunanistan’da Aganaktismenoi, ABD’de Wall Street’i İşgal Et, Türkiye’de Gezi, Brezilya’da Haziran Hareketi ve Fransa’da Gece Ayakta (Nuit Debout) hareketlerini inceliyor.

Kitap, insanları meydanlara çıkaran saiklerin neler olduğunu, bu hareketlerle birlikte sokağın nasıl dönüştüğünü, aktivistlerin ne gibi iletişim araçları kullandığını, bu hareketlerin neoliberal kemer sıkma politikalarına karşı nasıl bir direniş ağı ördüğünü ve bu yeni mücadele biçiminin daha önceki toplumsal hareketlerle, özellikle de Küreselleşme Karşıtı Hareket’le nasıl benzerlikler ve farklılıklar taşıdığını ortaya koyuyor.

Bu hareketlerin ideolojisini “Yurttaşçılık” olarak tanımlayan Gerbaudo, “Yurttaşçılık”ın beslendiği iki ana damarın da neo-anarşizm ve popülizmin olduğunu belirtiyor.

Meydanlar hareketini ortaya çıkaran özgün özgün siyasal dinamikler ve bu yeni ilerici siyasetin başarıları ile karşılaştığı zorluklar hakkında aydınlanmak isteyenler bu kitabı kaçırmamalı.

Gerbaudo’nun, incelediği hareketlere dair gözlemlerinin, birebir görüşmeler yaptığı 140 kişinin fikirlerine yaslandığını, ayrıca yazarın, Gezi zamanında Türkiye’ye gelip burada protestocularla görüşmeler gerçekleştirdiğini de belirtelim.

  • Künye: Paolo Gerbaudo – Maske ve Bayrak: Popülizm, Yurttaşçılık ve Küresel Protesto, çeviren: Diyar Saraçoğlu, Kafka Kitap, siyaset, 320 sayfa, 2018

Robert M. Hazen – Dünya’nın Öyküsü (2018)

Yıldızlardaki cevherlerin doğuşundan Dünya’nın gelecekteki durumuna, üzerinde yaşadığımız gezegen hakkındaki derin bilgileri sade bir üslupla anlatan, konuya ilgi duyanların severek okuyacağı bir çalışma.

Robert Hazen burada, durağan değil, aksine ilk atomdan tek hücreye ve canlı doğaya, sürekli evrim halinde olan bir dünyayı anlatıyor.

Hanzen ayrıca, Dünya’nın durağan bir kütle olmaktan ziyade, karmaşık iç ve dış mekaniklerle işlediğini ve oldukça hassas bir dengeler bütününe sahip olduğunu da gözler önüne seriyor.

Bilimsel terminolojiyi kafa karıştırmaktan ziyade, okuru aydınlatmak amacıyla kullanan yazar, Dünya’nın bir atom molekülüyken başladığı yolculuğunu ve oradan, içinde insanoğlunun da yaşamaya başlayacağı olağanüstü bir evrene nasıl dönüştüğünü ve nihayetinde de, önümüzdeki beş milyar yıllık zaman diliminde bizi bekleyen ihtimalleri adım adım açıklıyor.

  • Künye: Robert M. Hazen – Dünya’nın Öyküsü, çeviren: Gökçe Metin, Redingot Kitap, bilim, 344 sayfa, 2018

Sermet Atacanlı – Arıburnu’nun İlk Müdafaası (2015)

25 Nisan 1915’te, henüz şafak sökerken Arıburnu’na yapılan çıkarma harekâtının zengin askeri raporlara dayalı hikâyesi.

Atacanlı bu girişimin, kurmaylık öngörüsü, atılganlığı ve parlak sevk ve idaresi ile Müttefiklerin Çanakkale harekâtını daha başından başarısızlığa mahkûm eden Atatürk’ü tarih sahnesine çıkaran bir süreç olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Sermet Atacanlı – Arıburnu’nun İlk Müdafaası, İş Kültür Yayınları

Alfred Weber – Felsefe Tarihi (2015)

Neredeyse insanlık tarihiyle aynı zamanda ortaya çıkmış felsefe ve felsefecilerin derli toplu bir tarihi.

Alfred Weber’in kapsamlı çalışması, Yunan felsefesinin başlangıcından Ortaçağ felsefesinin Platoncu ve skolastik zamanlarına, Yeniçağ’daki serbest metafizik çağından Kant’ın saf aklın eleştirisine ve Hegel’in tabiat felsefesine uzanan, konu hakkında dört dörtlük bir kaynak.

  • Künye: Alfred Weber – Felsefe Tarihi, çeviren: H. Vehbi Eralp, Kabalcı Yayınları

Ferman Salmış – Türkiye’nin Dil Hafızası (2015)

Türkiye’deki dil meselesini politik alanın dışına çekerek daha nesnel bir bakış açısıyla inceleyen bir çalışma.

Ferman Salmış’ın çalışması, dillerin doğuşu, Türkiye’de dil politikaları, Kürtçe başta olmak üzere yasaklanmış dillere yönelik yaklaşımlar, anadilde eğitim ve Abhazca, Lazca ve Çerkezce gibi bugün bu ülkede hâlâ konuşulmakta olan dillerin ölümlerinin önüne nasıl geçilebileceği üzerine kafa yormak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Ferman Salmış – Türkiye’nin Dil Hafızası, Librum Kitap

August H. Nimtz – Lenin’in Seçim Stratejisi, Cilt: 1–2 (2018)

Dünya tarihine yön veren Ekim Devrimi’nin arkasında, Lenin’in ve Bolşeviklerin dehası yatar.

Bu nedenle, Bolşevik örneği, yerkürenin herhangi bir köşesinde günümüz protestocularına potansiyel olarak zengin dersler sunuyor.

İşte August Nimtz’in bu şahane kitabı, tam da bu derslerin neler olduğunu bu iki ciltlik kapsamlı çalışmasında bizlere sunuyor.

Tamı tamına 704 sayfa bulan çalışmasının ilk cildinde Nimtz, Marx ve Engels’ten yola çıkıp 1905 Devrimi’ne uzanarak seçim kampanyalarının nasıl yürütüleceğinden vekillerin partiye karşı sorumluluklarının ne olması gerektiğine ve bütün bu seçim çalışmalarının Ekim Devrimi’ne giden yolda ne denli büyük önem teşkil ettiğine odaklanıyor.

Kitabın ikinci cildi ise, 1905’ten 1917’ye uzanarak 3. ve 4. Duma deneyimlerini, Alman sosyal demokrasisi ile yaşanan ayrımları, 1. Dünya Savaşı koşullarını, Troçki ve Stalin’in seçim stratejilerini ve bunun gibi, o süreçte yaşanmış daha pek çok konuyu irdeliyor.

Lenin, Ekim Devrimi’nden tam üç yıl sonra, parlamentoda yer almanın sadece yararlı değil, aynı zamanda zorunlu olduğunu da söylemişti.

Bu önemli, çünkü Rus devriminin işçi sınıfının devlet iktidarına tırmanmasında parlamenter alanı kullanan tarihteki ilk devrim olduğu anlamına geliyor.

Peki, Lenin, parlamentoda olmaktan tam olarak neyi kastediyordu?

İşte Nimtz’in çalışması tam da “Sandık mı, sokak mı, her ikisi mi?” sorusuna yanıt vermesi ve bu yönüyle Bolşevik devriminin günümüz protestocularına potansiyel olarak nasıl zengin dersler sunduğunu gözler önüne sermesiyle çok önemli.

  • Künye: August H. Nimtz – Lenin’in Seçim Stratejisi, çeviren: Deniz Tuna, Yordam Kitap, siyaset, 2 Cilt, 704 sayfa

Sarah B. Pomeroy – Antik Yunan’ın Kısa Tarihi (2018)

Bu kitabı, Antik Yunan dünyasındaki siyasi, toplumsal ve kültürel gelişmeler konusunda rehber kitap arayanlara sağlam bir kaynak olarak öneriyoruz.

Kısa, ama öz oluşu, zengin bilgiler barındırmasıyla öne çıkan kitap, Antik Yunan dünyasına yön vermiş belli başlı siyasi ve askeri olayların izini sürüyor.

Kitap, yalnızca bununla da yetinmeyerek, dönemin önemli toplumsal, ekonomik ve kültürel olgularını, yine o zamanların öne çıkmış aktörlerine dair bilgilerle de harmanlayarak sunuyor.

Kitap, özellikle öğrenciler ile alanla yeni yeni ilgilenmeye başlayan okurlar için çok iyi bir kılavuz.

  • Künye: Sarah B. Pomeroy – Antik Yunan’ın Kısa Tarihi: Siyaset, Toplum ve Kültür, çeviren: Oğuz Yarlıgaş, Alfa Yayınları, tarih, 400 sayfa, 2018

Serhat Halis – Bir Sınırda Hapsolmak: Ulus (2018)

Marx’a ait, fakat bilerek veya bilmeyerek eksik aktarılmış ünlü bir lafı vardır: “Din halkın afyonudur.”

Bu afyona, futbolu ve milliyetçiliği de eklediğimizde, ortaya sıradan insanı zil zurna edecek bir karışım çıkarmış oluruz.

Bugün, bütün iktidarların elindeki en etkili “iksir” de budur.

Bu kitabın yazarı Serhat Halis ise, toplumda rıza üretme araçlarından biri olarak milliyetçiliğin, yani ulusçuluğun bu üçlüden en etkili faktör olduğunu belirtiyor.

Yazar kitabında, tarihyazımı, ideoloji ve ulusçuluğun birbirini besleyen sıkı birlikteliklerini gözler önüne seriyor ve buradan hareketle geleneksel Marksist tarihyazıcılığının ulusçuluk ekseninde şekillendiğini, dolayısıyla egemen Marksist tarihyazımının bir sağ sapma içinde bulunduğunu savunuyor.

Yazar tezini şu mantıkla kuruyor:

Ulusu, ulusçuların ona yüklediği anlamları yükleyerek tanımlamak, bu tanımı yapan özneyi de ulusçu yapar.

Bu bağlamıyla egemen Marksist tarihyazımı, ulusu ve ulusçuluğu, egemen doğruluk ölçütlerinin belirlediği hak ve meşruiyet ölçütlerinin dışına çıkarak tanımlamadığı müddetçe, egemen düşüncenin tesirinde kalmış bir sağ sapma örneğini teşkil eder.

Öte yandan Halis, bu tartışmayı Kürt ulusal hareketini de kapsayacak şekilde genişletiyor.

Yazar, ezilen de olsa her ulusçuluğun, gelişiminin belirli bir aşamasında, bir “resmi ideoloji” ve “resmi tarih” yarattığını, ezilen de olsa, ulusçulukların kurguda türdeş, siyasal/sosyal pratikte karşıt olduklarını iddia ediyor.

Kitap, ulus, ulusçuluk, ulus-devlet, ezilen ulus milliyetçilikleri ve ulusların kaderini tayin hakkı gibi meselelerle ilgili Marksizm içi tartışmalara daha yakından bakmak isteyenlere önerilir.

Künye: Serhat Halis – Bir Sınırda Hapsolmak: Ulus – Sağ Marksizmle Polemik, Nota Bene Yayınları, siyaset, 192 sayfa, 2018