Kolektif – Düşünceler Sözleşince (2009)

Osman Torun’un hazırladığı ‘Düşünceler Sözleşince’, genç okurlar için günümüz Türkiyeli yazarlardan seçilmiş denemeler sunuyor.

Deneme türünün, Türkiye’deki gençlik edebiyatı içinde kendisine henüz sağlam bir yer edinememiş olduğu gerçeği düşünüldüğünde, antolojinin bu anlamda önemli bir boşluğu doldurduğunu söyleyebiliriz.

Türkiye deneme edebiyatının bugünkü önemli elli dört yazarından seçilmiş ürünleri barındıran elimizdeki nitelikli antoloji, gençleri denemeyle tanıştırmayı, onlara bu eleştirel, sorgulayıcı, ufuk açan türü sevdirmeyi amaçlıyor.

Antolojiye alınan denemeler, gençlerin ilgi alanları, değerleri ve gençlik dönemi özellikleri dikkate alınarak seçilmiş.

  • Künye: Kolektif – Düşünceler Sözleşince, hazırlayan: Osman Torun, Kelime Yayınları, antoloji, 232 sayfa

Friedrich Dürrenmatt – Derinlikler Vadisi (2009)

İsviçre edebiyatının usta kalemlerinden Friedrich Dürrenmatt’ın ‘Derinlikler Vadisi’, bir dağ köyünde yaşanan garip olayları hikâye ediyor.

Ücra bir yerde bulunan ‘Derinlikler Vadisi’ köyünün kaplıcaları, gizemli bir dernek tarafından satın alınır.

Kuruluş amacının ne olduğu bilinmeyen dernek, kaplıcaları yazın zenginlere açar, kış geldiğinde de tümüyle kapatır.

Kısa bir süre sonra köyde yaşanan kötü olaylar, gözlerin derneğe çevrilmesine neden olur.

Zira köy muhtarının kızının başına gelenlerin ardından, Liechenstein’dan Antarktika’ya uzanan ve kirli işler yürüten bir çetenin, bazı üyelerini bu kaplıcada sakladığı anlaşılacaktır.

Künye: Friedrich Dürrenmatt – Derinlikler Vadisi, çeviren: Mustafa Tüzel, İş Kültür Yayınları, roman, 117 sayfa

Kolektif – Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar (2009)

‘Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar’, ‘Feminist Yaklaşımlar’ isimli sitede paylaşılan konuları bir araya getiriyor.

Seçkide öne çıkan konuların başında militarizm geliyor.

Buradaki yazılar, militarizmi annelik üzerinden anlamaya çalışırken, militarizmin feminist bir eleştirisini de yapıyorlar.

Seçkide ele alınan bir diğer konu da başörtüsü.

Bu bölümde, başörtülü kadınların deneyimleri sunuluyor; başörtüsü feminist bir bakış açısıyla yorumlanıyor.

Seçkide ayrıca, seks işçileriyle ilgili röportaj ve makaleler de yer alıyor.

Çalışmaya, yazı ve röportajlarıyla katılan isimler şöyle: Nancy Scheper-Hughes, Sara Ruddick, Rela Mazali, Özlem Aslan, Joan Wallach Scott, Afsaneh Najmabadi, Fatma Benli, Ayla Kerimoğlu, Aslı Zengin, Ayşe Tükrükçü, Selma James, Bejan Matur, Jale Parla ve Karin Karakaşlı.

  • Künye: Kolektif – Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar, yayına hazırlayan: Ayça Günaydın, Fahriye Dinçer, Özlem Aslan ve Zeynep Kutluata, Bgst Yayınları, feminizm, 240 sayfa

John Covel – Bir Papazın Osmanlı Günlüğü (2009)

‘Bir Papazın Osmanlı Günlüğü’, İngiltere Kralı II. Charles’ın sefaret papazı olarak 1670’te Osmanlı imparatorluğuna gelen John Covel’ın saray, merasimler ve gündelik hayata dair gözlemlerinden oluşuyor.

Osmanlı topraklarında yedi yıl kalan Covel, bu süre içinde yaşadığı ve gördüğü neredeyse her şeyi günlüğüne kaydetmiş.

Bu dönemde, duraklama dönemine girmiş bir Osmanlı’yla karşı karşıyayız.

Papazın günlüğünde, Osmanlı’da sosyal hayat, adetler ve alışkanlıklar, ayrıntılı arazi ölçümleri, toprağın kalitesi, yetiştirilen ürünler, yerel ticaret, üretim biçimleri, sarayın yönetim yapısı, saray protokol, merasim ve eğlenceleri ayrıntılı bir biçimde yer alıyor.

Dördüncü Mehmed’in kızı Hatice Sultan ile Musahip Mustafa Paşa’nın düğünü ve II. Mustafa olarak tahta çıkan Şehzade Mustafa’nın sünnet düğünü, günlükte dikkat çeken konuların başında geliyor.

  • Künye: John Covel – Bir Papazın Osmanlı Günlüğü, çeviren: Nurten Özmelek, Dergâh Yayınları, günlük, 189 sayfa

Kolektif – İstanbul Öyküleri Antolojisi (2009)

Oyun yazarı ve öykücü Jale Sancak’ın hazırladığı ‘İstanbul Öyküleri Antolojisi’, balığı, balıkçısı, Evgeniya’sı, meyhaneleri, sarhoşları, genelevleri ve sevdalarıyla bir İstanbul resmi çiziyor.

İstanbul, köklü tarihiyle, sanatın her dalının olduğu kadar, edebiyatın da ilgi duyduğu bir şehir.

Şehre dair yayımlanmış edebi eserler, başlıbaşına bir külliyat haline gelmiş durumda.

Bu zengin kaynaktan bir demeti okurlarına sunan antolojide öyküleri bulunan isimler ise şöyle: Sait Faik Abasıyanık, Abidin Dino, Peride Celal, Zeyyat Selimoğlu, Oktay Akbal, Bilge Karasu, Demir Özlü, Nursel Duruel, Tezer Özlü, Nemika Tuğcu, Mehmet Coral, Selim İleri, Hulki Aktunç, Necati Güngör, Semra Aktunç, Nedim Gürsel, Peride Çiçekoğlu, Vecdi Çıracıoğlu, Murathan Mungan, Sezer Ateş Ayvaz, Mehmet Ünver, Yasemin Yazıcı, Jale Sancak, Nalan Barbarosoğlu, Jaklin Çelik ve Makbule Aras.

  • Künye: Kolektif – İstanbul Öyküleri Antolojisi, hazırlayan: Jale Sancak, İkaros Yayınları, antoloji, 246 sayfa

Esat Mahmut Karakurt – Kadın İsterse (2009)

Türkiye edebiyatında aşk ve macera konulu popüler kitaplarıyla bilinen Esat Mahmut Karakurt, ‘Kadın İsterse’ isimli bu romanında, bir Rus generalin kızı olan Nadya ile Kurmay Binbaşı İrfan arasında bütün engellere karşı koyan tutkulu bir aşkı hikâye ediyor.

Nadya ve İrfan arasında önüne geçilemez bir ilişki yaşanırken, Nadya’nın babası da sevgilileri ayırmak için elinden geleni yapmaktadır.

Öte yandan Nadya’nın kalp hastası olması, olay örgüsünde ağırlıklı bir yer tutuyor.

Âşıklar, birbirlerine kavuşmamaları için konan engelleri bir bir aşarken, Türkiye’den İsviçre’ye ve oradan da Rusya’ya uzanan maceralara yelken açıyor.

Roman, Nadya’nın kalp hastalığının tedavi edilmesi ve sevenlerin birbirlerine kavuşmasıyla son bulur.

1960 yılında yayımlanan roman, beş yıl sonra sinemaya aktarılmış ve bilindiği gibi bu filmde Ayhan Işık ile Hülya Koçyiğit başrollerini paylaşmıştı.

  • Künye: Esat Mahmut Karakurt – Kadın İsterse, Bilgi Yayınevi, roman, 263 sayfa

Güçlü Ildız – Beynimiz (2009)

Nöroloji uzmanı Dr. Güçlü Ildız, Türkiye’nin çeşitli illerinde uzman doktor olarak çalıştı.

Ildız, ‘Beynimiz’ başlıklı bu çalışmasında, vücut çalışma sistemlerinin nasıl bozulduğunu ve beynin bu bozulma sürecine olan etkisini irdeliyor; tedavi önerilerini anlaşılabilir bir üslupla sunuyor.

Dolayısıyla, beynin vücut üzerindeki onarıcı ve tahrip edici etkisi, stres altında gelişen hastalıklar ve genel tedavi ilkeleri, Ildız’ın bu kapsamlı çalışmasının asıl çerçevesini oluşturuyor.

Yazar, günümüz tıbbi uygulamalarının, hastalığı anlatmaktan çok, hastalığın yol açtığı sorunlara odaklandığını söylüyor.

Kendisine göre asıl önemli olan husus ise, hastalığın anlaşılmasıdır.

Böylece yazar, “Neden?” sorusundan başlayarak, göz ardı edilen tıbbi gerçekleri anlatıyor; tıbbi jargondan olabildiğince uzak durarak, tedavi konusunda neler yapılabileceğine dair önerilerde bulunuyor.

  • Künye: Güçlü Ildız – Beynimiz, Doğan Kitap, sağlık, 265 sayfa

Hasan Hüseyin Yalvaç – Şair Sözü Yalan Değildir (2009)

‘Şair Sözü Yalan Değildir’, şair ve yazar Hasan Hüseyin Yalvaç’ın 2003-2008 arasında kaleme aldığı denemelerini bir araya getiriyor.

Türkiye edebiyatında yeni üretimlerin gerekliliği; edebiyat yarışmaları; kültür emperyalizmi; ulusal kimlik ve edebiyat; yazarlık ve eylem ilişkisi; edebiyatta özgür irade ve Anadolu’da edebiyat ve sanat, denemelerde ele alınan konulardan birkaçı.

Yalvaç, kitaba adını veren denemesinde ise, Fuzulî’nin “Ger derse ki Fuzulî güzellerde vefa var / Aldanma ki şair sözü elbette yalandır” dizelerine itiraz ediyor.

Yalvaç, dünyaya karşı sorumluluk duyan aydın şairlerin, kaleme aldıkları ürünlerinde yalancı olamayacaklarını söylüyor.

  • Künye: Hasan Hüseyin Yalvaç – Şair Sözü Yalan Değildir, Sone Yayınları, deneme, 160 sayfa

Mehmet Yaşın – Kalbi Durmuş Zamanda (2009)

‘Kalbi Durmuş Zaman’da, 1980 sonrası Türkiye şiirinin özgün isimlerinden Mehmet Yaşın’ın, zaman kavramını konu edinen çok katmanlı şiirlerinden oluşuyor.

2005-2008 arasında yazılmış şiirleri bir araya getiren kitapta, ‘Yüzündeki Işık’ başlıklı olanı söyle:

“Her sabah araba sürdüğün o yol değil bu,

nergis demeti uzatıyor her dönemeçte çocuklar

ve güneşten ellerini sallıyor

arabana binmek istercesine altıntoplar.

Dikiz aynasından seni seyreden

bir başkası gibi bakıyorsun kendi yüzüne.

Ve çalışma-odana vardığında

sekreter farketmiyor senin geldiğ’ni.

Nasılsa pencereden girivermiş beyaz bir güvercin

süzülüyor yüzündeki ışıkla

ilkyaz göğü altında bir aynaymışçasına.”

  • Künye: Mehmet Yaşın – Kalbi Durmuş Zamanda, Everest Yayınları, şiir, 104 sayfa

Louise Dean – İki Yabancıyız Artık (2009)

Louise Dean, ‘İki Yabancıyız Artık’ başlıklı bu ilk romanında, yaşları ilerlemiş Jan ve Annemieke’nin yaşadığı varoluş sıkıntılarını hikâye ediyor.

Kanser hastası olan, bu nedenle kötü sona hazırlanan Jan ile eşinin durumundan dolayı acı çeken Annemieke, son tatillerini yapmak üzere Karayipler’de bir otele gider.

Bu tatil çift için, birbirlerine dair duygularını ve varoluşu sorguladıkları bir deneyime dönüşür.

Çiftin yolları burada, kendileriyle benzer sıkıntılar yaşayan Dorothy ve George ile kesişir.

Dört kişi için de bu tatil, ruhlarındaki azaplarla yüzleştikleri ve duygularıyla hesaplaşarak kendilerine yeni yollar aramaya koyuldukları bir sürece dönüşecektir.

  • Künye: Louise Dean – İki Yabancıyız Artık, çeviren: Özlem Yüksel, Marka Yayınları, roman, 320 sayfa