Kolektif – Kadınlar Ekolojik Dönüşümde (2010)

‘Kadınlar Ekolojik Dönüşümde…’, feminist değerleriyle kültürel ve ekolojik dönüşüme katkıda bulunan Türkiyeli ve yabancı ülkelerden kadınların metinlerini bir araya getiriyor.

Mücadelelerini, görüşlerini ve deneyimlerini okurlarıyla paylaşan kadınların yazılarında, nükleer tehdit, kadın ve toprak ilişkisi, köylü kadın, Andlar’ın yerli kadınları, genetik olarak değiştirilmiş tohumlar ve Kars’ın Boğatepe Köyü’nde tıbbi aromatik yaşam bahçelerine kadar birçok konu irdeleniyor.

Kitapta ayrıca, kadınların, gıda egemenliğine dair görüşlerini ortaya koyan bir deklarasyon da yer alıyor.

Çalışmaya metinleriyle katılan isimler ise şöyle: Ayşen Eren, Nidia Bustillos, Fatmagül Berktay, Filiz Telek, Gamze Göker, Canan Kızılaltun, Arun Shrivastava, Latife Ebru Talum, Pervin Erbil, Serpil Odabaşı, Susan Hawthorne, Zeynep Kadirbeyoğlu ve Zübeyde Seven Turan.

  • Künye: Kolektif – Kadınlar Ekolojik Dönüşümde, editör: Emet Değirmenci, Yeni İnsan Yayınevi, kadın, 175 sayfa

Daniel L. Schacter – Belleğin İzinde (2010)

Psikoloji profesörü Daniel L. Schacter, ‘Belleğin İzinde’ başlıklı çalışmasında, modern bellek araştırmalarının kavrayışlarını ayrıntılı bir şekilde bize aktarıyor.

İlk olarak, öznel hatırlama deneyimlerini inceleyen Schacter, geçmişte yaşanmış bir deneyimi akla getirme eyleminde, belleğimizde sakladığımız geçmişe dair bilgilerin yanı sıra, şimdiki zamana ait faktörlerin de nasıl etkin olduğunu gösteriyor.

Schacter’in çalışmasındaki diğer ilginç konular ise, anılarımızın oluşumunu sağlayan, saklanmış olan bilgiyi geri çağırmanın temel süreçlerinden bazıları ve belirli deneyimlerimizi anlatırken çeşitli yargılarımızın etkisi altında kalarak gerçeği nasıl çarpıttığımız.

  • Künye: Daniel L. Schacter – Belleğin İzinde, çeviren: Eda Özgül, Yapı Kredi Yayınları, psikoloji, 528 sayfa

Franz Kafka – Dönüşüm (2010)

1915 yılında yayımlanan kısa öykü ‘Dönüşüm’, Franz Kafka’nın gelmiş geçmiş en ünlü eseri.

Dünya edebiyatının en iyi girişlerinden birine sahip olduğu söylenen öykü, bir sabah, huzursuz edici uykusundan uyanan Gregor Samsa’nın, kendini dev bir örümceğe dönüşmüş halde bulmasıyla başlar.

İşte ‘Dönüşüm’ün elimizdeki çizgiroman uyarlaması, çalışmaları birçok ünlü dergide kendisine yer bulmuş Peter Kuper tarafından gerçekleştirilmiş.

Kuper’in çizimlerinin, hikâyenin karanlık mantığını gözler önüne sererek, edebi niteliği tatmin edici olan bir çizgiroman ortaya koyduğunu belirtelim.

Kuper, Kafka’nın karanlık atmosferini, klostrofobik karelerle resmediyor.

  • Künye: Franz Kafka – Dönüşüm, uyarlayan: Peter Kuper, çeviren: Ali İmren, Yurt Kitap, çizgiroman, 80 sayfa

Mustafa Ragıb Esatlı – Bir Devrin Tarihi (2010)

‘Bir Devrin Tarihi’, Mustafa Ragıp Esatlı’nın 1944-45 tarihleri arasında Son Posta gazetesinde yayımlanan ve 19. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan bir süreçte, saray ve konaklar çevresinde gelişen hayatın farklı yönlerini konu edinen yazılarını bir araya getiriyor.

Yazılarında, çocukluğundan beri yaşadığı Nişantaşı ve çevresini merkez alan Esatlı, İstanbul tarihinin son izlerini takip ederek, dünle bugünü karşılaştırıyor.

Nişantaşı’nın; kanaat önderlerinin, devlet adamlarının yaşadığı; sosyal ve siyasî tarihin birçok olayına tanıklık etmiş bir semt olduğu düşünüldüğünde, çalışmanın, Türkiye yakın tarihi açısından önemli bir kaynak olduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Mustafa Ragıb Esatlı – Bir Devrin Tarihi, hazırlayan: İsmail Dervişoğlu, Bengi Yayınları, tarih, 456 sayfa

Murat Gökçen ve Aysun Gökçen – Diyetle Gelen Sağlık (2010)

Uzun süredir diyetisyen olarak çalışan Murat Gökçen ve Aysun Gökçen’in deneyimlerinden oluşan ‘Diyetle Gelen Sağlık’ta, tedavide diyet ve beslenme konusunda kolaylıkla uygulanabilir öneriler sunuluyor.

Herkese aynı reçeteyi uygulamak yerine, hastalığın türüne; kişinin durumuna, yaşına, alışkanlıklarına ve fiziksel özelliklerine uygun çözümler getirme amacı güden çalışma, diyetin sadece zayıflama amaçlı değil, aynı zamanda bir sağlıklı beslenme biçimi olduğunu da gösteriyor.

Bazı yiyeceklerin besin değerleri, alternatif içecekler, vitaminler, mineraller ve vücuda zararlı maddeler konusunda bilgilerin yer aldığı bölümlerin de eklendiği kitapta ayrıca, hamilelik, yaz aylarında beslenme, âdet dönemlerinde beslenme ve andropoza giren erkekler için beslenme gibi, özel durumlarda nasıl bir beslenme rejiminin tercih edilebileceği konusunda öneriler de bulunuyor.

  • Künye: Murat Gökçen ve Aysun Gökçen – Diyetle Gelen Sağlık, Remzi Kitabevi, sağlık, 270 sayfa

Erol Mütercimler – Ertuğrul Faciası (2010)

Erol Mütercimler ‘Ertuğrul Faciası’nda, Türk-Japon dostluğunun bir simgesi haline gelen Ertuğrul Fırkateyni’nin 16 Eylül 1890 tarihinde, Japon denizinde batışının hikâyesini anlatıyor.

Dört bölümden oluşan kitabında Mütercimler, Japonya’nın Osmanlı Devleti ile ilişki kurması; Japonya’nın Batı’ya açılması ve sömürgeci bir devlet olma süreci; II. Abdülhamid’in denizciliğe bakışı ve dış politikası; Ertuğrul Fırkateyni’nin sefer hazırlıkları, Japonya’ya varışı ve ardından yaşanan facia gibi konuları, ayrıntılı bir şekilde ele alıyor.

Yazar, bu konuların yanı sıra, Ertuğrul Fırkateyni’nin Türk-Japon ilişkilerindeki yerini irdeliyor ve faciaya dair bilinmeyenleri okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Erol Mütercimler – Ertuğrul Faciası, Alfa Yayınları, tarih, 368 sayfa

Yücel Çağlar – Ağaçtan Ağaca Anadolu Yeşillemesi (2010)

Orman mühendisi ve araştırmacı Yücel Çağlar ‘Ağaçtan Ağaca Anadolu Yeşillemesi’nde, Türkiye’nin bitki yapısını ve ağaç zenginliğini anlatıyor.

İlk olarak, ülkenin ekolojik koşulları ve orman varlığı hakkında genel bilgiler veren Çağlar, ardından, bu coğrafyada yaşayan ağaçları tanıtıyor.

Kitap, göknar, sedir, kavak, halepçamı, meşe, çınar ve kızılçam gibi çok sayıda ağacın Türkiye’nin hangi kesimlerinde yaşadığına dair bilgiler verirken, okurunu da doğaya karşı daha duyarlı ve bilinçli olmaya davet ediyor diyebiliriz.

Bir ağaç güzellemesi olarak düşünülebilecek çalışmasında Çağlar, edebiyatın önde gelen isimlerinden alıntılarla da metnini zenginleştiriyor.

  • Künye: Yücel Çağlar – Ağaçtan Ağaca Anadolu Yeşillemesi, Bilim ve Gelecek Kitaplığı, ekoloji, 165 sayfa

Mehmet Tepebaşı – Yaşanmamış Sayılan Anılar (2010)

yasanmamis anilar son matbaa.cdr

Mehmet Tepebaşı ‘Yaşanmamış Sayılan Anılar’da, yirmi yaşındayken 12 Eylül’ün baskısından bunalarak, büyük umutlarla yurt dışına çıkışını, sonra umutlarının nasıl bir hayal kırıklığına dönüştüğünü anlatıyor.

Solun geleneksel tavrı olan susmayı ve yazma işini başkalarına bırakmasını eleştiren Tepebaşı, anılarını anlatma nedeni olarak, bu dönemin bazıları tarafından “yaşanmamış yıllar” denilerek unutulmaya terk edilmesini gösteriyor.

12 Eylül darbesinin hemen ertesinde, bir şeyler yapmak için harekete geçen gençlerin Suriye’de kurduğu kamp; kamptaki tartışmalar ve hesaplaşmalar; Filistin hareketiyle ilişkiler, umutlar ve hayal kırıklıkları, Tepebaşı’nın anılarının omurgasını oluşturuyor.

  • Künye: Mehmet Tepebaşı – Yaşanmamış Sayılan Anılar, Dipnot Yayınları, anı, 361 sayfa

Halide Edip Adıvar – Âkile Hanım Sokağı (2010)

Halide Edip Adıvar ‘Âkile Hanım Sokağı’nda, İstanbul’un bir sokağındaki hayatlar üzerinden, Türkiye’nin geleneksel ve çağdaş kesimleri arasındaki ilişkileri, canlı ve zengin bir üslupla tasvir ediyor.

Roman, evli olan Tarık ile Nermin’in, Ankara’daki sıradan hayatlarıyla başlar.

Tarık, bir yurt dışı görevi için Roma’ya gitmek zorunda kalınca, Nermin de onu, İstanbul’da bulunan eniştesinin konağında beklemeyi uygun bulur.

Nermin burada kısa bir süre sonra, Ankara’daki hayatından daha farklı dünyaların bulunduğunu fark edecektir.

Zira Âkile Hanım’ın konağıyla komşu olan bu evde kadın, tanık olduğu birbirinden farklı hikâyeler aracılığıyla, Türkiye’nin değişen yüzünü görecektir.

  • Künye: Halide Edip Adıvar – Âkile Hanım Sokağı, Can Yayınları, roman, 245 sayfa

Umut Tümay Arslan – Mazi Kabrinin Hortlakları (2010)

Umut Tümay Arslan ‘Mazi Kabrinin Hortlakları’nda, Yeşilçam sinemasını bir büyük hikâye olarak okumaya girişerek, toplumsal iktidarla duygular arasındaki sıkı ilişkiyi irdeliyor.

Bu büyük hikâyede öne çıkan ‘Sevmek Zamanı’, ‘Vesikalı Yarim’, ‘Gelin’ ve ‘Umut’ gibi filmlere odaklanan Arslan, bunların “Sinema ulusal gözyaşını, ulusal kahkahayı, ulusal histeriyi nasıl üretiyor?” sorusunu ne şekilde yanıtladığını araştırıyor.

Kitapta, Zeki Müren filmlerindeki “bakış” ve “ses”in, izleyicide neden tamlık, bütünlük duyguları uyandırdığı; melodram filmlere yönelik ikircikli ruh halinin temel nedenleri; Türkiye’nin, ulusal melankolinin dinamikleri aracılığıyla geçmişiyle kurduğu ilişki ve 1960’ların ortalarından itibaren artan toplumsal hareketlilik ve değişim talebinin, nasıl karşıt sinema anlayışları doğurduğu gibi birbirinden ilginç konular ele alınıyor.

  • Künye: Umut Tümay Arslan – Mazi Kabrinin Hortlakları: Türklük, Melankoli ve Sinema, Metis Yayınları, inceleme, 363 sayfa