Jack Goody – Yaban Aklın Evcilleştirilmesi (2011)

  • YABAN AKLIN EVCİLLEŞTİRİLMESİ, Jack Goody, çeviren: Koray Değirmenci, Pinhan Yayıncılık, sosyoloji, 240 sayfa

 

Türkçede yeniden yayımlanan Jack Goody imzalı ‘Yaban Aklın Eleştirisi’, antropolog Claude Lévi-Strauss’un ünlü eseri ‘Yaban Düşünce’ye bir nazire. Goody burada, yazıya sahip toplumlar ile yazısız toplumlar arasındaki farkları inceliyor. Yazar çözümlemesini de, bir yandan yazının düşünce biçimleri ve bilişsel süreç üzerindeki etkileri, bir yandan da toplumsal kurumlar üzerindeki etkisi yönünde genişletiyor. “Düşünce sistemleri nasıl işler?”, “Toplumsal örgütleniş ile düşünce arasında nasıl bir ilişki vardır?” ve “Yaban toplulukların çeşitli düşünüş biçimlerine rağbet etmemeleri nasıl açıklanabilir?” Goody’nin yanıtını aradığı sorulardan.

W. Montgomery Watt ve Pierre Cachia – Endülüs Tarihi (2011)

  • ENDÜLÜS TARİHİ, W. Montgomery Watt ve Pierre Cachia, çeviren: Cumhur Ersin Adıgüzel ve Qiyas Şükürov, Küre Yayınları, tarih, 197 sayfa

 

İki yazarlı ‘Endülüs Tarihi’, Arapların fethederek uzun yıllar kaldığı Endülüs üzerinden, Müslüman İspanya’nın derli toplu bir tarihini sunuyor. Kitapta, İslam dünyasının İspanya’ya duyduğu ilgi; bağımsız Emevi emirliği; Emevi döneminin kültürel kazanımları; Muvahhidler ve Murâbıtlar gibi Berberi imparatorlukları; Endülüs’te Arap hakimiyetinin çöküşü ve Müslüman İspanya’nın önemi, gibi konular ele alınıyor. Yazarlar Müslüman İspanya’nın tarihini ele alırken, burayı, İslam dünyasının bir parçası olarak, yani ana kültür alanıyla kurduğu ilişkiler ekseninde inceliyor ve onun, Avrupa’ya ve dünyaya tam olarak ne kazandırdığını araştırıyor.

Ece Ayhan – Kardeşim Akif (2011)

  • KARDEŞİM AKİF, Ece Ayhan, Dipnot Yayınları, mektup, 144 sayfa

 

‘Kardeşim Akif’, Türkiye şiirinin önde gelen isimlerinden Ece Ayhan’ın, dönemin genç şairi Akif Kurtuluş’a 1982-1984 yılları arasında yazdığı on dokuz mektubtan ve bu mektuplara ve döneme ilişkin Akif Kurtuluş’la yapılmış bir söyleşiden oluşuyor. Her açıdan travma yaratmış 1980 darbesinden iki yıl sonra yazılmaya başlanmış mektupları özgün kılan hususlardan biri, dönemin edebiyat ortamını, toplumunu ve siyasî atmosferini anlamlandırmak konusunda belge niteliği taşıyor olmaları. Mektuplar ayrıca, Ece Ayhan’ın en yalnız ve öfkeli günlerinde kaleme alındığı için, onun travmaların üstesinden gelmeye çabalayan şiirlerini ve düşüncelerini açıklayan kılavuzlardan biri olarak kabul edilebilir. Bunun yanı sıra mektuplar, Ece Ayhan’ın ünlü kitabı ‘Çok Eski Adıyladır’ın yayımlanma sürecine dair ayrıntıları da barındırıyor.

Platon – Euthyphron: Dindarlık Üzerine (2011)

  • EUTHYPHRON: DİNDARLIK ÜZERİNE, Platon, çeviren: Güvenç Şar, Kabalcı Yayınları, felsefe, 104 sayfa

 

Platon’un Euthyphron’unun, Sokrates’in suçlanması, yargılanması ve ölümüyle ilgili diyalogların başında yer aldığı söylenir. Diyalog, gençleri yoldan çıkarmak ve tanrılara saygısızlık etmek savıyla mahkemeye verilen Sokrates ile cinayet işlediği için kendi babasını mahkemeye veren Euthyphron arasında geçer. Bu diyaloğu özgün kılan hususların başında, Sokrates’in dine ve dindarlığa yaklaşımının ne olduğu hakkında önemli detaylar sunması. Diyaloğun diğer tarafı olan Euthyphron ise, düşünsel olarak tümüyle Sokrates’in karşıtı olmaktan çok, Atina halkının dinle kurduğu gülünç ilişkinin temsilcisi olarak yer alır. Metin boyunca Sokrates, Euthypron’a yönelik abartılı övgülerde bulunurken, Euthyphron da saflığından ve cahilliğinden kaynaklı olarak, bir türlü bu övgülerin ardına saklanmış ironinin farkına varmaz.

Mehmet Nuri Gültekin (der.) – “Ta Ezelden Taşkındır…”: Antep

  • “TA EZELDEN TAŞKINDIR…”: ANTEP, derleyen: Mehmet Nuri Gültekin, İletişim Yayınları, şehir, 657 sayfa

 

Mehmet Nuri Gültekin’in derlediği eldeki çalışma, Antep imgesinin izini sürüyor. Kitap, iki edebiyatçının, Orhan Kemal ve Ahmet Ümit’in anılarındaki Antep’le açılarak, şehrin 1920’lerin sonundan günümüze kadarki dönüşümünü kayıt altına alıyor. Kitabın ikinci bölümünde Antep’in dününe, üçüncü bölümde de, şehirdeki ekonomik, siyasî, kültürel ve demografik dönüşümlere odaklanılıyor. Kitabın devamında, şehirdeki kadın ve çocukların karşı karşıya bulunduğu sorunlar irdeleniyor ve çalışmanın son bölümde de, Gaziantepspor üzerinden kentteki futbol ve spor etkinlikleri, Antep’in yemek kültürü ve şehirdeki sivil toplum çalışmaları irdeleniyor.

A. Hicri İzgören – Acıyla Diri (2011)

  • ACIYLA DİRİ, A. Hicri İzgören, Avesta Yayınları, şiir, 62 sayfa

 

A. Hicri İzgören’in ilk baskısı 1981’de yapılan ‘Acıyla Diri’si, otuz yıl sonra yeniden yayımlandı. İzgören’in kendine özgü şiir arayışının ilk basamağını oluşturan kitap, yaralanmış ve kanlı bir coğrafyadan imgelerle bezeli. İzgören, kitaba adını veren şiirinde şöyle diyor: “Bozgun sonu beklemelerde / Gör ki zehir zemberek günler / Yaşanır diri // Sevdaya tutsak / Yeşile yasak bellemişler / Ki öyle dilsiz dillene / Ve her gün böyle / Yüklü gelir antenler / ‘İzmir’de iki kişi öldürüldü / Çorum’da bir öğretmen / Siverek’te üç kişi daha’ / Bir hüzün senfonisidir tutkun / Sen çoğaladur yürekte / Emek emek / Gün be gün eksilir / Ocakta çorba (…)”

Nafi Çil – Mimarlık ve Resim Sanatında Yaratıcı Süreç (2011)

  • MİMARLIK VE RESİM SANATINDA YARATICI SÜREÇ, Nafi Çil, YEM Yayın, mimari, 250 sayfa

 

Hem ressam hem de mimar olan Nafi Çil, ‘Mimarlık ve Resim Sanatında Yaratıcı Süreç’te, felsefi düşünce, bilim ve sanatın birikimlerinden hareketle yaratma deneyimini irdeliyor. İnsan, varolma ve yaratma süreci gibi konular üzerine düşünmüş geçmiş çağların filozoflarının, bilim insanlarının ve sanatçılarının görüşlerini inceleyerek çalışmasına başlayan Çil, buradan çağımız sanat, felsefe ve biliminin bu konulara yaklaşımlarını değerlendiriyor. Yazar bunun devamında da, felsefi düşünce, mimarlık, resim ve bilim gibi disiplinlerin insan denen varlığa ve yaratıcılık konusuna nasıl yaklaştıklarını derli toplu bir bakışla ortaya koyuyor.

Nesim Ovadya İzrail – Krikor Zohrab, 1915: Bir Ölüm Yolculuğu (2011)

  • KRİKOR ZOHRAB, 1915: BİR ÖLÜM YOLCULUĞU, Nesim Ovadya İzrail, Pencere Yayınları, biyografi, 520 sayfa

 

Siyasetçi, hukukçu ve yazar Krikor Zohrab, 24 Nisan 1915 Ermeni Tehciri’nin simge isimlerinden. Meclis-i Mebusan’da üç dönem İstanbul milletvekilliği yapmış Zohrab, Tehcir esnasında Divanı Harb’e götürülürken katledilmişti. İşte Nesim Ovadya İzrail bu kitapta, Zohrab’ın bir aydın, entelektüel, mücadeleci ve yurtsever olarak portresini çiziyor. Zohrab’ın, Hrant Dink’le benzer yönler taşıdığını söyleyen İzrail, buna örnek olarak, onun Ermeni sorununun çözümünü Osmanlı devletinin refah ve mutluluğu içinde gören bir bakışa sahip olmasını gösteriyor. Kitap, Zohrab’ın olgunlaşma dönemini, aktif siyaset dönemini ve ölüm yolculuğunu anlatıyor.

Fatih Yeşil – Aydınlanma Çağında Bir Osmanlı Kâtibi: Ebubekir Râtib Efendi (1750-1799) (2011)

Fatih Yeşil ‘Aydınlanma Çağında Bir Osmanlı Kâtibi’nde, Osmanlı tarihinin karmaşık bir döneminde Viyana elçiliği yapan Ebubekir Râtib Efendi’nin hayatına ve eserlerine ışık tutuyor; buradan hareketle, dönemin Osmanlı devletinin ayrıntılı bir resmini veriyor.

Uzun yıllar Osmanlı’nın Bâb-ı Âli bürolarında çalışan ve Fransız Devrimi’nin ardından Viyana elçiliği görevini yürüten Râtib Efendi’nin hayatı, iniş çıkışlarla dolu.

Yeşil çalışmasında, Râtib Efendi’nin serencamı ekseninde Nizâm-ı Cedîd projesini, yani devletin giriştiği yenileşme hareketinin kapsamını irdeliyor.

İncelemesini, Râtib Efendi’nin hayatı ve kendisinin kaleme almış olduğu, devrin sosyo-ekonomik ve sosyo-politik panoramasını yansıtan eserleri aracılığıyla yapan Yeşil, Osmanlı’nın modern devletin temellerinin atıldığı dönemine dair ipuçları sunuyor.

  • Künye: Fatih Yeşil – Aydınlanma Çağında Bir Osmanlı Kâtibi: Ebubekir Râtib Efendi (1750-1799), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, biyografi, 498 sayfa

Ozan İşler ve Feridun Yılmaz (der.) – İktisadı Felsefeyle Düşünmek (2011)

  • İKTİSADI FELSEFEYLE DÜŞÜNMEK, derleyen: Ozan İşler ve Feridun Yılmaz, İletişim Yayınları, iktisat, 228 sayfa

 

Adam Smith, Karl Marx ve John Stuart Mill, hem önemli iktisat kuramcıları hem de Batı felsefesine yön vermiş isimler. Zira onların da içinde bulunduğu dönem, iktisat disiplininin diğer sosyal bilimlerden henüz ayrılmadığı, iktisat ve felsefenin iç içe geçtiği bir dönemdi. Fakat daha sonraki yaklaşım, iktisadı kendinden menkul, bağımsız bir disiplin olarak tasarlamaya girişerek, iktisat ile diğer sosyal bilimlerin arasına yüksek duvarlar ördü. İşte elimizdeki kitap, 19. yüzyılın son çeyreğinde neoklasik dönemle başlayan iktisat ve felsefe arasındaki kopuşun başlıca nedenlerini, bir köken sorgulaması eşliğinde irdeliyor. Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler şöyle: Eyüp Özveren, Feridun Yılmaz, Metin Arslan, Ozan İşler, Kaan Öğüt, Ragıp Ege, Ercan Eren, Bahar Ayaz Takay, Gülenay Baş Dinar ve Derya Güler Aydın.