Meral Gezici Yalçın – Göç Psikolojisi (2017)

Tüm siyasi, sosyolojik ve toplumsal etkileri bir yana, göç olgusu bireyin psikolojisini nasıl etkiler?

Meral Gezici Yalçın bu önemli çalışmasında, göçle birlikte insan benliğinin ve kimliğinin uğradığı değişimleri irdeliyor.

Ait olma, yurt, aile ve etnik grup kavramlarının insan psikolojisindeki yerini irdeleyerek çalışmasına başlayan Yalçın, göç sürecini,

  • Kültürlenme,
  • Sosyal kimliğin oluşumu,
  • Önyargı ve kalıpyargılar,
  • Ayrımcılık ve dışlama,
  • Ve algılanan yoksulluk gibi kavramlardan yola çıkarak kapsamlı bir bakışla ele alıyor.

Kitap bunun yanı sıra, göçün insan psikolojisi üzerinde yarattığı tahribata karşı bireysel ve kolektif çözüm stratejilerinin neler olabileceğini de tartışıyor.

  • Künye: Meral Gezici Yalçın – Göç Psikolojisi, Pharmakon Yayınevi, psikoloji, 204 sayfa

Anca Parvulescu – Gülme: Bir Tutkuyu Dair Notlar (2017)

En insana özgü eylemlerden biri olan gülmeyle, hiçbir iktidar başa çıkamaz.

Gülmek devrimci bir eylemdir.

Anca Parvulescu da bu kitabında, gülmenin psikolojik, kültürel, tarihsel, estetik ve politik yönlerini masaya yatırıyor.

Gülmeyi, bir şeye gösterilen tepkiden ziyade başlı başına bir tutku olarak ele alan Parvulescu, gülmeyi toplumsal duygunun bir belirtisi olarak ele alırken görgü kuralları kitaplarını, edebi metinleri ve görsel kültür ürünlerini adım adım kat ediyor.

Kitap, kimi zaman edepsiz sayılan abartılı, tutkulu ve kendini koy veren gülmenin isyankâr potansiyelinin, baskıcı ciddiyete nasıl güçlü bir yanıt verebileceğini bir kez daha görmek için iyi bir fırsat.

  • Künye: Anca Parvulescu – Gülme: Bir Tutkuyu Dair Notlar, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, psikoloji, 305 sayfa

Carsten Dams ve Michael Stolle – Gestapo: Nazizm Döneminde Tahakküm ve Terör (2017)

İki yazarlı bu kitap, Nazi rejiminin gizli polis kurumu olan ve zamanında uygunsuz fıkra anlatanlar hakkında takibat yapacak denli korkunç bir ağ haline gelmiş Gestapo için arşivlik bir eser.

Bilindiği gibi, Nazilerin Almanya ve Avrupa’daki tahakküm ve terörlerinin adı olan Gestapo, Nazi devletinin merkezi yürütme organı olarak geniş kapsamlı yetkilerle donatılmıştı.

Bu kapsamlı kitapta,

  • Gestapo’nun kuruluşu,
  • Örgütsel gelişimi ve kendini tanımlayışı,
  • Yönetici kademesinden farklı idari kadrolara Gestapo çalışanlarının profili,
  • Somut çalışma yöntemleri,
  • Gestapo’nun Nazi Almanya’sındaki baskı uygulamaları,
  • Gizli ajanların ve ihbarcıların Gestapo’daki rolleri,
  • Gestapo’nun tüm Avrupa’da bıraktığı kanlı ayak izleri,
  • Ve Gestapo hikâyesinin akabinde faillere ne olduğu gibi, pek çok konu aydınlatılıyor.

İnanılması güç dinamizmiyle göze çarpan, birkaç yıl içerisinde personel sayısını kat kat arttıran, SS ile yakın bağlantısı olan ve halkın ihbarlarıyla muazzam destek sağladığı Gestapo’nun örgütlenmesi, personeli ve faaliyetleri hakkında önemli bir kitap.

  • Künye: Carsten Dams ve Michael Stolle – Gestapo: Nazizm Döneminde Tahakküm ve Terör, çeviren: Cem Şentürk, İletişim Yayınları, tarih, 269 sayfa

Fırat İlim – Bahtin: Diyaloji, Karnaval ve Politika (2017)

Felsefe, sosyoloji ve edebiyat kuramına önemli katkılarda bulunmuş M. Bahtin hakkında, Türkiye’de telif eser eksikliği mevcut.

Bu boşluğu dolduran elimizdeki kitap, Bahtin’in düşüncelerine giriş niteliğinde bir eser.

Fırat İlim kitabında, Bahtin’in,

  • Diyalojik kuramını,
  • Diyalojik bir model olarak Dostoyevski poetikasını,
  • Dilbilim eleştirisini,
  • Söylem türleri ve üstdilbilim kuramını,
  • Tarihsel poetika ve kültürel mücadele,
  • Folklorik kronotop ve kültürel ayrışma,
  • Diyalojik mücadele araçları,
  • Karşı kültür olarak karnaval,
  • Karnaval ve karnavalesk,
  • Rabelais ve tarihsel görev,
  • Halk mizahı ve grotesk gerçekçilik,
  • Ve nesnel kültür sorunsalı gibi, kavramlarını ayrıntılı bir bakışla serimliyor.

Kitabın, kimilerinin Marksist, kimilerinin de liberal olarak tanımladığı, günümüzün en çok tartışılan entelektüellerinden birinin düşünce dünyasına inmek için yetkin bir kılavuz olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: Fırat İlim – Bahtin: Diyaloji, Karnaval ve Politika, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 224 sayfa

James Matthew Barrie – Sevgili Brütüs (2017)

İskoç romancı ve oyun yazarı James Matthew Barrie, ilk kez 1902’de yayımlanan ve günümüze kadar eksilmeyen bir ilgiyle takip edilen ‘Peter Pan’ın yaratıcısı olarak dünya çapında büyük bir üne sahip.

Fakat Barrie’nin ününü borçlu olduğu ‘Peter Pan’, zaman zaman yazarın diğer eserlerinin göz ardı edilmesine de sebep oldu.

Örneğin elimizdeki ‘Sevgili Brütüs’ de, yıllar boyunca farklı ülkelerde sahnelenen iyi bir oyun olmasına rağmen, Barrie’nin bundan nasibini alan eserlerindendir.

‘Peter Pan’ gibi başka bir boyuta geçmeyi hikâye eden oyun, bir yaz günü, karakterlerinin sihirli bir ormana girmeleri ve kendilerini hayal ettikleri her şeye ulaştıkları bir dünyada bulmaları üzerinden ilerler.

Karakterler, bu eğlenceli ve düşündürücü deneyimleri vesilesiyle, geçmiş ve şimdiki hayatları üzerine bir muhasebe yapacaklardır.

‘Sevgili Brütüs’ün Türkçede ilk kez yayımlandığını da, önemli bir bilgi olarak belirtelim.

  • Künye: James Matthew Barrie – Sevgili Brütüs, çeviren: Macidegül Batmaz, Maya Kitap, oyun, 174 sayfa

S. Müşir Hüseyin Kidvai – İslam ve Sosyalizm (2017)

Hindistan’ın önde gelen Pan-İslamcı düşünürlerinden Ş. Müşir Hüseyin Kidvai’den, İslam’ın sosyalist imkânları üzerine bir tartışma.

İslam’da sosyalizm fikrinin en az on üç yüz yıldır var olduğunu ve Avrupa etkisine indirgenemeyeceğini belirten Kidvai, sosyalizmin ilkelerinin Hz. Muhammed’in kendi zamanındaki Müslüman toplumuna tamamen yabancı olmadığını ve bu ilkelerin o zaman, pek çok yönden, sonrasında Avrupa’da olduğundan çok daha fazla uygulanabilir hale getirildiğini savunuyor.

Böylesi iddialı bir tezden yola çıkan kitapta,

  • İslam’da sosyalizmin nüveleri,
  • Dini ritüellerin sosyalizan temelleri,
  • İslami hayırseverlik,
  • İslam ve sosyalizmin esasları,
  • Muhammed’den öne Arap toplumunun hali,
  • Muhammed’in hayatı ve misyonu,
  • Muhammed’in dini sosyalizmi,
  • Muhammed’in ev hayatındaki sosyalizmi,
  • Muhammed’in sosyalizan emirleri ve uyarıları,
  • İslami sosyalizm örnekleri,
  • Müslüman mutlakıyetçiliğinde demokratik ruhun izleri,
  • Ve Müslümanlar arasında emeğin itibarı gibi konular irdeleniyor.

Künye: S. Müşir Hüseyin Kidvai – İslam ve Sosyalizm, çeviren: Semih Çelik, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 128 sayfa

Neil Smith – Eşitsiz Gelişim: Doğa, Sermaye ve Mekân Üretimi (2017)

Coğrafya, mekân, doğa, sosyal teori ve tarih alanlarında çalışmalar yürüten Neil Smith, eleştirel coğrafyanın önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor.

‘Eşitsiz Gelişim’ ise, Smith’in, siyasetin coğrafyasını ve coğrafyanın siyasetini konu edindiği, yakın zamana kadar aralarında ciddi anlamda ilişki gelişmemiş bu iki düşünsel geleneği birleştirdiği önemli bir kitap.

Henri Lefebvre’in ‘Mekânın Üretimi’nde bıraktığı yerden tartışmaya devam eden Smith, doğa ideolojisini, doğanın üretimini, mekânın üretimini, coğrafi farklılaşmanın ve eşitlemenin diyalektiğini, mekânsal ölçek ve sermayenin hareketlerini ve sermayenin yeniden yapılandırılmasını tartışıyor.

Sermayenin egemenliğinde coğrafi mekânın son yıllarda daha önce görülmedik ölçüde yeniden yapılandırıldığını belirten Smith, Üçüncü Dünya’nın sanayileşmesi ve yeni uluslararası işbölümünün, artan milliyetçilik ve yeni savaş jeopolitiğinin kapitalizmin coğrafyasından bağımsız gelişmeler olarak düşünülemeyeceğini söylüyor.

Coğrafi mekânın yeniden yapılandırılmasını motive eden teorik mantığı açığa çıkaran çalışma, bu yönüyle eleştirel mekân teorisine nitelikli bir örnek.

  • Künye: Neil Smith – Eşitsiz Gelişim: Doğa, Sermaye ve Mekân Üretimi, çeviren: Esin Soğancılar, Sel Yayıncılık, kent çalışmaları, 332 sayfa

Hasan Münüsoğlu – Irk Lekesi (2017)

Türkiye’de antropoloji, liselerde ve üniversite hazırlık kitaplarında yakın zamanlara kadar hep “ırkbilim” olarak verildi.

Yani bu koca disiplin, bizde daha çok “kurukafacılık” ya da “kafatasçılık” olarak daraltılıp anlatıldı.

Bunun müsebbipleri, kuşkusuz “yerli ve milli” kaygı ve önceliklerini bilimin önüne koyan siyasi elitlerin bizzat kendisiydi.

Türkiye’nin önde gelen antropologlarından Tayfun Atay’ın deyişiyle, antropoloji bizde önce imal edilen, ardından ihmal edilen bir bilimdir.

İşte Hasan Münüsoğlu, elimizdeki bu önemli çalışmasında, emek verdiği bu bilim disiplininin ülkemizdeki sorunlu doğuşunu eleştirel bir bakışla irdeliyor.

Bilhassa Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde antropolojinin kurulma ve kurumlaşma sorunlarını irdeleyen çalışma, Şevket Aziz Kansu, Afet İnan, Seniha Tunakan, Muzaffer Süleyman Şenyürek ve Nermin Erdentuğ gibi isimlerin antropolojiye yaklaşımlarını ve çalışmalarını, dönem siyaseti ekseninde inceliyor.

Türkiye’nin antropoloji tarihinde “ırk lekesi”nin nasıl bulaştığını daha iyi kavramak ve bununla gerçek anlamda yüzleşmek isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

  • Künye: Hasan Münüsoğlu – Irk Lekesi, Heretik Yayıncılık, antropoloji, 214 sayfa

Selahaddin Uğur Işık – Bağımsızlığa Doğru Irak Kürdistanı (2017)

25 Eylül 2017’de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) gerçekleştirdiği bağımsızlık referandumu, dünya çapında yankı uyandırdı.

Kısa zaman içinde bilhassa üç komşunun, Türkiye, İran ve Irak’ın büyük tepkisiyle karşılanan referandum, beraberinde büyük bir kriz de getirdi.

Fakat IKBY referandumu, buz dağının sadece görünen kısmıydı.

Zira Kürtlerin bağımsızlık taleplerinin uzun bir tarihi bulunuyor ve dolayısıyla bu durum, en azından kısa zaman içinde çözülecek gibi görünmüyor.

İşte bu kitap, farklı ülkelerde yaşayan Kürtlerin aksine bağımsızlığa en çok yaklaşan Irak Kürtlerini tarihsel ve güncel perspektiflerle ele almasıyla, konuya dair pek çok bilinmeyeni aydınlatıyor.

Selahaddin Uğur Işık,

  • Irak’ın geçmişinde ve bugünkü şartlarında Kürtlerin üstlendikleri rolleri,
  • Kürtlerin siyasi yönelim ve eğilimlerini,
  • Neden bağımsız olmayı istediklerini,
  • Siyasal tasavvurlarını,
  • Sosyo-ekonomik durumlarını,
  • Kürtlerin bağımsızlık taleplerine karşı komşu ülkelerin dillendirdiği tezleri,
  • Uluslararası camianın bağımsız bir Kürt devletine karşı tutumunu,
  • Ve bunun gibi birçok konuyu ele alıyor.

Kitap, Irak Kürtlerine yakından bakmak, onların bugünkü siyasi tavırlarını daha iyi kavramak için kaçırılmayacak bir fırsat.

  • Künye: Selahaddin Uğur Işık – Bağımsızlığa Doğru Irak Kürdistanı, Avesta Yayınları, siyaset, 168 sayfa

Selim Deringil – 19. Yüzyıl Osmanlı Devleti’nde İhtida ve İrtidad (2017)

Ir

Osmanlı İmparatorluğu’nda ihtida Müslümanlığı kabul etmek, irtidad da Müslümanlıktan dönmek, başka dini seçmek anlamına geliyordu.

Selim Deringil’in bu nitelikli incelemesi de, 19. yüzyıl Osmanlı Devleti’nde ihtida ve irtidadın özel durumunu ortaya koymasıyla önemli.

Bu dönemdeki ihtida ve irtida durumları özellikle dikkate değer.

Zira Deringil’in de çok iyi saptadığı gibi, 19. yüzyıl Osmanlı bağlamında irtida ve ihtida, etnik milliyetçiliğin yükselişiyle ve Avrupa’nın her köşesinde kol gezen ulusal uyanış hareketleriyle çakışıyordu, yani bir nevi ulussuzlaşma olarak algılanıyordu.

Deringil bu saptamadan yola çıkarak,

  • On dokuzuncu yüzyıldaki ihtida ve irtidadın önceki dönemlerden farkını,
  • İhtida usulü ve ihtida vakalarını,
  • Kadınların ihtidasını,
  • Bir diplomasi sorunu olarak ihtida ve irtidadı,
  • Protestan milletinin tanınmasının beraberinde getirdiği 1864 krizini,
  • Yerel dini politikalara yabancıların müdahale etmeye başlamasını,
  • Çalkantılı Rumeli’de ihtida ve irtidad olgularını,
  • Gizli Hıristiyanları ve İstavrileri,
  • Sığınma ihtidaları bağlamında Osmanlı tabiiyetinin özgün durumunu,
  • Abdülhamit dönemi kırımları nedeniyle Ermenilerin kitlesel ihtidasını,
  • Ve diplomatik mesele olarak kitlesel ihtidaları irdeliyor.

Deringil yalnızca bu ve bunun gibi pek çok konuyu aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bu konuları etnik milliyetçilik, vatandaşlık, hayalî cemaate dâhil olmak, hayalî cemaatten dışlanmak ve kimlik inşasının sosyal politikası kavramlarından yola çıkarak aydınlatıyor.

  • Künye: Selim Deringil – 19. Yüzyıl Osmanlı Devleti’nde İhtida ve İrtidad, çeviren: Ayşen Anadol ve Taciser Ulaş Belge, İletişim Yayınları, tarih, 384 sayfa