Cem Behar – Kan Dolaşımı, Ameliyat ve Musıkî Makamları: Kantemiroğlu (1673-1723) ve Edvâr’ının Sıradışı Müzikal Serüveni (2017)

Kantemiroğlu veya tam adıyla Boğdan Prensi Demetrius Cantemir, ömrünün toplam yirmi iki yılını İstanbul’da geçirdi.  Kantemiroğlu’nun 1703-1710 yılları arasında kaleme aldığı, daha çok “Kantemiroğlu edvârı” adıyla bilinen ‘Kitbabu’ilmi’l-mûsikıki ‘alâ vechi’l-hurûfât’ adlı eseri Osmanlı/Türk musıki tarihinde büyük öneme haiz.

Dönemin musıki kaynaklarının en önemlisi sayılan bu eser, geleneksel Osmanlı/Türk musıkîsinin oluşum dönemine ait vazgeçilmez bir tarihi belge.

İşte Cem Behar’ın bu uzun soluklu çalışması, söz konusu esere ve yazarına dair bilinmeyenlerin izini sürüyor.

Kitabın teorik ilk bölümü, Edvârın kendisine yer veriyor.

Kitabın, repertuar bölümü sayılabilecek ikinci bölümü ise, Kantemiroğlu’nun eserinin ilk bölümünde açıklanmış olan ve Kantemiroğlu’nun kendi icadı notalama sistemiyle kâğıda döktüğü üç yüz elli üç adet müzik eserinin notalarını sunuyor.

Bu eserlerin hepsi peşrev veya saz semaisidir, yani enstrümantal eserlerdir ve bir dönemin çalgı repertuarının önemli bir bölümünü teşkil ediyor.

  • Künye: Cem Behar – Kan Dolaşımı, Ameliyat ve Musıkî Makamları: Kantemiroğlu (1673-1723) ve Edvâr’ının Sıradışı Müzikal Serüveni, Yapı Kredi Yayınları, müzik, 340 sayfa

John Holloway – Öfke Günleri: Paranın Hükümranlığına Karşı Öfke (2017)

John Holloway’in Leeds Üniversitesi’nde verdiği derslerden oluşan ‘Öfke Günleri’, hayatın asıl yükünü çeken sınıfların öfkesine ve bu öfkenin dünyanın kaynaklarını tüketen egemenlere, paranın hükümranlığına, sermayenin iktidarına, yani başka bir deyişle asıl düşmanlara nasıl yöneltilebileceğini tartışıyor.

Dünya çapında özellikle son yıllarda doruğa ulaşan söz konusu öfkenin nasıl gerçek bir demokrasiye yol açabileceğini irdeleyen Holloway, sömürü üzerine kurulu bu dünyada zenginleri daha da zengin hale getirmemenin tamamıyla bu öfkeyi doğru yola yönlendirmekle mümkün olduğunu belirtiyor.

  • Künye: John Holloway – Öfke Günleri: Paranın Hükümranlığına Karşı Öfke, çeviren: Utku Özmakas, İletişim Yayınları, siyaset, 86 sayfa

Jan-Werner Müller – Popülizm Nedir? (2017)

Christopher Lasch, popülizmin “demokrasinin hakiki sesi” olduğunu söylemişti.

Peki, durum gerçekte böyle midir?

Seçimli demokrasilerdeki her siyasetçi “halk”ı cezbetmek, olabildiğince fazla yurttaşın anlayabileceği bir hikâye anlatmak ve “sıradan halkın” nasıl düşündüğüne ve bilhassa nasıl hissettiğine duyarlı olmak ister.

Jan-Werner Müller’in elimizdeki kitabı ise, bize popülizmin farkına varma ve popülizm ile mücadele etme konusunda nitelikli bir rehber olmaya aday.

Popülist sayılmak için seçkinlere dair eleştirel tutum almanın gerekli bir koşul olduğunu ama yeterli bir koşul olmadığını iddia eden yazar, popülizmin mantığı ve popülistlerin ahlaki gerekçelendirmelerini adım adım açıklıyor ve aynı zamanda Putin’den Erdoğan’a ve Trump’tan Chavez’e popülist siyasetin güncel örneklerinden pek çok örnekle çalışmasını zenginleştiriyor.

  • Künye: Jan-Werner Müller – Popülizm Nedir?, çeviren: Onur Yıldız, İletişim Yayınları, siyaset, 125 sayfa

Kolektif – Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti: Paris Merkezi Yazışmaları Kopya Defterleri, 1906-1908 (2017)

İttihatçıların iktidar olmadan önceki tarihine ışık tutan 570 parti içi yazışmayı bir araya getiren bu kitap, önemli bir tarihi belge.

Ağırlıklı olarak Doktor Bahattin Şakir ve Doktor Nazım’ın Paris’ten, Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti adına gönderdikleri ve 1906 Mart’ından 1908 Mart’ına uzanan bir süreci kapsayan resmi yazıları, partinin örgütlenme çalışmalarını, belli başlı tartışma konularını ve zihniyet yapısını ortaya koyuyor.

Alan için çalışanlar açısından altın değerinde bir kaynak.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti: Paris Merkezi Yazışmaları Kopya Defterleri, 1906 1908 (2017), sunuş ve çevrimyazı: Çiğdem Önal Emiroğlu ve Kudret Emiroğlu, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 568 sayfa

Kolektif – Aşrı Memleket: Trakya’nın Renkli Dünyası (2017)

Türkiye’nin en özgün coğrafyalarından olan Trakya’nın tarihine, mitolojisine, müziğine, yemeğine, içkisine, muhacirlerine, sanayisine ve şehirlerine odaklanan ve bunu yaparken sınırın öteki yakasındaki Trakya’yı da ihmal etmeyen sağlam bir derleme.

Kitapta,

  • Mitolojide Trak insanından esinlenmiş tipler,
  • Yunan Trakya’sı ile Türkiye Trakya’sı arasındaki benzerlik ve farklılıklar,
  • Bulgaristan Trakya’sından gerçekleşen göçlerin tarihi ve sosyolojik etkileri,
  • Balkan göçmenlerinin Trakya’da yaşadığı sosyo-kültürel çatışmalar,
  • Trakya’nın Romanları,
  • Trakya’da Pomaklar,
  • Trakya düğünleri,
  • Trakya’nın gündelik yaşamında içki kültürü,
  • Trakya ağızları,
  • Bulgaristan göçmen mutfağının dünü ve bugünü,
  • Trakya müzikleri,
  • Ve Trakya’da siyaset gibi, ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ümmühan Alfandori, Tuncay Bilecen, Tuncay Çağlar, Fehmiye Çelik, Öksel Demir, Işıl Demirel, Nahide Deniz, Efnan Dervişoğlu, Maria Dimu, İbrahim Dizman, Haluk Ecevit, Rengül Ekizceleroğlu, İlhan Güneş, Naci Hasanefendi, Cahit Kahraman, Belma Oğul, Nalan Mumcu, Cihan Oğuz, Nursel Özdarendeli, Sema Sandalcı, Semih Savaşal, Mehmet Tapkan, Hasan Uygun ve Egemen Yılgür.

  • Künye: Kolektif – Aşrı Memleket: Trakya’nın Renkli Dünyası, derleyen: Tuncay Bilecen ve İbrahim Dizman, İletişim Yayınları, sosyoloji, 340 sayfa

Maryanne Wolf – Proust ve Mürekkepbalığı (2017)

Beyin okumayı nasıl öğrendi?

Bilişsel sinirbilimci ve çocuk gelişimci Maryanne Wolf ‘Proust ve Mürekkepbalığı’nda, okuyan beynin kapsamlı bir tarihini sunuyor.

Kitapta,

  • Çocukluktan itibaren beynimizin okumaya kendisini nasıl uyarladığı ve bunun zamanla nasıl dönüştüğü,
  • İlk yazının ortaya çıkışını sağlayan koşullar,
  • Sümerlilerin çocuklarına okumayı nasıl öğrettikleri,
  • Hiyeroglif yazının icadı,
  • Alfabenin ortaya çıkışı,
  • Okumanın gelişiminin başlangıçları ve dönüm noktaları,
  • Disleksili çocukların okumayı öğrenirken zorlanmalarının nedenleri,
  • Ve disleksili kişilerin özel yetileri gibi pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Yazının icadından günümüze, okuyan beynin sağlam bir tarihini okumak isteyenlere önerilir.

  • Künye: Maryanne Wolf – Proust ve Mürekkepbalığı: Okuyan Beynin Bilimi ve Hikâyesi, çeviren: Ferit Burak Aydar, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 267 sayfa

Cory Doctorow – Özgür ve Bedava: İnternet Çağında Bilgi (2017)

İnternet devasa imkânlar yarattı ve yaratmakta, fakat ağların ve erişilebilirliğin yaygınlaşmasıyla birlikte telif hakları sorunu da içinden çıkılmaz bir hal aldı.

Bugün asıl yanıtlanması gereken soru şudur: “Telif hakları internet çağında nasıl korunabilir?”

İşte Cory Doctorow’un elimizdeki kitabı ‘Özgür ve Bedava’, bu soruyu yanıtlıyor ve sanatçıların bilişim çağına nasıl ayak uydurabilecekleri hakkında kimi somut önerilerde bulunuyor.

Yaratıcılığın internetle birlikte var olabileceğini belirten yazar, telif hakları konusunda gelecekte ortaya çıkacak olası durumları da tartışıyor.

  • Künye: Cory Doctorow – Özgür ve Bedava: İnternet Çağında Bilgi, çeviren: Berkan M. Şimşek, Koç Üniversitesi Yayınları, medya çalışmaları, 223 sayfa

Feroz Ahmad – Jön Türkler ve Osmanlı’da Milletler: Ermeniler, Rumlar, Arnavutlar, Yahudiler ve Araplar (2017)

Osmanlı İmparatorluğu’nun son on yılında, imparatorluktaki değişik milletler ile İttihat ve Terakki Partisi arasındaki gerilimli ilişkinin zengin bir okuması.

Osmanlı’nın son dönemi ve modern Türkiye üzerine yaptığı önemli çalışmalarla bildiğimiz Feroz Ahmad, Ermenilerin, Rumların, Yahudilerin, Arnavutların ve Arapların, 2. Meşrutiyet’in ilanından sonra, uyanan ulusal bilinçlerini, siyasi faaliyetlerini ve bunun neticesinde ortaya çıkan sonuçları ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Söz konusu milletlerin bu süreçteki cemaat yapılarını, siyasal örgütlenmelerini, başvurdukları yöntem ve araçları, uluslararası alandaki ilişkilerini, İttihat ve Terakki Partisi ile ilişkilerini ve Osmanlı’nın bu milletlerin faaliyetlerine karşı yürüttüğü siyaseti daha iyi kavramak için önemli bir rehber.

  • Künye: Feroz Ahmad – Jön Türkler ve Osmanlı’da Milletler: Ermeniler, Rumlar, Arnavutlar, Yahudiler ve Araplar, çeviren: Ayşen Gür, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 219 sayfa

Andrea Wulf – Doğanın Keşfi: Alexander von Humboldt’un Yeni Dünyası (2017)

Charles Darwin’i de derinden etkilemiş Alman doğa bilimci ve kâşif Alexander von Humboldt için kapsamlı, zengin bir biyografi.

Kitapta,

  • von Humbolt’un doğduğu çevre,
  • Eğitim yılları,
  • Botanik ve coğrafya alanındaki çalışmaları,
  • Çok sayıda keşfe imza attığı Güney Amerika yolculuğu,
  • Ve Casiquiare Kanalı’nı keşfedişi gibi birçok konu ele alınıyor.

Charles Darwin, Thomas Jefferson, Simon Bolivar, Henry David Thoreau ve John Muir gibi isimlerin von Humbolt’tan nasıl etkilendiklerinin de irdelendiği kitapta, von Humbolt’un Amerika, Venezuela ve Rusya seyahatlerine ait haritalar da bulunuyor.

Kitap, böylesi büyük bir bilim insanının hayatına daha yakından bakmak, ayrıca kendisinin çığır açan bilimsel çalışmalarına vakıf olmak açısından kaçırılmayacak bir fırsat.

  • Künye: Andrea Wulf – Doğanın Keşfi: Alexander von Humboldt’un Yeni Dünyası, çeviren: Emrullah Ataseven, Ayrıntı Yayınları, biyografi, 560 sayfa

Anakana Schofield – Martin John (2017)

Anakana Schofield’ın elimizdeki hikâyesi, tacizci, sapık bir erkeğin zihnine iniyor.

Roman, başkahramanı Martin John’un taciz ve teşhirciliğini, hatta daha aşırı eylemlerini de kapsayan maceralarını özgün bir atmosferde hikâye ediyor.

Martin John’un annesi de, sorunlu bir tiptir, fakat o dahi oğlunun aşırılıklarına akıl sır erdiremez durumdadır.

Yayımlandığı zaman ilgiyle karşılanan roman, anne ve oğlu arasındaki gerilimi de kurguya yedirmesiyle ayrıca dikkat çekiyor diyebiliriz.

Bizde de fazlasıyla bulunan tacizci erkeğin ruhuna daha yakından bakmak isteyenler için iyi bir fırsat.

Künye: Anakana Schofield – Martin John, çeviren: Mehmet Öznur, Encore Yayınları, roman, 320 sayfa