Rindert Kromhout – Klaus Mann: Thomas Mann’ın Oğlu Olmak (2017)

Klaus Mann, yalnızca meşhur yazar Thomas Mann’ın oğlu olarak değil, aynı zamanda kendi yazarlığıyla da hak ettiği üne kavuşmuş isimlerden.

‘Mefisto’, ‘Çağının Çocuğu’ ve ‘Sonsuzda Buluşma’, Klaus Mann’ın bizde de yayınlanmış başarılı kitapları.

‘Askerler Ağlamaz’ isimli kitabın ödüllü yazarı Rindert Kromhout da bu tarihi romanında, Klaus Mann’ı merkeze alarak Thomas Mann ailesini, onların etrafında yer alan kişileri ve dönemin Avrupa’sını anlatıyor.

Klaus burada, dünyaca ünlü babasının gölgesinde kalmaktan korkan, yazar olmak isteyen genç bir adam olarak karşımıza çıkıyor.

Klaus’un üzerinde, kendisinden bir yaş büyük ablası Erika ile yine bir yazar olan amcası Heinrich Mann’ın etkisi büyüktür.

19 yaşındayken Paris’e gerçekleştireceği seyahat, Klaus’un hayatında dönüm noktası olacaktır.

Zira genç adam buradaki bir kitapçıda Ernest Hemingway ve James Joyce’un eserleriyle tanışacak ve bu durum, kendisinin bir yazar olarak hayatına devam etme kararı almasını daha da pekiştirecektir.

Kromhout’un kurgusu, Klaus Mann’ın dünyasından pek çok ilginç ayrıntıyı bize sunduğu gibi, aynı zamanda onun üzerinden ailesini ve dönemin Avrupa’sının nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Rindert Kromhout – Klaus Mann: Thomas Mann’ın Oğlu Olmak, çeviren: Gül Özlen, Paloma Yayınevi, roman, 368 sayfa, 2017

Kolektif – Türkiye’de Akademik Tarihçilik (2017)

Bu kitapta bir araya gelen, Türkiye’de tarihçilik alanında tanınmış isimler, 19. yüzyıldan itibaren Batılı üniversitelerde bir kürsü olarak yer almaya başlamış akademik tarihçiliğin Türkiye’deki serüvenini ve bu alanda yaşanan güncel meseleleri tartışıyor.

Kitapta,

  • Başlangıcından bugüne akademik tarihçiliğin bilançosu,
  • Tarihçinin, bilgi üretme ve dağıtım süreçleri içinde ne kadar özgür olduğu,
  • Akademik tarihçilikten ne beklendiği,
  • İktidara göre pozisyon alan resmi tarihle akademik tarih arasında nasıl bir etkileşim olduğu,
  • Resmi tarih anlayışının akademik tarihçiliğe yansımaları,
  • Tarih bilgisi üretiminin sosyal ve siyasal gelişmelerle ilişkisi,
  • Akademik tarih yazıcılığıyla tarih ders kitapları yazımı arasındaki farklar,
  • Tarihçilerin geçmiş bilgisini nasıl inşa ettiği,
  • Ve proje eksenli tarih çalışmalarındaki belli başlı sorunlar gibi, alan için önemli konular tartışılıyor.

Kitap, tarih alanında eğitim gören öğrenciler kadar, tarihle ilgilenen ve düşünen her okurun ilgisini çekebilecek türden.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Zafer Toprak, İlhan Tekeli, Yunus Koç, Mehmet Ö. Alkan, Hakan Kaynar, Arif Bilgin, Mehmet Yaşar Ertaş ve İbrahim Turan.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Akademik Tarihçilik, editör: Ahmet Şimşek ve Alaattin Aköz, Kronik Kitap, tarih, 192 sayfa, 2017

Alec Fisher – Gerçek Argümanların Mantığı (2017)

Alec Fisher’in bu harika çalışması, Galileo’dan Marx’a, Thomas Malthus’tan Charles Darwin’e, Richard Dawkins’ten John Stuart Mill’e düşünce dünyasına yön vermiş isimlerin temel metinlerinden yola çıkarak argümanları nasıl analiz edeceğimiz ve değerlendireceğimiz hakkında ipuçları sunuyor.

Gazete makalesinden klasik metinlere ve kolay pasajlardan zor olanlara pek çok örnek barındıran kitap, okurlarına bir düşünceyi ortaya koyarken argüman ve kanıtları nasıl haklı gösterebileceklerini, soruların bu amaçla nasıl kullanılabileceğini, bunun yanı sıra varsayımsal argümanlarla nasıl başa çıkabileceğini anlatıyor.

Doğal yaşam, toplum, siyaset, felsefe, hukuk ve sosyal bilimler alanında pek çok argüman barındıran kitap, eleştirel düşünme kabiliyetimizi geliştirmemize katkıda bulunmasıyla önemli.

  • Künye: Alec Fisher – Gerçek Argümanların Mantığı, çeviren: Cenk Özdağ ve Oğuz Akçelik, İmge Kitabevi, felsefe, 396 sayfa, 2017

Kolektif – Siyasalın Düzenekleri (2017)

Hatırlanacağı gibi ‘Yapılar, Sistemler, Süreçler’ ile ‘Toplumsala Bakmak’, ‘Çağdaş Marksist Kuramda Tartışmalar’ adlı bu önemli dizisinin daha önce yayımlanmış kitaplarıydı.

Serinin elimizdeki üçüncü kitabında ise, 19. yüzyıldaki köklerine bakıldığında daha çok ekonomi-politik vurgularıyla öne çıkmış Marksist düşüncelerin siyasal sonuçlarını kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Marx’ın geliştirdiği metodolojiden yola çıkarak Marksist bir siyaset teorisi kuran kitapta,

  • Ekonomik yaşamın siyasal içeriği ve siyasal yaşamın ekonomik içeriği,
  • 90’lı yıllardaki siyasal gerilemenin ardındaki etkenler,
  • Devlet ve hukuk ilişkisi,
  • Çağdaş siyasetin özgül karakteri,
  • Bugünün özgürleşme süreçleri,
  • Ve tarihin yeni özneleri gibi konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Álvaro García Linera, Antonio Negri, Chantal Mouffe, Peter Hallward, Jodi Dean, Jacques Rancière, Claus Peter Ortlieb, Aaron Benanav ve John Clegg.

  • Künye: Kolektif – Siyasalın Düzenekleri, hazırlayan: Andrew Pendakis, Jeff Diamanti, Nicholas Brown, Josh Robinson ve Imre Szeman, çeviren: Sercan Çalcı, Dipnot Yayınları, siyaset, 236 sayfa, 2017

Salman Akhtar – Acının Kaynakları (2017)

Acı çekmek, korku, açgözlülük, suçluluk, kandırma, ihanet, intikam…

Psikiyatri alanının önde gelen isimlerinden Profesör Salman Akhtar bu önemli çalışmasında, geniş bir alana yayılan psikanalitik kuramlardan yola çıkarak “gereksiz, patolojik ama dermanı olan acılar” şeklinde tanımladığı yukarıdaki duyguları irdeliyor.

Bu duyguları sadece psikanalitik açıdan değil, aynı zamanda fenomenolojik ve sosyokültürel açılardan da yorumlaması, çalışmayı insani kılan en önemli husus.

Akhtar’ın çalışması, psikanalistin bu duyguları ifşa etmesi ve yıkıcı amaçlarını çözümlemesi için çok sayıda vaka örneği de sunuyor.

Kitap klinisyenler için olduğu kadar psikodinamik psikoterapistler için de bir başucu kitabı olmaya aday.

Çalışmanın Türkçe baskısına ek olan Pandora’nın Kutusu isimli bölümün, Gülgün Alptekin’in Salman Akhtar’ın bu eseri üzerinden anlattığı bir vaka çalışmasını konu edindiğini de ayrıca belirtelim.

  • Künye: Salman Akhtar – Acının Kaynakları: Korku, Açgözlülük, Suçluluk, Kandırma, İhanet ve İntikam, çeviren: Elif Okan Gezmiş, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 228 sayfa, 2017

David Hockney ve Martin Gayford – Resmin Tarihi (2017)

İnsanları ve çevremizi düşünürken, hayal ederken kelimeler kadar resimleri de kullanıyoruz; insanları ve çevremizi böyle anlıyoruz.

İşte bu kitap da, mağara resimlerinden bilgisayar çağına, resmin kapsamlı bir tarihini anlatıyor.

Resim aracılığıyla gerçeğin tasvirini tartışarak açılan kitapta,

  • Resimde gölge ve yanıltma,
  • Zamanı ve uzamı resmetmek,
  • Brunelleschi’nin aynası ve Alberti’nin penceresinin resim tarihindeki yerleri,
  • Rönesans’ta natüralizm ve idealizmin resme yansımaları,
  • Caravaggio, Vermeer ve Rembrant’ın resim sanatında geliştirdikleri özgün teknikler,
  • Akıl çağında hakikat ve güzellik çatışmanın resme yansımaları,
  • Fotoğrafın ortaya çıkışıyla gözlemlenen gerçeklik ve resim ilişkisindeki dönüşüm,
  • Fotoğrafla resim yapmak,
  • Şipşak fotoğraflar ve resim sanatı,
  • Ve bunun gibi birçok konu ele alınıyor.

Görsel zenginliğiyle dikkat çeken kitap, sanat tarihi alanında çalışanlar kadar, resme ve resim sanatının tarih boyunca kaydettiği dönüşümlere ilgi duyan her okura hitap edecek bir tarzda kaleme alınmış.

  • Künye: David Hockney ve Martin Gayford – Resmin Tarihi, çeviren: Mine Haydaroğlu, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 360 sayfa, 2017

Mehmet Ö. Alkan – 150. Yılında Das Kapital: Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’deki Serencâmı (2017)

Siyasi tarih alanındaki çalışmalarıyla bildiğimiz, aynı zamanda Tarih Vakfı başkanlığını da yürüten Mehmet Ö. Alkan’dan, Karl Marx’ın ‘Das Kapital’inin Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçteki inişli çıkışlı çeviri ve yayınlanma macerası hakkında sıkı bir inceleme.

Alkan’ın da ortaya koyduğu gibi, bu, Türkiye’de sosyalizmin de ‘Kapital’ çevirilerinin başına gelenleri de çok iyi özetleyen bir maceradır.

‘Kapital’ bu süreçte küçümsemelere, yasaklamalara, engellemelere, suçlamalara, hapisliklere, işkence ve ölümlere rağmen, sosyalist ideallerinden taviz vermeyen Türkiyeli aydınlar tarafından çevrilmiştir.

Kitapta,

  • 1912 tarihli ilk ‘Kapital’ çevirisi ‘İktisad-ı İçtimaî’,
  • Tek parti –Atatürk– döneminde ‘Kapital’ çevirileri ve yasaklanması,
  • Basındaki ünlü ‘Kapital’ polemikleri,
  • ‘Kapital’ çevirisine dair ilk eleştiri yazısı,
  • Yayınlanmayan ‘Kapital’e dava,
  • Hikmet Kıvılcımlı’nın ‘Kapital’ çevirisi,
  • ‘Kapital’in 100. yılında birinci cildin ilk tam çevirisinin yapılışı,
  • ‘Kapital’in tamamının ilk kez eksiksiz biçimde Alaattin Bilgi tarafından çevirisi,
  • Ve ‘Kapital’in Yordam Kitap tarafından yayınlanmasıyla alevlenen tartışma gibi ilginç konular ele alınıyor.

Künye: Mehmet Ö. Alkan – 150. Yılında Das Kapital: Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’deki Serencâmı, İletişim Yayınları, tarih, 179 sayfa, 2017

Gil Scott-Heron – Zenci Fabrikası (2017)

Şair, müzisyen, yazar ve aktivist Gil Scott-Heron’dan, 1960’larda Amerika Virginia’da yaşanan üniversite öğrencileri ayaklanmasının çok katmanlı bir hikâyesi.

Sutton Üniversitesi’nden öğrenciler, ülkelerinde olup biten olumsuzluklara karşı isyan başlatır.

Bu ayaklanma, kısa sürede bütün üniversiteye yayılmakta gecikmez.

İlk başlarda üniversite yönetimi öğrencilerin taleplerine kulak asmaz, fakat olaylar düşündüklerinden daha tehlikeli bir boyut alınca ister istemez adım atmak için harekete geçerler.

Öte yandan Öğrenci Birliği de bu sorunu halletmek için iki taraf arasında arabuluculuk yapmaktadır.

Fakat öğrenciler, çok daha uç eylemleri göze almıştır ve ülkede iktidara, devletin baskılarına ve ayrımcılığa karşı mücadelelerinde bedel ödemeyi çoktan göze almıştır.

Gil Scott-Heron, toplumun farklı kesimlerini temsil eden karakterlerin yer aldığı romanında, özgür ruhlu yeni bir kuşağın ve yeni bir Amerika’nın doğduğu bu şafağın kapsamlı bir fotoğrafını çekiyor.

Bilmeyenler için söyleyelim: Gil Scott-Heron, Siyah Gücü hareketinin Amerika’da yükselişe geçtiği dönemde söylediği “The revolution will not be televised”, yani Türkçesiyle “Devrim televizyondan yayınlanmayacak” sözünün de sahibi.

  • Künye: Gil Scott-Heron – Zenci Fabrikası, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları, roman, 280 sayfa, 2017

Dino Buzzati – Yedi Ulak (2017)

İtalyan edebiyatının devlerinden Dino Buzzati’nin, kendi öykülerinden yaptığı ilk seçki olan ‘Yedi Ulak’, ilkin 1942 yılında yayımlanmış ve büyük beğeniyle karşılanmıştı.

Buzzati’nin öyküleri sıradan insanı hikâye ediyor, fakat bunu yaparken ortaya koyduğu bakış açısıyla, tasvirleri ve üslubuyla bunları zevkle okunan usta işi öykülere dönüştürüyor.

Buzzati, sıradan insanın küçük ve kırılgan dünyasını, onun akıl almaz kurnazlıklarını, her adımda yaşadığı büyük yabancılaşmayı, bürokrasiyle boğuşmasını ve savrulduğu amansız melankoliyi kimi zaman trajik, kimi zaman mizahi bir üslupla tasvir ediyor ve aynı zamanda anlatısını da fantastik bir atmosfere yerleştiriyor.

  • Künye: Dino Buzzati – Yedi Ulak, çeviren: Özge Parlak Temel, Deli Dolu Yayınları, öykü, 324 sayfa, 2017

Pınar Uyan Semerci, Emre Erdoğan ve Elif Sandal Önal – “Biz”liğin Aynasından Yansıyanlar (2017)

Türkiye’de özellikle son yıllarda, siyasilerin de büyük çabaları neticesinde, dikkat çekici bir toplumsal ayrışma gözlemleniyor.

İşin kötü tarafı ise, bunun yalnızca geçici bir durum olmayıp artık gençlere ve hatta çocuklara kadar inmiş olması.

İki buçuk yılı bulan bir TÜBİTAK araştırmasının kitaplaşmış hali olan elimizdeki eser, gençlerde kimlikler ve ötekileştirmenin nasıl dönüştüğünü kayıt altına alıyor.

Farklı disiplinlerin bakış açılarından yararlanan ve birebir görüşmelerle desteklenen çalışma,

  • Ötekileştirmenin nasıl gerçekleştiğini,
  • Gençlerin kimliksel aidiyetlerinde hangi belirleyicilerin geçerli olduğunu,
  • Ötekileştirme mekanizmasının nasıl işlediğini,
  • Kimliklerin inşa edilişini ve ötekileştirme mekanizmalarının oluşumunu etkileyen temel faktörleri,
  • Ve bunun gibi pek çok önemli konuyu aydınlatıyor.

Kitap, hem bizdeki ötekileştirme, önyargı ve ayrımcılığın toplumsal alana ne denli yoğun sirayet ettiğini daha iyi kavramak hem de buna karşı ne yapabileceğimizi anlamak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Pınar Uyan Semerci, Emre Erdoğan ve Elif Sandal Önal – “Biz”liğin Aynasından Yansıyanlar: Türkiye Gençliğinde Kimlikler ve Ötekileştirme, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 335 sayfa, 2017