Carlo Rovelli – Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders (2018)

‘Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders’, karmaşık bilimsel kuramları her seviyeden okurun anlayabileceği şekilde açıklamasıyla rehber niteliğinde bir çalışma.

Çağdaş fizikçi Carlo Rovelli burada, Albert Einstein’ın genel görelilik kuramı, kuantum mekaniği, evrenin mimarisi, temel parçacıklar, kuantum çekimi, olasılık ve kara delikler gibi, isimleriyle bile kimi okurlara korkutucu gelebilecek, fizik tarihinde gerçekleşmiş en büyük yedi devrimi anlatıyor.

Evren ve onun özgün kanunları, insanoğlu için hep muamma olmuştur. Neyse ki fizik bilimi, bizim adımıza bu büyülü dünyayı daha anlaşılabilir kılan kimi ufuk açıcı keşiflere imza atmış durumda.

Carlo Rovelli’nin akıcı kitabı da, modern fiziğin bu en sarsıcı keşiflerinin sağlam bir özeti.

  • Künye: Carlo Rovelli – Fizik Üzerine Yedi Kısa Ders, çeviren: Tolga Esmer, Can Yayınları, bilim, 72 sayfa, 2018

Victor Turner – Ritüeller: Yapı ve Anti-Yapı (2018)

Victor Turner’ın ‘Ritüeller’i, bilhassa Lévi-Strauss ve Mircea Eliade’nin çalışmalarını sevenlere hitap edecek türden.

Şimdi bir antropoloji klasiği haline gelmiş kitap, Afrika’daki Ndembu kabilesi hakkında, Turner’ın bizzat onlarla birlikte yaşayarak yaptığı saha çalışmalarına dayanmakta.

Ndembuların ritüellerini hem kendi özgünlüğü hem de diğer toplumların ritüelleriyle karşılaştırmalı şekilde irdeleyen kitap, buradan yola çıkarak Bengal’deki kimi dini gruplara, Fransisken Tarikatı’na ve Gandi’yi mümkün kılan Hint toplum dinamiklerine dair değerlendirmelerle zenginleşiyor.

Kitabın bir diğer önemli katkısı da, tarihsel ve çağdaş toplumsal yapılardan yola çıkarak “komünitas” kavramını çok yönlü bir bakışla tartışmaya açması.

  • Künye: Victor Turner – Ritüeller: Yapı ve Anti-Yapı, çeviren: Nur Küçük, İthaki Yayınları, antropoloji, 224 sayfa, 2018

Ambrose Bierce – Epigramlar ve Şeytanın Sözlüğü’nden Okkalı Maddeler (2018)

Amrose Bierce’in ‘Şeytanın Sözlüğü’, eşi benzeri olmayan bir kitap.

Bierce burada, insanın değer dünyasında yer etmiş kavramları, birer birer tersyüz eder ve bizi ezberlerimizle, klişelerimizle yüz yüze bırakır.

İşte bu güzel kitap da, ‘Şeytanın Sözlüğü’nden en iyi nüktelerden ve maddelerden bir seçme sunuyor.

Bierce’in o özgün zihnine yeniden inmek, yaşadığımız dünyanın tuhaf kanun, görenek ve değerlerine başka bir gözle bakmak için çok güzel bir fırsat.

  • Künye: Ambrose Bierce – Epigramlar ve Şeytanın Sözlüğü’nden Okkalı Maddeler, çeviren: Armağan Ekici, Kırmızı Kedi Yayınevi, sözlük, 104 sayfa

Mehmet Cemal Tollu – Talimgâh’tan Güzel Sanatlar’a (2018)

1933 yılında kurulan d Grubu, Türk resim sanatına yön veren oluşumlardan biri olarak kabul ediliyor.

Abidin Dino, Nurullah Berk, Zeki Faik İzler, Mehmet Cemal Tollu, Elif Naci ve Zühtü Müridoğlu tarafından kurulan gruba daha sonra Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eşref Üren, Eren Eyüboğlu, Arif Kaptan, Salih Urallı, Hakkı Anlı, Sabri Berkel, Fahrünnisa Zeyd, Leopold Levy, Zeki Kocamemi, Şeref Akdik, Cemal Nadir Güler ve Nusret Suman gibi isimler de dâhil olacak ve bu akım, kısa süre içinde sanat çevrelerinin dikkatini çekmeyi başaracaktı.

İşte bu grubun kurucularından biri olan Mehmet Cemal Tollu’nun elimizdeki kitabı, kendisinin İstiklal Savaşı hatıralarını sunuyor.

Tollu, ailesinden habersiz bir şekilde Ankara’ya giderek Zabit Namzetleri Tâlimgah’ına katılır ve 1921-1923 yılları arasında, İstiklal Savaşı’nın sonuna kadar 20. Süvari Alayı’na bağlı olarak görev yapar.

Tollu bu dönemde tuttuğu notlarını, 1960’ta gözden geçirerek bir hatırata çevirir.

Bu hatırat, Tollu’nun katıldığı muharebeler ve tanık olduğu ilginç olaylar ile diğer askerlerle ilişkisine ve Anadolu köylüsüne dair değerlendirmelerini sunuyor.

Hatırat, Tollu’nun bu dönemde adım adım bir sanatçı olarak gelişiminin ipuçlarını da sunuyor.

  • Künye: Mehmet Cemal Tollu – Talimgâh’tan Güzel Sanatlar’a 1921-1923, İş Kültür Yayınları, anı, 180 sayfa, 2018

Kolektif – Yüzyılın En İyi Bilimkurgu Öyküleri (2018)

Kendisi de 1980’ler sonrası dönemin en önemli bilimkurgu yazarlarından olan Orson Scott Card’ın derlediği bu kitap, bilimkurgu yazınına ilgi duyanlar için tamı tamına bir hazine.

Poul Anderson’dan Isaac Asimov’a, Ray Bradbury’den Karen Jay Fowler’a ve James Patrick Kelly’ye, türün önde gelen temsilcileri, burada.

Yirminci yüzyılın en iyi bilimkurgu öykülerini kronolojik bir tarzda sunan kitap, bir anlamda türün gelişiminin dönüm noktalarını da kayıt altına alıyor.

Hayal gücünü zorlayan, yaratıcılıklarıyla hayran bırakan buradaki öykülerin her biri, okurunu farklı dünyalara, olasılıklara ve sorulara götürüyor.

İlgilenenler için, kitapta yer alan isimler ve öyküleri de şöyle:

  • Poul Anderson – Bana Joe Deyin
  • Robert A. Heinlein – Siz Zombiler…
  • Lloyd Biggle, Jr. – Ezgibent
  • Theodore Sturgeon – Yalnızlığın Uçan Dairesi
  • Isaac Asimov – Robot Rüyaları
  • Edmond Hamilton – Ters Evrim
  • Arthur C. Clarke – Tanrı’nın Dokuz Milyar Adı
  • James Blish – Sanat Eseri
  • Ray Bradbury – Karaydı Tenleri ve Altın Rengiydi Gözleri
  • Harlan Ellison – “Tövbe et, Harlequin!” Dedi Tiktakbey
  • A. Lafferty – Eurema’nın Varisi
  • Robert Silverberg – Gezginler
  • Frederik Pohl – Dünyanın Altındaki Tünel
  • Brian W. Aldiss – Bir İnsanın Yerini Kim Alabilir ki?
  • Ursula K. Le Guin – Omelas’ı Terk Edenler
  • Larry Niven – Gelgeç Ay
  • George R. R. Martin – Çölkralları
  • Harry Turtledove – Gidilmeyen Yol
  • William Gibson ve Michael Swanwick – İt Dalaşı
  • Karen Joy Fowler – Görünen Yüz
  • J. Cherryh – Çömlekler
  • John Crowley – Kar
  • James Patrick Kelly – Sıçan
  • Terry Bison – Ateşi Keşfeden Ayılar
  • John Kessel – Temiz Bir Kaçış
  • Lisa Goldstein – Turistler
  • George Alec Effinger – Bir

Tüm bilimkurgu hayranlarının seveceği, arşivlik bir derleme.

  • Künye: Kolektif – Yüzyılın En İyi Bilimkurgu Öyküleri, derleyen: Orson Scott Card, Çeviri: (Arzu Akbatur gözetiminde) Ayşe Su Akaydın, Merve Akçay, Tuğçe Atacı, Büşra Çavundur, Handegül Demirhan, Ahmet Can Halat, Cem Önder ve Pınar Uysal, İthaki Yayınları, öykü, 712 sayfa, 2018

Juan Ambou – İspanya İç Savaşında Komünistler (2018)

İspanya Komünist Partisi, ülke iç savaşla çalkalanırken, kritik tarihsel roller üstlenmişti.

Tabi bu roller, kimileri tarafından yetersiz bulundu, kimileri tarafındansa destansı addedildi.

İşte Juan Ambou’nun elimizdeki çalışması, İspanya İç Savaşı’nda yaşananları komünistlerin penceresinden izlemesi ve bu hayati andaki kimi bilinmeyen ayrıntıları aydınlatmasıyla önemli.

Özellikle savaş zamanında İspanya’nın kuzeyinde geçen olayları anlatan ve bu olayların gelişiminin kapsamlı bir siyasi değerlendirmesini yapan Ambou, hem anılardan ve tanıklıklardan hem de dönem hakkındaki arşivlerden yola çıkarak yetkin bir çalışmaya imza atmış.

Kitap, İspanya İç Savaşı’nda ve savaşın öncesi ve sonrasında varlık göstermiş İspanya Komünist Partisi’nin tarihsel rolünü analiz etmesi, ayrıca partinin bugünkü durumunun eleştirel bir analizini yapmasıyla da önemli.

  • Künye: Juan Ambou – İspanya İç Savaşında Komünistler, çeviren: Ogün Eratalay, Yazılama Yayınları, tarih, 378 sayfa, 2018

Christopher Bollas – Güneş Patladığında (2018)

İngiliz psikanalist ve yazar, aynı zamanda çağdaş psikanalitik teorilerin öncülerinden olan Christopher Bollas’ın ‘Güneş Patladığında’ adlı bu güzel çalışması, hem şizofreninin ne olduğu hem de tedavi yöntemleri hakkında dört dörtlük bir rehber.

Bollas, şizofrenide ilaç tedavisi dışında daha insancıl tedavi yöntemlerinin uygulanmasından yana.

Yazar, bunun en iyi yollarından birinin, şizofreninin ortaya çıktığı ilk haftalarda yoğun bir psikoterapi uygulamak olduğunu düşünüyor.

Bollas’a göre, şizofrenin, yanında uzun uzun sohbet edebileceği birilerinin olmasının da, başka bir deyişle şizofrenin yalnız kalmamasının da tedavinin olumlu sonuç vermesi açısından çok önemli olduğunu belirtiyor.

Kitapta, şizofreni kapsamlı bir şekilde tanıtılıyor ve bu alandaki güncel tedavilerin ne aşamada olduğu hakkında aydınlatıcı bilgiler veriliyor.

Bollas’ın klinik deneyimleriyle de zenginleşen çalışması, şizofreni hastaları, onların yakınları ve psikoterapistler için bir başucu kitabı olmaya aday.

  • Künye: Christopher Bollas – Güneş Patladığında: Şizofreninin Gizemi, çeviren: Mehmet Gürsel, Yapı Kredi Yayınları, psikoloji, 208 sayfa, 2018

Simon Critchley – Futbol Düşünürken Aslında Ne Düşünürüz? (2018)

Gırtlağına kadar yozlaşmış kalantorların yönettiği FIFA’yı ve kara para ile fonlanan, kirli ilişkilere batmış kulüpleri dışarıda bırakırsak, futbol dayanışmasıyla, yarattığı coşkuyla ve farklı dil ve kültürel aidiyetlerden gelen oyuncuların beraberinde getirdiği zenginlikle, çok güzel bir oyundur.

Ünlü felsefeci Simon Critchley de bu çalışmasında, felsefenin penceresinden bu güzellik üzerine derinlemesine bir bakışla düşünüyor.

Futbol düşünürken aslında ne düşünürüz?

Bu sorunun yanıtı aslında oldukça basit: Futbol, karmaşık, çelişkili, çatışmalı pek çok detayı bünyesinde barındırır ve bu nedenle futbol ile hafıza, tarih, mekân, toplumsal sınıf, toplumsal cinsiyet, aile ve kimlik arasında çok yoğun bağlar vardır.

Critchley, fenomenoloji yöntemini kullanarak, futbolun gündelik varoluşumuzdaki yerini sorguluyor.

Crictchley, futbolun dünyayı görmemize nasıl etki ettiğini irdeliyor ve zamanın, mekânın, dramanın ve futbolun farklı hallerinin harmanlandığı bir futbol poetikası sunuyor.

“Futbol bizi bir yandan cezbedip keyiflendiren, diğer yandan da deli edip iğrendiren bir oyun.” diyen yazar, keyif ve iğrenmenin bu oyuna verilen aynı ölçüde haklı iki tepki olduğunu belirterek, futbolun keyif ve poetikası üstünde duruyor, bu güzel oyunun bir fenomenolojisini yapıyor.

  • Künye: Simon Critchley – Futbol Düşünürken Aslında Ne Düşünürüz?, çeviren: Oğuz Tecimen, Metis Yayınları, felsefe, 176 sayfa, 2018

Boğos Levon Zekiyan – Kayıp Kentten Manevi Vatana (2018)

Boğos Levon Zekiyan’ın bu önemli çalışması, etnokültürel bir kimlik olarak Ermeniliğin ortaya çıkışı ve gelişimini ayrıntılı bir şekilde tartışan önemli bir kaynak.

Fakat kitabın daha da önemli yönü, yalnızca Ermenilerin tarihteki dönüşümünü ele alması değil, aynı zamanda Doğu ve Batı’da oluşmuş toplumsal yapıları, kent ve kimlik ilişkisini, kültürlerin kaynaşmasını ve bunun yarattığı sonuçları tarihsel perspektifle ortaya koyması.

“Bu kitap, her ne kadar bir halkın somut tecrübesinden yola çıksa da, sahip olduğu iç dinamik açısından, etnik sınırların ötesine uzanan bir önem taşımakta.” diyen Zekiyan’ın çalışması, kimlik, vatan, etnik aidiyet ve azınlıklar konularıyla ilgilenenler için özgün fikirler barındırıyor.

Kitapta, Zekiyan’ın Hrant Dink Vakfı’nca düzenlenen bir sempozyumda, Osmanlı’nın kendine has çoğulculuğu ile tarih içinde Türk-Ermeni ilişkilerini irdelediği açılış konuşması da yer alıyor.

  • Künye: Boğos Levon Zekiyan – Kayıp Kentten Manevi Vatana: Ermeni Tarihine Toplu Bir Bakış Denemesi, çeviren: Sema Postacıoğlu, Aras Yayıncılık, tarih, 256 sayfa, 2018

Malin Persson Giolito – Bataklık (2018)

Lisede yaşanan bir katliam üzerinden, steril Avrupa toplum hayatına kıyasıya eleştiriler yönelten, iyi bir gerilim ve suç romanı.

Stockholm’ün zengin bir ailesinden olan on sekiz yaşındaki Maja Norberg, derslerinde çok başarılı, okulda da oldukça popüler bir isimdir.

Günün birinde, Norberg’in okuduğu lisede silahlı bir katliam gerçekleşir.

Birçok öğrencinin hayatını kaybettiği katliamda, Norberg de, hem sevgilisini hem de yakın arkadaşını kaybetmiştir.

Norberg, bu katliamdan dolayı tutuklanmış ve şimdi, dokuz aylık bir tutukluluk sürecinin ardından başlayacak davayı beklemektedir.

Peki, nasıl oldu da hem zengin bir aileden gelen hem iyi eğitim almış hem de başarılı böylesi biri, bir anda ülkenin en nefret edilen kişisi haline geldi?

Daha önce avukatlık yapmış Malin Persson Giolito’nun romanı, bu olay üzerinden Avrupa toplum hayatındaki çok yönlü bozulmayı izliyor.

Norberg’in anıları ve mahkeme sahneleri arasında gidip gelen roman, zengin İsveç çocuklarının psikolojilerinin derinlerindeki bataklığı anlatmasıyla dikkate değer.

Romanın, İsveç’te 2017’de Yılın En İyi Suç Romanı Ödülü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Malin Persson Giolito – Bataklık, çeviren: Yonca Mete Soy, Yabancı Yayınları, roman, 416 sayfa, 2018