Dana Mackenzie ve Judea Pearl – ‘Neden’ Sorusunun Kitabı (2020)

“Korelasyon nedensellik değildir” yaklaşımı, bilim alanında yürütülen nedensellik tartışmalarını sınırlandırdı, daha doğrusu bu tartışmalara bir anlamda yasak getirdi.

Matematikçi Dana Mackenzie ve bilgisayar bilimi profesörü Judea Pearl de bu çalışmalarında nedenselliği yeni ve sağlam bir bilimsel temele dayandırıyor.

Buradan hareketle, bir şeyin bir başkasına neden olup olmayacağını bilmemize imkân tanıyan bir yaklaşım oluşturan yazarlar, aynı zamanda içinde yaşadığımız dünyayı keşfetmemizi de olanak sağlıyor.

Çalışma, bize insan düşüncesinin özünü ve yapay zekânın anahtarını göstermesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Dana Mackenzie ve Judea Pearl – ‘Neden’ Sorusunun Kitabı: Yeni Bir Neden-Sonuç Bilimi, çeviren: Murat Havzalı, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 408 sayfa, 2020

Özen B. Demir – Pandemi: Salgının Medikopolitiği (2020)

Koronavirüs hayatımızı kökten dönüştürdü ve göründüğü kadarıyla dönüştürmeye de devam edecek.

Dünyayı alt üst eden Covid-19’u, işin merkezinde yer alan birisinden duymaya ne dersiniz?

Bir acil servis hekimi olan Özen Demir, bize bu konuda merak edilen her şeyi açıklıyor.

Demir, koronavirüs olgusunu kamu sağlığı, klinik pratik, istatistiksel yordamlar, biyoekonomi, toplumsal ekoloji, salgınlar tarihi, biyopolitik prosedürler, bulaşıcı hastalıklar antropolojisi gibi farklı açılardan tartışıyor.

Konuyu “risk” ve “belirsizlik” eksenine ele alan Özen, mevcut krize dair temel tartışmaları sunduğu gibi, salgının toplumsal bağlamları, siyasal yansımaları ve bedensel serüvenleri üzerine de bizi aydınlatıyor.

‘Pandemi’, yaşadığımız süreci daha iyi kavramak ve gelecekte bizi nelerin beklediği üzerine düşünmek isteyen her okurun muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Özen B. Demir – Pandemi: Salgının Medikopolitiği (Covid-19 Kronikleri), Nota Bene Yayınları, sağlık, 464 sayfa, 2020

Kolektif – Karizma ve Lider Kültü (2020)

Dünya karizmatik olduğu kadar otoriter ve faşist tek adamlardan geçilmiyor.

Bu enfes derleme ise, karizmatik lider ile kitleler arasında kurulan ilişkiler üzerine okuruna pek çok ilgi çekici değerlendirme sunuyor.

Kitap, “Kitleler otoriter rejimlere ve tek adamlığa neden ve nasıl destek oluyor?” sorusunun yanıtını arıyor.

Kitapta,

  • Yalanın siyasal potansiyeli,
  • Günümüz siyasal hareketlerinde liderlik kültü,
  • AKP’nin iktidar ve tahakküm yapısının Lacancı analizi,
  • Tayyip Erdoğan örneğinde karizmatik liderlik ve kitle ilişkisi,
  • Sosyal medya ve kimlik-liderlik yaklaşımı,
  • Popülist sağ-ideolojinin milliyetçilik, kalkınmacılık ve erkeklik hassasiyetlerinin dinamikleri,
  • ‘Ahlat Ağacı’ filmi bağlamında erkeklik,
  • ‘Sineklerin Tanrısı’ filmi bağlamında sosyal psikolojinin bize söyleyebilecekleri,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular irdeleniyor.

Kitaba makaleleriyle katılan isimler şöyle: Cem Kaptanoğlu, Serhat Celal Birdal, Yakup Atamer Aykaç, Sezgin Çiftçi, Hacı Çevik, Mete Sefa Uysal, Polat S. Alpman, Çağdaş Yalçın, Yeşim Akın Yalçın, Cemal Dindar ve Aksu Bora.

  • Künye: Kolektif – Karizma ve Lider Kültü, derleyen: Hacı Çevik ve Hatice Yeşildal, Nika Yayınevi, siyaset, 180 sayfa, 2020

Mircea Eliade – Babil Simyası ve Kozmolojisi (2020)

Kadim Mezopotamya kültüründe simya ve kozmolojinin yeri üzerine usta işi bir antropolojik çalışma.

Mircea Eliade, yeni bir baskıyla yayımlanan kitabında, kozmos ve büyü ilişkisini; Mezopotamya’da kutsal kent algısını; yaşam ağacı anlayışını; büyü ve metalurji arasındaki ilişkiyi; yaratılış ve doğuş mitini; bitkilerin, madenlerin ve taşların cinselliğini; hekimlik ve büyü sanatlarını; Babil simyasında karşıtlıkları; doğumla ilgili kurbanları; simya ve mistisizmi ve bunun gibi pek çok konuyu irdeliyor.

Kitap, ilk uygarlıklarda hayata bakışın, çalışma ve inancın, nesne ve adların bugünden farklı bir karşılığı bulunduğunu çarpıcı bir biçimde ortaya koymasıyla çok önemli.

  • Künye: Mircea Eliade – Babil Simyası ve Kozmolojisi, çeviren: Mehmet Emin Özcan, Doğu Batı Yayınları, antropoloji, 95 sayfa, 2020

Mariana Mazzucato – Her Şeyin Değeri (2020)

Kapitalizm, ürettiklerimize değer biçmez, onları gasp eder.

Kapitalist bir dünyada değerin gerçek anlamına ilişkin kavrayışımızı yitirmişizdir ve o nedenle de gerçek üreticiler ve onların ürettiklerinin değerini belirleyemiyoruz.

Bu işi, bizim yerimize kapitalizm üstlenir.

Peki, modern kapitalizmde, değer yaratma nasıl işler ve daha da önemlisi bu akıl ve vicdan dışı değer biçmeye nasıl bir alternatif getirebiliriz?

Değer kavramını çok yönlü bir bakışla tartışmaya açan Mariana Mazzucato, kapitalizmde esas hedefin üretmek değil, üretilen değere el koymak olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Finanstan büyük ilaç sanayisine ve enformasyon teknolojisine kadar uzanan yazar, bir zamanlar ekonomik düşüncenin ana payandası olan değer kavramının anlamının ve taşıdığı önemin yerinde yeller estiğini gösteriyor.

“Asıl zenginlik nereden kaynaklanıyor?” sorusunun yanıtını arayan Mazzucato, değeri hangi etkinliklerin yarattığını, hangilerinin gasp edildiğini ve hangilerinin tahrip edildiğini ortaya koyuyor.

Yazara göre, bu sorulara yanıt vermemiz büyük önem taşıyor.

Zira mevcut asalak sistemin yerine sürdürülebilir, ortaklaşa yaşamaya müsait bir sistem getirmenin tek yolu, bu sorulara verdiğimiz cevaplardır.

‘Her Şeyin Değeri’, bizi nasıl bir dünyada yaşamaya karar vermemiz gerektiği üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Mariana Mazzucato – Her Şeyin Değeri: Küresel Ekonomide Üretenler ve El Koyanlar, çeviren: Esin Soğancılar, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 328 sayfa, 2020

Marcus Chown – Kütleçekimin Yükselişi (2020)

Dünya, fizikte Einstein’ın devrim yaratan kütleçekim kuramını aşacak fizikte büyük bir atılımın eşiğinde mi?

Marcus Chown bu önemli çalışmasında, Newton’dan günümüze kadar kütleçekimin nasıl formüle edildiğini özetleyerek, bu yeni beklenen devrimin ipuçlarını okurlara sunuyor.

Ele aldığı konuyu basit ve eğlenceli bir üslupla aktaran Chown, bilimle uğraşmayanların bile zor bilimsel meseleleri kolaylıkla anlayabilecekleri bir kitap ortaya koymuş.

  • Künye: Marcus Chown – Kütleçekimin Yükselişi: Her Şeyi Açıklayan Kuvveti Anlama Arayışı, çeviren: Murat Alev, Alfa Yayınları, bilim, 306 sayfa, 2020

Mehmet Ali Ağaoğulları – Fransız Devrimi’nde Siyasal Düşünceler ve Mücadeleler (2020)

Fransız Devrimi’nde öne çıkan siyasal düşünce ve mücadeleler üzerine çok iyi bir çalışma.

Mehmet Ali Ağaoğulları, ‘Fransız Devrimi’nde Siyasal Düşünceler ve Mücadeleler’ adlı çalışmasının ilk cildi olan bu kitabında, bu düşünceleri, Robespierre’den Marat’ya ve Mirabeau Kontu’na, dönemin önde gelen aktörlerinin fikir ve yorumlarını merkeze alarak irdeliyor.

Kitapta, halk egemenliği, insan hakları, düşünce özgürlüğü, kadınların durumu, kölecilik, dinsel yapı, cumhuriyet, savaş, feodalizme son verilmesi, XVI. Louis’nin kaçışı ve yakalanması, krallığın düşüşü, Jakoben iktidarın yapılanması, bu iktidara karşı çeşitli muhalefet hareketlerinin biçimlenmesi ve Devrimci Yönetim ile terörün uygulanması gibi konular derinlemesine ele alınıyor.

Ağaoğlu, bu tema ve olayları, sınıfsal ilişkileri de göz ardı etmeden aydınlatıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Basın özgürlüğü ya bütüncül ve tanımlanmaz olmalıdır ya da yoktur… Kısacası, ya sınırsız basın özgürlüğünü kabul etmek ya da tüm özgürlüklerden vazgeçmek gerekir.” -Maximilien Robespierre

“Hiç kimse, en radikal düşünceleri için bile rahatsız edilmemelidir. Kadının darağacına çıkma hakkı vardır; aynı şekilde, yasayla kurulmuş kamusal düzene eylemleriyle zarar vermediği sürece Meclis kürsüsüne de çıkma hakkı olmalıdır.” -Olympe de Gouges

“Hoşgörüyü salık vermeye gelmiyorum. En sınırsız din özgürlüğü benim gözümde öylesine kutsal bir haktır ki, hoşgörü sözcüğü, kim tarafından dile getirilirse getirilsin, bana bir bakıma despotik olarak görünür; çünkü hoşgörü yetkisi olan bir otorite düşünce özgürlüğünü ihlal edebilir; hoşgörü gösterebileceği gibi göstermeyebilir de.” -Mirabeau Kontu

“Düşüncelerin iletişimini köstekleyerek engellemek, insanların insan olmalarını önlemek ve onları ilkel yaratıklar sınıfı içine hapsetmektir. Böyle bir davranışı uygulayanlar sadece tiranlardır.” -Jean-Paul Marat

“Bir insanı bir tür tanrı haline getiren ve yasaların güçlü olmasını onun varlığına bağlayan şu saçma sapan hurafeye körü körüne inanıldığı o eski zamanlarda yaşamıyoruz artık.” -Condorcet Markisi

  • Künye: Mehmet Ali Ağaoğulları – Fransız Devrimi’nde Siyasal Düşünceler ve Mücadeleler 1789-1794, Cilt 1: Özgürlüğün İcadı, Dipnot Yayınları, tarih, 344 sayfa, 2020

Allen Everett ve Thomas Roman – Zaman Yolculuğu (2020)

Zaman yolculuğu konusunda bugün fiziğin bize neler söyleyebileceği hakkında çok iyi çalışma.

Allen Everett ve Thomas Roman, uzay ve zamanı istek ve amaçlarımıza uygun şekilde dönüştürüp dönüştüremeyeceğimizi sorguluyor.

Zamanda ışık hızından daha hızlı olarak ileri ve geri yolculuklar arasındaki farklara değinen yazarlar, devamında da, zamanda geriye gidiş ve ışıktan daha hızlı seyahat etme arasındaki kuramsal ilişkiyi irdeliyorlar.

Kitap, zaman yolculuğunun altında yatan fiziği açık ve anlaşılabilir bir şekilde açıklamasıyla, konuya ilgi duyan her seviyeden okura hitap ediyor.

  • Künye: Allen Everett ve Thomas Roman – Zaman Yolculuğu ve Işıktan Hızlı Sürüşler: Zaman ve Uzaydaki Kestirme Yollar İçin Bir Bilimsel Rehber, çeviren: Zekeriya Aydın, Alfa Yayınları, bilim, 352 sayfa, 2020

Christian Kleinschmidt – Modern Ekonominin Tarihi (2020)

On beşinci yüzyılda ve on altıncı yüzyılın başlarında Asya, dünya ekonomisinin merkeziydi.

Çin ve Hindistan en büyük ekonomik güçlerdi.

Peki, nasıl oldu da Avrupa, öncü iktisadi güç haline geldi?

Marburg Philipps Üniversitesinde ekonomi ve toplumsal tarih profesörü olan Christian Kleinschmidt, Avrupa’nın bu beklenmedik yükselişinin altındaki dinamikleri irdeliyor.

Kleinschmidt, modern dönem ekonomi tarihinin en belirleyici gelişmesi olan bu durumu izlerken, Modern Çağ’ın nüfusu, mal akışı, ticaret yolları, fikir ve dünya görüşleri, teknolojisi, bilimsel anlayışı ve siyasetinde yaşanan muazzam dönüşümleri de aydınlatıyor.

Kitap, 1500-1850 “Avrupa mucizesi”ne vesile olan yeni icatlar ve yeni kurumları irdelemekle kalmıyor, aynı zamanda bu gelişmede büyük payı olan sınırsız şiddeti, acımasız baskıları ve sömürge yayılmacılığını da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Christian Kleinschmidt – Modern Ekonominin Tarihi: 1500-1850 Arasında Dünya Ekonomisi, çeviren: Edip Sönmez, Runik Kitap, tarih, 116 sayfa, 2020

Steve Brusatte – Dinozorların Yükselişi ve Çöküşü (2020)

Uzaydan kopup gelen bir göktaşı, dinozorların bu dünyadaki 150 milyon yıllık hâkimiyetine son verdi.

Bu, memelerin saklandıkları deliklerden başlarını uzatabilmelerine ve adım adım dünyaya egemen oluşlarına sebep oldu.

Paleontolog Steve Brusatte, Polonya’nın göller bölgesinden Arjantin’in korkutucu kanyonlarına, Afrika’dan Amerika’ya uzanarak, T. rex’ten martılara bu sıra dışı türün hikâyesini anlatıyor.

Brusatte, dinozorlar çağının zaman cetveli, dinozor aile ağacı ve tarihöncesi döneme ait dünya haritalarıyla açılan kitabında, dinozorların ortaya çıkışını ve yükselişini, kıta kaymasının dinozorların yaşamına etkilerini, tiran dinozorları, dinozorların soyunun tükenişinden sonra dünyada yaşanan dönüşümleri ve bunun gibi ilgi çekici konuları ele alıyor.

Kitap, dinozorların başına gelen felaketin insanların da başına gelip gelemeyeceği sorusunu tartışmasıyla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Steve Brusatte – Dinozorların Yükselişi ve Çöküşü: Kayıp Dünyanın Yeni Bir Tarihçesi, çeviren: Mehmet Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 272 sayfa, 2020