Theodor W. Adorno – Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri (2020)

‘Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri’, Theodor Adorno’nun 1967’de verdiği kitaba adını veren konferansıyla, bundan yıllar önce, 1954 yılında verdiği ‘Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir?’ adlı başka bir konferansını bir araya getiriyor.

Bu metinlerinde Adorno, faşizmi, yeni sağ radikalizmin hilelerini, faşizmi olgunlaştıran toplumsal önkoşulları, siyasetin geçmişi yeniden işleyerek nasıl kendi amacı için kullandığını ve bunun gibi, güncelliğini bugün de koruyan çok önemli konuları tartışıyor.

Adorno burada, sağ radikalizmin potansiyelinin, faşizmi olgunlaştıran toplumsal şartların hâlâ geçerli olmasıyla açıklanabileceğini söylüyor.

Başka bir ifadeyle Adorno, faşist rejim yıkılmış olmasına rağmen, faşist hareketlerin yeşermesi için gerekli önkoşulların, doğrudan siyasal düzeyde olmasa da, toplumsal düzeyde bugün de eskisi gibi devam ettiğini belirtiyor.

Savaş sonrası dönemde demokratik ortak temsil ile sermayenin yoğunlaşma eğilimi arasındaki yapısal karşıtlığın devam ettiğini, bu nedenle milliyetçi ve faşist hareketlerin sürdüğünü vurgulayan düşünür, onlardan “kendi kavramsal içeriğinin hakkını bugüne kadar tam anlamıyla verememiş bir demokrasinin yara izleri” olarak söz ediyor ve radikal sağ propagandanın başvurduğu hileleri ve yenilginin toplumda yol açtığı narsisist incinmenin izlerini çok yönlü bir şekilde izliyor.

  • Künye: Theodor W. Adorno – Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri ve Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir?, çeviren: Şeyda Öztürk ve Tarhan Onur, Metis Yayınları, felsefe, 88 sayfa, 2020

Nurhan Yentürk – İklim Pahası (2020)

Türkiye yüz yüze olduğu çevre sorunları ve iklim değişikliği ile ilgili uluslararası anlaşmalardaki taahhütleri yerine getirmeyi kabul etmiştir.

Fakat bunun için gerçekleştirilen mevzuat değişiklikleri, ürettiği stratejik dokümanlar ve eylem planlarında yer alan hedeflere ve taahhütlere ulaşmak için ne kadar kamu kaynağı ayırdığı sorusunun cevabını inceleyen hiçbir çalışma bulunmuyor.

İşte Nurhan Yentürk’ün muazzam emeğinin ürünü olan bu kitap, söz konusu boşluğu dolduruyor.

Yentürk burada, kamu mali sisteminde harcamaların sınıflandırılmasında yer alan “çevre koruma” harcamalarına, bu harcamaların içinde eksik olan iklim değişikliği ile mücadele için gerekli olarak yapılan azaltım ve uyum harcamalarını da katarak, kapsamlı bir Çevre Koruma ve İklim Değişikliği (ÇKİD) Harcama tanımı yapıyor.

Yazar bununla da yetinmeyerek, bu harcamaların tümünü ilgili kamu kurumlarının harcamaları içinden ayrıştırmak, hesaplamak, izlemek ve izlemenin önümüzdeki yıllarda devam edebilmesi için göstergeler de oluşturuyor.

Açık kaynak olarak yayımlanmış kitaba, şu linkten ulaşılabilir: https://bit.ly/2ZLKPQC

  • Künye: Nurhan Yentürk – İklim Pahası: Çevre Koruma ve İklim Değişikliği ile Mücadelede Kamu Harcamaları, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, ekonomi, 237 sayfa, 2020

Michael Krondl – Lezzet Fetihleri (2020)

“Karabiber öğütücünüzdeki buruşuk küçük kırmızı taneler Avrupa’nın dünya sahnesine girişinin ve dünyayı fethedişinin işaretini vermişti. Küreselleşmenin kökeni doğrudan baharat ticaretine dayandırılabilir.”

Venedik, Lizbon ve Amsterdam, baharat ticareti sayesinde dünyanın en zengin şehirleri haline geldiler.

Fakat baharatın tarihteki seyahati, asla bununla sınırlı değildi.

Zira dünyanın öbür ucunda köle ticaretinin, soykırımların ve sömürgeciliğin en büyük nedenlerinden biri olacaktı.

İşte Michael Krondl imzalı bu harikulade çalışma, olağanüstü zenginliklere, maceralara, acımasız kıyımlara sebep olmuş, imparatorlukların kaderini değiştiren baharatların hem yemek tarihinde hem de dünya tarihinde oynadıkları rolü çok yönlü bir bakışla ele alıyor.

Baharat imparatoru olmuş yukarıdaki üç büyük kenti odağına alan ‘Lezzet Fetihleri’, Haçlı Seferleri’nden Doğu’daki cennet arayışlarına, Ümit Burnu’nun keşfinden küreselleşmenin ilk adımlarına, yemek kültüründen sömürgeciliğe uzanan geniş bir yelpazede baharatın ilginçliklerle dolu tarihi serüvenini anlatıyor.

  • Künye: Michael Krondl – Lezzet Fetihleri: Üç Büyük Baharat Kentinin Yükselişi ve Çöküşü, çeviren: C. Aslı Kutay, İletişim Yayınları, tarih, 266 sayfa, 2020

Nick Caistor – Fidel Castro (2020)

Fidel Castro, tarihe damga vurmuş siyasi liderlerdendir.

Nick Caistor’un bu önemli çalışması da, Küba’da kendine has bir sosyalizm kuran Castro’nun hayatından siyasi mücadelesine, aile fertlerinden sevgililerine ve ideolojik eğilimlerine pek çok yönünü aydınlatıyor.

Bunu yaparken, Castro’nun hayatı ile Küba tarihini aydınlatan Caistor, İspanyol sömürgesi olarak geçen yüzyılların ardından ABD vesayetine ve Amerikan emperyalizminin saldırgan emellerine maruz kalan Küba toplumunun dönüşümünü, Castro’nun şahsında araştırıyor.

Sağlam bir eleştirel biyografi olarak okunabilecek kitap, Domuzlar Körfezi Çıkarması’ndan Füze Krizi’ne, John Kennedy’den Nikita Kruşçev’e, Che Guevara’dan Camillo Cienfuegos’a, Küba ve dünya tarihinden birçok önemli olay ve şahsiyetin portrelerini sunuyor.

Tarihsel ve sosyolojik tahliller içermesiyle de dikkat çeken çalışma, Castro’nun “tarih beni aklayacak” iddiasının geçerliliğini günümüzün siyasi kırılmaları ışığında tartışarak bir anlamda tarihle bugünü buluşturuyor.

  • Künye: Nick Caistor – Fidel Castro, çeviren: Nurullah Duru, Runik Kitap, biyografi, 140 sayfa, 2020

Emel Akal – Müslüman Komünistler (2020)

Uluslararası literatürde 1917 Devrimleri üzerine yazılanlar genel olarak Pertograd ve Moskova merkezlidir.

Emel Akal ise, 1917 Ekim Devrimi öncesi ve sonrasında Petrograd ve Moskova merkezli faaliyetlere paralel olarak Rusya’daki Müslüman toplulukların faaliyetlerini takip ediyor.

Lenin Petrograd’da Nisan Tezleri’ni sunarken, Mollanur Vahidof, Sultan Galiyef veya Mustafa Suphi nerede, ne yapıyordu?

Akal, Rusya’daki Müslümanların 1917-1918 yılları arasındaki, yani Ekim Devrimi’nin öncesi ve sonrasındaki siyasi deneyimini çok yönlü bir bakışla inceleyerek bu soruya yanıt veriyor.

Akal, bunu yaparken de Yusuf Akçura, Şerif Manatof, Ahmetzaki Validov, Sultan Galiyef, Mustafa Suphi ve Mollanur Vahidof gibi dönemin etkili figürlerinin çalışmalarına yakından bakıyor.

  • Künye: Emel Akal – Müslüman Komünistler: Petrograd-Kazan (1917-1918), İletişim Yayınları, tarih, 440 sayfa, 2020

Elmar Schwertheim – Antik Çağ’da Küçük Asya (2020)

Tarih boyunca Küçük Asya, büyük orduların geçiş alanıydı.

Burada Hititler, Persler ve Romalılar gibi güçlü devletler kadar Ionialılar, Lydialılar, Phrygialılar, Karialılar ve Kilikialılar gibi yerel haklar da belli dönemlerde kontrol kurdu.

Bu nedenle söz konusu bölge, her şeyden önce, çok farklı kültürlerin kaynaşma noktası olageldi.

İşte Münster Westfälische Wilhelm Üniversitesinde Eski Çağ Tarihi Profesörü olarak ders veren ve burada bulunan Küçük Asya Araştırma Merkezinde çalışan Elmar Schwertheim’ın bu enfes kitabı da, siyasi, kültürel ve dini çeşitlilik bakımından ayrıca sahip olduğu zengin antik kaynaklarla eşsiz bir öneme sahip bu bölgenin özgün tarihini yakından izliyor.

Yıllardır Küçük Asya’yı araştıran Schwertheim’ın kitabı, bölgenin temel özelliklerini kısa ve yalın bir şekilde ele almasıyla çok önemli.

  • Künye: Elmar Schwertheim – Antik Çağ’da Küçük Asya: Hititlerden Constantinus’a, çeviren: Hülya Yavuz Akçay, Runik Kitap, tarih, 128 sayfa, 2020

Jon Nuttall – Ahlak Üzerine Tartışmalar (2020)

Ahlaki yargımız arzularımız, isteklerimiz veya yaptıklarımızın yanı sıra toplumda ve dünyada olup bitenlere dair tavrımızla da birebir ilişkilidir.

Peki, iyi veya kötü, doğru veya yanlış, sapık veya deli tanımları ile ahlaki yargılarımız arasında nasıl bir bağ vardır?

Jon Nuttall’in bu çalışması, tam da gündelik olaylardan yola çıkarak ahlak konusunu tartışması ve bu bağlamda yukarıdaki soruya doyurucu yanıtlar vermesiyle çok önemli.

İntihar, cinsellik, ötenazi, kürtaj, hayvan hakları, tüp bebek, savaş ve pornografi gibi çağımızın güncel sorun ve konularını ahlaki yargılar ve nesnel değerlendirmeler ekseninde tartışmaya açan Nuttall, bütün iyi felsefecilerin yaptığı gibi, bu konuda açık ve net cevaplar vermek yerine doğru ve yerinde sorular sorarak yolumuzu aydınlatıyor.

Kitap, etik ve ahlak konularıyla ilgilenenler kadar, felsefenin özellikle bu sorunlar söz konusu olduğunda bizim kavrayışımızı geliştirmede ne denli önemli bir araç olduğunu da ortaya koyuyor.

  • Künye: Jon Nuttall – Ahlak Üzerine Tartışmalar: Etiğe Giriş, çeviren: Abdullah Yılmaz, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 272 sayfa, 2020

Diogenes ve Antisthenes – Kinik Felsefe Fragmanları (2020)

Antisthenes, Sokrates’in en parlak öğrencilerinden biriydi.

Ve aynı zamanda, Kinik felsefenin kurucusu olduğu düşünülüyor.

Diogenes ise, Antisthenes’in öğrencisiydi ve kendisini, Kinik felsefenin en ünlü filozofu olarak biliyoruz.

İşte bu kitap, bu iki düşünürün fikirlerini en yalın haliyle okurlara sunuyor.

Antisthenes ve Diogenes’in hiçbir eseri günümüze ulaşmadı.

Yaşamları ve düşüncelerini maalesef ikincil kaynaklar sayesinde biliyoruz.

Eldeki kitap da, konuyla ilgili antik anlatıları sunmasıyla büyük öneme haiz.

  • Künye: Diogenes ve Antisthenes – Kinik Felsefe Fragmanları, çeviren: C. Cengiz Çevik, İş Kültür Yayınları, 224 sayfa, felsefe, 2020

Zygmunt Bauman ve Leonidas Donskis – Ahlaki Körlük (2020)

Ahlaki körlüğün kökenleri, nedenleri nedir?

Zygmunt Bauman ve Leonidas Donskis’in kaleminden, günümüzün bu en yakıcı sorunu üzerine usta işi bir sorgulama.

Kitap, ahlaki körlüğümüzün nasıl ortaya çıktığı, ne gibi sonuçlara sebep olduğu ve modern insanın kişiliği ve içinde bulunduğu dünya hakkında bize neler söyleyebileceğini çok yönlü bir bakışla sorguluyor.

İki yazar bu bağlamda reklamları, kişisel gelişimci yaşam koçları ile siyasetçilerin söylemlerini, iş insanlarının tutumunu, Facebook yorumlarımızı ve sosyal medya paylaşımlarımızı çok yönlü bir sorgulamaya tabi tutuyor.

Bunu yaparken modern edebiyattan felsefe klasiklerine sosyolojik bir ağ ören çalışma, bu en yakıcı ve güncel ahlaki sorunumuzu çok yönlü bir perspektifle sorguluyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Leonidas Donskis – Ahlaki Körlük: Akışkan Modernlikte Duyarlılığın Yitimi, çeviren: Akın Emre Pilgir, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 272 sayfa, 2020

Jonathan Westphal – Zihin-Beden Problemi (2020)

Zihin felsefesinin ana konularından biri de zihin-beden problemidir.

Jonathan Westphal’in bu çalışması ise, bu kadim konu üzerine her seviyeden okurun rahatlıkla okuyabileceği bir eser.

Zihin ve beden ikiliğinin felsefe tarihinde nasıl bir gelişim kaydettiği, bu konudaki monist ve düalist yaklaşımların neler söylediği, modern felsefenin zihin-beden problemi konusunda sunduğu katkılar, Westphal’in ele aldığı kimi konular.

Konu üzerine usta işi bir eser arayanların muhakkak edinmesi gereken bir çalışma.

  • Künye: Jonathan Westphal – Zihin-Beden Problemi, çeviren: Saliha Tuncer Erdem, Pan Yayıncılık, felsefe, 254 sayfa, 2020