Muzaffer Şakar – Kadıdan Hâkime (2021)

Bağımsız ve tarafsız olduğu dillerden düşmeyen yargı, nasıl oluyor da bu kadar kolaylıkla manipüle edilebiliyor?

Muzaffer Şakar, Osmanlı’da kadılık, Cumhuriyet dönemindeyse hâkimlik teşkilatının inşası ve yürütülüş biçimi üzerine çok iyi bir tarihsel analizle karşımızda.

‘Kadıdan Hâkime’, hukuka sosyolojik, tarihsel ve felsefi bir bakış açısıyla yaklaşmasıyla bilhassa dikkat çekiyor.

Çalışma, bizde hukuktan ziyade devlete; adaletten ziyade bürokrasiye göre hizalanan yargının seyrini gözler önüne sermesiyle, konuyla ilgilenen herkesin kitaplığında bulunmalı.

  • Künye: Muzaffer Şakar – Kadıdan Hâkime: Bir Mesleğin Yolculuğu, İletişim Yayınları, hukuk, 296 sayfa, 2021

Kolektif – Kadının Değişen Dünyası (2021)

İkinci Meşrutiyet döneminde kadının değişen toplumsal konumunu ve geleneksel yaşamdan modern yaşama geçişte kadının dönüşüm sürecini çok yönlü irdeleyen usta işi bir derleme.

Çalışma, Türkiye’deki feminist tarih yazınına çok önemli bir katkı sunuyor.

İkinci Meşrutiyet döneminin en önemli özelliği kadın ve aile yaşamında yol açtığı dönüşümdü.

1908 Devrimi’ni gerçekleştiren Genç Türklerin şiarı olan “hürriyet, müsavat, adalet, uhuvvet” ilkeleri, 19. yüzyılın sonundan itibaren Osmanlı kadınlarının gündeminde olan “müsavat-ı tamme” hayalini gündeme getirmiş ve dönemin siyasal, ekonomik koşullarıyla birleşerek sınırlı da olsa bu alanda önemli adımların atılmasına yol açmıştı.

İşte alanının yetkin isimlerinin yazdığı makalelerden oluşan elimizdeki kitap da, İkinci Meşrutiyet döneminde kadının değişen konumunu, kadın hapishanelerinin fiziki koşullarını ve mahkûmların yaşam şartlarını, kadın işçileri, felsefe ile kadınlar arasındaki ilişkiyi, Batılı kadınların Osmanlı hemcinslerine yaklaşımlarını ve sanatçı kadınları yeniden gündeme getiriyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Fatmagül Berktay, Ümüt Akagündüz, Meliha Nur Çerçinli, Bahar Gökpınar, Özlem Poyraz, Simge Sarçın, Seval Yinilmez Akagündüz, Ayşen Müderrisoğlu ve İlkay Canan Okkalı.

  • Künye: Kolektif – Kadının Değişen Dünyası: Osmanlı Sosyal ve Kültürel Yaşamından İzler (1908-1918), editör: Ayşen Müderrisoğlu, Kronik Kitap, tarih, 256 sayfa, 2021

Abraham Constantin Mouradgea D’ohsson – Moğol Tarihi (2021)

Moğollar üzerine tarihte yapılmış ilk modern çalışma, karşımızda.

Abraham Constantin Mouradgea D’ohsson’un eseri, Moğollar üzerine yapılan tüm çalışmalara temel oldu.

Moğollar tarih sahnesine çıktıkları andan itibaren kendi törelerini meskûn dünyanın dört bir yanına yaydılar.

Haklarında üretilen efsaneler, çoğu zaman gerçekleri geride bıraktı.

Hemen hemen tüm Orta Çağ devletleri, bir defa dahi olsa Moğol korkusunu iliklerine kadar hissetti.

Onların tarihte bıraktıkları bu derin iz, haklarındaki araştırmaları da bollaştırdı.

Bu konuda klasik tarihçilerin sayısız kayıtları bulunmasına rağmen ilk modern çalışma D’ohsson tarafından 19. yüzyılda yapıldı.

D’ohsson’un çalışması kısa zamanda büyük ilgi gördü ve birçok dile çevrildi.

Çalışma, klasik ve modern tarihçiliğin arasındaki ince çizgide duruyor.

Kitap, Osmanlı entelektüel çevrelerinin de dikkatinden kaçmadı ve Mustafa Rahmî tarafından Türkçeye tercüme edilerek İstanbul’da neşredildi.

Eserin yazımı üzerinden neredeyse iki yüzyıl geçmiş olmasına rağmen, gerek kaynaklara nüfuz edişi gerekse orijinal malzemeye hâkimiyeti bakımından geçerliliğini hâlâ koruyor.

Türkiye’nin önde gelen Moğol tarihi uzmanlarından Prof. Dr. Ekrem Kalan tarafından günümüz Türkçesine aktarılan ve titiz notlarıyla okuyucunun dikkatine sunulan çalışma, Orta Asya, Orta Doğu, Hindistan, Deşt-i Kıpçak, Doğu Avrupa ve Uzak Doğu çalışmalarında hâlâ en önemli kaynaklardan bir olma özelliğini koruyor.

  • Künye: Abraham Constantin Mouradgea D’ohsson – Moğol Tarihi, çeviren: Mustafa Rahmi, Selenge Yayınları, tarih, 240 sayfa, 2021

Kolektif – Hellenistik ve Roma Dönemlerinde Anadolu (2021)

Büyük İskender’den Geç Roma İmparatorluğu Dönemi’ne değin Anadolu coğrafyasında yaşanan siyasal ve kültürel olayları, etkilerini ve sonuçlarını geniş bir perspektiften ele alan sağlam bir çalışma.

Kitap, Büyük İskender’in Perslere karşı yürüttüğü Doğu Seferi ile başlayan ve etkileri yaklaşık 300 yıl boyunca süren Hellenistik krallıklar ve Hellenistik Dönem devam ederken MÖ 133 yılında diplomasi yoluyla Pergamon’u alan ve eyalet sistemiyle Anadolu’ya adımını atan Romalıların izlerini takip ediyor.

Her biri alanında uzman bilim insanları tarafından kaleme alınan 25 makaleden oluşan kitapta; Hellenistik ve Roma Anadolusu’nun coğrafyası, tarihi, Büyük İskender sonrası kurulan Hellenistik krallıklar, Roma’nın bu krallıklarla yürüttüğü güç ve iktidar mücadelesi, Anadolu’daki başlıca Roma kentleri ve eyalet merkezleri, sikkeleri, mimarisi kronolik bir sırayla birbirini tamamlayan makaleler eşliğinde okuyucuya aktarılıyor.

  • Künye: Kolektif – Hellenistik ve Roma Dönemlerinde Anadolu: Krallar, İmparatorlar, Kent Devletleri, hazırlayan: Oğuz Tekin, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 404 sayfa, 2021

Kolektif – Beyin Nasıl Çalışır? (2021)

İnsan beyninin karmaşık süreçlerini çözümleyen güzel bir rehber.

Farklı yazarların katkıda bulunduğu çalışma, zengin görseller eşliğinde beynin gizemlerini basit ve anlaşılabilir bir üslupla açıklıyor.

Kitapta,

  • “Erkeklerle kadınların beyni gerçekten farklı mı?”
  • “Ergenler neden sabırsız ve isyankâr?”
  • Ve “Yakında Bulut bağlantısı aracılığıyla beyinlerimizi birbirine bağlamak mümkün olacak mı?” gibi ilgi çekici soruların yanıtları aranıyor.

Son araştırmalardan yola çıkmasıyla da dikkat çeken kitap, motor korteksi ile ayna nöronları arasındaki farkı öğrettiği gibi, hafıza ve kişilikten başlayarak duygulara ve iletişime dek tam bir rehber olarak tasarlanmış.

  • Künye: Kolektif – Beyin Nasıl Çalışır?, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, bilim, 223 sayfa, 2021

Jilber Barutçiyan – Makro Mantarlar (2021)

Türkiye’nin önde gelen mantar uzmanlarından Jilber Barutçiyan, yirmi yılı aşkın bir süre boyunca mantarlar konusunda çeşitli kurs, seminer ve arazi faaliyetlerine katıldı.

Bu kitap ise, mantar toplamanın nasıl bir tutku olduğunu, doğayla iç içe olmanın en iyi yollarından biri olduğunu bizimle paylaşıyor.

Mantarlara ilgisi önce merakla başlayan, sonra hobisi haline gelen, nihayetinde de İsviçre’de uzmanlığa dönüşen Barutçiyan, özel bir tasarımla hazırladığı çalışmasında, mantar tutkusunu ve doğa ile iç içe olma halini okuyuculara da bulaştırıyor.

  • Künye: Jilber Barutçiyan – Makro Mantarlar, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 328 sayfa, 2021

Kolektif – Bir Ahir Zaman Babil’i: Urfa (2021)

Etnik ve kültürel çoğulluyla Urfa, rengârenk bir kaosun canlı ritmidir.

Bu usta işi derleme de, Urfa’nın farklı kimlikleri, hayat tarzları ve kültürleriyle bir ahir zaman Babil’i olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.

Kitapta,

  • Urfa aşiretleri,
  • Son otuz yılda Urfa’da kalkınma,
  • Urfa’da siyaset,
  • Urfa’da dindarlık,
  • Bir varlık mücadelesi olarak Urfa’da kadın hareketi,
  • “Urfa erkekliği”,
  • Urfa’nın mutfak ve yemek kültürü,
  • Urfa müziği,
  • Halfeti yerel müziği, Halfetili müzisyenler ve sözlü kültür,
  • Ve Çirkin Kral Yılmaz Güney’den İmparator İbrahim Tatlıses’e Urfa’nın kültür ikonları gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Oya Açıkalın, Sedat Anar, Suavi Aydın, Ali Fuat Bilkan, A. Celil Kaya, Erdinç Kineşçi, Özge Özdemir, Furkan Dilben, Fuat Şen, A. Nevin Yıldız ve Eren Yüksel.

  • Künye: Kolektif – Bir Ahir Zaman Babil’i: Urfa, derleyen: A. Nevin Yıldız, İletişim Yayınları, şehir, 336 sayfa, 2021

Ngũgĩ wa Thiong’o – Öze Dönüş (2021)

Kara Kıta’nın tarihsel ve güncel sorunları üzerine önemli bir çalışma,

Kenyalı yazar Ngũgĩ wa Thiong’o, kölelik mirasından küreselleşmeye Afrika’nın günümüz dünyasındaki yerine dair pek çok sorunu tartışıyor.

Kitaptaki ilk yazı “Kabile” sözcüğünün Afrika siyasetindeki yerini sorguluyor.

Kitaptaki diğer yazılar ise,

  • Küreselleşmenin Afrikalı kimlikler üzerindeki etkileri,
  • Afrika’yı ve genel olarak insanlığı korumada küresel sorumluluğun ne olduğu,
  • İnsanlığa karşı işlenen en büyük suçlardan biri olan köleliğin Afrika’nın bugünü üzerindeki yansımaları,
  • yüzyılda aydınların rolü,
  • Pan-Afrikacı sosyal bilimcilerin bilgiyle zorlu imtihanı,
  • Ve halkların, ulusların eşitliğine dayalı bir barış ve istikrarın olanakları gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

‘Öze Dönüş’, çelişkilerle dolu bir dünyada yerini bulmaya çalışan Afrika’ya daha yakından bakmak için iyi bir vesile.

  • Künye: Ngũgĩ wa Thiong’o – Öze Dönüş: Afrika’yı Görünür Kılmak, çeviren: Seda Ağar, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 96 sayfa, 2021

Alain Deneault – Vasatlığın İktidarı (2021)

Bugün cibilliyetsizler, kabiliyetsizler ve liyakatsizler iktidarda.

Peki, yaşamlarımız ne oldu da böylesine çölleşti?

Alain Deneault, vasatlığın hem toplumsal hem de siyasi bir norm haline gelişinin altındaki dinamikleri derinlemesine irdeliyor.

Bu can yakıcı konuyu bilgi ve uzmanlık, ticaret ve finans, kültür ve uygarlık, devrim ve aşırı merkezci siyaset bağlamında tartışan Deneault, vasatın iktidarı nasıl ele geçirdiğini tartışıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Vasat bir insanın başlıca becerisi nedir? Diğer vasatı tanımasıdır. Beraber birilerine yağ çekerler, iyiliklerinin karşılıksız kalmamasına dikkat ederler ve benzerlerini kendilerine çekmenin yollarını çabucak buldukları için, büyüyen bir topluluğun iktidarını kurarlar.”

“Vasatlık iktidarı insanları bir sonuç yanılsaması yaratan çalışma taklidi yapmaya yönlendirir. Mış gibi yapmak başlı başına bir değer haline gelir.”

“Vasatlık iktidarı, bizi düşünmemizi yetkili makamların geliştirdiği keyfi modellere bağlamaya zorlar.”

“Vasatlık iktidarı bizi mümkün olan her şekilde düşünmek yerine uyuklamaya, kabul edilemez olanı kaçınılmaz, iğrenç olanı gerekli olarak görmeye teşvik eder. Bizi aptallara çevirir bu.”

  • Künye: Alain Deneault – Vasatlığın İktidarı, çeviren: İrem Sağlamer, Yeni İnsan Yayınevi, siyaset, 176 sayfa, 2021

Kolektif – Umudun Mahremleştirilmesi (2021)

Ernst Bloch’un en çok uğraştığı ve bel bağladığı kavram olan “umut” üzerine on üç şahane makale.

Peter Thompson ve Slavoj Žižek’in derlediği çalışma, Bloch’un düşüncesini, özel olarak onun umut ve ütopya anlayışını felsefi yöntem, hümanizm ve anti-hümanizm, antropoloji, din, metafizik, eskatoloji ve mitoloji, edebiyat ve müzik gibi birçok boyut üzerinden tartışıyor.

Çalışmanın bir diğer katkısı da, Bloch’un düşüncesini çağdaş feminist yaklaşımlar ve spekülatif materyalist anlayışlarla ilişkisi bakımından değerlendiren makaleler de barındırması ve bunu yanı sıra, “Bu umutsuzluk çağında Blochçu umut ve ütopya bize ne söyler?” gibi hayati bir sorunun yanıtını araması.

  • Künye: Kolektif – Umudun Mahremleştirilmesi: Ernst Bloch ve Ütopyanın Geleceği, derleyen: Peter Thompson ve Slavoj Žižek, çeviren: Çağatay Özyürek ve Mustafa Yalçınkaya, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 368 sayfa, 2021