Ürün Dirier – Gözün Serüveni (2021)

Görmek ve beynin görmeyi nasıl olağanüstü bir biçimde algıladığı hakkında enfes bir çalışma.

Ürün Dirier, bilimsel bir bakışla görme duyusunu açıklıyor.

Her ne kadar görmek denince ilk olarak aklımıza göz gelse de, bilimsel tanımıyla görmek, gözümüzle algılayabildiğimizden çok daha fazlasını barındıran bir âlemin giriş biletidir.

Algılayamadığımız dalga boylarının, farklılığını seçemediğimiz frekansların ve beynimizin görme verilerine dair geliştirdiği filtrelerin sınırladığı bir alanda evren hakkında bilgi edinmeye çalışıyoruz.

Bir duyu olarak değil sadece, aynı zamanda bir yetenek olarak da görmek, onu algılayan beyne, beynin gelişim aşamasındaki yapılanmasına ve öğrendiklerimize bağlı olarak bize bambaşka görüşler sunar.

Dirier de çalışmasında, gözün tüm bu kabiliyetlerini, farklı perspektiflerden ele alıyor ve göz ile görmek arasındaki ilişkiyi kademelendirip çözümlüyor.

  • Künye: Ürün Dirier – Gözün Serüveni: Görme Sanrısı Üzerine Bilimsel Bir Anlatı, Kanon Kitap, bilim, 128 sayfa, 2021

David Graeber – Anarşizm: Lafın Gelişi (2021)

Yalnızca anarşinin tarihi üzerine değil, anarşinin çağımızdaki önemi ve geleceği hakkında da ufuk açıcı bir tartışma.

Yakın zamanda kaybettiğimiz David Graeber, anarşist ahlak üzerine de derinlemesine düşünüyor.

Graeber zamanının en önemli düşünürlerinden biri olmasının yanı sıra en etkililerinden de biriydi.

Ayrıca, dünya genelinde etkin militanlık konusunda kanıtlanmış bir sicile sahip nadir entelektüellerden biriydi.

Bu yüzden uluslararası sol üzerindeki etkisi göz ardı edilmemelidir.

Graeber, ‘Borç, Bürokrasi’ ya da ‘Tırışkadan İşler’deki yazılarıyla olduğu kadar, Amerikan akademisinden sürgününe yol açan Wall Street İşgal Hareketi’ndeki önemli katılımıyla da bizlere kapitalizmden sıyrılmanın -belki de- en güvenilir yolunu önermişti.

Görüşmeciler Mehdi Belhaj Kacem, Nika Dubrovsky ve Assia Turquier-Zauberman, Graeber’e yalnızca anarşinin tarihi hakkında değil, aynı zamanda anarşinin çağımızdaki önemi ve geleceği hakkında da sorular sordu.

Sohbetleri ayrıca antropoloji ve anarşizm arasındaki bağları ve bu bağların DNA’sının Wall Street İşgali ve Sarı Yelekliler hareketlerindeki izlerini araştırıyor.

Ayrıca Graeber sadece siyasi alanda değil; aynı zamanda sanat, aşk, cinsellik vb. alanlarda da anarşist etiğin anlamını tartışmaya açıyor.

  • Künye: David Graeber – Anarşizm: Lafın Gelişi, çeviren: Bengü Bade Baz, Aryen Yayınları, siyaset, 178 sayfa, 2021

Raşit Çavaş ve Derya Nizam – Türkiye’nin Tescilli Lezzetleri Coğrafi İşaretler (2021)

Lezzet ve mekân arasında birebir bir ilişki vardır.

Bu özenli çalışma ise, Türkiye’de yerel tatların ve yöresel mutfakların korunmasına büyük katkı sunacak türden.

Son yıllarda şefler kendilerini rakiplerinden farklılaştırmak için kullandıkları malzemelerin kökenini ön plana çıkarıyorlar.

Yemek yaparken kullanılan malzemelerin nereden geldiğini, nasıl üretildiğini ya da yetiştirildiğini bilmek artık daha fazla önem kazandı.

Türkçede “yerin tadı” dediğimiz bu kavram, kırsal toplulukların içinde yaşadıkları fiziksel çevreyle ilişkilerine de işaret eder.

“Yerin tadı” insanlar ve mekânlar arasında, kültür ve doğa arasında kuşaklar boyunca gelişen tarihsel ilişkiye dayalı bir yerel tarım modeli sunar.

Bu anlamda “yerin tadı” insan hüneri ve merakının bir yerin doğal özellikleriyle etkileşimini dile getirmek için kullanılır.

Kırsal topluluklar gündelik yaşam pratikleriyle yaşadıkları çevreyi belirler.

Aynı zamanda içinde yaşadıkları çevre de onların bilgi, beceri ve davranışlarını belirler.

İşte bu çalışma da, lezzet ve mekân arasındaki yakın ilişkiyi çarpıcı bir biçimde ortaya koymasıyla önemli.

Çalışma, Türkiye’nin coğrafi işaretlerinin bir envanterini sunuyor, yerel tatlar ve yöresel mutfakları kayıt altına alıyor.

  • Künye: Raşit Çavaş ve Derya Nizam – Türkiye’nin Tescilli Lezzetleri Coğrafi İşaretler, Oğlak Kitap, yemek, 424 sayfa, 2021

Kolektif – Türk Sineması Üzerine Yeni Söylemler (2021)

2000 yılından itibaren Türkiye sineması nasıl bir dönüşüm geçirdi?

Bu kitapta bir araya getirilen makaleler, bu soruya doyurucu yanıtlar vermesiyle önemli.

Film kimindir?

Çekenin mi, izleyenin mi?

Çekenin bir sözü vardır.

İzleyenin ise o söze dair kendi söyleyecekleri.

Başka deyişle, bir filmin asıl serüveni izleyici ile buluştuktan sonra başlar.

Artık çekenin olduğu kadar izleyenin de filmidir o.

Bir grup akademisyen tarafından kaleme alınan bu çalışma, Türkiye sinemasının öne çıkan, dikkat çeken yapımları hakkında özgün çözümlemeler barındırıyor.

1997 sonrası sinemamızın kazandığı ivmeyle izleyiciyle buluşmuş filmlere ilişkin bu çözümlemeler suçtan, kadın emeğine, dürüstlükten, taşraya kadar pek çok tema ve bakış açısıyla irdeleniyor.

Kitap, sinemaya gönül vermiş olanlara, özellikle de sinemanın kuramsal boyutuna ilgi duyan her okura hitap ediyor.

  • Künye: Kolektif – Türk Sineması Üzerine Yeni Söylemler: Çağdaş Temsiller, Çözümlemeler ve Türler, Palet Yayınları, sinema, 226 sayfa, 2021

Gershom Scholem – Sabetay Sevi (2021)

Yahudi dünyasını derinden etkilemiş tek mesiyanik hareket üzerine muhteşem bir çalışma.

Gershom Scholem, Sabetay Sevi’nin hayatına ve macerasına yakından bakıyor.

Scholem, 20. yüzyılın en önemli Yahudi entelektüellerinden biridir ve akademik Yahudi mistisizmi çalışmalarının kurucusudur.

Modern düşünürler arasında muhayyilesinin gücü ve zenginliğiyle dikkat çeken Scholem, özellikle başyapıtı ‘Sabetay Sevi: Mistik Mesih’ çalışmasıyla geniş çaplı bir üne sahiptir.

Bu çalışma şimdiye dek Yahudi dünyasının tamamını derinden etkilemeyi başarmış tek mesiyanik hareketin hikâyesini canlı ve ayrıntılı bir biçimde sunmasıyla dikkat çekiyor.

  1. yüzyıl Türkiye’sinde sıradan bir Kabalacı rabbi olan Sabetay Sevi, kendini Mesih olarak ilan ettikten sonra bütün bir Yahudi âlemine yayılan ateşli bir takipçi kitlesine kavuşur.

Sevi’nin zorla İslam dinine döndürülmesi sonrası hareket ağır bir darbe alsa da, gizli bir tarikat olarak varlığını sürdürmeyi başarır.

Yahudi tarihyazımınında muazzam ve çığır açıcı bir çalışma olan elimizdeki eser, hakkında hâlâ çok konuşulan bu sıra dışı figürün ve hareketinin kökeni, yayılışı ve ihtida sonrası tutumunu amprik ve filolojik yetkinliği tutkuyla harmanlayarak anlatmasıyla müstesnadır.

  • Künye: Gershom Scholem – Sabetay Sevi: Mistik Mesih, 1626-1676, çeviren: Eşref Bengi Özbilen, Alfa Yayınları, biyografi, 952 sayfa, 2021

M. Levent Artüz – Marmara Denizi’nin Kirletilmesinin Yakın Tarihi (2021)

Hidrobiyolog Levent Artüz, bundan daha 15 yıl önce Marmara Denizi’ndeki oksijen seviyesinin azaldığını ortaya koymuştu.

Artüz bu kitabında, bugüne nasıl geldiğimizi ve Marmara’yı kurtarmak adına neler yapabileceğimizi anlatıyor.

Yıllar önce Marmara Denizi’ndeki oksijenin sıfıra yaklaştığını gözler önüne sermiş Artüz, daha o zamanlar şu saptamada bulunmuştu:

“Bir benzetme yapmak gerekirse Marmara Denizi komada ve ölmek üzere olan bir hastaya benziyor.”

Bugün yaşadığımız korkutucu “müsilaj” gerçeği ise, Artüz’ün ne denli haklı olduğunu gösterdi.

Peki, hastayı kaybediyor muyuz?

Marmara Denizi’ni kurtaramaz mıyız?

Artüz, karanlık bir tablo çizmek yerine, akılla, bilimle, uzun vadeli projelerle, kamucu anlayışla ve denizci yaklaşımla Marmara’nın yaşadığı bu felaketi nasıl aşabileceğimizi anlatıyor.

Artüz, Marmara Denizi’ni bu noktaya getiren anlayış ve projelerle hesaplaştığı gibi, denizlerimizin nasıl kurtarılacağını da anlatıyor.

  • Künye: M. Levent Artüz – Marmara Denizi’nin Kirletilmesinin Yakın Tarihi, Kırmızı Kedi Yayınevi, ekoloji, 384 sayfa, 2021

Kolektif – Ekoloji Kitabı (2021)

Ekoloji üzerine sağlam bir giriş arayanlara, bu kitabı öneririz.

Kitapta, ekoloji konusunda 90’dan fazla önemli düşünceye ait kısa ve öz açıklamalar yer alıyor.

Kitapta, şu ilgi çekici soruların yanıtları açıklanıyor:

  • Neden daha büyük biyolojik çeşitlilik istenir?
  • Ozon tabakasındaki delikler nasıl keşfedildi?
  • Soyu tükenen başka türler olacak mı?

İnsanlar tarih boyunca canlı dünyayı düzene koymaya ve işlerin nasıl yürüdüğünü anlamaya çalışıyor.

Gezegen üzerindeki etkimiz gün geçtikçe artarken bu derin soruları yanıtlamak daha da önem kazanıyor.

Sade bir dille yazılan ‘Ekoloji Kitabı’ ise, karmaşık teoriler, grafiklerle adım adım çözüme ulaşıyor; açıklayıcı alıntılar fikirleri ve keşifleri anlatıyor ve çizimler aracılığıyla bunu zihnimizde daha bir belirginleştiriyor.

Ekolojiye yabancı olanların, yaşayan dünyaya dair hevesli öğrencilerin ya da gezegenimize neler yaptığımız konusunda endişelenenlerin ‘Ekoloji Kitabı’ndan öğreneceği çok şey var.
Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Julia Schroder, Celia Coyne, John Farndon, Tim Harris, Derek Harvey, Tom Jackson ve Alison Singer.

  • Künye: Kolektif – Ekoloji Kitabı, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, ekoloji, 355 sayfa, 2021

Euripides – Herakles (2021)

Hayatın trajik yönü ve kaderin değişkenliği üzerine bir şaheser.

Çağdaş tiyatroya en yakın eserler vermiş, klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılan Euripides bu tragedyasında, çağlar öncesinden insanın evrensel trajedisini anlatıyor.

MÖ yaklaşık 484-406 yılları arasında yaşamış Euripides’in, Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri var.

Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır.

Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır.

Euripides bu tragedyasında, mitolojik kahramanın ünü ve gücü doruktayken bir anda her şeyini yitirmesini anlatıyor.

Oyunun, Seneca’nın en önemli eserlerinden biri olan Hercules Furens (Çıldıran Herkül) tragedyasına esin kaynağı olduğunu da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Euripides – Herakles, çeviren: Ari Çokona, İş Kültür Yayınları, oyun, 96 sayfa, 2021

Kolektif – Müze Eğitimcisinin El Kitabı (2021)

Çağdaş müze eğitimi alanında nitelikli kaynak arayanlar bu kitabı muhakkak edinsin.

Anna Johnson ve arkadaşlarının hazırladığı kitap, kuram ve uygulamayı birleştirmesiyle ayrıca önemli.

Türkiye’de müze eğitimi son yıllarda önem kazandı ve yaygınlaştı.

Bu gelişmede, konuya müzecilerin yanı sıra, özellikle eğitimcilerin el atmasının büyük payı var.

Alanda gereksinme duyulan kaynaklar gitgide çoğalıyor.

Kurama dayalı pratik önerilerde bulunan bu çalışma ise, alana büyük katkıda bulunuyor.

‘Müze Eğitimcisinin El Kitabı’, müzelerde deneyime ve iş birliğine dayalı bakış açısını savunuyor ve çağdaş müze eğitimi anlayışını temsil ediyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, müzede profesyonellerin ve gönüllülerin çalışmasını, sergi geliştirme yollarını, eğitim programı tasarımını, okullarla iş birliğini, öğrenme süreçlerini, finansman sorunlarını ele alıyor.

Müze eğitimi alanında çalışan herkese yol gösterecek yetkin bir kaynak.

  • Künye: Anna Johnson, Melissa Bingmann, Nancy Cutler, Tim Grove ve Kimberly A. Huber – Müze Eğitimcisinin El Kitabı: Eğitimciler Başarılı Teknikleri Paylaşıyor, yayıma hazırlayan: Bekir Onur, çeviren: Ceren Karadeniz ve Gizem Sivrikaya, İmge Kitabevi, eğitim, 563 sayfa, 2021

Gilles Deleuze – Spinoza: Düşüncenin Hızları (2021)

Gilles Deleuze’ün Spinoza üzerine verdiği 15 derslik seminerleri, bu kitapta.

Deleuze, Aralık 1980’den Mart 1981’e kadar verdiği bu seminerlerinde, ilk olarak, Spinoza üzerine daha önceki seminerlerde değindiği meseleleri derinleştirdiği gibi farklı sorunları da gündeme getiriyor.

Düşünür, “kesinlik durumları”, “üçüncü tür bilgi”, “eyleme ve bilinç gücü”, gibi kavramlar üzerinden kendi Spinoza alımlamasını ayrıntılandırıyor.

Aynı zamanda bu seminer, Deleuze’ün resim üzerine düşüncelerini göstermesi bakımından da çok önemli.

“İmgesiz bir düşünme” olarak ifade ettiği resim, kendi estetik alımlamasının, dahası estetik yazgısının önemli sacayaklarından biri.

Bu bağlamda mevcut oturumda “felaketin ve rengin doğuşu”, “resimde mekân ve zaman”, “gri nokta” gibi pek çok kavram, Cezanne, Paul Klee, Turner, Van Gogh, Bacon, şair Paul Claudel ve Joachim Gasquet, Lucretius ve Kant gibi felsefe ve sanatın önemli figürleri üzerinden tartışılıyor.

  • Künye: Gilles Deleuze – Spinoza: Düşüncenin Hızları (Resim ve Kavramlar Sorunu), çeviren: Sadık Erol Er ve Celal Gürbüz, Çizgi Kitabevi, felsefe, 111 sayfa, 2021