Peter Brooks – Melodramatik Muhayyile (2024)

Melodram, başta Hollywood olmak üzere Türk sineması gibi ulusal sinemaların popüler hikayelerini anlamak için sıklıkla kullanılan bir kavram.

Peter Brooks, kavrama teorik bir derinlik kazandıran bu duru ve etkileyici kitabında melodramın modern edebiyatın önemli bir ifade biçimi olduğunu savunuyor.

On dokuzuncu yüzyılda hâkim bir popüler tür olan sahne melodramını inceleyerek yola çıkan yazar, romanda Balzac ve Henry James’i merkeze alarak bu “gerçekçi” romancıların melodramın retoriğini ve aşırılığını, özellikle de sekülerleştirilmiş iyilik-kötülük, felaha erme-lanetlenme karşıtlıklarını kullanarak nasıl hikâyeler anlattıklarını gösteriyor.

‘Melodramatik Muhayyile’ yazıldığı günden bugüne tiyatro, roman ve sinemayı anlamak için temel bir eser olma özelliğini koruyor.

  • Künye: Peter Brooks – Melodramatik Muhayyile: Balzac ve Henry James’te Aşırılık Kipi, çeviren: Suzan Sarı, Vakıfbank Kültür Yayınları, edebiyat inceleme, 384 sayfa, 2024

Christopher I. Beckwith – İskitler (2024)

Milattan Önce 8. yüzyılın sonları ile 7. yüzyılın başlarında İskit savaşçıları geniş Avrasya kıtasının büyük bir bölümünü fethedip birleştirerek Batı, Yakın Doğu, Hindistan ve Çin’de olmak üzere antik dünyanın neredeyse tamamında felsefe çağını ve Klasik Çağ’ı doğuracak, yenilikçi bir imparatorluk yarattılar.

Atların ve bozkırların efendisi olan İskitler, kurdukları şehirler, başkentleri, çarpıcı şıklıktaki giyim tarzları, devlet yapıları ve Buda, Lao Tzu gibi düşünürlerin fikirleriyle dünya medeniyetine çarpıcı katkılarda bulundular.

Yeni keşif ve materyallerden faydalanarak alanda önemli bir boşluğu dolduran bu kitap, medeniyet için oldukça önemli olsa da kendilerine dair çok az şey bilinen bir kavmi ve imparatorluğunu tüm çıplaklığıyla anlatırken Aršila Klanı ve Togon aracılığıyla Türklerle olan akrabalıklarını da gözler önüne seriyor.

Çalışma, Orta Avrasya İskitlerinin dünyanın siyasi yapılarını ve klasik uygarlığı nasıl şekillendirdiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

‘İskitler’, Yunan, Roma, Pers ve Çin Klasik çağlarına dair düşüncelerimizi derinden değiştirecek türden bir kitap.

Christopher Beckwith, İskit tarihinin ezber bozan bir şekilde yeniden ele alınmasının yanı sıra dilleri, sanatları ve felsefelerini büyüleyici bir şekilde aktardığı bu eserinde, bilinen en eski bozkır imparatorluğunun hikâyesini herkes için erişilebilir hale getirmiş.

  • Künye: Christopher I. Beckwith – İskitler: Tarihleri, Kültürleri ve Dünyaya Etkileri, çeviren: Onur Saygılı, Kronik Kitap, tarih, 440 sayfa, 2024

Bob Brier, Hoyt Hobbs – Antik Mısır’da Günlük Hayat (2024)

Antik Mısır’ın sıradan insanlarının günlük yaşamlarına dair bir hazine sunan bu kitap, mezar resimlerinden ve tapınak duvarlarındaki sahnelerden rekonstrüksiyonlarla zenginleştirilmiş bir yolculuğa davet ediyor.

Böylece okurlar, antik Mısır’ın dinine, alışılmadık yönetim biçimine, günlük çalışma ve eğlence alışkanlıklarına, sanatına ve askeri hâkimiyetinin nedenlerine dair ayrıntılı betimlemelerle bu dönemi yeniden canlandırabiliyorlar.

Modern okurlar ekmek, bira, şarap gibi temel gıdaların yapımıyla ilgili basit adımları ve piramitlerin inşası, mumyaların hazırlanması gibi önemli konuları öğrenirken, antik ve modern Mısır arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları da görecekler.

  • Künye: Bob Brier, Hoyt Hobbs – Antik Mısır’da Günlük Hayat, çeviren: Tufan Göbekçin, Alfa Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2024

Sue Roe – İzlenimcilerin Özel Hayatları (2024)

Manet, Monet, Pissarro, Cézanne, Renoir, Degas, Sisley, Berthe Morisot ve Mary Cassatt.

Çağdaşları tarafından alay konusu edilip göz ardı edilseler de günümüzde tablolarına paha biçilemiyor.

Eserleri dünya çapında tanınan bu grubun özel hayatları pek bilinmiyor.

İşte, canlı ve akıcı anlatısıyla Sue Roe Paris’teki stüdyolarından çalkantılı aşk hayatlarına, geçim sıkıntılarından sergilerine değinerek izlenimcilerin özel hayatını aktarıyor.

İzlenimciler yirmi yılı aşkın birlikte yaşayıp çalışıyor, Fransa-Prusya savaşının ardından hayatlarını yeniden kurma mücadelesi veriyor, alışılmışın dışındaki tablolarına halkın ve eleştirmenlerin acımasız yorumlarına karşı birlikte ayakta duruyor.

Sue Roe’nun ‘İzlenimcilerin Özel Hayatı’nda okur güneşi, suyu, baharı, dansçıları ve çamaşırcıları ressamlarla birlikte gözlemleme fırsatı elde edip hayata onların gözünden bakıyor…

  • Künye: Sue Roe – İzlenimcilerin Özel Hayatları: Tarihin En Ünlü Ressamlarının Evlerine, Odalarına, Stüdyolarına ve Hayatlarına Büyüleyici Bir Bakış, çeviren: Gülnur Aktuğ, Alfa Yayınları, resim, 480 sayfa, 2024

Pyotr Alekseyeviç Kropotkin – Tarlalar, Fabrikalar ve Atölyeler (2024)

Kropotkin, en önemli eseri sayılan ve bugün de geçerliliğini koruyarak tarım ve küçük ölçekli sanayiler üzerine bilimsel araştırma yapanlar için çok zengin bir ansiklopedik bilgi kaynağı olmaya devam eden bu kitabında, daha sürdürülebilir ve eşitlikçi bir toplum yaratmak için insanları sıkıcı ve anlamsız işlerde çalışmaya zorlayan katı bir iş bölümü yerine tarımın sanayi ile zihinsel emeğin de beden gücüyle birleştirilmesi fikrine dayalı bir toplumsal örgütlenme modeli ortaya koyuyor.

Kropotkin, bu farklı emek biçimlerinin birbirinden ayrılmasının emekçilerin sömürülmesine, çevrenin bozulmasına ve zenginliğin bir azınlığın elinde toplanmasına yol açtığını savunurken, yerel toplulukların ihtiyaçlarına öncelik verecek, rekabet yerine iş birliğine dayanan ve karşılıklı yardımlaşmayı teşvik eden yerinden yönetimli, ürün ve gıda üretiminde kendi kendine yeterli olarak ithalat ve ihracatı devre dışı bırakan bir üretim sistemi öneriyor.

  • Künye: Pyotr Alekseyeviç Kropotkin – Tarlalar, Fabrikalar ve Atölyeler, çeviren: Murat Erenel, Öteki Yayınevi, siyaset, 454 sayfa, 2024

Roberto Esposito – Communitas (2024)

Çağdaş siyaset felsefesinin kurucu isimlerinden Roberto Esposito bu eserinde topluluk kavramının ayrıntılı bir soy kütüğüne girişiyor.

Hobbes, Rousseau, Kant gibi modernliğin temellerini oluşturan isimlerin eserlerinde derinlere dalan ve yeni bir topluluk anlayışının ana hatlarını Heidegger ve Bataille’ın kavramsal analizleriyle çizmeye koyulan Esposito aynı zamanda liberal bireyciliğin geniş çaplı bir eleştirisini sunuyor.

Zira topluluğu felç eden, onun biçimini bozup rayından çıkaran bu bireyciliğin bizzat kendisi.

Bugün kan kaybeden, can çekişen ve hatta ölmekte olan topluluk düşüncesini yeniden canlandırmak için onu karşılıklı bir armağan etme ve sorumluluk ilişkisi olarak düşünerek etik ve politik bir dayanışma zeminine yeniden oturtmak gerekiyor.

Communitas bu doğrultuda ilerleyen, bireyciliği zayıflatırken ortaklığı güçlendirip çoğaltmaya yönelen kuvvetli bir felsefi çaba, kudretli bir kuramsal girişim…

  • Künye: Roberto Esposito – Communitas: Topluluğun Kökeni ve Kaderi, çeviren: Onur Kartal, Nota Bene Yayınları, felsefe, 208 sayfa, 2024

John Dewey – Kamu ve Sorunları (2024)

Filozof ve eğitimci John Dewey, ‘Kamu ve Sorunları’nda bizi demokrasinin kalbine doğru derin bir yolculuğa çıkarıyor.

Dewey, etkileyici bir üslup ve çarpıcı tespitlerle, sürekli değişen bir dünyada kamunun karşılaştığı zorlukları araştırıyor, bilgili ve ilgili bir vatandaşlığın temel rolü hakkında zamana meydan okuyan bir bilgelik sunuyor.

Bu klasik eser, toplumun dinamiklerini ve toplum içindeki bireylerin sorumluluklarını anlamak isteyenler için yol gösterici bir ışık olmaya devam ediyor.

Dewey’in etkin ve bilgiye dayalı kamu vizyonu, ilk yayımlandığı zaman olduğu gibi bugün de güçlü bir şekilde yankılanıyor ve bizi daha iyi bir yarını şekillendirmek için kolektif gücümüzü benimsemeye çağırıyor.

  • Künye: John Dewey – Kamu ve Sorunları: Siyasi Sorgulama Üzerine Bir Deneme, çeviren: Sevgi Halime Özçelik, Can Yayınları, siyaset, 160 sayfa, 2024

Timothy Mitchell – Mısır’ın Sömürgeleştirilmesi (2024)

  • 19. yüzyılın Mısır’ına ilişkin bir kitap 21. yüzyılın Türk okuruna ne verebilir?

Mısır’ın Sömürgeleştirilmesi’nde iki mesele inceleniyor.

Kitap öncelikle modern siyasi iktidar biçimlerinin nasıl işlediğini araştırıyor.

  • Modern ulus-devlet elindeki güçlere nasıl kavuşmuştur?
  • Siyaset biliminin alanına giren devletin formel güçleri ile resmî yönetim kurumlarının dışında kalan daha örtük ve yaygın iktidar biçimleri –okullarda ve iş yerlerinde, toplumsal örgütlenmede ve ekonomik planlamalarda, kitlesel eğlencelerde ve kitle kültüründe, kentlerin ve konutların mekânsal örgütlenmesinde, doğa ve kırsal kesim üzerindeki denetimde iş başında olan iktidar– arasında nasıl bir ilişki vardır?

Kitabın ele aldığı ikinci mesele ise bu yeni iktidar biçimleri ile dünyayı anlamanın modern biçimleri arasındaki ilişkidir.

Modern siyasi iktidar biçimleri, “kişi”ye ve bu kişinin dünyayla olan ilişkisine yeni deneyimler getirdi.

  • Bu deneyimler, gerçeğin ve gerçeği bilmenin ne demek olduğuna dair yeni tasavvurların doğmasına yardımcı oldular mı?

Kitapta, Mısır’ın sömürgeleştirilmesi üzerinden modern iktidar ve bilgi biçimlerinin kullandıkları yöntemler ve dayandıkları metafizik inceleniyor.

‘Mısır’ın Sömürgeleştirilmesi’ 1988’de yayımlanışından bugüne sadece Orta Doğu çalışmalarını dönüştürmekle kalmadı, modernite tartışmasının Avrupa-merkezciliğini kırarak kavramın Batı dışındaki serüveni üzerinden yeni bir tarihini ve tanımını ortaya koydu.

Mitchell böylelikle Said sonrasının eleştirel ajandasından modern dünya tarihinin kavramların ve disiplinlerin dolaşımı ve dönüşümünün hikâyesi olarak yeniden yazılmasını mümkün kılan yeni bir hattın önünü açtı.

Şark’ın kolonizasyonu basit bir işgal değildi, “Şark”ın icat edilmesini, fiziksel tezahürlerinden azade ve bu tezahürleri tanzim eden bir “yapı”nın vücuda getirilmesini gerektiriyordu.

  • Künye: Timothy Mitchell – Mısır’ın Sömürgeleştirilmesi, çeviren: Zeynep Altok, Dergah Yayınları, tarih, 328 sayfa, 2024

Erdoğan Boz – Söylemsel Bir Kimlik İnşası: Çerkesler (2024)

Etnik kimlik aynı kökeni, aynı kültürel özellikleri paylaştığı varsayılan bir grup insan tarafından sahip olunan kimliğe atıfta bulunur.

Ancak modern dünyada kimlik kavramı ve tanımları yeni tartışmalar neden oluyor, yeni anlayışlarla ele alınıyor.

Bu bağlamda bir mekânla bağlantılı dilsel bir nesnellik inşası olarak değerlendirilebilecek olan kimlik, tarihsel koşullar tarafından kuşatılır ve belirli bir tarihsel dönem içinde anlamlıdır.

Çerkeslerin kimlik algısı da yüzyıllar boyunca savaş, sürgün ve siyasi değişimlerle şekillenen toplumsal yapılarıyla birlikte yeniden ve yeniden inşa edildi.

Bu kitapta dil, kültür, tarih ve siyasetin kesişim alanında inşa edilen Çerkes kimliğini oluşturan söylemsel yapılar araştırılıyor, Çerkeslerin kimlik algısı derinlemesine analiz ediliyor.

Kitap sadece Çerkes kimliğinin değil, genel olarak etnik kimliklerin nasıl inşa edildiğini anlamak isteyenler için de iyi bir kaynak.

  • Künye: Erdoğan Boz – Söylemsel Bir Kimlik İnşası: Çerkesler, Heretik Yayıncılık, antropoloji, 240 sayfa, 2024

Michael Scott-Baumann – Kısa İsrail – Filistin Tarihi (2024)

İsrail ve Filistin arasında devam eden mücadele derin küresel sonuçları olan, tarihin en acı çatışmalarından biridir.

Orta Doğu uzmanı Michael Scott-Baumann çatışmanın kökenlerini kısa ve öz bir şekilde açıklarken bir yandan da iç savaştan günümüze dek mücadelenin evrimini gözler önüne seriyor.

Her bölüm anlaşmazlıktan etkilenen Filistin ve İsraillilerin kişisel ifadeleriyle sona eriyor.

Yirminci yüzyılın başında İngilizlerin rolü, 1948’de İsrail devletinin kuruluşu, 1967’deki Altı Gün Savaşı ve Trump yönetiminin barış planı da dahil olmak üzere İsrail-Filistin çatışmasının dönemeç noktalarını okuyarak İsrail’in Filistin topraklarındaki kontrolünün ve Filistin direnişinin niteliği hakkında bilgi edineceksiniz.

Kitaptan bir alıntı:

“Filistinliler ve İsrailliler her zaman birbirlerine komşu olacaklar. Dolayısıyla, eşitlik ve adalete dayalı bir uzlaşma her iki halkın barış ve güven içinde yaşamasını sağlayabilir. Ne var ki mevcut durumda bu epey uzak bir ihtimalmiş gibi görünüyor.”

  • Künye: Michael Scott-Baumann – Kısa İsrail – Filistin Tarihi, çeviren: Aslı Önal, Say Yayınları, tarih, 312 sayfa, 2024