Ulaş Sunata – Hafızam Çerkesçe (2020)

150 yıl önce anavatanlarından zorunlu bir göçle bu topraklara gelen Çerkesler, tarihin en görmüş geçirmiş kolektif hafızalarından birine sahip.

Ulaş Sunata’nın bu enfes sözlü tarih çalışması, farklı yaş ve cinsiyet gruplarından, farklı coğrafi bölgelerden, farklı siyasi görüşlerden Çerkeslerle yapılan birebir görüşmelerle, okurunu Çerkesler ve Çerkeslik hakkındaki aydınlatıyor.

Bir üstanlatı olarak oluşturulan milli tarihte bir Öteki olarak sunulan Çerkesler bağlamını yapısöküme uğratan çalışma, Öteki’nin çoğul tarihleri olarak okunabilir.

Çerkes çalışmalarına yeni ve kapsamlı bir örnek olan ve hep sözü edilen Çerkeslerin söz sahibi olarak yer bulduğu ve kendinden olmayana Çerkesliği anlattığı kitapta, Ulaş Sunata’nın diasporanın sosyokültürel hafızası olarak Çerkes köyünü ve Bahar Ayça Okçuoğlu’nun ise, kimlik inşası ve referansları bağlamında Türkiye’de Çerkes diasporasını irdelediği birer yazısı da bulunuyor.

  • Künye: Ulaş Sunata – Hafızam Çerkesçe: Çerkesler Çerkesliği Anlatıyor, İletişim Yayınları, sosyoloji, 342 sayfa, 2020

Bekir Aşba – Üşüyorum (2010)

Ağustos 1992’de Abhazya ile Gürcistan arasında başlayan savaş, özellikle Türkiye’de yaşayan Çerkesler arasında büyük yankı uyandırmıştı.

Savaşın başlamasıyla, Türkiye’den otuz yedi genç, gönüllü olarak Abhazya’ya, Gürcü faşizmine karşı savaşmaya gitmişti.

İşte bu grupta yer alan Bekir Aşba, elimizdeki kitabında o süreçte yaşadıklarını anlatıyor.

Yola çıkış sancıları, Abhazya’da yaşanan sıcak savaş, kurulan dostluklar, buradaki anıların çerçevesini oluşturuyor.

Savaşın dehşetine tanık olan Aşba, bir arkadaşının ölüme yaklaşırken “üşüyorum” diye fısıldayışını, bu dehşetin en büyük göstergesi olarak metninin merkezine yerleştiriyor. Aşba’nın birebir tanıklığıyla kaleme aldığı kitap, yakın tarihe ışık tutacak nitelikte.

  • Künye: Bekir Aşba – Üşüyorum, Chiviyazıları Yayınevi, anı, 223 sayfa

Fabio L. Grassi – Yeni Bir Vatan (2017)

Çerkeslerin Osmanlı İmparatorluğu’na 1864 tarihindeki zorunlu göçünü irdeleyen önemli bir çalışma.

İtalyan tarihçi Fabio Grassi kitabına, Çerkesler ile ilgili temel bilgiler vererek başlıyor ve devamında da,

  • Rusya’nın Kuzey Kafkasya’yı işgalini ve bunun 1859 yılına kadar süren döneminde yaşananları,
  • Kuzey Kafkasya’da Rus varlığının güçlenmesini,
  • Kırım Savaşı’nda dağlıların kaçırdığı fırsatları,
  • Çerkeslerin bozguna uğraması neticesinde 1859-1864 döneminde yaşanan göçleri,
  • Büyük göç dalgasıyla karşı karşıya kalan Osmanlı’nın yaklaşımını,
  • Çerkeslerin Osmanlı İmparatorluğu’ndaki yerleşimlerinin siyasi ve ekonomik yönlerini,
  • Tehcir sonrasında Türkiye’de Çerkes kimliğinin nasıl dönüştüğünü ve bunun gibi pek çok önemli konuyu irdeliyor.

Kitap, 19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu ve Kafkasya tarihinin güvenilir ve kapsayıcı bir anlatımı olmasıyla önemli.

  • Künye: Fabio L. Grassi – Yeni Bir Vatan, çeviren: Birgül Göker Perdisa, Tarihçi Kitabevi, tarih, 280 sayfa

Ayhan Kaya – Türkiye’de Çerkesler (2011)

  • TÜRKİYE’DE ÇERKESLER, Ayhan Kaya, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 192 sayfa

Ayhan Kaya, sosyolojik ve antropolojik özellikler barındıran  ‘Türkiye’de Çerkesler’de, bir etnik çeşitlilik diyarı olan Türkiye’de Çerkes diasporasında kimliğin oluşumu, anlatımı ve kuşaktan kuşağa aktarımını irdeliyor. Geleneksel ve modern diaspora kavramlarını ayrıntılı bir bakışla değerlendiren Kaya, Çerkes diasporasının genel özelliklerini betimleyerek çalışmasına başlıyor. Günümüz “göçmenlik” kavramındaki değişimler; ötekini anlamanın mümkün olup olmadığı; Çerkeslerin 19. yüzyılın ikinci yarısında maruz kaldıkları sürgünün geçmişteki ve günümüzdeki etkileri ve Anadolu’daki Çerkes diasporası, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.