Paul Cartledge – Pratikte Antik Yunan Siyasi Düşüncesi (2013)

  • PRATİKTE ANTİK YUNAN SİYASİ DÜŞÜNCESİ, Paul Cartledge, çeviren: Kıvanç Tanrıyar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 205 sayfa

 PRATIKTE

Yunan kültürü alanında çalışan önemli akademisyenlerden olan Paul Cartledge elimizdeki çalışmasında, Yunan siyasi düşüncesinin ayrıntılı bir tarihini kaleme getiriyor. Cartledge burada, siyasi açıdan yetkilendirilmiş ve aktif katılımcı vatandaşlara dayanan Yunan şehir-devleti “polis”in özgünlüğünü; Yunan dünyasında siyasetin ve siyasi olanın icadını; Homeros, Solon, Ksenophon, Platon, Sokrates, Aristoteles, Büyük İskender’in ve Plutarkhus’un siyaset anlayışlarını; Eski Yunan’da sınıf olgusunun siyasi düşünceye etkisini irdeliyor. Yazar, Antik Yunan’da demokrasi kavramını ve gelişimini de eleştirel bir bakışla irdeliyor.

Ayandan Mustafa Nuri Paşa – Abede-i İblis (2013)

  • ABEDE-İ İBLİS, Ayandan Mustafa Nuri Paşa, yayına hazırlayan: Amed Gökçen, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kültür, 146 sayfa

 ABEDE

Ezidiler, 12. yüzyıldan bu yana tarih sahnesinde olmalarına rağmen, kendilerine dair yazılı kaynak yok denecek kadar az. Bu  kitap ise, bir zamanlar Musul valiliği yapmış Ayandan Mustafa Nuri Paşa’nın Ezidileri anlattığı ‘Abede-i İblis’ başlıklı risalesinin transkripsiyonu ve tıpkıbasımından oluşuyor. Paşa burada, Osmanlı İmparatorluğu’nun doğusunda yaşayan bir Kürt topluluğu olan Ezidileri dini inanışları, gelenekleri ve toplumsal kuralları ekseninde ele alıyor. Vali, Ezidiliği tamamen İslami görüşler çerçevesinden değerlendirse de, bu küçük risale, kadim Ezidi toplumuna dair nadir kaynaklardan biri olmasıyla önemli.

Kolektif – Kentsel Dönüşüm ve İnsan Hakları (2013)

  • KENTSEL DÖNÜŞÜM VE İNSAN HAKLARI, kolektif, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, hukuk, 196 sayfa

 KENTSEL

Elimizdeki çalışma, Türkiye’de de son dönemlerde revaçta olan kentsel dönüşüm olgusunu, yarattığı insan hakları ihlalleriyle irdeliyor. Kitapta ilkin, kentte insan hakları kavramının çerçevesi çiziliyor ve bu bağlamda, eşitlik ve ayrımcılığa uğramama, barınma, sağlık, eğitim, çalışma, güvenlik, katılım ve demokratik temsil, uyumlu gelişme, çevre, alt yapı ve kamusal hizmetler, ulaşım, kültür ve dinlence gibi kimi kent hakları saptanıyor. Kent haklarının geliştirilmesinde yerel yönetimlerin rolü, cinsiyete dayalı kentsel hak ihlalleri ve güncel bir kentsel muhalefetin imkânları, kitapta yer alan diğer ilgi çekici konular.

Faleh A. Jabar ve Hosham Dawod (der.) – Aşiretler ve İktidar (2013)

  • AŞİRETLER VE İKTİDAR, derleyen: Faleh A. Jabar ve Hosham Dawod, çeviren: Ömer Öğünç, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 314 sayfa

ASIRETLER

‘Aşiretler ve İktidar’, Ortadoğu’daki etnisite ve milliyetçilik konusunu çok yönlü bir şekilde irdeleyen makalelerden oluşuyor. Ortadoğu aşiretlerinin değişim ve dönüşümlerini antropolojik ve sosyolojik bir çerçeveden araştıran kitapta, Arap ve Müslüman geleneğinde akrabalık ve aşiret ilişkileri; Irak’taki Baas yönetiminin totaliter yapısının kabileler üzerindeki etkisi; Kürt aşiretlerinin devletle ilişkileri; modern Irak’ta Yezidi aşiretleri; Mağrip, Arabistan ve İran’da kabile konfederasyonu ve siyasi örgütlenmeler olarak emirliklerin oluşumu; son dönem sömürgeciliğinde aşiretler ve milliyetçilin aldığı yeni biçim irdeleniyor.

Tülay Arın – Kriz, Devlet, İktisat ve Sosyal Güvenlik Politikaları (2013)

  • KRİZ, DEVLET, İKTİSAT VE SOSYAL GÜVENLİK POLİTİKALARI, Tülay Arın, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 550 sayfa

 KRIZ

Elimizdeki çalışma, 2009 yılında yitirdiğimiz önemli iktisatçılarımızdan Tülay Arın’ın seçilmiş yazılarına yer veriyor. Türkiye’de kapitalizmin bunalımı, kapitalist sistemde devletin çelişkileri, kapitalist birikim, ABD emperyalizminin değişimi, gelişmiş kapitalist ülkeler ile azgelişmiş kapitalist ülkeler arasındaki mesafenin açılması, Asya krizi, IMF’nin “kurtarma” paketleri, Keynesçiliğin krizi, sosyal haklar, emek gücünün metalaşması, sosyal haklar ve refah devleti, liberal sosyal güvenlik rejiminin çelişkileri ve iktisat kuramının kadın sorununa bakışı, Arın’ın yazılarında tartışılan ilgi çekici konulardan birkaçı.

Michel Foucault – Bilme İstenci Üzerine Dersler (2013)

  • BİLME İSTENCİ ÜZERİNE DERSLER, Michel Foucault, çeviren: Kerem Eksen, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 304 sayfa

BILME

İlk kez Türkçeye çevrilmesiyle önemli bir boşluğu dolduran ‘Bilme İstenci Üzerine Dersler’, Michel Foucault’nun Collège de France’da 1970-1971 döneminde verdiği dersleri bir araya getiriyor. Foucault derslerinde ağırlıklı olarak, verili tarih anlayışını, bilgi ve hakikatle ilişkisi ekseninde tartışıyor ve buradan hareketle, Batı düşüncesinin dil, söylem, bilgi ve hakikati ele alma biçimiyle felsefi bir hesaplaşmaya girişiyor. Güncelliği tarihle kesiştirme ustalığıyla öne çıkan bu analizlerinde Foucault, insanın tarihsel olarak “inşa” edilmesi sürecinin Antik Yunan’daki temellerine, bilgi ve hakikat sorununa odaklanıyor.

Gülsün Gürkan Yay – Para ve Finans (2012)

  • PARA VE FİNANS, Gülsün Gürkan Yay, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, iktisat, 574 sayfa

 PARA

Gülsün Gürkan Yay’ın, bu alanda eğitim alan öğrenciler ile akademisyenlere yönelik hazırladığı ‘Para ve Finans’ı, kendisinin uzun yıllardır vermekte olduğu para teorisi, parasal iktisat ve para ve finans derslerinin birikimlerinin sonucu. Paranın ekonomideki rolü, işlevleri; finansal piyasalar, finansal piyasaların ekonomideki yeri; Klasik, Neo-Klasik para talebi teorileri; modern para talebi teorileri; portföy seçim teorileri; döviz kuru ve ödemeler dengesi; enflasyon; para politikası; bankacılık teorisi; finansal krizler; 2001 Türkiye krizi ve Türk bankacılık sisteminin yeniden yapılanması, kitapta ele alınan konulardan birkaçı.

Hakan Yılmaz ve Emre Erdoğan – “Bizi Yanlış Tanıyorlar…” (2012)

  • “BİZİ YANLIŞ TANIYORLAR…”, Hakan Yılmaz ve Emre Erdoğan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 173 sayfa

 BIZI

Bu denli geniş kapsamda yürütülen ilk araştırmalardan biri olan “Bizi Yanlış Anlıyorlar…”, Avrupalıların Türkiye ve Türkler hakkındaki algılarını araştırıyor, yani Avrupa aynasından görünen Türkiye’nin kapsamlı bir portresini sunuyor. Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya ve Polonya gibi Avrupa ülkelerinden çok sayıda kişiyle yapılan bir anket çalışmasına dayanan araştırma, Avrupa halklarının Avrupa denince ne anladığını, Türkiye hakkındaki bilgilere hangi kaynaklardan ulaştıklarını, Türkiye ve Türklere dair imajlarını ve hangi sebeplerle Türkiye’nin AB üyeliğine destek olduklarını veya buna  karşı çıktıklarını ortaya koyuyor.

Stephen A. Mitchell ve Margaret J. Black – Freud ve Sonrası (2012)

  • FREUD VE SONRASI, Stephen A. Mitchell ve Margaret J. Black, çeviren: Ayhan Eğrilmez, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 312 sayfa

 FREUD

İki yazarlı ‘Freud ve Sonrası’, uzmanların yanı sıra, sıradan okurlara da hitap eden kapsamlı bir modern psikanalitik düşünce tarihi. Psikanalizi Freudcu ekolden ibaret saymayan yazarlar, Sigmund Freud’un çalışmalarından başlayarak günümüzde birbiriyle rekabet eden geniş bir yelpazede yer alan ekollere kadar uzanarak, ortaya, psikanalitik fikirler ve düşünceler için nitelikli bir rehber koyuyor. Freud ve klasik psikanalitik geleneğini ele alarak başlayan kitap, Harry Stack Sullivan ve kişilerarası psikanalizi, Melanie Klein ve çağdaş Kleincı kuramı, Erik Erikson ve Heinz Kohut’la temsil edilen kimlik ve kendilik psikolojilerini ve Otto Kernberg ile Jacques Lacan’ın da aralarında bulunduğu çağdaş Freudcu revizyonistlerin çalışmalarını anlatıyor.

Ilany Kogan – Kendilikten Kaçış (2012)

  • KENDİLİKTEN KAÇIŞ, Ilany Kogan, çeviren: Banu Büyükkal, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 120 sayfa

 

Ilany Kogan ‘Kendilikten Kaçış’ta, Yahudi Soykırımından sağ kalmış bir ebeveynin oğlu olan hastasının ruh dünyasını gözlüyor. Kogan, “David” isimli bu hastanın yaşadıkları üzerinden, hastanın yasa karşı verdiği mücadeleyi ve travmanın kuşaktan kuşağa aktarılmasının sınırların yıkılması üzerine etkilerini inceliyor. Yazar, kitabın ilk bölümünde, hastanın acıya ve yasa karşı geliştirdiği stratejilerin hem uyumu artırıcı hem de patolojik yönlerine odaklanıyor. İkinci bölümde de, Yahudi Soykırımı travmasına uğramış bir ebeveynle büyümesi neticesinde, “David”te içsel ve dışsal sınırların nasıl yıkıldığı inceleniyor.