Umut Tümay Arslan – Mazi Kabrinin Hortlakları (2010)

Umut Tümay Arslan ‘Mazi Kabrinin Hortlakları’nda, Yeşilçam sinemasını bir büyük hikâye olarak okumaya girişerek, toplumsal iktidarla duygular arasındaki sıkı ilişkiyi irdeliyor.

Bu büyük hikâyede öne çıkan ‘Sevmek Zamanı’, ‘Vesikalı Yarim’, ‘Gelin’ ve ‘Umut’ gibi filmlere odaklanan Arslan, bunların “Sinema ulusal gözyaşını, ulusal kahkahayı, ulusal histeriyi nasıl üretiyor?” sorusunu ne şekilde yanıtladığını araştırıyor.

Kitapta, Zeki Müren filmlerindeki “bakış” ve “ses”in, izleyicide neden tamlık, bütünlük duyguları uyandırdığı; melodram filmlere yönelik ikircikli ruh halinin temel nedenleri; Türkiye’nin, ulusal melankolinin dinamikleri aracılığıyla geçmişiyle kurduğu ilişki ve 1960’ların ortalarından itibaren artan toplumsal hareketlilik ve değişim talebinin, nasıl karşıt sinema anlayışları doğurduğu gibi birbirinden ilginç konular ele alınıyor.

  • Künye: Umut Tümay Arslan – Mazi Kabrinin Hortlakları: Türklük, Melankoli ve Sinema, Metis Yayınları, inceleme, 363 sayfa

Süreyya Berfe – Seferis ile Üvez (2010)

‘Seferis ile Üvez’, Süreyya Berfe’nin enfes şiirlerinden oluşuyor.

Kitabın ilk bölümü olan ‘Seferis’e İskele Işıkları’nda Berfe, şair Yorgo Seferis’e sesleniyor.

İkinci bölüm olan ‘Üvez’de ise, tabiatı konu edinen “haiku” tarzında şiirler yer alıyor.

Berfe, kitabının ilk şiirinde şöyle diyor:

“Birden patladı hava

anlayamadık kaçıştık

evlerimizden kaçar gibi

içeri girdik

 

Rüzgâra kapılmış bir kuş

nereli olduğunu bilemedik

 

Denizden biraz uzakta

kurumuş bataklıklar arasında

otlar inekler Kıbrıs Akasyaları

dönüyor üveyik kerkenez martı

 

Toz ve taş Limantepe

Aynı toz ve taş toprak Klazomenai

 

Aynı rüzgârın aklından

düşlerinden geçiyor

kapılmış kaybolmuş bir kuş”

  • Künye: Süreyya Berfe – Seferis ile Üvez, Metis Yayınları, şiir, 198 sayfa

Jacques Lacan – Yine / Hâlâ (2020)

Arzu ile bilgi edinme arasındaki ilişki bize neler söyler?

Jacques Lacan’ın ünlü seminerlerine dayanan ‘Yine/Hâlâ’, Aristoteles, Freud ve Marx gibi düşünürlerin fikirlerini tartışmaya açarak arzu ile bilgi arasındaki ilişkiyi tartışıyor.

Bunu yaparken matematikten felsefeye, dinden psikanalize ve bilime birçok disiplinden yararlanan o engin bilgi birikimiyle bizi yeniden şaşırtan Lacan, bu iki en temel insan dürtüsünü ve bununla bağlantılı olarak beden, cinsel ilişki, ruh ve aşk, erkekle karşıtlığı içinde kadın, öteki ve Tanrı gibi önemli tartışma konularını kendine has bakışıyla irdeliyor.

Lacan’ın metni, aşk, arzu ve bilgi bağlamında hem bilim hem felsefe hem de psikanalizle giriştiği hesaplaşmayla da öne çıkıyor.

  • Künye: Jacques Lacan – Yine / Hâlâ, çeviren: Murat Erşen, Metis Yayınları, psikanaliz, 192 sayfa, 2020

Simon Critchley – Sonsuz Talep (2010)

Simon Critchley ‘Sonsuz Talep’te, siyasetin yarattığı hayal kırıklığını bertaraf edebilecek bir etik anlayışı, başka bir deyişle direniş siyasetinin yolunu açacak bir etik deneyimi inşa etmeye koyuluyor.

Ahlaki benliklerin faaliyetini hem betimleyebilecek hem derinleştirebilecek normatif kuvvete sahip bir etik öznellik modeli sunmaya girişen düşünür, bunu yaparken de Kant, Marx, Foucault, Levinas, Badiou, Ranciere ve Lacan gibi önemli düşünürlerin fikirlerine uzanıyor.

Adaletsizliğin gün geçtikçe katlandığı bir dünyada Critchley, “Vicdan ile siyasal eylem arasındaki bağlantı nedir?” gibi hayati bir sorunun yanıtını arıyor.

Kitabın asıl katkısı, kapitalist liberal demokraside yaşanan siyasal hayal kırıklığının nedenlerini araştırması ve daha da önemlisi, bu hayal kırıklığını ve onun doğurması muhtemel nihilist tepkileri, insanları motive etme gücü olan radikal bir siyasetle aşmanın yollarını analiz etmesi.

  • Künye: Simon Critchley – Sonsuz Talep: Bağlanma Etiği, Direniş Siyaseti, çeviren: Tuncay Birkan, Metis Yayınları, felsefe, 174 sayfa

Jale Özata Dirlikyapan – Kabuğunu Kıran Hikâye (2010)

Jale Özata Dirlikyapan, nitelikli çalışması ‘Kabuğunu Kıran Hikâye’de, Türkiye öykücülüğünde önemli bir yer tutan 1950 kuşağını inceliyor.

Aralarında Ferit Edgü, Orhan Duru, Leyla Erbil, Bilge Karasu, Feyyaz Karacan, Onat Kutlar, Demir Özlü, Adnan Özyalçıner gibi öncü kalemlerin bulunduğu 1950 kuşağı öykücülüğünü çok yönlü bir bakışla irdeleyen Dirlikyapan, kitabının ilk bölümünde, Türkiye’de siyasal ve toplumsal değişimin yoğun olarak yaşandığı, buna koşut olarak edebiyatta da geçmişle hesaplaşmanın, Batı etkisinin desteğiyle yenilenme çabalarının ve yeni kümelenmelerin görüldüğü 1950’li yılların bir panoramasını çiziyor.

Çalışmanın ikinci bölümü, dönemin edebiyat ortamını ve öykü tartışmalarını ele alıyor. Üçüncü bölümde yazar, 1950 kuşağının ilk yenilikçi öykücülerini, dördüncü bölümde ise yeni öykücülüğün içerik ve biçim öğelerini inceliyor.

  • Künye: Jale Özata Dirlikyapan – Kabuğunu Kıran Hikâye, Metis Yayınları, eleştiri, 196 sayfa

Bülent Diken ve Carsten B. Laustsen – Filmlerle Sosyoloji (2010)

Bülent Diken ve Carsten Laustsen imzalı ‘Filmlerle Sosyoloji’, filmlerin toplumsal gerçeği ne şekilde yansıttığını veya daha da önemlisi nasıl meşrulaştırdığını irdeliyor.

Toplumsal teori yaparken filmleri analiz etmenin nasıl imkânlar sunduğunu irdeleyen çalışma, Ferzan Özpetek’in ‘Hamam’ı üzerinden şeylerin “ilişkiselliğini”; Harry Hook’un ‘Sineklerin Tanrısı’ aracılığıyla, savaşın, medeniyetlerin ilerlemesinde yarattığı büyük aksaklıkları; Fernando Meirelles’in ‘Tanrı Kenti’ aracılığıyla, hayatı kültürel ve siyasi biçimlerden mahrum bırakılmış ötekileri ve nihayet, David Fincher’in ‘Dövüş Kulübü’nden hareketle, bir bağ kurma/koparma biçimi olarak mazoşizmi ele alıyor.

  • Künye: Bülent Diken ve Carsten B. Laustsen – Filmlerle Sosyoloji, çeviren: Sona Ertekin, Metis Yayınları, sosyoloji, 226 sayfa

Georges Perec – Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi? (2010)

 

‘Şeyler’, ‘Uyuyan Adam’, ‘W ya da Bir Çocukluk Hatırası’ ve ‘Yaşam Kullanma Kılavuzu’, 20. yüzyıl sonu edebiyatında özel bir yere sahip Georges Perec’in Türkçede daha önce yayımlanmış bazı eserleri.

Perec, elimizdeki romanı ‘Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?’de, eğlenceli, anti-militarist bir öyküyle okurun karşısına çıkıyor.

Yazar burada, Cezayir’deki savaşa gönderilmek istenen yeni yetme bir asker ile ona savaşa gitmemesi için yardım etmek isteyen bazı gençlerin çırpınışlarını hikâye ediyor.

Romanını konu dışı öykülerle harmanlayan Perec, aynı zamanda sürekli kafelerde zaman öldüren aydınlarla ve kimi zaman okurlarla da alay ediyor.

  • Künye: Georges Perec – Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?, çeviren: Cemal Yardımcı, Metis Yayınları, roman, 87 sayfa

Kolektif – Avrupa Birliği, Demokrasi ve Laiklik (2010)

‘Avrupa Birliği, Demokrasi ve Laiklik’, Fransa’da Türkiye uzmanı sosyal bilimciler arasında referans isim olarak tanınan ve 2008’de yaşamını yitiren Semih Vaner’in anısına hazırlanmış.

Fransız günlük gazeteleriyle radyo ve televizyonlarda yayımlanan yazı ve konuşmalarıyla tanınan Semih Vaner, Fransız kamuoyunun Türkiye konusundaki bilgisizliğini, bölgeye yönelik Fransız politikalarını eleştiren; çoğulcu demokrasiyi, evrensel insan haklarını ve Türkiye’nin AB üyeliğini savunan bir isimdi.

Birçok yazarın katkıda bulunduğu kitapta, Vaner’in hayatı ve çalışmalarının yanı sıra, AB, demokrasi ve laiklik konularını irdeleyen makaleler yer alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Levent Ünsaldı, Deniz Vardar, Baskın Oran, Faruk Bilici, Ali Kazancıgil, Samim Akgönül, Jean Marcou, Haldun Gülalp, Etienne Copeaux, Hamit Bozarslan, Deniz Akagül ve Cengiz Çağla.

Künye: Kolektif – Avrupa Birliği, Demokrasi ve Laiklik: Semih Vaner Anısına, hazırlayan: Cengiz Çağla ve Haldun Gülalp, Metis Yayınları, siyaset, 259 sayfa

Byung-Chul Han – Eros’un Istırabı (2019)

Kısa ama çarpıcı bir metin olan ‘Eros’un Istırabı’, bugün sevgi ve arzuyu tehdit eden olguların izini sürüyor.

Byung-Chul Han, sevginin, Öteki’yi keşfetme uğruna kendini olumsuzlamayı gösterme cesareti olduğunu ve bunun önündeki en büyük engelin bugünün artan narsisist toplumu olduğunu söylüyor.

Han kitabında, Lars von Trier’in Melancholia’sından Wagner’ın ‘Tristan ve Isolde’sine, ‘Grinin Elli Tonu’ndan Foucault’ya, Hegel’den Baudrillard’a ve Platon’a, uzanan geniş bir alanda fikir yürütüyor.

Kitap, kapitalist toplumda sevginin yeri, eros siyaseti, aşkın ölümü, porno ve sevginin yeniden keşfi konuları üzerine derinlemesine düşünmek isteyen her okura ziyadesiyle hitap edecek türden.

Kitaptan iki alıntı:

“Bugün aşk, yaşamın bütün alanlarının pozitifleştirilmesi sürecinde, aşırılık ve delilik içermeyen risksiz ve tehlikesiz bir tüketim formülüne dönüştürülerek evcilleştirilmektedir.”

“Aşkın içinde bulunduğu krizin tek nedeni başka Başka’ların bolluğu değil, şu anda yaşamın bütün alanlarında meydana gelen ve benliğin giderek daha da narsisistleşmesinin eşlik ettiği, Başka’nın aşınması sürecidir. Başka’nın ortadan kayboluşu, ne feci ki çoğumuz farkına bile varmadan ilerleyen dramatik bir süreç.”

  • Künye: Byung-Chul Han – Eros’un Istırabı, çeviren: Şeyda Öztürk, Metis Yayınları, felsefe, 64 sayfa, 2019

Kolektif – Demokrasi Ne Âlemde? (2010)

‘Demokrasi Ne Âlemde?’, günümüzün önde gelen bazı düşünürlerinin, “Sizin için ‘demokrasi’ kelimesini kullanmanın bir anlamı var mı?” sorusuna verdikleri farklı cevapları bir araya getiriyor.

Çalışmanın bu yönüyle, hep tartışılagelen bu kavrama dair çok boyutlu bir düşünme fırsatı sunduğunu ve demokrasinin tarihten günümüze taşıdığı imkânları ve tehlikeleri gözler önüne serdiğini söyleyebiliriz.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Giorgio Agamben, Alain Badio, Daniel Bensaid, Wendy Brown, Jean-Luc Nancy, Jacques Ranciere, Kristin Rose ve Slavoj Žižek.

  • Künye: Kolektif – Demokrasi Ne Âlemde?, hazırlayan: Eric Hazan, çeviren: Savaş Kılıç, Metis Yayınları, siyaset, 125 sayfa