Gilles Deleuze – İktidar (2023)

Gilles Deleuze, Vincennes Üniversitesi’nde Foucault üzerine verdiği derslere 1985 yılının sonuna doğru, ona göre Foucault’nun düşüncesinin üç temel ekseninden ilki olan “bilgi”den başlamıştı.

Derslerin 1986 yılının başına denk gelen bu ikinci kısmında ise, Deleuze ikinci eksen olan “iktidar”ın düşünce ve pratikteki süreksizlikler, dolambaçlar, kırılmalar, çarpışmalar, geri dönüşler, sıçrayışlarla kıvrımlanmış olan bir haritasını sunuyor.

  • Künye: Gilles Deleuze – İktidar: Foucault Üzerine Dersler 7 Ocak – 15 Nisan 1986, çeviren: Sinem Özer ve Münevver Çelik, Otonom Yayıncılık, felsefe, 488 sayfa, 2023

Franco “Bifo” Berardi – Üçüncü Bilinçdışı (2022)

 

Pandemi, kapitalizmin tükenmişliğini nasıl da yüzeye çıkardı!

Franco “Bifo” Berardi, yaşadığımız sürecin sağlam bir tasvirini yaparak yaşam için yararlı olanı nasıl birlikte yaratabileceğimizi gösteriyor.

Kapitalizmin tarihi, soyut olanın yararlı olan üzerinde bitimsizce genişleyen egemenliğinin tarihiydi, ama soyutlamanın bu dörtnala koşusu bir “biyo-enfo-psiko” virüsün ortaya çıkışıyla birlikte aniden kesildi.

Ekonomik öncelikler sistemi içe çöktükçe gerçek yaşamı kodlamakta artık nasıl da zorlanıyor.

Çünkü gerçek yaşam artık şunlardan ibaret: orman yangınları, eriyen buzullar, hava kirliliği, pandemiler.

Yaşanan viral kasırga uzun süre saklı kalan işte bu kaos, yokoluş ve tükenmişlik ufkunu gözler önüne serdi.

Eylemin, üretimin ve yaşamın anlamında derin bir yara açıldı.

Bu yarayla nasıl yaşıyoruz, yaşayabilir miyiz?

Toplumsal alandaki bütün olay, eylem ve göstergelerin yeniden kodlanmakta olduğu bu eşiğin ötesinde bizi ne bekliyor?

Berardi, bilinçdışının önce Freud, sonra Deleuze ve Guattari’deki analizine geri dönüyor.

Bilinçdışı yalnızca psikanalitik açıdan bakılırsa bireyseldir, o aslında kolektif ve tarihsel bir boyutu olan psikosferden doğan akışlarla beslenir.

Bilinçdışı yalnızca belirlenimcilikle bakılırsa bir tiyatrodur, o aslında durmadan yeni eylem ve imgelem olanakları üreten bir fabrikadır.

Öyleyse virüs mutasyona uğrarken, psikosfer yeniden şekillenirken, kolektif bilinçdışının nasıl mutasyon geçireceğini önceden bilemeyiz.

Ama tam da aynı sebeple, politik eylemle, poetik hayal gücümüzle ve terapiyle, yaşam için yararlı olanı birlikte yaratabiliriz.

Birlikte nefes alma kaynaklarımızı tüketen fobik duyarlılıklardan kurtulabilir, üçüncü bilinçdışını kâbuslarından uyandırabiliriz.

Ne de olsa olanaklar, olasılıklardan daima daha güçlüdür.

  • Künye: Franco “Bifo” Berardi – Üçüncü Bilinçdışı: Viral Çağda Psikosfer, çeviren: Münevver Çelik, Otonom Yayıncılık, siyaset, 192 sayfa, 2022

Rosi Braidotti – Kadın-Oluş (2019)

Postyapısalcı felsefeyi feminist teoriyle ilişkilendirdiği özgün çalışmalarıyla da bildiğimiz Rosi Braidotti, şimdi de feminizmi fark felsefesi çerçevesinde tartışıyor.

Braidotti kitabına, ’68 hareketinin kuramsal dünyasında kadın olmanın hallerini irdeleyerek başlıyor.

Düşünür, kitaba adını veren ikinci bölümde ise, kadınlığa dair kuramsal çerçeveyi genişletiyor.

Yazar burada, cinsel fark kuramı, bedenleşme ve içkinlik konularını yeniden yorumluyor.

Bu bağlamda Deleuze ve Irigaray’ın fikirlerini karşılaştırıp yorumlayan Braidotti, kayıp, başarısızlık, melankoli ve ontolojik eksiklik gibi kavramların politik ve kuramsal düzlemdeki egemenliğine karşı oluş, fark, tamlık, neşe, yaratıcılık gibi daha olumlu kavramları öne çıkarıyor.

Braidotti kitabının üçüncü bölümünde ise, farkların kapitalizm tarafından nasıl kuşatıldığını ve etkisizleştirildiğini tartışıyor.

Kapitalizmin, çoğulcu farkları tüketimcilik adına piyasalaştırıp “ötekilerin” yani farklılıkların varoluş, kültür ve söylemlerinin metalaştırılmasını teşvik ettiğini belirten Braidotti, buna karşı nasıl bir mücadele hattı ortaya koyabileceğimizi de tartışıyor.

  • Künye: Rosi Braidotti – Kadın-Oluş: Cinsel Farkı Yeniden Düşünmek, çeviren: Ece Durmuş ve Münevver Çelik, Otonom Yayıncılık, feminizm, 192 sayfa, 2019

Harry Cleaver – Kapital’i Politik Olarak Okumak (2008)

Harry Cleaver, ‘Kapital’i Politik Olarak Okumak’ta, Karl Marx’ın ‘Kapital’ isimli eserinde yer alan “değer analizi”ni yeniden inceleyerek, bunun politik işlevini açığa çıkarmayı amaçlıyor.

Cleaver şu ana kadar, eksik bir biçimde, ‘Kapital’in bir ekonomi politik, bir ekonomi tarihi, bir sosyoloji veya bir felsefe çalışması olarak ele alındığını, bu durumun da eseri politik bir araçtan ziyade, akademik bir çalışmanın konusu haline getirdiğini söylüyor.

‘Kapital’in bu politik yönünün, kapitalizme karşı mücadele eden işçiler için bir silah olduğunu söyleyen Cleaver, eserin politik yönünü tekrar vurgulamaya ve onu güncellemeye çalışıyor.

  • Künye: Harry Cleaver – Kapital’i Politik Olarak Okumak, çeviren: Münevver Çelik, Otonom Yayıncılık, siyaset, 254 sayfa

A. Cengiz Baysoy, Sinem Özer, Münevver Çelik ve Barış Eroğlu – Diyalektik Sınıftır (2012)

  • DİYALEKTİK SINIFTIR, A. Cengiz Baysoy, Sinem Özer, Münevver Çelik ve Barış Eroğlu, Otonom Yayıncılık, siyaset, 414 sayfa

 

‘Diyalektik Sınıftır’, yukarıda ismi geçen yazarların, Otonom dergisinde kaleme aldıkları ve Marksizm’in tarihi ve güncel sorunlarını yeniden tartışmaya açtıkları metinlerden oluşuyor. Yazarlar, Marksizme dair yorumlarını, içkinlik düzleminde felsefeyi politikleştiren Gilles Deleuze ile arkadaşı Felix Guattari ve tartışma yaratan İtalyan Marksist Antonio Negri’nin düşüncelerinden hareketle yapıyor. Kitapta, meta fetişizmi, emeğin finanslaşması, biçimsel ve gerçek tahakküm, soyut emeğin küreselleşmesi, mülksüzleşme, biyo-politika, modern siyasetin diyalektiği ve Hegel’in ontolojisinde devlet gibi konular tartışılıyor.