Kolektif – Sabiha Sertel (2022)

Sabiha Sertel’in Türkiye sol tarihinde unutulmaz yeri var.

Bu çalışma da, Sertel’in entelektüel mirasını irdeleyen araştırmacıların metinleri ile Sertel’e dair kişisel tanıklıkları bir araya getiren çok değerli bir derleme.

Sertel 1895’te Selanik’te doğdu.

1919’da çıkan Büyük Mecmua’da “Türk Feminizmi”ni ilk kez ismiyle zikreden kendisidir.

Evliliği de sıra dışıydı.

İlk kez Yahudi Dönme cemaatinden bir kadın, cemaat dışında bir evlilik gerçekleştirdi.

Zekeriya Sertel ile evlilikleri İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yüksek düzeyde ilgisine mazhar oldu.

Dahası mahkemede yargılanan ilk Türk kadın gazetecidir.

Üstelik çok fazla bilinmese de Amerika’da sosyal hizmetler eğitimi alarak memleketin ilk sosyal hizmetler uzmanı vasfını kazandı.

Yazdığı yazılar nedeniyle basında sıkça polemiklerle karşı karşıya kaldı.

1937’de dönemin Cumhuriyet gazetesinin hedefindeydi.

Bu yazılarda kendisine “Bolşevik Dudu”, “vatan haini” bile dendi.

Dönmeliği ve Yahudi kökleri teşhir edildi.

Sabiha Sertel yine sözünü esirgemedi ve yazmaktan vazgeçmedi.

Sertel, “Fikre Artık Yeter Tahakkümünüz” başlıklı yazısını yazdığında tarih 5 Kasım 1945’i gösteriyordu, 50 yaşındaydı ve daha Tan Gazetesi’nin bir baskın sonucu talan edilmesi ve yıkıma uğratılmasına neredeyse bir ay vardı.

Türkiye Komünist Partisi üyesiydi.

Sürgüne gittikten sonra partiye yardımcı olmak için altı ülke (Fransa, Macaristan, Almanya, Çekoslovakya, Bulgaristan, Sovyetler Birliği) değiştirdi.

1968’de Bakü’de hayata gözlerini yumdu.

Bu derleme, onun farklı entelektüel alanlara yaptığı katkıları odağına alan araştırmacıların ve kişisel tanıklıkların ışığında kendisinin yaşamına başka açılardan bakmayı amaçlıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Mehmet Ö. Alkan, Aynur Soydan Erdemir, Nur Deriş, Barış Çatal, Bengü Aydın Dikmen, İnci Özkan Kerestecioğlu, Çiğdem Akanyıldız-Gölbaşi, Aylin Özman, Kadir Dede, Ömer Durmaz, Özlem Özkal, Hülya Öztekin, Korhan Atay ve Gül Benderli.

  • Künye: Kolektif – Sabiha Sertel: Hayatı ve Entelektüel Mirası, hazırlayan: Barış Çatal, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, inceleme, 252 sayfa, 2022

Korhan Atay – Serteller (2021)

Tan Matbaası ve gazeteleri iktidarın kışkırttığı bir saldırıyla yok edildi ve bu olaylardan sonra Sabiha ve Zekeriya Sertel çifti yurt dışına çıkmak zorunda kaldı.

Korhan Atay’ın bu eşsiz çalışması ise, Sabiha, Zekeriya ve Yıldız Sertel’in olağanüstü yaşam serüveninin pek bilinmeyen yönlerini de kapsayan detaylı bir biyografi çalışması.

Sabiha ve Zekeriya Sertel, meslek yaşamlarının her döneminde baskıcı iktidarlar ve güç odaklarıyla mücadele ettiler.

Muhalif olmak onlar için vazgeçilmez bir yaşam biçimiydi.

İşte bu kitap da, Sabiha ve Zekeriya Sertel çiftinin ezeli ve ebedi muhalefet yaşamlarını başından sonuna izlemesiyle önemli.

Kitabın en dikkat çekici yanlarından biri, Sertellerin Paris, Budapeşte, Prag, Leipzig, Moskova ve Bakü’deki yaşamlarını, tanıklıklara ve gizli Sovyet belgelerine dayanarak ilk kez gün ışığına çıkarması.

Korhan Atay bunun yanı sıra, Tan gazetesinin düşmanı Nazi dostu basın organlarına Almanların nasıl para yağdırdığını, bazı ünlü yazarların yalnızca Nazi parasıyla nasıl gazete çıkardığını gizli Nazi belgelerine dayanarak açıklıyor.

  • Künye: Korhan Atay – Serteller, İletişim Yayınları, tarih, 431 sayfa, 2021

August Bebel – Kadın ve Sosyalizm (2019)

Türkiye’de ilk kez 1935’te yayımlanan ‘Kadın ve Sosyalizm’, o dönem ülkede kadın sorununu temel boyutlarıyla ele alan ilk çalışmalardan biri oldu.

Kitabın bu baskısı ise, Sertel’in çevirisini esas alarak Sevinç Altınçekiç’in eksik bölümleri Almancasından baştan çevirmesiyle hazırlanmış.

Bebel’in ilk olarak 1879’da yayımlanmış ve bugün klasik olmuş yapıtı, kadın sorununun çözümlenmesinin ancak toplumsal sorunun çözümlenmesiyle mümkün olacağı gerçeğini esas alarak sosyalist tahayyülün bu sorunun aşılmasında bize ne gibi perspektifler sunacağını ayrıntılı şekilde açıklıyor.

“Kadına tam eşitliği kabul eden ve veren, kadını her çeşit baskı ve sömürüden kurtaran, bunu programına esas olarak koyan tek parti, sosyalistlerin partisidir.” diyen Bebel, ilkel toplumlarda kadının yerinden günümüzde ve gelecekte kadına uzanarak konuyu tarihsel bir bakışla tartışıyor.

Kitapta,

  • Anaerki ve ataerki arasındaki tarihsel çatışma,
  • Hıristiyanlık ve kadın,
  • Ortaçağ’da kadın,
  • Modern evlilik,
  • Geçim aracı olarak evlilik,
  • Burjuva toplumu ve fuhuş,
  • Kadının kazanç durumu ve sanayide kadın,
  • Kadınların eğitim ve öğretim mücadelesi,
  • Kadının yasalar karşısındaki durumu,
  • Sınıflı devlette kadının konumu,
  • Ve sosyalist toplumda kadın gibi pek çok konu ele alınıyor.

Künye: August Bebel – Kadın ve Sosyalizm, çeviren: Sabiha Sertel ve Sevinç Altınçekiç, Yordam Kitap, kadın, 560 sayfa, 2019

Kolektif – Kelimelerin Kıyısında (2019)

Halide Edip Adıvar, Sabiha Sertel, Azra Erhat, Mina Urgan, Tomris Uyar ve Pınar Kür, Türkiye’de kadın çevirmenler dendiğinde ilk akla gelecek isimlerdendir.

Kuşkusuz bu isimler, bu alanda en çok tanınan kişilerdir, fakat emeği hiç görünmeyen pek çok kadın çevirmenden de bahsedilebilir.

Bu derleme de, Cumhuriyet tarihinin özellikle birinci ve ikinci kuşak kadın çevirmenleri hakkında muazzam bir tarih çalışması oluşuyla büyük önem arz ediyor.

Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nün doktora programında Şehnaz Tahir Gürçağlar’ın rehberliğinde başlayan çalışma, pek çok kadın çevirmenin portresini sunuyor ve bunları, somut bir tarihsel-kültürel bağlam içinde, sosyolojinin ve çeviribilimin gözünden inceliyor.

Cumhuriyet tarihi boyunca, kültür hayatımıza büyük katkılarda bulunmuş kadın çevirmenlerin olağanüstü emeğini görünür kılan kitapta, yukarıdaki isimlerin yanı sıra ele alınan kadın çevirmenler şöyle:

Seniha Bedri Göknil, Melahât Togar, Adalet Cimcoz, Güzin Dino, Nihal Yeğinobalı, Gönül Suveren, Gülten Suveren, Belgin Dölay, Fatma Artunkal ve Zeynep Bekdik.

  • Künye: Kolektif – Kelimelerin Kıyısında: Türkiye’de Kadın Çevirmenler, İthaki Yayınları, derleyen: Şehnaz Tahir Gürçağlar, İthaki Yayınları, inceleme, 382 sayfa, 2019

Kolektif – Sanatın Gölgedeki Kadınları (2018)

Bu önemli derleme, kendi alanında tarihin dışında bırakılmış, görülmemiş ya da görmezden gelinmiş kadınları, onların yaşamlarını ve eserlerini günışığına çıkarıp görünür kılıyor.

Kitap, 19. yüzyıl ortasından 20. yüzyıl ortalarına kadar uzanan yüzyıllık dönemi, tam olarak söylersek 1850-1950 yılları arasında sanat ve edebiyatta varlık göstermiş kadınları konu ediniyor.

Burada kimler yok ki!

Kitabın “Biyografi” başlığı altında, kimisi eşinin ya da babasının gölgesinde kalmış, kimisi toplumsa cinsiyet kalıplarına odaklı meslek algısıyla köşesine sıkışmış, kimisi eserleri kendisinden daha çok tanınan pek çok kadın var:

Selma Rıza, Sabiha Sertel, Semiha Es, Mebrure Alevok, Mihri Müşfik, Müfide Kadri, Sabiha Bozcalı, Sabiha Bengütaş, Nermin Faruki, Zerrin Bölükbaşı, Güzin Duran ve Muazzez Aruoba, kitapta hayatları ve çalışmalarına yer verilen kadınlar.

Kitapta bunun yanı sıra, yine farklı yazarların, kadınların sanat ve edebiyat dünyasındaki ısrarla görmezden gelinen varlığını Suat Derviş, Afife Jale, Halide Edip Adıvar ve Emine Semiye gibi isimler üzerinden tartıştığı makaleler de zenginleşmiş.

Kadınların üretimlerine, yaratıcılıklarına, güçlükleri aşmada geliştirdikleri stratejilere daha yakından bakmak için muhakkak okunması gereken bir çalışma.

  • Künye: Kolektif – Sanatın Gölgedeki Kadınları, derleyen: Özlem Belkıs ve Duygu Kankaytsın, Ayrıntı Yayınları, sanat, 480 sayfa, 2018

Yıldız Sertel – Nâzım Hikmet ile Serteller (2008)

Yıldız Sertel’in ‘Nâzım Hikmet ile Serteller’ isimli bu çalışması, Nâzım Hikmet ile Sabiha ve Zekeriya Sertel ilişkisindeki bilinmeyenleri anlatıyor.

Sertel ailesi, Nâzım Hikmet 1950’de açlık grevi yaptığı sırada, Viyana’da Dünya Barış Kongresi’nde veya değişik Avrupa ülkelerinde bulunduğunda, sürekli şairin yanında olmalarıyla bilinir.

Yıldız Sertel kitabında, Nâzım Hikmet’in Laz İsmail ile ilişkisini, Sovyetler Birliği’nde karşılaştığı güçlükleri ve TİP’i desteklemesi gibi bilinmeyen konuları aydınlatıyor.

Ayrıca Nâzım Hikmet’in Bizim Radyo’yu, Sertellerle birlikte nasıl kurduğuna dair ayrıntıların da, ilk olarak bu kitapta okurun karşısına çıktığını belirtelim.

  • Künye: Yıldız Sertel – Nâzım Hikmet ile Serteller, Everest Yayınları, anı, 297 sayfa

Hülya Öztekin – Tan: Serteller Yönetiminde Muhalif Bir Gazete (2016)

Sertellerin 1935-1945 arasında yayımladığı Tan gazetesi, ülke basın tarihinde sol yayıncılığın en etkili, önemli yayın organı olarak tarihteki yerini almış durumda.

Hatırlanacağı gibi gazete, muhalif tavrı nedeniyle siyasi ve ekonomik baskılarla karşılaşmış, bunun yanı sıra 4 Aralık 1945’te faşist bir linçe maruz kalmıştı.

Hülya Öztekin’in uzun çabalarının meyvesi olan elimizdeki kitap da, bu gazetenin kuruluşundan kapanışına uzanan süreci, dönemin sağlam bir siyasi ve toplumsal panoraması eşliğinde izliyor.

Kitapta,

  • Zekeriya Sertel, Sabiha Sertel, Muvaffak Şeref, Niyazi Berkes, Mediha Berkes, Pertev Naili Boratav, Esat Adil Müstecaplıoğlu, Hulusi Dosdoğru, Cami Baykurt, Behice Boran, Sabahattin Ali, Aziz Nesin gibi isimlerin katkıda bulunduğu gazetenin kuruluşu,
  • Yayın politikası,
  • Nazizmin ve faşizmin yükselişe geçtiği bir dönemde takındığı emperyalizm karşıtı tavrını,
  • İnsan hakları, demokrasi ve özgürlükler konularındaki ilerici tutumunu,
  • 4 Aralık 1945 tarihli Tan baskınından sonra gazetenin yayın hayatına son verişini,
  • Ve gazetenin muhalif basın tarihindeki yerini aydınlığa kavuşturuyor.

Öztekin’in çalışması, yalnızca Tan gazetesine dair bir bellek tazeleme girişimi olarak değil, aynı zamanda Türkiye’de basın özgürlüğü ve demokrasi mücadelesinin öyküsü olarak okunmalı.

  • Künye: Hülya Öztekin – Tan: Serteller Yönetiminde Muhalif Bir Gazete, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 488 sayfa

Feryal Saygılıgil (haz.) – Kadınlar Hep Vardı (2017)

  • KADINLAR HEP VARDI, hazırlayan: Feryal Saygılıgil, Dipnot Yayınevi, feminizm, 352 sayfa

Ülkenin feminist yazınına önemli bir katkı sunan, Türkiye’nin sosyalist tarihinde yer etmiş kadın portrelerine yer veren bir çalışma. Kitap Mari Beyleryan, Zabel Yasayan, Athina Gaitanou-Gianniou, Yaşar Nezihe, Sabiha Sertel, Suat Derviş, Fatma Nudiye Yalçı, Zehra Kosova, Sevim Belli, Sevgi Soysal, Leylâ Erbil ve Şirin Cemgil’in portresini sunarken, aynı zamanda Türkiye’deki sosyalist kadın mücadelesinin nitelikli bir panoramasını da sunuyor. Bu toprakların egemenleri, kadınları ne kadar görmezden gelirse gelsin, onlar karşı çıkışlarıyla, direngenlikleri ve mücadeleleriyle kendilerini sürekli ortaya koydu ve halen ortaya koymakta. Bu önemli kitap da, o kadınları daha görünür kılmasıyla, bunu bize bir kez daha hatırlatıyor.