Hermann Hesse – Gençlik Güzel Şey (2012)

  • GENÇLİK GÜZEL ŞEY, Hermann Hesse, çeviren: Behçet Necatigil ve Kâmuran Şipal, Can Yayınları, öykü, 278 sayfa

 

Alman yazar Hermann Hesse’in, melankolik-romantik bir havanın egemen olduğu yapıtlarına, yaşamın çelişkileri de eşlik eder. Yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Gençlik Güzel Şey’ ise, yazarın sözkonusu üslunu, kendisinin ilk dönem on öyküsü üzerinden izlemek için iyi bir fırsat. Hesse, kitaba adını veren öyküsünde de, yetişkinlik çağına girmekte olan başkahramanının, gençliğinde ülkenin kırsalına doğru yaptığı yolculuğa ve yaz boyu sürecek bir tatile dair anımsayışlarına dayanıyor. Hermann’ın  burada, Anna adlı genç bir kızla yakınlaşması ve beraberinde yaşadığı ilginç olaylar, öykünün omurgasını oluşturuyor.

İhsan Önder – HindistaNepal (2012)

  • HİNDİSTANEPAL, İhsan Önder, Han Yayınları, gezi, 256 sayfa

 

İhsan Önder’in Hindistan’dan Nepal’e on sekiz günlük gezisinden izlenimler barındıran elimizdeki kitap, bütçesi ve zamanı kısıtlı olanlara alternatif bir gezi rotası çiziyor. Gezi, iyi bir planlama ile, Delhi’den Varanasi’ye, Katmandu’dan Pokara’ya, görece uzak pek çok noktaya uzanıyor. Kitabın ilk bölümünde, gezilen ülkelerden ilginç kültürel detaylar ile bu yerlerin sıra dışı coğrafyalarına dair izlenimler yer alırken, bir rehber olarak tasarlanan ikinci bölümde de, ülke mutfakları, çanta hazırlığı, konaklama, ilklim şartları ve harcama gibi, bölgeye seyahat edecek gezginlerin ihtiyaç duyacakları konularda ipuçları veriliyor.

Barbara Strauch – Yetişkin Beyninin Sırları (2012)

  • YETİŞKİN BEYNİNİN SIRLARI, Barbara Strauch, çeviren: Sinem Gül, Varlık Yayınları, bilim, 247 sayfa

 

Barbara Strauch ‘Yetişkin Beynin Sırları’nda, insanın orta yaş zihninin ilginç yeteneklerini anlatıyor. Beyin tarayıcıları gibi yeni araçlar, genetik analiz ve daha gelişkin uzun süreli çalışmaların bulgularından yararlanan Strauch, orta yaşta beynin doruk noktasında olduğunu belirtiyor. Kitabın ilk iki bölümünde yazar, beynin orta yaşa hazırlanması ve orta yaş beyninin kendine has yönlerini, yani orta yaş beyninin iç işleyişini ele alıyor. Yazar son bölümde de, hareket etmek, düşünceyi besleyen yiyecekler ve beyin jimnastiği gibi, bu dönemde beynin korunması ve yaşlılık dönemine hazırlanmasıyla ilgili önerilerde bulunuyor.

Halim Aydın – Sağlıklı Nesiller İçin Önce Sağlıklı Tohum (2012)

  • SAĞLIKLI NESİLLER İÇİN ÖNCE SAĞLIKLI TOHUM, Halim Aydın, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yayınları, sağlık, 296 sayfa

 

Halim Aydın elimizdeki çalışmasında, Genleri Değiştirilmiş Tohumların (GDT), doğal tohum kaynaklarını nasıl tehdit ettiğini gözler önüne seriyor. Aydın, GDT’lerin tohumda biyolojik bozulmaları tetikleyerek doğal tohum kaynaklarını geriye dönüşümü olmayan değişmelere uğratacağını belirtiyor. Tohum türlerinden Türkiye’de ilk ithal izni alan GDO’lu ürünlere kadar birçok konuyu aydınlatan Aydın, GDT’li ürünlerin iddia edilen yararlarının aksine, insan ve hayvan sağlığına olumsuz etkilerde bulunduğunu; besinlerde geri dönülemez değişikliklere, gıda güvenliğinde zaafa ve yeni hastalıkların çıkmasına neden olduğunu gösteriyor.

Zeki Tez – Lezzetin Tarihi (2012)

  • LEZZETİN TARİHİ, Zeki Tez, Hayy Kitap, kültür tarihi, 366 sayfa

Zeki Tez ‘Lezzetin Tarihi’nde, insanlığın geçmişten bugüne yiyecek, içecek ve keyif verici tatlar alanlarındaki üretimini izliyor. Eski çağlarda yiyecek kültürü ve yasak yiyecekler, Müslümanlarda yiyecek-içecek kültürü, Avrupa’da yiyecek ve beslenme, Batı’da içecek ve içki kültürü, sanayileşme çağında gıda sanayisi ve kimyanın yiyecek-içeceğe katkıları, kahve kültürünün kökleri ve yayılışı, Türkiye’de çay kültürü, çeşitli kültürlerde şeker ve farklı kültürlerde tütün keyfinin icra edilişi, kitapta yer alan konulardan birkaçı. Lezzetin kapsamlı bir tarihini sunan kitap, yiyeceklerle ilgilenen herkes hitap edecek nitelikte.

Pascal Bruckner – Aşk Paradoksu (2012)

  • AŞK PARADOKSU, Pascal Bruckner, çeviren: Olcay Kunal, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 208 sayfa

 

Fransız romancı ve düşünür Pascal Bruckner ‘Aşk Paradoksu’nda, modern aşkın çelişkilerini tartışıyor. Modern aşkın yeni özgürlükler kadar yeni sıkıntılar da doğurduğunu söyleyen Bruckner, tarih, siyaset, psikoloji, edebiyat ve pop kültür gibi birçok alandan detaylarla bu duygunun tarihsel ve güncel hallerini tasvir ediyor. Aydınlanma’nın ardından aşkta yaşanan dönüşümden 1960’ların “özgür aşk” devrimine, Hıristiyanlık ve komünizmin aşka yaklaşımından saf aşk ile beden arasındaki çelişkilere uzanan yazar, ebeyvenlerimizin kendi ahlakları konusunda, modern insanın da kendi ahlaksızlığı konusunda yalan söylediğini düşünüyor.

Şadiye Dönümcü – Dokunsan Kırılan Dokunmasan Kuruyan İnsanlar (2012)

  • DOKUNSAN KIRILAN DOKUNMASAN KURUYAN İNSANLAR, Şadiye Dönümcü, Dipnot Yayınları, anlatı, 197 sayfa

 

Yaşlılık, insan algısında kendine rahatlıkla yer bulamayan bir konu. Sürekli ötelenmesi, “dinç dünyanın” uzağına sürüklenerek görmezden gelinmeye çalışılması bu yüzden. Şadiye Dönümcü de elimizdeki kitabında, büyük çabalarla toplumsal alandan dışlanan yaşlılar ve yaşlanmak gerçeğini önümüze koyuyor. Huzurevinde yaşayan beş kadın ile beş erkeğin, kimi zaman hüzünlü kimi zaman trajikomik hikâyeleri ekseninde gün geçtikçe daha büyük bir sosyal sorun haline gelen yaşlılık sürecini irdeleyen Dönümcü’nün çalışması, bilhassa yaşlılar ve yaşlılıkla ilgili algıları sorgulamasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

Peter Ackroyd – Platon Günlükleri (2012)

  • PLATON GÜNLÜKLERİ, Peter Ackroyd, çeviren: Bilgesu Şişman, MonoKL Yayınları, roman, 184 sayfa

 

Ünlü İngiliz yazar Peter Ackroyd, şiir, deneme ve romanlarının yanı sıra, William Blake, Thomas More, Charles Dickens ve T. S. Eliot gibi yazar ve düşünürleri, çağları ve çevreleriyle birlikte ele aldığı biyografileriyle de tanınıyor. Yazar, bu halkaya, baş kahramanının Platon adında bir hatip olduğu elimizdeki romanını da ekliyor. M. S. 38. yüzyılda geçen roman, Londra’nın en büyük hatiplerinden olan Platon’un geçmiş, bugün ve geleceğe dair fikirleri üzerine kurulmuş. Çağının anlamakta zorlandığı Platon, hayata dair düşüncelerini günlüğünde bir araya getirir ve okuru, adım adım, aydınlanma macerasına tanık olmaya davet eder.

İvan Sergeyeviç Turgenyev – Duman (2012)

  • DUMAN, İvan Sergeyeviç Turgenyev, çeviren: Ergin Altay, İş Kültür Yayınları, roman, 207 sayfa

 

İvan Sergeyeviç Turgenyev, ‘Duman’ adlı bu romanında, 1861 toprak reformunun devamında yaşanan belirsiz atmosferi, güçlü karakterler üzerinden tasvir ediyor. Köylüleri toprak köleliğinden kurtaran bu reform, büyük bir coşkuyla karşılanmıştır. Fakat bu durum, taşrada yaşanacak can sıkıcı bir belirsizliği de beraberinde getirmiştir. Reform ve ardından yaşananlar, ülkedeki gerici toprak sahipleri, Slavcılar, Batıcılar ve devrimci demokratlar arasındaki çelişkileri daha görünür kılmış ve ezberleri alt üst eden “dumanlı” bir atmosfere neden olmuştur. Turgenyev romanında, dönemin Rus taşra yaşantısının gerçeklerine ışık tutuyor.

Melda Kaptana – Ben Bir Bizans Bahçesinde Büyüdüm (2012)

  • BEN BİR BİZANS BAHÇESİNDE BÜYÜDÜM, Melda Kaptana, E Yayınları, anı, 335 sayfa

 

Yeni bir baskıyla sunulan ‘Ben Bir Bizans Bahçesinde Büyüdüm’, Melda Kaptana’nın İstanbul’da başlayıp Paris’e, New York’a ve Stockholm’e uzanan hayatından kesitler sunuyor. İstanbul’da gerçek bir Bizans bahçesinde dünyaya gelen Kaptana, genç bir Cumhuriyet aydını olarak Paris’te eğitim almış, New York’ta uzun bir süre bulunmuş, geçimini sağlamak için neredeyse sayısız işte çalışmış ve yaşadığı sıkıntılara rağmen hayattan keyif almayı da unutmamış isimlerden. Aynı zamanda Türkiye’nin ilk sanat galericilerden biri olan Kaptana’nın anıları, Doğu ile Batı kültürünün iyi bir bireşimini sunmasıyla da okunmayı hak ediyor.