Emine Şahin – Gerçek Ekmek (2012)

  • GERÇEK EKMEK, Emine Şahin, Hayy Kitap, sağlık, 127 sayfa

 

Ekmek, Türkiye sofrasının baş köşesinde yer almasının yanı sıra, birçok toplumun da ana besin kaynaklarından birini oluşturuyor. Emine Şahin elimizdeki çalışmasında, geçmişten günümüze ekmeğin serüvenini anlatırken, gerçek ekmeğin olmazsa olmazlarını saptıyor. Şahin’e göre gerçek ekmek, temiz topraklarda yetişen tahıllardan, yöreye iyi uyum sağlamış ve gen dizilimiyle oynanmamış tohumlardan ve tahılın tam tane şeklinde öğütülmesinden oluşur. Ekşi hamur ve itolerans hastalığını, ekmek dostlarını ve ekmekle terapi gibi konuları da ele alan Şahin, okurlarına, geleneksel ve güncel çok sayıda ekmek tarifi de veriyor.

Francis Bacon – Novum Organum (2012)

  • NOVUM ORGANUM, Francis Bacon, Say Yayınları, felsefe, 360 sayfa

 

Francis Bacon, tümevarımcı mantığı epistemolojinin temeli olarak değerlendirip Skolastiğe karşı Aydınlanma’dan daha önce eleştirilere girişmişti. Bacon bu yönüyle, Yeni Çağ felsefesinin ve bilimsel ampirizmin kurucusu kabul ediliyor. Marx’ın “İngiliz materyalizmi ile tüm modern deneysel bilimin gerçek atası” dediği Bacon ‘Novum Organum’da, “tabiat”ı anlayan ve ona hükmeden insan dünyasına dair gözlemlerine yer veriyor. Güç ile eşanlamlı olan bilgiyi elde etmek için “tabiat”ın kanunlarına uyulması gerektiğini söyleyen Bacon, modern düşüncenin ve bilimsel bilgiye ulaşmanın en önemli kaynaklarından birine imza atıyor.

Aleksandr Bogdanov – Kızıl Yıldız 2: Mühendis Menni (2012)

  • KIZIL YILDIZ 2: MÜHENDİS MENNİ, Aleksandr Bogdanov, çeviren: Ayşe Hacıhasanoğlu, Yordam Kitap, roman, 160 sayfa

 

Lenin’in Bolşevik Partisi’ndeki çalışma arkadaşlarından Aleksandr Bogdanov, daha önce Türkçeye kazandırılan ‘Kızıl Yıldız’ ütopyasında, geleceğin sosyalizminin nasıl olacağına dair tahminlerini, insanlığın Mars’ta ulaştığı sosyalist düzen üzerinden anlatmıştı. Bogdanov, ‘Kızıl Yıldız’ın ikinci kitabı olan bu romanında da, sosyalist düzenin kurulmasından önceki Mars’ı, sosyalizmi kuran mücadeleleri ve insanlığın burada yaptığı büyük bilimsel keşifleri anlatıyor. Romanın merkezinde de, birinci sınıf bir fizik bilgini ve mühendis olan ve Mars’a hayat veren büyük kanalların yapımını gerçekleştiren Mühendis Menni yer alıyor.

Metin Kayaoğlu – Hangi Tarihin Mirasçısıyız (2012)

  • HANGİ TARİHİN MİRASÇISIYIZ?, Metin Kayaoğlu, Akın Yayınları, tarih, 222 sayfa

 

Metin Kayaoğlu ‘Hangi Tarihin Mirasçısıyız?’da, tarihi Marksist bir yaklaşımla yeni baştan yorumluyor ve ezilenlerin tarihyazımını inşa etmeye çalışıyor. Kitabında, ezilenlerin tarihsel mirası, devlete karşı tarihsel anarşi, ahilik ve kentsel demokrasi modeli, Fetret dönemi ve Bedreddin ayaklanması, Patrona Halil isyanı, Hikmet Kıvılcımlı’da tarih ve ezilenler, İbrahim Kaypakkaya’nın tarihsel rolü, Doğu’da ezilenlerin eşitlikçi toplum deneyimleri ve ezilenlerin barbarlığı ya da tarihsel devrimciliği gibi konulara odaklanan Kayaoğlu, tarihyazımıyla ilgili Batılı Marksist çevrelerde sürdürülen tartışmalara da katılıyor.

Nanni Balestrini – Her Şeyi İstiyoruz (2012)

  • HER ŞEYİ İSTİYORUZ, Nanni Balestrini, çeviren: Ufuk Soyer, Deniz Erenuluğ Bovo, Otonom Yayıncılık, roman, 180 sayfa

 

Nanni Balestrini’nin, 1970’li yıllar İtalyan edebiyatının önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen ‘Her Şeyi İstiyoruz’u, FIAT fabrikasındaki bir direnişin epik bir hikâyesini sunuyor. Güney İtalya’dan gelerek Torino’daki FIAT fabrikasında çalışmaya başlayan bir işçinin hikâyesi üzerinden ilerleyen roman, başkahramanının devasa şehir Torino’yu keşfedişini, bu şehirde örgütlenmiş kapitalist baskı ve zulmü yerinde gözlemlemesini, oluşmakta olan proleter toplulukla ilişkiye geçmesini, fabrikada başlayan direnişe aktif bir şekilde katılışını ve işçi ayaklanmasında karşılaştığı karakterlerle arasında yaşananları anlatıyor.

Hüseyin Aykol – Aykırı Kadınlar (2012)

  • AYKIRI KADINLAR, Hüseyin Aykol, İmge Kitabevi, kadın, 231 sayfa

 

Türkiye’de hız kazanan kadına yönelik şiddet, geleceğe dair iyimserliğimize büyük darbe vuruyor. Bu dönemde yükselişe geçen muhafazakârlığın, bir özne olarak yer almaya çalışan kadını, toplumsal ve siyasal alandan yalıtmaya, silmeye çalışması bunun önemli nedenlerinden. Hüseyin Aykol, bu konudaki ümitsizliğimizi bir nebze de olsa kırabilecek ‘Aykırı Kadınlar’da, Osmanlı’dan günümüze devrimci bir dizi kadının portresini karşımıza çıkarıyor. Kitap, aslında toplumsal mücadelenin kadınlarla dolu olduğunu, ama “erkek tarihin” onları ya görmezden geldiği ya da kısa ve önemsiz bir biçimde naklettiği gerçeğini yeniden hatırlatıyor.

Elif Güveloğlu – Kansere Karşı Savunmasız Değilsin! (2012)

  • KANSERE KARŞI SAVUNMASIZ DEĞİLSİN!, Elif Güveloğlu, Postiga Yayınları, sağlık, 448 sayfa

 

Günümüzde, her dört insandan biri kansere yakalanıyor. Elif Güveloğlu ‘Kansere Karşı Savunmasız Değilsin!’de, mutfaktaki “doğal kalkanlar” yardımıyla bu hastalıktan nasıl korunulabileceğini anlatıyor. Kitap, her durumda hemen ilaçlara sarılmak yerine, aslında her meyvenin, her sebzenin, her baharatın bir ilaç olduğunu ve kanserden korunmanın, tedaviden çok daha kolay ve zahmetsiz olduğunu göstermesiyle dikkat çekiyor. Kitabına, kansere neden olan etkenlerle başlayan Güveloğlu, devamında, bedenimizdeki koruyucu kalkanları ile brokoliden çemene, elmadan fasulyeye, lahanadan mandalinaya mutfağımızdaki koruyucu kalkanları anlatıyor.

Muzaffer Denli – Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) (2012)

  • GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR (GDO), Muzaffer Denli, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yayınları, sağlık, 197 sayfa

 

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) konusu, bayağı bir süredir Türkiye’nin de gündeminde. GDO’lu ürünlerin insan sağlığı üzerindeki etkileri yoğun bir şekilde tartışılmaya devam edilirken, Muzaffer Denli de elimizdeki çalışmasıyla, konuyu farklı yönleriyle değerlendirmeye alıyor. Denli’nin kitabında GDO’nun tanımı ve tarihçesi hakkında bilgiler sunuluyor; GDO’lu ürünlerin dünyadaki mevcut durumu, ekim, üretim ve kullanım alanları, olası yararları ile insan ve çevre sağlığına verdiği zararlar ve bu ürünlere ilişkin hazırlanmış ve uygulanmakta olan kanun, yönetmelik ve mevzuatlar hakkında okur aydınlatılıyor.

Öznur Oğuz, Ercüment Akdeniz ve İskender Bayhan (haz.) – Gençliğin Mücadelesi ve Örgütlenmesi Üzerine (2012)

  • GENÇLİĞİN MÜCADELESİ VE ÖRGÜTLENMESİ ÜZERİNE, hazırlayan: Öznur Oğuz, Ercüment Akdeniz ve İskender Bayhan, Evrensel Yayınları, siyaset, 488 sayfa

Bir dergide yayımlanmış makalelerden yapılan bir seçkiye dayanan elimizdeki kitap, Türkiye’de iktidarlar tarafından sürekli düşman ilan edilmiş gençliğin, güçlü bir politik özne oluşu gerçeğini yeniden hatırlatıyor. Gençlik mücadelesinin dünü ve bugününe ilişkin değerlendirmeler ile tartışmaların yer aldığı kitap, gençlik hareketinin uzak ve yakın tarihini irdeliyor ve bundan sonuçlar çıkaran bir bölümle başlıyor. Kitapta ayrıca, gençliğin politik, akademik, mesleki, sendikal ve kitle örgütlenmesinin nasıl olması gerektiği tartışılıyor ve Emek Partisi (EMEP) çatısı altında bir araya gelmiş gençlerin deneyimleri sunuluyor.

Pierre Dardot ve Christian Laval – Dünyanın Yeni Aklı (2012)

  • DÜNYANIN YENİ AKLI, Pierre Dardot ve Christian Laval, çeviren: Işık Ergüden, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 462 sayfa

 

Bütünlüklü bir neoliberalizm eleştirisini yürüten ‘Dünyanın Yeni Aklı’, neoliberalizmin iktisadi bir ideoloji değil, genel bir rasyonalite, diğer bir deyişle bireylerin kendileriyle kurduğu ilişkileri belirleyen bir “varoluş kuralı” olduğunu gösteriyor. İki yazarın öne çıkan tezi, neoliberalizmin temel olarak bir akılsallık olduğu ve bu sıfatla, yalnızca yönetenlerin eylemini yapılandırmaya ve örgütlemeye yönelmekle kalmayıp, yönetilenlerin de tutumlarını yapılandırıp örgütlediğidir. Yazarlar, bu yeni akılla öznelliğin kurulması arasındaki ilişkiyi de, Michel Foucault’nun “yönetimsellik” kavramıyla açıklamaya koyuluyorlar.