Gilbert Achcar – Barbarlıklar Çatışması (2012)

  • BARBARLIKLAR ÇATIŞMASI, Gilbert Achcar, çeviren: Ateş Uslu, İthaki Yayınları, siyaset, 200 sayfa

 

Fransız yazar Gilbert Achcar, yeni bir baskıyla yayımlanan ‘Barbarlıklar Çatışması’nda, ABD’yi hedefleyen 11 Eylül saldırıları üzerinden, siyasal-dinsel terörizmin ortaya çıkışına neden olan etkenleri ayrıntılı bir bakışla inceliyor. Çalışması boyunca, küresel toplumun 11 Eylül saldırısına tepkide ne kadar samimi olduğunu ve ABD’nin en nefret ettiği adam olan Usame Bin Ladin’in nasıl olup da ABD’nin en eski müttefiklerinden biri olan, İslami gericiliğin simgesi Suudi Arabistan’dan çıktığını anlamaya çalışan Achcar, 11 Eylül saldırısının öncesini, sonrasını ve uzun vadede nasıl bir gelecek yaratacığını irdeliyor.

Philippa Perry – Koltuk (2012)

  • KOLTUK, Philippa Perry, çizim: Junko Graat, çeviren: Devrim Elif Ayan, Akılçelen Kitaplar, çizgiroman, 151 sayfa

Bir psikoterapist ile bir çizerin ortak ürünü olan ‘Koltuk’, hakkında pek fazla ayrıntı bilinmeyen psikoterapi sürecini, çizgiromanın imkânlarından yararlanarak canlandırıyor. Öykü, psikoterapist kahramanı Pat ile bir türlü vazgeçemediği zararlı bir alışkanlığı için ona gelen James arasında bir yıl boyunca devam eden terapi sürecinde yaşananlara dayanıyor. Bu süre zarfında Pat ve James’in yaşadığı endişeler, kafa karışıklıkları ve nihayetinde James’in kötü alışkanlığından vazgeçmesi, öykünün omurgasını oluşturuyor. Kitap bu hikâyeye paralel şekilde, psikoterapiye dair kimi konuların açıklandığı notlar da barındırıyor.

Besim F. Dellaloğlu – Ahmet Hamdi Tanpınar (2012)

  • AHMET HAMDİ TANPINAR, Besim F. Dellaloğlu, Kapı Yayınları, inceleme, 217 sayfa

 

Besim F. Dellaloğlu elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, Ahmet Hamdi Tanpınar fetişizmi örneğinden hareketle Türkiye modernleşmesinin zihniyet dünyasını tartışmaya açıyor. Üniversitelerde, Tanpınar üzerine dersler veren Dellaloğlu, öğrencilerinin Tanpınar’ı “muhafazakar” olarak tanımlayıp ona önyargıyla yaklaştığını belirtiyor. Bu durumun yalnızca öğrenciler özgü olmadığını, bunun, Türkiye modernleşme zihniyetinin ürettiği en önemli hurafelerden biri olduğunu söyleyen Dellaloğlu, Tanpınar’ın söylendiği gibi Doğu-Batı uzlaştırıcısı ve yerlici olmadığını; “Asrı saadet” ya da “Altın Çağ” arayışında olmadığını savunuyor.

Tamer Kütükçü – Radyoculuk Geleneğimiz ve Türk Musikisi (2012)

  • RADYOCULUK GELENEĞİMİZ VE TÜRK MUSİKİSİ, Tamer Kütükçü, Ötüken Yayınları, müzik, 286 sayfa

 

Tamer Kütükçü bu kitabında, Türkiye’nin radyoculuk serüvenini başlangıcından bugüne, başat kurumlarıyla masaya yatırarak, bu sürecin ülke müziği üzerinde ne gibi etkilerde bulunduğunu araştırıyor. Kütükçü, çalışma alanını, ilk İstanbul Radyosu (1927-1938), Ankara Radyosu (1938-1949), Yeni İstanbul Radyosu (1949-1964), 1964’ten bugüne TRT içindeki radyolar ve 1990’lardan itibaren başlayan özel radyolar olmak üzere, beş döneme ayırıyor. Yazar, radyoların tarihçesini verdikten sonra, bunların musiki üzerinde ne gibi etkilerde bulunduğunu irdeliyor ve Türkiye’de bu zaman aralığında yaşanan dönüşümleri müzik üzerinden izliyor.

Franklin Foer – Futbol Dünyayı Nasıl Açıklar? (2012)

  • FUTBOL DÜNYAYI NASIL AÇIKLAR?, Franklin Foer, çeviren: Harun İsmail Çırak, İthaki Yayınları, spor, 238 sayfa

 

Amerikalı gazeteci Franklin Foer ‘Futbol Dünyayı Nasıl Açıklar?’da, küreselleşme süreciyle birlikte dünya futbolunda gözlenen değişimleri, canlı örnekler ve keyifli bir üslupla izliyor. Holiganlık kültürünü irdeleyerek çalışmasına başlayan Foer, burada, küreselleşmenin ezeli rekabetlerdeki kadim düşmanlığı eritmedeki başarısızlığına kafa yoruyor. Yazar devamında da, futbol üzerinden bir ekonomi okuması yapıyor. Futbolun, küreselleşme sürecinde, gezegenin üzerinde işleyen diğer tüm ekonomilerden çok daha iyi depar attığını söyleyen Foer, dünya çapında ün yapmış futbol takımlarına dair ilgi çekici ayrıntılar sunuyor.

Fatma Aliye – Muhadarat (2012)

  • MUHADARAT, Fatma Aliye, yayına hazırlayan: Fazıl Gökçek, Özgür Yayınları, roman, 384 sayfa

 

Fatma Aliye’nin ‘Muhadarat’ı, Türkiye edebiyatında bir kadın yazar tarafından kaleme alınmış ilk roman olarak kabul ediliyor. Fatma Aliye’nin Ahmet Mithat Efendi’yle birlikte kaleme aldığı ‘Hayal ve Hakikat’ten sonra yazdığı ‘Muhadarat’, bir aşk ve kıskançlık hikâyesi ekseninde, Tanzimat dönemi Türkiye romanının öne çıkan konularından olan kadının toplumdaki yeri sorununa eğiliyor. Yazar, erkek egemen topluma karşı sesini yükseltmek bir yana, edebiyatta yer etmiş “erkek egemen” dili kullansa da, roman, dönemin toplumsal dokusuna dair tasvirler ile aydın kesimin halka bakışı konusunda önemli detaylar barındırıyor.

Ludwig Feuerbach – Tanrıların Doğuşu (2012)

  • TANRILARIN DOĞUŞU, Ludwig Feuerbach, çeviren: Oğuz Özügül, Say Yayınları, felsefe, 352 sayfa

 

Alman filozof Ludwig Feuerbach, elimizdeki kitabında, klasik, İbrani ve Hıristiyan Antikçağ kaynaklarına dayanarak Tanrı inancının ortaya çıkışını irdeliyor. Tanrı inancının insanın doğasında olmayıp, bir talebin nihayetinde ortaya çıktığını söyleyen Feuerbach, böylece insan zihnindeki Tanrı fikrinin yapay olduğunu belirtiyor. Tanrı’nın, sadece talep edildiği, içten arzu edildiği için tasarlanmış, düşünülmüş ve inanılmış bir varlık olduğunu savunan düşünüre göre, insanoğlu böyle yaparak benliğini yalanlamış, özüne yabancılaşmış ve yoksullaşmıştır. Feuerbach bu düşüncesini, klasik kaynaklara dönerek ispat etmeye çalışıyor.

Ayşe Hür – Öteki Tarih 1 (2012)

  • ÖTEKİ TARİH 1, Ayşe Hür, Profil Yayınları, tarih, 326 sayfa

 

‘Öteki Tarih 1’de, Ayşe Hür’ün ağırlıklı olarak Taraf ve Agos gazetelerinde yayımlanmış ve Osmanlı tarihini, Abdülmecid’den İttihat ve Terakki’ye uzanan döneme kadar irdeleyen yazılarından oluşuyor. Hür buradaki yazılarında, resmi tarih söylemi dışında, bize doğru diye dayatılan, çarpıtılan, abartılan veya atlananların arkasındaki detayları irdeliyor. Abdülmecid ve Tanzimat dönemi, Kıbrıs’ın İngilizlere verilişi, Kayzer II. Wilhelm’in doğu seyahati, Kürt etnik bilincinin ve Kürt milliyetçiliğinin doğuşu, 31 Mart darbesi, Abdülhamid’in tahttan indirilmesi, Balkan savaşları ve Babıâli Baskını, kitapta ele alınan bazı konular.

Anton Çehov – Kabuğuna Sinmiş Adam (2012)

  • KABUĞUNA SİNMİŞ ADAM, Anton Çehov, çeviren: İlker Balkan, Altın Bilek Yayınları, öykü, 109 sayfa

 

‘Kabuğuna Sinmiş Adam’, Anton Çehov’un ‘Besleme’, ‘Voladya’, ‘Başkalarının Derdi’, ‘Nişanlı Kız’ ve ‘Boyundaki Nişan’ adlı öykülerini bir araya getiriyor. Çehov, kitaba adını veren öyküsünde de, kendini kuşatılamaz zırhlarla donatarak yaşamaya alışmış Belikov isimli karakterinin trajikomik hayatını anlatıyor. Latince öğretmeni olan Belikov, mevsim ne olursa olsun sıkı sıkı giyinip örtünmesiyle meşhurdur. Onun örtünmeden anladığı, kendisini dış etkenlerden koruyup yalnız kalmasını sağlayacak bir kılıf yaratmaktır. Belikov’un bu yalıtılmış hayatı, günün birinde Verenka adlı bir kadına aşık olmasıyla tepetaklak olacaktır.

Ece Göztepe ve Aykut Çelebi (haz.) – Demokratik Anayasa (2012)

Türkiye’nin önemli hukukçuları ile iki siyaset bilimcinin makaleleriyle katkıda bulunduğu ‘Demokratik Anayasa’, demokratik bir anayasanın yapı taşlarını ele alıp derinlemesine bir analiz yapıyor ve konuya dair öneriler geliştiriyor.

Türk anayasa hukukundaki normatif uygulamalardan kaynaklanan sorunları saptayan çalışma, karşılaştırmalı hukuk verilerinden yararlanarak “Nasıl bir anayasa?” sorusuna yanıt aramasıyla çok önemli.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Andrew Arato, Kemal Başlar, Faruk Bilir, Kemal Gözler, Yusuf Şevki Hakyemez, Fikret İlkiz, Sibel İnceoğlu, Ergun Özbudun, Fazıl Sağlam, Murat Sevinç, Oktay Uygun ve Serap Yazıcı.

  • Künye: Kolektif – Demokratik Anayasa, hazırlayan: Ece Göztepe ve Aykut Çelebi, Metis Yayınları, hukuk, 527 sayfa, 2012