Arthur Schopenhauer – Ölümün Anlamı (2012)

  • ÖLÜMÜN ANLAMI, Arthur Schopenhauer, çeviren: Ahmet Aydoğan, Say Yayınları, felsefe, 127 sayfa

 

Sokrates, felsefeyi, “ölüme hazırlık” olarak tanımlamıştı. Ölümün, felsefenin gerçek ilham perisi veya esinleyici gücü olduğunu düşünen Arthur Schopenhauer da, elimizdeki makalesinde, ölüme ve onun bireyin hakiki varlığıyla ilişkisine odaklanıyor. Ölüme dair bilginin, insanda yarattığı karamsarlığı irdeleyerek makalesine başlayan Schopenhauer, ölümün gerçekte bir felaket olmadığını belirtiyor ve organizmanın yok oluşuyla birlikte, bireyin “tabiatın rahmine” geri döndüğünü ve böylece doğal bir döngüyü tamamladığını söylüyor. Schopenhauer ölümü, hayatın dışında değil, onun içinden bir süreç olarak değerlendiriyor.

Nusret Aydın – Diyarbekir ve Mırdasiler Tarihi (2012)

  • DİYARBEKİR VE MIRDASİLER TARİHİ, Nusret Aydın, Avesta Yayınları, tarih, 438 sayfa

 

Nusret Aydın, daha önce yayımladığı ‘Eğil Hükümdarları Tarihi’nde, günümüzde Diyarbakır’a bağlı bir ilçe olan Gîl (Eğil) ve yöresinin tarihini incelemişti. Yazar elimizdeki son çalışmasında da, Diyarbakır’dan başlayarak Adıyaman Gerger’i ve Elazığ’ı içine almış Mırdasi aşiretinin tarihine uzanıyor. Aydın kitabına, ilkçağlardan Mırdasilere kadar yörenin tarihini kapsamlı bir şekilde ele alarak başlıyor. Çalışmanın devamında da, Mırdasilerin, Antik çağda Sophene olarak bilinen yukarıdaki bölgeye gelişleri, buradaki imar faaliyetleri ve aşiret tarihinin önde gelen isimlerinin hayatı ve çalışmaları anlatılıyor.

Osman Erden (haz.) – Çağdaş Sanat Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey (2012)

  • ÇAĞDAŞ SANAT HAKKINDA BİLMENİZ GEREKEN HER ŞEY, hazırlayan: Osman Erden, Tempo Dergisi Yayınları, sanat, 146 sayfa

 

Çağdaş sanata bir giriş niteliğinde olan elimizdeki çalışma, İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren sanat ortamında yaşanan değişimleri, sanat-sanatçı ve sanat izleyicisi arasındaki ilişkileri, sanat alanında oluşturulan yeni teknikleri rahat okunabilir bir üslupla ele alıyor. Çağdaş sanat konusunda en sık sorulan yirmi soruyla başlayan kitap, pop sanat, yeni gerçekçilik, minimalizm, kavramsal sanat, teknoloji ve sanat, sansür ve çağdaş sanat, siyaset ve sanat, kadın ve çağdaş sanat gibi konularla ilerliyor. Kitapta ayrıca, çağdaş sanat ile küratörler, büyük sergiler, bienaller ve sanat fuarları arasındaki ilişki de irdeleniyor.

Patricia Pulliam Phillips ve Jack J. Phillips – Şirketler İçin Yeşil Karne (2012)

  • ŞİRKETLER İÇİN YEŞİL KARNE, Patricia Pulliam Phillips ve Jack J. Phillips, çeviren: Feza Gülfidan, Soyak Holding A. Ş. Yayınları, ekoloji, 328 sayfa

 

İki yazarlı elimizdeki kitap, şirketlerin gerçekleştirecekleri çevre projeleri için belli parametreler ortaya koyarak bu projelerin sağlayacağı yatırım getirilerini analiz ediyor. Kitapta, şirketlerin, her tür çevre, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik sorununa yönelik proje ve programları da dahil olmak üzere, söz konusu yatırım getirilerinin nasıl kullanılacağını anlatıyor. Enerji tasarrufu, yeşil enerji, su koruma, yeşil teknoloji, hava kirliliği, atık yönetimi ve “yeşil pazarlama”, gibi proje tipleri hakkında okurlarını bilgilendiren yazarlar, bu projelerin uygulayacak şirketler için de bir “yeşil karne” tutuyor.

Turgay Noyan – Meyhaneci (2012)

  • MEYHANECİ, Turgay Noyan, Naviga Yayınları, kültür, 180 sayfa

 

Yayımladığı deniz hikâyeleriyle bilinen Turgay Noyan ‘Meyhaneci’de, bu sefer kadehlerin ardındaki dünyanın izini sürüyor. 1970-80’li yıllarda, Bostancı’daki Derya tavernasının hem işletmeciliğini hem de orkestra şefliğini yürütmüş olan Noyan, bu mekândaki izlenimlerini, farklı insan hikâyelerini okurlarıyla paylaşıyor. Kitap, İstanbul’un eğlence kültürüne dair ilgiyle okunabilecek detaylar barındırdığı kadar, Demokrat Parti, öğrenci hareketleri ve 12 Eylül 1980 darbesi öncesi ve sonrasında yaşananlara dair tanıklığı aracılığıyla, dönemin siyasi ve toplumsal dokusunun eğlence kültürüne etkilerini de ele alıyor.

Cem Behar – Aşk Olmayınca Meşk Olmaz (2012)

  • AŞK OLMAYINCA MEŞK OLMAZ, Cem Behar, Yapı Kredi Yayınları, müzik, 235 sayfa

 

Cem Behar’ın, genişletilmiş bir baskıyla yeniden yayımlanan ‘Aşk Olmayınca Meşk Olmaz’ı, Osmanlı/Türk müzik geleneğinde bir öğretim yöntemi olan “Meşk” kavramına ve onun etrafındaki uygulamalara odaklanıyor. Kitapta, meşk ve usûl, meşkin geçmişi, söz ve saz eserleri meşki, meşkte uzmanlaşma ve meşk mekânları gibi konular değerlendiriliyor. Behar’ın kitabı, müzikte başvurulan bir öğretim yöntemini irdelemekle yetinmeyerek, Osmanlı/Türk müzik geleneğinin esasının nasıl oluştuğunu, gelenek içinde nasıl bir eğitim sisteminin uygulandığını ve geleneğin kendisini ne şekilde yenilediğini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Eric-Emmanuel Schmitt – Şişmanlayamayan Sumocu (2012)

  • ŞİŞMANLAYAMAYAN SUMOCU, Eric-Emmanuel Schmitt, çeviren: Bahadırhan Bozkurt, Doğan Kitap, roman, 64 sayfa

Eric-Emmanuel Schmitt’in günümüzde dinleri ele aldığı beş romanlık dizisinin sonuncusu olan ‘Şişmanlayamayan Sumocu’, Zen Budizm aracılığıyla sevgiyi keşfeden Tokyolu Cun’un hikâyesini anlatıyor. Gençliğini Tokyo caddelerinde dolanıp ıvır zıvır satarak tüketmekte olan Cun’un yolu, günün birinde sumo güreşi hocalarından Şomintsu ile kesişecektir. Hoca’nın düşüncesine göre Cun, çok iyi bir Sumo güreşçisi olabilir. Fakat ortada bir sorun vardır: Cun, çokça uğraşsa dahi şişmanlayamamaktadır. Cun, şişmanlamak için canla başla çaladursun, bu süreçte tanıştığı Zen Budizm aracılığıyla ailesini, sevgiyi ve aşkı keşfeder.

Sabri Kaliç (haz.) – Anonymous (2012)

  • ANONYMOUS, hazırlayan: Sabri Kaliç, Maya Kitap, siyaset, 127 sayfa

 

“Sanal alemin korsanları” Anonymous, 2003’ten bu yana, tüm gizli oluşumlar gibi gittikçe artan bir ilgiye mazhar oluyor. Bir lidere bağlı olmayan bireylerden oluşması, otoriteye karşı olması ve çağın son teknolojisi olan bilgisayar ve internete olan hakimiyetleri, bu ilginin başlıca nedenlerinden. Sabri Kaliç’in elimizdeki kitabı da, İngiliz siyasal tarihinin radikal eylemcisi Guy Fawkes’ın yüz görüntüsünü ödünç alan bu grubu inceliyor. Kitapta Anonymous’un kimlerden oluştuğu, eylemlerini ne şekilde gerçekleştirdiği, basında kendilerine nasıl yer buldukları ve şu ana kadar yaptıkları başlıca eylemler anlatılıyor.

Ahmet Hamdi Tanpınar – On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi (2012)

  • ON DOKUZUNCU ASIR TÜRK EDEBİYATI TARİHİ, Ahmet Hamdi Tanpınar, yayına hazırlayan: Abdullah Uçman, Dergâh Yayınları, inceleme, 656 sayfa

 

Ahmet Hamdi Tanpınar, bu klasikleşen yapıtında, 19. yüzyıl Türk edebiyatını kuru bilgilerle tanıtmak yerine, bu dönemde ortaya konan eserleri ve dönemin yazarlarını, devrin siyasî, edebi ve kültürel havası içinde ele alıyor. Divan şiirinin de kendi şartları içinde estetik bir yapısı olduğunu ortaya koyan geniş bir giriş kısmıyla çalışmasına başlayan Tanpınar, devamında, Lale Devri’nden başlayıp Tanzimat’a kadar uzanan Batılılaşma hareketlerini ele alıyor. Yazar ardından, bu yüzyılın ilk yarısındaki divan ve halk edebiyatı örneklerini inceliyor ve Tanzimat’ın ilanını takip eden yıllardaki edebiyat ortamını irdeliyor.

Alan Lightman – Einstein’ın Düşleri (2012)

  • EINSTEIN’IN DÜŞLERİ, Alan Lightman, çeviren: Algan Sezgintüredi, Aylak Kitap, roman, 113 sayfa

 

Alan Lightman ‘Einstein’ın Düşleri’nde, Einstein’ın patent bürosundaki katipliği esnasındaki düşlerine ve bu düşlerden yansıyan farklı dünyalara uzanıyor. Einstein, patent ofisinde 14 Nisan-28 Haziran 1905’te görev alır ve bu esnada, zaman üzerine sayısız düş kurar. Bu düşlerde zaman, ya dairesel ya da geriye doğru işlemekte veya olağanüstü bir irtifayla yavaşlamaktadır. Ve hayatın bilinen gerçekliğini ters yüz edebilen bu düşler, Einstein’ın daha sonra büyük bir bilim adamı haline getirecek araştırmalarına öncülük edecektir. Roman, Einstein’in düşleri üzerinden, zamanın ne olduğu konusunda farklı bir bakış sunuyor.