Kolektif – Kemal Özer İçin Anı Fotoğrafları (2011)

‘Kemal Özer İçin Anı Fotoğrafları’, 2009 yılında yitirdiğimiz sosyalist gerçekçi şiirin önemli isimlerinden Kemal Özer’e adanmış bir armağan kitap.

Özer’in kızı Simge Özer Pınarbaşı tarafından hazırlanan kitapta, şairin hayatı, şiirinin genel özellikleri, dergicilik ve yayıncılık alanındaki çalışmaları kapsamlı bir şekilde anlatılıyor.

Özer’i tanıyan, Türkiye edebiyatının ünlü birçok kaleminin tanıklıklarıyla katkıda bulunduğu kitap, görsel açıdan da oldukça doyurucu.

Uzun soluklu bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan eser, bu üretken ve değerli şairin hayatının, şiirinin ve eserlerinin hatırlanmasına, kuşkusuz önemli bir katkı sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Kemal Özer İçin Anı Fotoğrafları, hazırlayan: Simge Özer Pınarbaşı, Yordam Kitap, armağan, 240 sayfa, 2011

Ludwig Wittgenstein – Felsefi Soruşturmalar (2007)

  • FELSEFİ SORUŞTURMALAR, Ludwig Wittgenstein, çeviren: Haluk Barışcan, Metis Yayınları, felsefe, 251 sayfa

Metis Yayınları’nın, Ludwig Wittgenstein’in eserlerini yeni bir çeviriyle okuyucuya sunma çabası devam ediyor. Bu çabanın ilk ürünlerinden olan ‘Tractatus Logico-Philosophicus’, Oruç Aruoba çevirisiyle sunulmuştu. Wittgenstein’in ‘Felsefi Soruşturmalar’ı ise, filozofun felsefi hayatının ‘Tractatus Logico-Philosophicus’tan sonraki ikinci dönemi olarak kabul ediliyor. Wittgenstein’ın eserine son şeklini vermeden, 1951 yılında ölmesiyle mirasçıları tarafından yayımlanan kitap, gerek filozofun felsefe anlayışında, gerekse de felsefe tarihinde belirleyici bir yere sahip. Wittgenstein burada, ‘Tractatus’taki görüşlerini eleştirel bir bakışla ele alıyor.

Paul Hindemith – Ses İşçiliği (2007

  • SES İŞÇİLİĞİ, Paul Hindemith, çeviren: Yavuz Oymak, Norgunk Yayıncılık, müzik, 260 sayfa

‘Çoksesli Müzikte Temel Kompozisyon Eğitimi’, ‘Ses İşçiliği’nin alt başlığı. 20. yüzyılın önemli bestecilerinden olan Hindemith’in bu kitabı, çağdaş müzik kuramı ve 20. yüzyıl müzik hareketi üzerine kapsamlı ayrıntılar barındırıyor. Bilindiği gibi, Hindemith, Almanya’da Nazizmin yükseldiği yıllarda Türkiye’ye gelerek, Ankara Konservatuvarı’nın kuruluşuna önemli katkılarda bulunmuştu. Bu kitabının önemiyse, yüzyıl müziğinin Stravinski, Schönberg ve Bartok ile aşmaya çalıştığı krizi göğüsleyen önemli bir müzik adamının kaleminden çıkmış olması. Dolayısıyla kitap, müzik kuramına, alanın bütünselliğini olabildiğince gözeterek yaklaşan özellikleriyle önemli.

İbrahim Aslanoğlu – Teslim Abdal: Yaşamı ve Deyişleri (2007)

  • TESLİM ABDAL: YAŞAMI VE DEYİŞLERİ, İbrahim Aslanoğlu, Ekin Yayıncılık, biyografi, 144 sayfa

İbrahim Aslanoğlu, özellikle XVI-XVIII. yüzyıllarda yaşayan Alevî-Bektaşî şairlerine dair yaptığı çok sayıda araştırmalarla bilinen ve Orta Anadolu kültürüne yaptığı hizmetlerden dolayı 1995 yılında Sıvas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından ‘Onursal Bilim Doktorluğu’ unvanı almış bir isim. Yazarın konu aldığı Teslim Abdal ise 17. yüzyılın en önemli Alevî ozanlarından. Aslanoğlu Teslim Abdal’ı eylem şairi olarak tanımlıyor. Bunun nedeni olarak da ozanın, Alioğlu, Dedemoğlu, Kul Nesimi gibi, İran Safevi Devleti için siyasal olaylara karışmış olmasını gösteriyor. Aslanoğlu’nun, Teslim Abdal’ın hayatına odaklandığı çalışma, ozanın 132 deyişine de yer veriyor.

Ester Ruben – İktisadın Unuttuğu İnsan (2011)

Ester Biton Ruben, iktisadın psikolojiden beslenmesi gerektiğini ve şimdiye kadar iki alan arasındaki işbirliğinin çok eksik kaldığını savunuyor.

Yazar, insanı merkeze aldığı bir iktisadi bakışı, ‘İktisadın Unuttuğu İnsan’da tartışıyor. İktisat ve psikoloji arasındaki ilişkiyle çalışmasına başlayan Ruben, B. Mandeville’in ‘Arılar Masalı’ adlı eseri aracılığıyla, geleneksel iktisadın insan anlayışını irdeliyor.

Yazar ardından, psikolojinin tanımladığı insana; kapitalizmin körüklediği korku, kaygı, bencillik, güvensizlik, hırs ve öfke gibi temel duygulara ve günümüz küreselleşmiş kapitalist dünyasının psikolojik etkilerine odaklanıyor.

  • Künye: Ester Ruben – İktisadın Unuttuğu İnsan, Bağlam Yayınları, iktisat, 96 sayfa

Erkan Aydoğanoğlu – Fabrikada Emek Denetimi (2011)

  • FABRİKADA EMEK DENETİMİ, Erkan Aydoğanoğlu, Evrensel Yayınları, inceleme, 195 sayfa

Sendikal örgütlenme ve işçi sınıfı tarihi konusunda yayımlanmış çalışmaları bulunan Erkan Aydoğanoğlu ‘Fabrikada Emek Denetimi’nde, Kocaeli metal işçilerine dair bir alan araştırmasından hareketle, fabrika sistemi içinde uygulanan emek denetimine odaklanıyor. Yazar bunu da, emek sürecinde yaşanan denetim uygulamalarının tarihsel gelişimini gözeterek yapıyor. Kitapta ilkin, bir bütün olarak kapitalist emek süreci ile kapitalist emek sürecinde denetim ve gözetim uygulamalarının kökeni ele alınıyor. Çalışmanın devamında ise, 20. yüzyılla birlikte belirginleşen teknolojik gelişme ve denetim uygulamalarının değişen boyutları değerlendiriliyor.

Franz Kafka – Dönüşüm (2011)

  • DÖNÜŞÜM, Franz Kafka, çeviren: Çiğdem Canan Dikmen, Versus Kitap, öykü, 72 sayfa

Franz Kafka’nın muhteşem öyküsü ‘Dönüşüm’, unutulmaz bir giriş cümlesiyle başlar: “Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş halde buldu.” Kafka’nın, ‘Değişim’ ve ‘Metamorfoz’ olarak da adlandırılmış bu uzun öyküsü, pazarlamacı olarak ailesinin geçimi üstlenen Gregor Samsa’nın bir böceğe dönüşerek güçten düşmesini ve ardından, babasının yıkıcı iktidarıyla yüzleşmesini hikâye eder. Böceğe dönüşen Samsa, artık çalışamadığı için de, babası tarafından istenmeyen varlık ilan edilmiştir. Samsa ise, onun acımasızlığı karşısında, kız kardeşi Grete ile annesine sığınmak zorunda kalacaktır.

Şebnem Gökçeoğlu Balcı – Tutunamayanlar ve Hukuk (2007)

  • TUTUNAMAYANLAR VE HUKUK, Şebnem Gökçeoğlu Balcı, Dost Yayınevi, hukuk, 165 sayfa

‘Tutunamayanlar ve Hukuk’, temelde refah devletinin krizine odaklanmasıyla ilgiye değer. Refah devletinin krizi, sosyal hakları hiçbir zaman tam anlamıyla gerçekleştirememiş, büyük bir sorun olan işsizliğin üstesinden hiçbir zaman gelememesiydi. Kitabın başlığına alınan ‘tutunamayanlar’ kavramı, olumsuz bir tabir olmaktan çok, toplumda varolan yerleşik bir tanım olarak, içinde bulunduğu sistemde hiçbir sosyal hakka sahip olmayan bireyi tanımlamak amacıyla kullanılmış. Tutunamayanlar, refah devletinde, işsiz olanları, sosyal haklara sahip olmayanları işaret ediyor. Çalışma giriş ve sonuç dışında, ‘Refah Devletinin Kurucu Unsurları’, ‘Refah Devletinin Felsefi Krizi’ ve ‘Yoksulluk ve Sosyal Dışlanmaya Karşı Korunma Hakkı’ şeklindeki üç bölümden oluşuyor. Balcı’nın çalışması, bireyin, refah devleti, sosyal devlet, sosyal haklar karşısındaki konumuna odaklanmasıyla ilgiye değer.

Saffet Murat Tura – Histerik Bilinç (2007)

  • HİSTERİK BİLİNÇ, Saffet Murat Tura, Metis Yayınları, psikanaliz, 238 sayfa

Saffet Murat Tura, ‘Histerik Bilinç’te, bilinç araştırmaları alanına yoğunlaşıyor. Tura çalışmasına şu temel sorularla başlıyor: “Hepimiz atomlardan oluşmuş maddi cisimler olduğumuz halde neden iç dünyamız, iç yaşantılarımız, bir ‘fenomenal bilincimiz’ var? Neden ‘içi karanlık’ biyolojik otomatlar değiliz?” Tura, bu sorunun cevabını ararken, bu soruları bilimsel olarak düşünülüp tartışılabilir sorunsallara dönüştürmeyi amaçlıyor. Tura’nın bunun yapılmasıyla amaçladığı şeyse, histerinin, bilincin gizemini açıklamada önemli bir görev üstleneceği inancı oluyor. Buradaki bilinçle kastedilenin, bilimsel bir bilinç kavramından çok, bilincin fenomenal yapısının, yani ‘fenomenal bilinç’ olduğunu belirtmekte fayda var. Tezini felsefe, psikiyatri, psikanaliz, psikoloji, nöroloji, sinirbilim, fizyoloji ve biyoloji üzerinden açıklayan Tura, klinik vakalardan da yararlanıyor.

A. Hicri İzgören – Verilmiş Sözdür (2011)

  • VERİLMİŞ SÖZDÜR, A. Hicri İzgören, Avesta Yayınları, şiir, 63 sayfa

İzgören’in ‘Verilmiş Sözdür’ü, ilk olarak 1987 yılında yayımlanmıştı. İzgören, burada, Türkiye’nin yaralanmış ve kanlı bir coğrafyasında yaşanan şiddete, imgeleriyle ad koymaya çalışmıştı. Şair, ‘Kitaplar Yazmaz’ adlı şiirinde şöyle diyor: “Elimizin ayasında kaya kınası / Sırtımızda çizgili fistan / Taylar kankardeşi canciğer / Ardımızda ikindi yeli / Yarpuz günebakan ve kenger // Memelerine süt yürümüş / Öpülmemiş kızlardık / Uçarı kuşlar inatçı oğlaklardık / Damlara serili yataklara dizilir / Geceleri yıldızlara şaşardık // Sonrası bir yangındır / Kimvurduya ve mezartaşsız / Sonrası bir yangındır hayatımızın / Kitaplar yazmaz (…)”