Adem Yıldırım – Eleştirel Pedagoji (2010)

  • ELEŞTİREL PEDAGOJİ, Adem Yıldırım, Anı Yayıncılık, eğitim, 230 sayfa

Radikal demokrasinin eğitimsel değişimini ve dönüşümünü öngören eleştirel pedagoji, demokrasi kültürünü zenginleştirmeyi ve aktif, sürekli bir yurttaşlık bilinci kazandırmayı amaçlar. Tarihsel köklerinde en güçlü geleneğin Marksizm olduğu bu akım böylece, kültürel ve sosyal politikaları izleyen, iyi okuyan ve eleştiren bir toplum oluşturmayı hedefler. İşte Adem Yıldırım elimizdeki çalışmasında, geleneğin kapsamlı bir çerçevesini, bu alanın bilinen iki ismi olan, Ivan Illich ve Paulo Freire’nin eğitim anlayışları üzerinden sunuyor. Yıldırım, bu iki düşünürün, eleştirel pedagoji konusundaki birbirinden farklı yorumları üzerine yoğunlaşırken, akımın temel kavramlarını da derli toplu bir şekilde okuyucularına sunuyor. Yazar böylece, son zamanlarda Türkiye’de tartışılan ekolün kapsamlı bir sunumunu yapmış oluyor.

Guilleragues Kontu – İstanbul Mektupları (2010)

  • İSTANBUL MEKTUPLARI, Guilleragues Kontu, çeviren: Yaşar Avunç, Kırmızı Yayınları, mektup, 175 sayfa

Guilleragues Kontu’nun, daha önce Türkçeye çevrilen tutkulu ‘Portekiz Mektupları’nın yazarı olduğu iddia edilir. Fakat kesin olan bir şey varsa, o da, Portekizli bir rahibenin kaleminden süzülen bu mektupların, kadın-erkek ilişkilerinin kendine has labirentleri konusunda önemli bir klasik olduğu. ‘İstanbul Mektupları’ ise, tam adı Gabriel -Joseph de la Vergne olan ve 1678’de büyükelçi göreviyle İstanbul’a gelen Guilleragues Kontu’nun şehre dair mektuplarından oluşuyor. Kont, altı yıl boyunca görev yaptığı İstanbul’a dair, boğucu bir portre çiziyor. Kitapta, Enis Batur’un konta ve onun mektuplarına odaklandığı bir önsöz de yer alıyor.

Nuray Sakallı – Sosyal Etkiler (2010)

  • SOSYAL ETKİLER, Nuray Sakallı, İmge Yayınları, psikoloji, 255 sayfa

Nuray Sakallı, ilk baskısı 2001’de yapılan ‘Sosyal Etkiler’de, sosyal kurallar, sosyal baskı, grup etkileri, gruba uyma, ricalara boyun eğme, emirleri düşünmeden yerine getirme, güç, lider ve liderlik, azınlığın etkileri, tutum değişimi gibi, sosyal etkinin farklı türevlerini kapsamlı bir şekilde masaya yatırıyor. Sosyal psikoloji alanının yetkin çalışmalarından olan kitap bilhassa, bireylerin gruplara uymasında etkili olan faktörleri apaçık ortaya koymasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz. Kitapta ayrıca, sosyal etkiler ile reklamcılık ve televizyonun birey üzerindeki etkileri konusunda yapılan araştırmaların sonuçları de irdeleniyor.

Joe Garden, Janet Ginsburg, Chris Pauls, Anita Serwacki ve Scott Sherman – Yeni Vampirin El Kitabı (2010)

Bilindiği gibi vampirler, bilhassa son zamanlarda birçok kitabın, filmin ve dizinin konusu olmalarıyla, hayatımızın vazgeçilmez figürlerine dönüştü.

Elimizdeki kitap ise, genelde korku figürü olarak sunulan vampirlere mizah çerçevesinden bakıyor.

Burada vampir vücudu, vampir cinselliği, avını baştan çıkarma yöntemleri, vampirin sofra ve beslenme “adabı”, vampirin ağız ve diş sağlığı, vampir-insan ilişkileri ve vampirlerin yaşam tarzı gibi, okurlarını güldürmeyi hedefleyen bölümler yer alıyor.

Konunun yalnızca gülünç yönleriyle yetinmeyen kitap, vampir edebiyatını çığırından çıkarmış “korku endüstrisi”yle alay etmeyi de ihmal etmiyor.

  • Künye: Joe Garden, Janet Ginsburg, Chris Pauls, Anita Serwacki ve Scott Sherman – Yeni Vampirin El Kitabı, çeviren: Anıl Dursun, Derin Kitap, mizah, 223 sayfa

Henry David Thoreau – Nerede ve Ne İçin Yaşadım? (2010)

  • NEREDE VE NE İÇİN YAŞADIM, Henry David Thoreau, çeviren: Yonca Yalçın Çakmaklı, Notos Kitap, anlatı, 156 sayfa

Amerikalı yazar, düşünür ve çevreci Henry David Thoreau, 1845’te Walden gölü kıyısında doğayla iç içe bir hayat yaşamaya başlamıştı. Thoreau’nun iki yılı aşan bu deneyiminin meyvesi olarak ‘Walden’ eseri ortaya çıkmıştı. Eser, modern hayatı geride bırakarak sade bir yaşam sürmenin en ünlü manifestolarından biri olarak kabul ediliyor. İşte ‘Nerede ve Ne İçin Yaşadım’, Thoreau’nun on yedi bölümden oluşan bu efsane eserinin dört bölümünü bir araya getiriyor. Kitabı dikkat çekici kılan başlıca husus, yalnızca Thoreau’nun Walden gölüne ve hayvanlara ilişkin gözlemleri değil, bunlardan hareketle farklı felsefi konulara uzanmasıdır diyebiliriz.

Jacques Barzun ve Henry F. Graff – Modern Araştırmacı (2010)

  • MODERN ARAŞTIRMACI, Jacques Barzun ve Henry F. Graff, çeviren: Fatoş Dilber, Kırmızı Yayınları, bilim, 428 sayfa

Uzun zamandır kullanımda olan ‘Modern Araştırmacı’, araştırma tekniklerinin öğretilmesi amacına uygun olarak, eğitim ve her meslekten öğrenci ve araştırmacıya hitap ediyor. Kitap, bilimsel olma amacını taşıyan bütün araştırmalarda, araştırmacının, gerçekleri, fikirleri ve o konuda söylenmişleri içeren kayıtlara nasıl ulaşacağını ve bunları nasıl kullanacağını gösteriyor. Çalışma, kütüphanelerden nasıl yararlanılabileceğinden not tutma tekniklerine, yazma yöntemlerinden çeviri konusunda ipuçlarına, alıntı yapmanın inceliklerinden sunuş biçimlerine kadar pekçok ayrıntıyı barındırmasıyla, günümüz araştırmacısı için nitelikli bir kılavuz.

Susan Hill – Temiz Kalpler (2010)

  • TEMİZ KALPLER, Susan Hill, çeviren: Kerem Işık, Yapı Kredi Yayınları, roman, 463 sayfa

Susan Hill imzalı ‘Temiz Kalpler’, Başmüfettiş Simon Serrailler’in ikinci macerasıyla okurun karşısına çıkıyor. İngiltere’nin ufak bir katedral kasabası olan Lafferton’da geçen roman, küçük bir çocuğun kaçırılması ve devamında yaşanan olayları hikâye ediyor. Hill romanını, “suçlu kim?” sorusunun yanıtından çok, farklı durumlara savrulan karakterlerinin yaşadığı olaylar üzerine inşa etmiştir diyebiliriz. Böylece Serrailler kendini, evinin kapısının önünde beklerken kaçırılan bir çocuk, ölümle yaşam arasında gidip gelen bir kadın ve suçtan uzak durup durmamak konusunda ikilem içinde olan bir adam gibi ilginç hayatların içinde bulacaktır.

Jean Van Hamme ve Grzegorz Rosinski – Thorgal: Ogatai’nin Tacı (2010)

  • THORGAL: OGATAI’NİN TACI, Jean Van Hamme ve Grzegorz Rosinski, çeviren: Zeynep Mertoğlu, Çizgi Düşler Yayınları, çizgiroman, 48 sayfa

Öyküsü Jean Van Hamme, çizimleri de Grzegorz Rosinski’ye ait olan ‘Thorgal’, ilk olarak 1977 yılında ortaya çıktı. Viking mitolojisinden beslenen ‘Thorgal’i ilgi çekici kılan bir başka husus da, fantastik, bilimkurgu, korku ve serüven gibi farklı türlerden beslenen zengin öykülere sahip oluşudur diyebiliriz. Elimizdeki seçkide ise, Tanrılar tarafından lanetlenmesine rağmen barış için savaşan Thorgal’in 1993, 1994 ve 1995 yıllarında Editions du Lombard tarafından yayımlanmış ‘Görünmez Kale’, ‘Sürülmüşlerin İşareti’ ve ‘Ogatai’nin Tacı’ başlıklı üç macerası yer alıyor. Seçkinin albenisi ise, tamamı kuşe renkli kağıda basılmış olması.

Piero Sraffa – Malların Mallarla Üretimi (2010)

  • MALLARIN MALLARLA ÜRETİMİ, Piero Sraffa, çeviren: Ümit Şenesen, Yordam Kitap, iktisat, 176 sayfa

 

1983 yılında hayata veda eden Piero Sraffa, yirminci yüzyılın en önemli iktisatçılarından. İtalyan asıllı İngiliz iktisatçı 1926’da, henüz 28 yaşındayken kaleme aldığı makalesinde, serbest piyasanın tekelleşmeye yol açtığını savunmuş; bu tez çok tartışılmıştı. Cambridge ekolünden gelen Sraffa’nın otuz yılda yazdığı ve tek kitabı olan ‘Malların Mallarla Üretimi’ ise, kapitalist dünyada iktisat düşüncesine bir yüzyıl boyunca hakim olmuş neoklasik iktisadın dışında yeni bir teorik çerçeve öneriyor. 1960’ta yayımlanan kitapta Sraffa’nın çizdiği teorik çerçeve, neoklasik iktisadı eleştiren iktisatçıların temel kaynaklarından biri olmuştu.

Klaus Hympendahl – Denizde Günah (2007)

  • DENİZDE GÜNAH, Klaus Hympendahl, çeviren: Hulki Demirel, Ataköy Marina Yacht Club Yayınları, inceleme, 280 sayfa

Klaus Hympendahl’ın ‘Denizde Günah’ı, özet olarak, hayatı denizde geçen kadınları anlatıyor. Denizcilik konulu kitaplarıyla tanınmış yazarın bu kitabının alt başlığı, ‘Denizcilik Tarihine Erotizm Penceresinden Bir Bakış’ ve çalışma, denizcilik tarihinde, yelkenli gemilere kadar giden bir zaman dilimi içinde, kadının denizcilik kültüründeki izinin peşine düşüyor. Her tarihte olduğu gibi, denizcilik tarihinde de kadının yeri çok az vurgulandı, ondan çok az bahsedildi. Oysa kadınlar eski zamanlardan beri gemilerde bulunmuşlardı. Sıradan yolcular olarak, eş ya da metres olarak, fahişe olarak veya tayfa olarak. Dolayısıyla Hympendahl’ın bu çalışması, denizcilik tarihinde kadının almış olduğu çok çeşitli rollerin peşine düşmeyi amaçlıyor. Fakat ağırlıklı olarak da, kadının daha çok cinsel, erotik yönlerden ele işlenmiş olduğunu da belirtelim.