Stephen Little – İzmler: Sanatı Anlamak (2006)

  • İZMLER: SANATI ANLAMAK, Stephen Little, çeviren: Derya Nüket Özer, Yapı Yayın, sanat, 159 sayfa

Stephen Little’in ‘İzmler’i, geniş bir yelpazede, sanattaki “izm”lere odaklanıyor. Rönesans “izm”lerinden (Klasikçilik, Hümanizm vb.), Minimalizm ve Gelecekçilik gibi çok daha modern “izm”lere kadar, sanat tarihini biçimlendiren bütün önemli akımları tanıtmayı amaçlıyor. Her akıma ayrılan iki sayfada, söz konusu akımla ilgili bir giriş bilgisi, akımın başlıca sanatçıları, bir anahtar sözcük listesi, akımı tanıtan metin, akımın özelliklerini yansıtan başlıca yapıtlar ve bir ya da ikisinin fotoğrafı ve tanıtımı; gezilmesi önerilen müzeler/galeriler ve tanıtılan akımla benzerliği ya da o akıma bütünüyle karşıt olan öteki izm’lerin listesi yer alıyor.

William Shakespeare – Macbeth (2006)

  • MACBETH, William Shakespeare, çeviren: Sabahattin Eyüboğlu, İş Kültür Yayınları, oyun, 108 sayfa

William Shakespeare, oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır dünyayı etkilemeye devam ediyor. Shakespeare’in 1606 yılında yazıldığı tahmin edilen ve 1623’te ilk baskısı yapılan ‘Macbeth’ oyunu ise temelde insanı yozlaştıran hırsın izini sürer. Yaklaşık iki bin satır olan ve kendisinin en kısa trajedisi olan bu eserinde Shakespeare, yükselme arzusu ve politik hırsın kişiyi nereye götürebileceğini, hırsın ne kadar güçlü olabileceğini kahramanı Macbeth üzerinden kurar. Kitabın Cevza Sevgen tarafından kaleme alınan önsöz ise, Shakespeare’in bilhassa bu oyunu hakkında iyi bir analiz olması yönüyle önemli.

Sefa Kaplan (Söyleşi) – “Olaylar ve İnsanlar”ın Peşinde Bir Ömür: Hasan Pulur Kitabı (2006)

  • “OLAYLAR VE İNSANLAR”IN PEŞİNDE BİR ÖMÜR: HASAN PULUR KİTABI, söyleşi: Sefa Kaplan, İş Kültür Yayınları, söyleşi, 412 sayfa

Hasan Pulur, ‘Olaylar ve İnsanlar’ın Peşinde Bir Ömür’de, elli yılı aşan gazetecilik serüveninde yaşadıklarını okurlarıyla paylaşıyor. 27 Mayıs’tan 28 Şubat’a uzanan süreçte, darbeler karşısında basının takındığı tutumdan, Milliyet’in satılma serüvenine kadar, Babıâli’de yaşanan uzun bir tarih var, Pulur’un geçmişinde. Pulur’un elimizdeki uzun soluklu söyleşisinde, Erol Simavi, Aydın Doğan, Ercüment Karacan ve Dinç Bilgin gibi gazete patronlarından, Abdi İpekçi, Nezih Demirkent, Çetin Emeç, Ertuğrul Özkök, Mehmet Y. Yılmaz, Sedat Ergin, Çetin Altan, Mehmet Barlas ve Nazlı Ilıcak gibi, bu dönemin ünlü gazetecilerine dair anı ve değerlendirmeler yer alıyor.

Senih Özay – Anılarım (2006)

  • ANILARIM, Senih Özay, Aşina Kitaplar, anı, 248 sayfa

Senih Özay, uzun yıllar avukatlı yapmış bir isim. ‘Anılarım’ın alt başlığı ‘Ağzımı Hayır’a Açtığım Davalarım…’ Kitaba önsöz yazan A. Rıza Akcan, Özay’ın kitabı için, “Bu kitap azalan kocaman elli ve kocaman beyinli insanlardan birinin hikâyesidir; acıtır belki ama kırmaz; öğretir…” diyor. Senih Özay İnsan Hakları Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Savaş Karşıtları Derneği, Sosyal Araştırmalar Vakfı, Kuzey Kafkasya Kültür Derneği, Düşünce Suçu Müzesine Doğru Hareketi gibi kurumların yöneticiliği ve üyeliğini yapmış. Kendisinin anıları da, Ankara barosunda başladığı avukatlık mesleğindeki deneyimlerine, anılarına dayanıyor. Hak/hukuk seyri ağır işleyen bir ülkede, muhalif bir avukatın anıları.

Elia Kazan- Uzlaşma (2006)

  • UZLAŞMA, Elia Kazan, çeviren: Nazar Büyüm, Adam Yayıncılık, roman, 591 sayfa

Elia Kazan, bilindiği gibi, tiyatroyla başladığı sanat hayatına, daha sonra yönetmenlik ve son olarak da edebiyatçı kimliğiyle devam etmiş bir isim. ‘Bir Genç Kız Yetişiyor’, ırkçılığı işleyen ‘Pinky’, Marlon Brando’nun oyunuyla kendini gösteren ‘İhtiras Tramvayı’, ‘Viva Zapata’, Yahudi düşmanlığını ele alan ‘Namus Sözü’ ve ‘Rıhtımlar Üzerinde’ kendisinin yönettiği filmlerin başlıcaları. Bu son ikisinin Oscar kazandığını da belirtelim. Yine bunların dışında, James Dean’in oynadığı ‘Cennet Yolu’nu da unutmamak gerekir. Kazan’ın orijinal adı ‘The Arrangement’ olan ve daha sonra filme de aktarılan ‘Uzlaşma’ romanı ise, Amerika’daki bir Rum göçmeninin yaşamını anlatıyor.

Anton Çehov – Köpeğiyle Dolaşan Kadın (2006)

  • KÖPEĞİYLE DOLAŞAN KADIN, Anton Çehov, çeviren: Ergin Altay, İş Kültür Yayınları, öykü, 682 sayfa

Edebiyat ders kitaplarında, Anton Çehov’un durum öykücüsü olduğu söylenirdi. Çehov’un “durum öyküleriyle” neyin kastedildiğini, kendisini okuduktan sonra öğrendik. Yazar, basit insanların basit hayatını, basit bir dille verirken, okuyucuyu şaşırtacak ayrıntıları bulup ortaya çıkarmakta ustadır. Çehov, hayatın yalınlığı ve karmaşası içindeki insanlık durumlarını büyük bir duyarlıkla işlediği öykü ve oyunlarıyla en önemli 19. yüzyıl yazarlarından biri. Çehov’un ‘Köpeğiyle Dolaşan Kadın’ isimli bu kitabı ise, yazarın otuz öyküsünü bir araya getiriyor. Öykülerin çevirisi ise, ilk çevirisi Yusuf Ziya Ortaç’ın Akbaba dergisinde yayımlanan usta çevirmen Ergin Altay’a ait.

Lawrence Ferlinghetti – Yitik Dünyadan Resimler (2006)

  • YİTİK DÜNYADAN RESİMLER, Lawrence Ferlinghetti, çeviren: Gürkal Aylan, Artshop Yayınları, şiir, 44 sayfa

Lawrence Ferlinghetti, ellili yılların modern Amerikan toplumunun ikiyüzlülüğünü eleştiren yazarlar, şairler ve diğer sanatçıların oluşturduğu “Beat” kuşağının sözcüsü ve putları kıran bir sembolü olarak bilinir. Bilindiği gibi bu dönemde, William S. Burroughs, Garry Synder, Allen Ginsberg ve Jack Kerouac gibi önemli isimler de vardı. Ferlinghetti, şiirini, gri yüzlü, akademik, kılı kırk yarma yerine, aklınıza ne gelirse, geldiği gibi yazma, şiirin özüne dönüş olarak tanımlar. Ferlinghetti’nin ‘Yitik Dünyadan Resimler’i, ilk kez 1955 yılında yayımlandı. Yayımlandığı dönemlerde “yeni şiirin ilk işareti” olarak karşılanan kitap, nihayet Türkçede.

François Caradec – Beden Dili Sözlüğü (2006)

  • BEDEN DİLİ SÖZLÜĞÜ, François Caradec, çeviren: Ceyda Akaş, Kitap Yayınevi, sözlük, 300 sayfa

“Önce söz vardı” cümlesini herkes bilir. Ama sözden çok önce, bu sözün görevini görecek bir beden dili vardı. Bu dilin toplumdan topluma değişen kendince anlamları var. Konuşurken en çok hareket kullananlar İtalyanlar, bu konuda en tasarruflu olanlarsa İngilizler. Dolayısıyla her beden dilinin, kullandığımız sözdizimsel dil gibi aksanı var. Malum, beden dilini kullanarak icra edeceğiniz bir hareket başka toplumlarda yanlış anlaşılabiliyor. İşte, Caradec’in ‘Beden Dili Sözlüğü’, herhangi bir hareketin hangi kültüre ait olduğunu, ne anlama geldiğini resimlerle ayrıntılı bir şekilde açıklıyor. Bu dili öğrenmek ve yanlış anlamaların önüne geçmek isteyenlere.

Judith Revel – Michel Foucault: Güncelliğin Ontolojisi (2006)

  • MICHEL FOUCAULT: GÜNCELLİĞİN ONTOLOJİSİ, Judith Revel, çeviren: Kemal Atakay, Otonom Yayıncılık, felsefe, 186 sayfa

Judith Revel’in ‘Michel Foucault’su, 1968 kuşağının bu önemli isminin felsefesini anlamayı amaçlıyor. Kitap, Foucault’nun felsefi seyrine, Revel’in deyimiyle “güzergah”ına, geçirdiği aşamalara ve çağdaş Fransız ve dünya felsefesindeki yerine odaklanıyor. Judith Revel L’Ecole Normale Supérieure’ün eski öğrencilerinden ve Michel Foucault Merkezi üyesi. Ayrıca Fransa ile İtalya’daki Foucault otoritelerinin başta gelenlerinden. Revel, günümüzde, gerek düşünüşü ve gerekse tarzıyla hâlâ güncelliğini koruyan Foucault için, haklı olarak şöyle diyor:  “Psikoloji, tarih ve edebiyatla ilgilenen ve bir edebiyatçı gibi yazan filozof.”

Ahmet Rasim – Şehir Mektupları (2006)

  • ŞEHİR MEKTUPLARI, Ahmet Rasim, hazırlayan: Korkut Tankuter, Say Yayınları, şehir, 139 sayfa

Ahmet Rasim, İstanbul’la özdeşleşen yazarların başında gelir. Onun ‘Şehir Mektupları’ysa, İstanbul’a dair eserlerinin en başta gelenlerinden sayılır. Bu mektuplar, Rasim’in güçlü kalemi ve İstanbul’un nabzını birebir tutan yönleriyle, şehrin sosyal tarihine dair önemli bir doküman olarak hâlâ zenginliğini koruyor. ‘Şehir Mektupları’nın, yayınevinin “100 Temel Eser” dizisinden çıkmış elimizdeki edisyonunda, Doç. Dr. Handan İnci tarafından kaleme alınmış bir önsöz de yer alıyor. İnci, “Edebiyatımızda yaşadığı çevreyi, şehri, gündelik hayatı yazıya dökme alışkanlığı yaygın olmadığı için Ahmet Rasim’in Şehir Mektupları’ndaki tanıklığı daha da değer kazanıyor.” diyor.