Hoimar von Ditfurth – Başlangıçta Hidrojen Vardı (2021)

Özellikle son yıllarda gericilerin bitmek bilmez saldırılarıyla karşı karşıya kalmış “evrimi” bilimsel ve felsefi düzlemde açıklayan sıkı bir eser.

Hoimar von Ditfurth, ‘Başlangıçta Hidrojen Vardı’da, big-bang’in ardından gezegende başlayan hayatın öyküsünü anlatıyor.

Modern doğa bilimleri alanında çok sayıda bilim dalının verilerini bir araya getirerek doğa tarihinin büyüleyici bir panoramasını çizen Ditfurth, toplamda üç kitaptan oluşan bu çalışmasında, “yaratılış” mitoslarının ardından, son yıllarda özellikle ABD’nin başını çektiği “Akıllı Tasarım”cı tezlerin hedefi halindeki “evrimi”, hem bilimsel hem de felsefi düzlemde tartışmaya açıyor.

Sistem teorisi, “sosyal sistemleri” de kapsadığı için, evrim ile sosyal sistem karşılaştırmaları çok yönlü bir ilgiyi hak ediyor.

İşte Ditfurth’un çalışması da bilhassa, evrim süreçleriyle birlikte, özellikle günümüzde çok konuşulan “sistem teorisi”nin sağlam bir modelini sunmasıyla dikkat çekiyor.

Yazar, ayrıntılı bilimsel zorlamalara girmeden, fakat aynı zamanda düşünce alışkanlıklarımıza da meydan okuyan kitabında, big-bang’den başlayarak büyük patlamanın ardından evrenin bir köşesinde ortaya çıkan bir gezegenin ve onun üzerinde başlayan hayatın öyküsünü anlatıyor.

Oksijenin zehirli gaz olarak başlangıçta canlıları yok olmanın eşiğine getirmesi, karaya çıkan hayatın “sıcakkanlılığı” keşfedişi ve bilinç ile kültürün ortaya çıkışı, burada aydınlatılan çarpıcı konulardan birkaçı.

  • Künye: Hoimar von Ditfurth – Başlangıçta Hidrojen Vardı, çeviren: Veysel Atayman, Alfa Yayınları, bilim, 418 sayfa, 2021

David Tall ve Ian Stewart – Matematiğin Temelleri (2021)

Matematiksel bir problemin çözümü, nasıl sorusundan önce ne sorusunun cevaplanmasını gerektirir.

Bu kitap ise, ileri matematikte çalışmak isteyenler için matematiğin temellerini harika bir şekilde açıklıyor.

David Tall ve Ian Stewart, temel matematiksel kavramların ve yapıların nasıl kullanıldıklarına dair bir fikir sahibi olarak üniversite matematiğine geçiş yapan bir öğrencinin, bu kavram ve yapıların gerçekte bir matematikçi için ne anlam ifade ettiklerini öğrenebilmesi adına, sezgisel yaklaşımdan formel yaklaşıma doğru ilerleyen bir anlatım sergiliyorlar.

Fakat bu formel yaklaşımı, altta yatan sezgisel fikir kalıplarının bir sonucu olarak inşa ediyorlar.

Dolayısıyla öğrenci, matematiksel problemin çözümünde esas öneme sahip olan ne sorusunun cevabını alarak ilerlemiş oluyor.

Kitap, pedagojik bir motivasyonla basit matematiksel düşüncenin ötesine geçerek ileri matematikte çalışma yapmayı amaçlayan öğrenciler için matematiğin temellerine ilişkin tüm olağan başlıkları içermesiyle büyük önem arz ediyor.

Burada, sayılarla ilgili sezgisel fikirler ele alındıktan sonra, sayı sistemlerinin formel inşası için gerekli küme kuramı ve mantık altyapısı oluşturuluyor ve ardından da yeni matematiksel fikirlerin oluşturulmasına yönelik bu belitsel sistemlerin kullanımı anlatılıyor.

  • Künye: David Tall ve Ian Stewart – Matematiğin Temelleri, çeviren: Süleyman Cengiz, Doruk Yayınları, bilim, 528 sayfa, 2021

Gregory Derry – Bilim Nedir, Nasıl Yapılır? (2021)

Bilimi herkes için daha anlaşılır kılan çok iyi bir kitap.

Gregory Derry’nin çalışması, özellikle bilimsel düşüncenin nasıl işlediğini ve bilim ile din, etik ve felsefe arasındaki ilişkileri ustaca ele almasıyla dikkat çekiyor.

  • Bilim insanları karşılarına çıkan sorunları nasıl çözer?
  • Bilimsel keşifler nasıl gerçekleşir?
  • Soğuk füzyon gibi teoriler ve parapsikoloji gibi disiplinler neden tam olarak “bilimsel” sayılmaz?
  • Bilimsel dünya görüşü nasıl bir şeydir?

Bu ve bunun gibi soruların yanıtlarını merak eden, bunun yanı sıra bir bilim insanının tam olarak nasıl düşündüğünü görmek isteyen okurların muhakkak okuması gereken çalışma, X-ışınlarından yarı iletkenlere, levha tektoniğinden çiçek aşısına, insanlık tarihine yön vermiş önemli keşif ve buluşları ortaya koyuyor.

Derry ayrıca, bilimsel çalışmanın dürüst gözlem, eleştirel akıl yürütme ve bazen de safi şans ile nasıl meyve verdiğini açıklıyor, aynı zamanda bilimin hem gücünü hem de sınırlarını ortaya koyuyor.

Künye: Gregory N. Derry – Bilim Nedir, Nasıl Yapılır?, çeviren: Ümit Hüsrev Yolsal, Say Yayınları, bilim, 440 sayfa, 2021

George Thomson – Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler, Cilt 1 – 2 (2021)

Batı uygarlıklarına kaynaklık etmiş tarihöncesi Ege’de felsefe, bilim ve sanatın gelişimi üzerine harikulade bir eser.

İki cilt olarak yayımlanan ‘Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler’in ilk cildi ‘Tarihöncesi Ege’, ikincisi ise ‘İlk Filozoflar’ başlığını taşıyor.

Sosyal bilim alanında, etnoloji, arkeoloji, sosyoloji, dilbilim gibi disiplinlerden yararlanan, disiplinlerarası çalışmalar açısından çığır açmış bir yapıt olan ‘Tarihöncesi Ege’de, eskiçağın Ege’si ele alınıyor.

Burada, totemcilikten dine, kabileden devlete, anaerkillikten ortaklaşmacılığa tüm bir tarihsel süreç ortaya konulurken, farklı Ege halklarının, kahramanlık çağı hanedanlıklarının ve onların destanını anlatan Homeros’un hikâyelerine de uzanılıyor.

Çalışmanın ikinci cildi olan ‘İlk Filozoflar’ ise, eskiçağ felsefesine ve felsefenin tarihine maddeci bir anlayışla ve meta üretimiyle ilişkileri bağlamında yaklaşıyor.

Thomson bu yapıtında da, farklı ilkçağ toplumlarındaki büyü ve miti, tanrıların doğuşunu, Doğu despotizmini, Yunanistan ile Çin arasındaki benzerlik ve farklılıkları, Yakındoğu ve Mezopotamya’yı, Suriye ve Girit’i ve tüm bu coğrafyalardaki düşünürleri derinlemesine inceliyor.

Burada farklı filozoflar ve felsefe okulları, hem demokrasiye bakışlarıyla, hem “oluş”, “varlık” gibi kavramlara dönük düşünsel üretimleriyle hem de maddecilik ile idealizm arasındaki konumlanışlarıyla irdeleniyorlar.

  • Künye: George Thomson – Eski Yunan Toplumu Üstüne İncelemeler, Cilt 1 – 2, çeviren: Celal Üster ve Mehmet H. Doğan, Yordam Kitap, tarih, 864 sayfa, 2021

Barbara Natterson-Horowitz ve Kathryn Bowers – İnsan Denen Hayvan (2021)

Sağlık ve hastalık konusunda hayvanlardan neler öğrenebiliriz?

Kardiyolog Barbara Natterson-Horowitz ve hayvan davranışı uzmanı Kathryn Bowers bu muhteşem çalışmalarında, insan sağlığı ve hayvan sağlığı arasında çok enteresan bağlantılar keşfediyor.

Kitap bu bağlamda, kanserden kalp krizine, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan yeme bozukluklarına, ruhsal bozukluklardan kendine zarar vermeye pek çok hastalığı konu ediniyor.

Kitabın yazarlarından Natterson-Horowitz’in yavru bir tamarin maymununa kalp ameliyatı yaptıktan sonra tıbba bakışı tümüyle değişmiş.

Bu süreçten sonra insanlardaki sağlık sorunlarının hayvanlarda da görülüp görülmediğini araştırmaya başlayan yazar, insan tıbbıyla hayvan tıbbı arasındaki kopukluğun giderilip daha kapsayıcı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğine ikna olmuş.

İşte bu kitap da, tam da böyle bir hedefle kaleme alınmış ve insan sağlığıyla hayvan sağlığı arasındaki çarpıcı paralelliklere dikkat çekerek tıpta insanmerkezciliğin aşılması çağrısında bulunuyor.

  • Künye: Barbara Natterson-Horowitz ve Kathryn Bowers – İnsan Denen Hayvan: Hastalıkta ve Sağlıkta Hayvanlardan Öğrenebileceklerimiz, çeviren: Şiirsel Taş, Metis Yayınları, bilim, 368 sayfa, 2021

Greg Gibson – Son Sözü Genom Söyler (2021)

Yepyeni baskısıyla raflardaki yerini alan ‘Son Sözü Genim Söyler’de Greg Gibson, genomlarımız ile modern yaşam biçimimiz arasındaki çatışmanın kronik hastalıkların artışındaki en büyük etken olduğunu savunuyor.

Bu durumun evrimsel tarihimizin sonucu olduğunu söyleyen Greg Gibson, insanlık tarihinin büyük bir bölümünde karşılaşılan çevresel dalgalanmalarla başa çıkabilmemize karşın yüksek kalorili, hareketsiz ve aşırı uyarılmış bir halden ibaret olan modern yaşam biçiminin doğurduğu sonuçları özümseyecek bir genomun henüz evrimleşmediğini gösteriyor.

Gibson’a göre genomun hem kendisiyle hem de çevreyle olan dengesi bozulmuştur ve bu nedenle de kanser, diyabet, astım, bağırsak hastalıkları, Alzheimer ve hatta depresyon gibi pek çok rahatsızlığımız ile genomumuz arasında kesin bir ilişki bulunmaktadır.

  • Künye: Greg Gibson – Son Sözü Genom Söyler: Modern Yaşam ile Genlerimiz Arasındaki Çatışma Bizi Nasıl Hasta Eder?, çeviren: Ergi Deniz Özsoy, İş Kültür Yayınları, bilim, 264 sayfa, 2021

Frank M. Snowden – Salgınlar ve Toplum (2021)

Tarih boyunca insanlığı kırıp geçiren pek çok kitlesel salgın yaşandı.

Frank Snowden da, vebadan günümüze yaşanan salgınların toplumu ve tarihi nasıl köklü bir biçimde dönüştürdüğünü ortaya koyuyor.

Çalışma, söz konusu salgınların hastalıkların yanı sıra tıp bilimini ve halk sağlığını nasıl çarpıcı bir biçimde etkilediğini, bunun yanı sıra sanata, dine, entelektüel tarihe ve savaşa yansımalarını duru bir üslupla ortaya koymasıyla önemli.

Tıbbi tedavinin evrimi, veba literatürü, yoksulluk, çevre ve kitlesel histeri gibi temalara sahip çalışma, çiçek hastalığı, kolera ve tüberküloz gibi hastalıklar hakkında tarihsel bir perspektif sağladığı gibi, HIV/AIDS, SARS, Ebola ve Covid-19 gibi salgınların sonuçlarına odaklanıyor ve dünyanın gelecek nesil hastalıklara hazır olup olmadığı sorusuna yanıt arıyor.

  • Künye: Frank M. Snowden – Salgınlar ve Toplum: Kara Ölüm’den Günümüze, çeviren: Akın Emre Pilgir, Tellekt Kitap, tarih, 752 sayfa, 2021

Graham Farmelo – Evren Sayılarla Konuşur (2021)

Matematik ve fizik arasında çiçek açan ilişkinin bütün kavrayışımızda nasıl büyük bir devrim yarattığı üzerine harikulade bir çalışma.

Graham Farmelo, son kırk yılda fizikte çığır açmış fikirlerin bizi gerçekliğin kalbinde yatan derin matematiğe götürdüğünü söylüyor.

Matematikle teorik fizik arasındaki hareketli dansın geçmişini ustalıkla serimleyen Farmelo, Newton’dan Einstein’a uzanarak matematik ve fizik arasındaki tarihsel ilişkiyi çarpıcı saptamalar eşliğinde görünür kılıyor.

Kitabı, bu iki alanın geçmişiyle veya bugünüyle ilgilenenler kadar, doğanın temel yasalarını keşfetmek isteyen bütün okurlara öneriyoruz.

  • Künye: Graham Farmelo – Evren Sayılarla Konuşur: Modern Matematik Tabiatın En Gizli Sırlarını Ortaya Çıkarıyor, çeviren: Aydın Çavdar, Ayrıntı Yayınları, bilim, 304 sayfa, 2021

Harun Aykut Göker – Yaratıcılık ve Yenilikçilik (2021)

Doğu toplumları tarihte birçok önemli buluş ve yeniliklere imza attıkları halde, bugün yaratıcılıklarını ve yenilik potansiyellerini ortaya koymada Batı toplumu karşısında neden geri kaldılar?

Harun Aykut Göker, niçin yeterince yenilikçi ve yaratıcı olamadığımızın ekonomik, kültürel ve tarihsel kökenlerini aydınlatıyor.

Göker, Doğu ile Batı kültürleri arasında kalan Türkiye toplumunun, sahip olduğu yetkinlikleri / yetenekleri bilgi toplumu ölçütlerine uygun bir yaratıcılığa dönüştürmekte neden zorlandığını irdeliyor.

Yazar, eğitim anlayışımızın, dini yorumlayış biçimimizin, politik, sosyal, ekonomik ve coğrafik olguların ve kimi öğrenilmiş, kimisi de kalıtımsal beşeri özelliklerimizin bu durumdaki sorumlulukları üzerine derinlemesine düşünüyor.

Yazar bunun yanı sıra, sanayileşme ve kentleşmenin kendiliğinden yenilikçilik kültürünü geliştirmeye yeterli olup olmadığını tartışıyor, daha da önemlisi eğitim, kültür, siyaset, sanayi ve iş dünyası gibi farklı alanlarda yapılacak dönüşümlerin bu alandaki potansiyeli geliştirmede nasıl başarılı olabileceği konusunda ufuk açıcı öneriler sunuyor.

  • Künye: Harun Aykut Göker – Yaratıcılık ve Yenilikçilik: Kültürel Kökenleri ve Bizim Toplumumuz, Ayrıntı Yayınları, bilim, 496 sayfa, 2021

Mona DeKoven Fishbane – İlişkilerin Nörobiyolojisi (2021)

Nihayet kadın erkek ilişkilerine kişisel gelişim değil de bilimsel bir gözle bakan bir kitapla karşı karşıyayız.

Çift ilişkileri hakkında bilimsel olarak bilinenlerle beynin işleyişine dair öğrendiklerimizi birleştiren Mona DeKoven Fishbane, çiftlerin psikolojik ve nörobiyolojik serüvenleri konusunda bizi aydınlatıyor.

Güncel nörobilimsel araştırma bulguları barındırmasıyla büyük önem arz eden çalışma, beynin ilişkilerimizi nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.

Bunu yaparken pratik uygulama önerileri ve canlı vaka örnekleriyle de kitabını zenginleştiren Fishbane, özellikle çift terapisi alanında çalışan uzmanlara, uygulamalarını derinleştirip zenginleştirme olanağı sunuyor.

  • Künye: Mona DeKoven Fishbane – İlişkilerin Nörobiyolojisi; Beyni Bilerek Sevmek, çeviren: Fatma Arıcı Şahin, İbrahim Keklik, Duygu Dinçer ve Ahmet Abakay, İmge Kitabevi, bilim, 414 sayfa, 2021