Stefano Mancuso – Dünya Bitkileri (2022)

Önemlerini hâlâ yeteri kadar takdir etmediğimiz bitkiler, hayatımızın her alanında etrafımızda olmaya ve bizi kuşatmaya devam ediyor.

En kuytu, gün yüzü görmemiş yerlerde bile yaşam süren bitkiler; Stradivarius’un dehasının ana unsuru oluyor, bir cinayetin çözümünde düğüm noktasını teşkil ediyor ve Ay’a gidip dönen tohumları dünyada kocaman ağaçlara dönüşüp güzel meydanları süslüyor.

Stefano Mancusso, ‘Dünya Bitkileri’nde ısrarla bitkilerin ve bitki ulusunun önemi üzerinde duruyor.

Rekor sıcaklıkların, artan yangınların ve şiddetli atmosferik olayların önüne hâlâ geçilebilir.

Kentsel ormanlar, doğal yaşama dair fikirler ütopik değil!

Tüm bunları hayata geçirmek, durumun aciliyetini bir an önce anlaması gereken biz insanların elinde.

  • Künye: Stefano Mancuso – Dünya Bitkileri, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yayınları, bilim, 192 sayfa, 2022

Brian Clegg – Kuantum Bilgisayarları (2022)

Bilgisayar teknolojisi son elli yıl boyunca çok hızlı gelişti.

Fakat öyle görünüyor ki mühendisler bir çipin üzerine artık daha fazla transistör sığdıramayacaklar.

Umudumuz, kuantum fiziğini elektroniğe daha yaratıcı biçimde uygulamakta.

Elektrik almadığı zaman bile bilgi saklayabilen yeni tip bellekler ya da eski yavaş bilgisayarınızı uçuran yeni tip (SSD) hard diskler ileride olacakların habercisi gibi.

Gücünü transistör sayısından değil kuantum garipliklerinden alan kuantum bilgisayarı bilgi arama veya güvenlik duvarlarını aşma işini çok hızlandıracak.

Ancak, bir kuantum bilgisayarı yapmak çok zor.

Tüm dünyada yüzlerce laboratuvar bu iş üzerinde çalışıyor olsa da, kuantum bilgisayarı geleneksel bilgisayarın performansını geçeceği noktaya daha yeni yeni yaklaşıyor.

Bu kolay okunan ve anlaşılan kitapta Brian Clegg kuantum bilgisayarı yapmak için kuantum fiziğinin hangi özelliklerinden faydalanmak gerektiğini ortaya koyuyor.

  • Künye: Brian Clegg – Kuantum Bilgisayarları: Süper Hızlı Bilgisayarlar Nasıl İnşa Edilecek?, çeviren: Gizem Gül, Say Yayınları, bilim, 144 sayfa, 2022

Massimo Pigliucci – Saçmalığın Daniskası (2022)

Bilim, insanlığın en destansı girişimlerinden biri olageldi.

Şeytanların musallat olduğu bir dünyada karanlığı bir nebze de olsa savuşturmamızı sağlayan bir mum ışığı görevi gördü.

İçinde yaşadığımız bu ‘hakikat sonrası’ çağda etrafımızı kuşatan sahte haberler, ‘alternatif gerçekler’ ve başka zırvalıklarla başa çıkabilmek için bugün felsefi düşünceyle taçlanmış bir bilime, daha önce belki de hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyuyoruz:

  • Aşılar gerçekten otizme yol açıyor mu?
  • 11 Eylül saldırıları içerden yapılmış olabilir mi?
  • Bilimin iddialarını sorgusuz sualsiz kabul etmemiz mi gerekiyor?
  • Akıllı tasarım görüşü, evrim kuramının alternatifi olabilir mi?
  • Bilim gerçekten yanlışlamalarla mı ilerler?
  • Bilim de bir din midir?
  • Bilim yapmakla ‘bilimcilik’ yapmak arasındaki sınır nerede çizilebilir?
  • Bu kadar insan bir şeye inanıyorsa bunun bir hikmeti gerçekten var mıdır?
  • Uzmanlara güvenmeli miyiz?
  • Onlara güvenmeyeceksek kime güveneceğiz?
  • Bilim yanılmaz mı?

Tanınmış felsefeci, bilim insanı ve kuşkucu Massimo Pigliucci, bilimin, sözdebilimin ve bu ikisi arasındaki sınırda yer alan ‘bilimsi’ disiplinlerin dünyasında okuru aydınlatıcı ve eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.

Bilimi sözdebilimden ayırmanın yollarını, güncel örnekler üzerinden giderek ve kendine özgü mizahi diliyle anlatıyor.

UFO’lardan, SETI projesine ve iklim değişikliği meselesinin özüne, yaratılışçıların kullandıkları ikna taktiklerinden ‘bilimciler’in kibrine ve medyanın zırvalıklarına kadar uzanan birçok konuda, eleştirel düşünceye giriş dersi niteliğinde bir çalışmayla karşımıza çıkıyor.

Safsatalardan tarafgirliklere, bilim insanlarının beşeri zaaflarının ürünü gülünç olaylardan, insanların hayatına mal olabilen hurafelere uzanan yolda felsefesiz bir bilimin neden tehlikeli, bilimsiz bir felsefeninse neden etkisiz olacağını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Massimo Pigliucci – Saçmalığın Daniskası: Bilimi Zırvalıktan Nasıl Ayırırız, çeviren: Ekrem Berkay Ersöz, Fol Kitap, bilim, 448 sayfa, 2022

Paul Nurse – Yaşam Nedir? (2022)

‘Yaşam Nedir?’ biyoloji alanındaki beş büyük fikri açıklayarak yaşamın işleyişine dair berrak bir bakış açısı kazandırıyor.

Nobel Ödüllü bilim insanı Paul Nurse kitapta yaşamı, biyolog olmayanların da anlayacağı şekilde tanımlamak gibi zor bir görevi üstleniyor.

Biyolojinin temelindeki beş büyük fikri –hücre, gen, doğal seçilim, kimya ve enformasyon olarak yaşam– tane tane açıklayıp tüm canlıların ortak keşif yolculuğunun haritasını çiziyor.

Hücre bölünmesini denetleyen bazı genlerin kâşifi Nurse, biyolojinin derinliklerine dalıp ‘yaşam’ın olmazsa olmaz beş özelliğini gün ışığına çıkarıyor.

  • Künye: Paul Nurse – Yaşam Nedir?: Beş Adımda Biyolojiyi Anlamak, çeviren: Şiirsel Taş, Domingo Kitap, bilim, 184 sayfa, 2022

John W. Moffat – Evrenin Kodunu Kırmak (2022)

‘Evrenin Kodunu Kırmak’, parçacık fiziğinde son birkaç on yılın en önemli keşiflerinden birinin çarpıcı bir anlatımı olarak okunabilir.

John Moffat, teorik ve deneysel fizikçilerin kütlenin kökenini anlamak için verdikleri olağanüstü mücadeleyi anlatıyor.

CERN’deki dokuz milyar dolarlık Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) adı verilen parçacık hızlandırıcısıyla yapılan deneyler, parçacık fiziğinde önemli sorulara cevap bulmayı vaat ediyor.

Bunlardan biri de, doğanın tüm kuvvetlerinin birleşik kuramının gerekli bileşenlerinden süpersimetrik parçacıklardır.

Bir diğer beklenen keşif ise; içinde yaşadığımız üç boyut dışında, sicim kuramı tarafından ihtiyaç duyulan ekstra uzay boyutları.

Üçüncü olarak; LHC deneycilerinin bulmayı umduğu, çoğu fizikçi için evrendeki maddenin en az yüzde 80’ini oluşturan, anlaşılmaz “kara madde.”

John Moffat’ın kitabı, bilimselliğin, dedektif hikayesi ve romantizmin alışılmadık bir karışımı.

Parçacık fiziğinde son birkaç on yılın en önemli keşiflerinden birinin tutkulu anlatımı olarak okunabilecek çalışma, sadece önde gelen teoriye odaklanan çoğu popüler kitabın aksine, teorik ve deneysel fizikçilerin kütlenin kökenini anlamak ve temel kuvvetlerin basit bir birleşik teorisini geliştirmek için verdikleri uluslararası mücadelenin içeriden büyüleyici bir anlatımını aktarıyor.

Parçacık fiziğinin Standart Modelinin tarihi, başarıları ve eksiklikleri hakkında kapsamlı bir araştırma.

  • Künye: John W. Moffat – Evrenin Kodunu Kırmak: Higgs Parçacığının Peşinde, çeviren: Zafer Devrim, Alfa Yayınları, bilim, 312 sayfa, 2022

Charles Darwin – Majestelerinin Gemisi Beagle Günlüğü (2022)

 

Beş yıl sürmüş olağanüstü bir doğa yolculuğunun sadık ve içten anlatısı.

Evrim teorisi deyince akla hiç kuşkusuz Darwin kadar onun Beagle seyahati ve Galapagos Adaları gelir.

Bilim tarihinde popüler kültüre de mal olmuş böyle pek az hikâye vardır.

Bu Günlük, Aralık 1831’de başlayarak beş yıl kadar süren olağanüstü bir doğa yolculuğunun antropolojik gözlemler de içeren sadık ve içten anlatısı olmanın yanı sıra bilimsel bilginin üretimine ve Evrim düşüncesinin adım adım ortaya çıkışına tanıklık etmesi bakımından da benzersizdir.

Darwin’in seyahatteyken Britanya’ya yolladığı mektuplar, fosil örnekleri ve hayvan numuneleri, eski öğretmeni Henslow aracılığıyla İngiliz doğabilimcilerine aktarılıyor, Darwin’in ünü bu sayede gittikçe yayılıyordu.

Beagle 2 Ekim 1836’da Britanya’ya döndüğünde saygın bir doğabilimci olarak tanınmıştı.

Kalan hayatını İngiltere dışına yolculuk etmeden, üretken ve saygın bir doğa bilimci olarak geçirecek, temelini Beagle seyahati boyunca attığı Evrim teorisini geliştirecekti.

  • Künye: Charles Darwin – Majestelerinin Gemisi Beagle Günlüğü (1831-1836), hazırlayan: Richard Darwin Keynes, çeviren: Ömer Bozkurt, Yapı Kredi Yayınları, bilim, 584 sayfa, 2022

Stuart A. Kauffman – Düzenin Kökenleri (2022)

‘Düzenin Kökenleri’, doğanın fiziğini çok daha iyi anlamamıza katkı yapacak harika bir çalışma.

Stuart A. Kauffman, biyologların canlılar dünyasında tanık oldukları moleküler kendi kendine düzenleme süreçlerini fiziğin bakış açısından ele alıyor.

Kauffman, karmaşık biyolojik sistemlerde yaşamın kökenleri ve düzenin korunması konusundaki heyecan verici tartışmanın kalbine giderek, kendi kendine örgütlenme kavramına odaklanıyor.

Kendisi, doğada yaygın olarak gözlemlenen düzenin kendiliğinden ortaya çıkışı ve kendi kendine örgütlenmenin Darwinci doğal seçilim sürecinde önemli bir rol oynadığını ilk öne sürenlerden.

Bu konuda dünyadaki ilk öncülerden olan Kauffman’ın bu kitabı, uygulamalı moleküler evrimin yeni biyoteknolojisi, doğal olarak oluşan birçok sistemde gözlemlenen düzen ve kaos arasındaki denge, biyolojide istatistiksel mekaniğin önemi ve ilgili diğer önemli konular üzerine temel başvuru kitabı niteliğinde.

  • Künye: Stuart A. Kauffman – Düzenin Kökenleri: Evrim Sürecinde Kendiliğinden Örgütlenme ve Seçilim, çeviren: İlkay Alptekin Demir, Alfa Yayınları, bilim, 920 sayfa, 2022

Nicholas Humphrey – Ruh Tozu (2022)

‘Ruh Tozu’, bilincin evrimini yaşamla, ölümle ve varoluşun anlamıyla ilgili meseleleri merkeze alarak irdeleyen şahane bir çalışma.

Bilinç çalışmalarının önde gelen ismi nöropsikolog Nicholas Humphrey, bilincin ne olduğu, evrim tarafından neden seçildiği ve yaşamın anlamı sorunlarına yanıt arıyor.

Kitap nörobilim, evrimsel biyoloji, psikoloji, antropoloji, felsefe ve şiirden yararlanarak, keyifle okunacak bir entelektüel macera sunuyor.

Çalışma aynı zamanda, bilinç probleminin saplantılı sorularımızla nasıl iç içe olduğunu gösteriyor.

  • Örneğin Tanrı fikrinin evrimin bir ürünü olduğunu hiç düşündünüz mü?
  • Peki ya hayatın yaşanmaya değer olup olmadığı ve ölüm korkusu evrimin bir oyunu olabilir mi?

İşte kitap, bu ve bunun gibi çarpıcı sorulara yanıt aramasıyla da ayrıca dikkat çekiyor.

  • Künye: Nicholas Humphrey – Ruh Tozu: Bilincin Büyülü Evreninde Bir Keşif Yolculuğu, çeviren: Atakan Altınörs, Fol Kitap, bilim, 248 sayfa, 2022

Alfred North Whitehead – Bilim ve Modern Dünya (2022)

Whitehead’in belki de en çok okunan felsefi eseri olan ‘Bilim ve Modern Dünya’, ana hatları itibarıyla, 1925 yılında Harvard Üniversitesi’nde verilen sekiz derslik Lowell Dersleri dizisine dayanır.

Whitehead’in kendisi bu kitabın “geçtiğimiz üç yüz yıl boyunca Batı kültürünün, bilimin gelişiminden etkilenen birtakım yönlerine ilişkin bir çalışmayı somutlaştırdığı”nı yazar.

“Kitabın püf noktası” der, “hâkim bir felsefenin karşı koyulamaz öneminin duyumsanmasıdır.”

John Dewey, ‘Bilim ve Modern Dünya’yı “bilim, felsefe ve yaşamın henüz yeni beliren meseleleri arasındaki mevcut ilişkiler konusunda, genel okur açısından en önemli yeniden değerlendirme” olarak adlandırır.

Herbert Read şöyle yazar: “Bu, Descartes’ın ‘Yöntem Üzerine Konuşma’sından bu yana, bilim ile felsefenin ortak sahasında yayımlanmış en önemli kitaptır. Bütün yaşam ve varlık kavramımızda bir devrimin içeriğini somutlaştırmakta, sadece bilim ve felsefenin değil, dinin ve sanatın kategorilerini de yeniden yorumlamaya çalışmaktadır.”

Ve Julian Huxley, “Bir döneme damga vuran kitaplardan biri” der.

  • Künye: Alfred North Whitehead – Bilim ve Modern Dünya, çeviren: Sercan Çalcı, Say Yayınları, felsefe, 272 sayfa, 2022

Chris Begley – Sıradaki Kıyamet (2022)

  • Kıyamet nasıl kopacak?
  • Gök yarılıp dağlar savrulduğunda, denizler kaynayıp yıldızlar atıldığında mı?
  • Yoksa nükleer bir savaş, göktaşı çarpması veya büyük yanardağların patlamasıyla mı?

Belki de bir patlamayla değil, iniltiyle kopacak.

Nasıl olursa olsun, elimizdeki tarihsel ve arkeolojik kanıtlar yıkılmaz denen görkemli uygarlıkların bile çöktüğünü gösteriyor.

Biz de bugün küresel salgınlar, iklim değişikliği ve savaşlarla boğuşuyoruz: Esaslı bir kıyametin tüm alametleri sanki mevcut gibi.

Kitaplar, filmler ve diziler de durmadan uygarlığımızın ani çöküşünün ardından olacakları hayal edip bize korkutucu manzaralar sunuyorlar.

Sıradaki kıyamete hazırlanıyoruz.

Ama belki de yanlış kıyamete hazırlanıyoruz.

Antropolog, su altı arkeoloğu ve vahşi doğada hayatta kalma uzmanı Chris Begley, bugün toplumumuza egemen olan çöküş kaygısının, tüketim kültürünün de etkisiyle büyük felaketlerin doğasını ve sonuçlarını çarpıtmamıza neden olduğunu savunuyor.

Geçmişteki çöküşlerin genellikle ani olaylar olmadığını gösterirken, günümüzün hazırlıkçı furyasının barındırdığı bozuk toplumsal ve ahlaki kabulleri açığa çıkarıyor.

Popüler kültürün pompaladığı kıyamet algısının gelecekte yaşanması olası felaketlerde bize neden köstek olacağını izah ediyor.

Bize, olası felaketlerden sağ çıkabilmek için neler yapabileceğimize dair ipuçları verip pratik önerilerde de bulunuyor.

  • Künye: Chris Begley – Sıradaki Kıyamet: Sağ Kalma Sanatı ve Bilimi, çeviren: Ekrem Berkay Ersöz, Fol Kitap, bilim, 304 sayfa, 2022