Hüseyin Kandemir – Rus Edebiyatında İstanbul (2009)

Hüseyin Kandemir, uzun süredir Rus edebiyatı alanında çalışan akademisyenlerden.

Yüksek lisans ve doktora tezlerini de Rus edebiyatı üzerine yapan Kandemir, ‘Rus Edebiyatında İstanbul’ başlıklı bu çalışmasında, İvan Alekseyeviç Bunin, Nadejda Teffi, Arkadiy Averçenko, İlya Zdaneviç, Radi Gennadiyeviç Fiş ve İosif Brodski gibi yazar ve aydınların eserlerinde, İstanbul’un ve Türk kültürün nasıl temsil edildiğini irdeliyor.

İstanbul, tarih boyunca Ruslar için önemli bir şehir oldu.

Onların İstanbul’u, Çar Şehri (Tsargad) olarak tanımlamaları da bunun en önemli göstergelerinden.

Kandemir, İstanbul’un Rus yazınında yer edinmesinin, 16. yüzyılda el yazmalarıyla başladığını ve bunun 20. yüzyılda da artarak devam ettiğini belirtiyor.

Kitap, İstanbul’un ve Türk kültürünün, Rus yazar ve aydınlarında çağrıştırdığı farklı kimlikleri gözler önüne sermesiyle özellikle ilgi çekici.

  • Künye: Hüseyin Kandemir – Rus Edebiyatında İstanbul, Çizgi Kitabevi, inceleme, 148 sayfa

Saul Friedländer – Kafka (2015)

Hayatı boyunca gündelik varlığına ve hayal dünyasına sinen, izler bırakan sorunlarla boğuşmuş Kafka’nın ilgi çekici bir biyografisi.

“Kafka gibi bir yazar nasıl ortaya çıktı?” sorusuna yanıt arayan Saul Friedländer, yazarın gençliğini, aşk ilişkilerini ve kişiliğinin bilinmeyen yönlerini aydınlatıyor.

  • Künye: Saul Friedländer – Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi, çeviren: Tuğçe Aysu, İthaki Yayınları

Pierre Macherey – Edebi Üretim Teorisi (2019)

Louis Althusser ekolünden gelen Pierre Macherey, bilindiği gibi ünlü ‘Kapital’i Okumak’ adlı çalışmanın Althusser’den başka, Étienne Balibar, Jacques Rancière ve Roger Establet gibi isimleriyle birlikte yazarlığını da üstlenmişti.

Macherey’nin, Althusserci ideoloji yaklaşımını edebi üretime uyguladığı bu çalışması ise, edebiyat incelemelerinde bir dönüm noktasıdır.

Macherey, artık bize aşina gelen bir tanım olsa da, “edebiyat (sanat) bir üretimdir” diyerek, o zamana kadar üzerinde hakkıyla durulmamış bir konuyu tartışmaya açmıştı.

Macherey burada, ideolojinin edebiyat alanında nasıl çalıştığını, başka bir deyişle bir yazarın yazma ediminde ideolojinin bu sürece hangi aşamada dâhil olduğunu gözler önüne seriyor.

Sanatçı ya da edebiyatçının, insanların anlam ve değer dünyalarında olup bitenleri verili ideolojinin verili örtülerini sıyırarak keşfettiğini belirten Macherey’nin öncü çalışması, edebiyat ve sanatı kendi maddi bağlamında kavramak isteyenler için harika bir kaynak.

Kitabın Türkçe çevirisi, Murat Belge’nin önsözüyle açılıyor.

  • Künye: Pierre Macherey – Edebi Üretim Teorisi, çeviren: Işık Ergüden, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 342 sayfa, 2019

Anatoli Vasilyeviç Lunaçarski – Sanat ve Edebiyat Üzerine (2009)

Döneminin önde gelen ideolog, eleştirmen ve gazetecilerinden Anatoli Vasilyeviç Lunaçarski, Sovyetler Birliği’nin ilk Halk Eğitim Komiseri olarak görev yaptı.

Sovyet sanat ve kültürünün geçmişin zengin mirası üzerinde yükselmesi ve devrimci kadroların klasik kültür mirasını çok yönlü özümsemesi gerektiğini savunan Lunaçarski’nin bir özgünlüğü de, sanat ve edebiyatı sadece siyaset açısından değil, alanın kendine özgü sorunları çerçevesinde ele almasıydı.

Yazarın bu eseri, Shakespeare, Marcel Proust, Heine, Jonathan Swift, Dostoyevski, George Bernard Shaw ve Richard Wagner gibi isimlerin sanatı konusundaki düşüncelerinden oluşuyor.

  • Künye: Anatoli Vasilyeviç Lunaçarski – Sanat ve Edebiyat Üzerine, çeviren: Ülker İnce, Kırmızı Yayınları, inceleme, 166 sayfa

Kolektif – Bilge Karasu Aramızda (2019)

Son zamanların en güzel haberlerinden biri elimizdeki kitap.

Bilge Karasu’nun anısına bir armağan olarak hazırlanmış ‘Bilge Karasu Aramızda’ ilkin 1997’de yayımlanmış, uzun zamandır da hiçbir yerde bulunamıyordu.

Şimdi yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan kitap, Karasu’nun öğrencilerinin, eleştirmenlerin ve dostlarının kendisi hakkında kaleme aldıkları yazılardan oluşuyor.

Bilge Karasu, 1950’li yılların başından bugüne edebiyatımızı ve düşünce dünyamızı etkilemeye devam ediyor.

Bu etkiyi, genç kuşaklar üzerinde de görmek mümkün.

Bir yönüyle bu genç okur kitlesini hedefleyen kitap, Karasu’nun zengin edebi ve düşünsel dünyasını bir kez daha gözler önüne sermesiyle altın değerinde bir çalışma.

Kitap, ‘Seslenişler, Anılar, İzler’, ‘Çağrışımlar’ ve ‘İncelemeler, Değinmeler, Yorumlar’ başlıklı üç bölümden oluşuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Mustafa Arslantunalı, Füsun Akatlı, Nezihe Meriç, Sıtkı M. Erinç, Oruç Aruoba, Cüneyt Türel, Tomris Uyar, Selim İleri, Mehmet H. Doğan, Talat Sait Halman, Barış Pirhasan, Hasan Cemaleddin Gürpınar, Nil Kara, Alain Mascarou, Balkan Naci İslimyeli, Gündüz Vassaf, Ülker Gökberk, Güven Turan, Enis Batur, Doğan Hızlan, İskender Savaşır, Nurdan Gürbilek, İoanna Kuçuradi, Hamdi Bravo ve Türker Armaner.

  • Künye: Kolektif – Bilge Karasu Aramızda, hazırlayan: Füsun Akatlı ve Müge Gürsoy Sökmen, Metis Yayınları, edebiyat inceleme, 288 sayfa, 2019

Ziya Osman Saba – Konuşanlar, Bir Hüzünle Sesinde (2015)

Türkiye edebiyatının hüzünlü kalemlerinden Ziya Osman Saba’nın, yazı, söyleşi ve mektupları.

Çalışma, Saba’nın kitap değerlendirmelerini, sanat yazılarını, Yaşar Nabi Nayır’a yazdığı mektupları ve Ahmet Kutsi Tecer, Sait Faik, Hüseyin Cahit Yalçın ve Orhan Veli gibi isimlere ilişkin fikirlerini barındırmakta.

  • Künye: Ziya Osman Saba – Konuşanlar, Bir Hüzünle Sesinde, derleyen: Tahsin Yıldırım, Can Yayınları

Aziz Nesin – Tek Ciltte Aziz Nesin (2015)

Türkiye edebiyatının önde gelen isimlerinden Aziz Nesin’in yapıtlarından geniş bir seçki, bu kitapta.

Nesin’in kısa biyografisiyle açılan kitap, her biri yazarın dünyasına farklı birer pencere açan mektup, anı, deneme, öykü, söyleşi, makale, eleştiri/sanat yazıları, roman, oyun, şiir, gezi yazıları, çocuk kitapları ve masallar barındırmakta.

  • Künye: Aziz Nesin – Tek Ciltte Aziz Nesin, editör: Çiğdem Uğurlu, Everest Yayınları

Funda Kızıler Emer – Melek İmgesi (2015)

Rainer Maria Rilke’nin ‘Duino Ağıtları’ ile genç yaşta ölen Hertha Krätner’in ‘Bir Meleğin Yakarışı’ndaki melek imgesinin, Hıristiyanlık ve İslamiyet bağlamında yorumlanışı.

Rilke’nin meleğinin İslamiyet’ten, Krätner’in yapıtındaki meleğin de Hıristiyanlıktan izler taşıdığını savunan Funda Kızıler Emer, buradan hareketle farklı dinler arasındaki diyalog imkânlarını tartışıyor.

  • Künye: Funda Kızıler Emer – Melek İmgesi, Çizgi Kitabevi

Erkan Irmak – Eski Köye Yeni Roman (2018)

Erkan Irmak’ın bu zengin çalışması, Türkiye’de köy romanının serencamını bir baştan diğer başa kat ediyor.

Irmak’ın bunu yaparken hem roman türünü hem de köy ve köylü kavramlarını ayrıntılı bir sorgulamaya tabi tutması, çalışmayı nitelikli kılan hususların başında geliyor.

Köy romanının hangi koşullarda ortaya çıktığı ve dünyada bir karşılığının olup olmadığını irdeleyerek başlayan kitap, Köy Enstitüleri’ne, buradan mezun olan yazarların metinlerine ve bu bağlamda Fakir Baykurt’un romanları ekseninde bu türün Türkçe edebiyattaki ayırt edici yönlerine uzanıyor.

Bu romanların 1950-1980 arasında nasıl bu kadar çok popülerleşip, adeta edebiyat ortamının hâkimi haline geldiğini, ardından da hızla gözden düşüp unutulmak istenen kötü bir macera gibi geride bırakıldığını anlamaya çalışan Irmak, “Köy romanı nedir, neden yazılmış, neden okunmuş ve sonrasında neden unutulmuştur?” sorusuna aydınlatıcı yanıtlar vermesiyle, bu alandaki çalışmalara önemli katkıda bulunuyor.

  • Künye: Erkan Irmak – Eski Köye Yeni Roman: Köy Romanının Tarihi, Kökeni ve Sonu (1950-1980), İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 332 sayfa, 2018

Mustafa Baydar – Edebiyatçılarımız Ne Diyorlar (2015)

“Edebiyat, o güzel sanattır ki, bir milletin, madde ve mana bakımından dünyayı görüş, hayatı kendi kişiliğine göre seziş, yorumlayış ve anlatış biçimini nazım ve nesir yoluyla belirtip bildirmeyi yüzyıllar boyunca iş edinmiştir.”

1960’ta yayımlanmış bu kitap, dönemin önde gelen ya da henüz isimlerini duyurmaya başlamış yazarlarıyla yapılmış söyleşiler sunuyor.

Bunların içinde adı unutulmuş olanlar kadar; Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Haldun Taner, Kemal Tahir ve Tahsin Yücel gibi daha sonra ülke edebiyatının unutulmazları arasına girecek yazarlar da var.

  • Künye: Mustafa Baydar – Edebiyatçılarımız Ne Diyorlar, İletişim Yayınları