Ivan Illich – Ivan Illich ile Söyleşiler (2018)

‘Okulsuz Toplum’, ‘Sağlığın Gaspı’, ‘Şenlikli Toplum’, ‘ABC-Aklın Modernleşmesi’, ‘Gölge İş’, ‘İşsizlik Hakkı’…

Bunlar, Ivan Illich’in düşünce dünyamıza altın değerinde katkılar sunduğu kitaplarından birkaçı.

Uzun zamandır Illich’in kitaplarını Türkçeye kazandıran Yeni İnsan Yayınevi, şimdi de, David Cayley’nin düşünürle yaptığı on söyleşiyi okurların beğenisine sunuyor.

“Illich, ortaya atıp sınırlarını çizdiği düşüncelerin tutsağı olmayı reddetmeyi becererek, ününü aşmış bir düşünürdür,” diyen Cayley’nin kitabı, en çok da Illich’in entelektüel katkılarının sağlam bir özetini sunmasıyla çok önemli.

Illich’in en önemli kitaplarının sorgulayan bu söyleşilerde ilgi çeken bir husus da, Illich’in kendi eserlerine bizzat getirdiği dikkat çekici eleştiriler.

Illich’in bir insan ve bir düşünür olarak dünyasına daha yakından bakmak için şahane bir fırsat.

  • Künye: Ivan Illich – Ivan Illich ile Söyleşiler, söyleşi: David Cayley, çeviren: İlke Dündar, Yeni İnsan Yayınevi, siyaset, 272 sayfa, 2018

Mustafa Demirtaş – Özgürleşme Siyasetinde Fark ve Olay (2018)

“Bir olay tam olarak bir farklılığı kurar ve ikamet ettiğimiz dünyada birdenbire belirerek dünyanın egemen güçleri açısından olanaksız gibi görünen şeylerin yolunu döşer; mevcut duruma karşın bir yenilik olanağını açığa çıkarır… Olay ve fark, siyasi mücadelelerde yeniliğin yaratıcı gücüdür.”

Mustafa Demirtaş bu önemli kitabında, fark ve olay kavramını, siyasette iktidar yerine özgürleşmeyi olumlamanın kavramsal araçları olarak tanımlıyor.

Demirtaş buradan hareketle Michel Foucault, Antonio Negri & Michael Hardt, Alain Badiou, Jacques Rancière, Jacques Derrida ve Jean-Luc Nancy’nin düşüncelerini, fark ve olay kavramına getirdikleri katkılar bağlamında ele alıyor.

Bilhassa fark ve olay kavramlarının çağdaş felsefede kazandığı farklı boyutları ortaya koymasıyla önemli bir boşluğu dolduran çalışma, bunun yanı sıra, söz konusu düşünürlerin felsefi-politik kişilikleriyle özdeşleşmiş olan tarih, çokluk, devrim, eşitlik, adalet ve dünya gibi kavram ve meseleleri yorumluyor.

  • Künye: Mustafa Demirtaş – Özgürleşme Siyasetinde Fark ve Olay, Otonom Yayıncılık, siyaset, 136 sayfa, 2018

Ariel Suhamy ve Alia Daval – Spinoza ve Yaratıklar (2018)

Spinoza düşünüşünün en özgün yönlerinden biri, kanıtlamalarını ortaya koyarken gerçek ve düşsel hayvan ve melez imgelerinden sıklıkla yararlanmasıdır diyebiliriz.

‘Spinoza ve Yaratıklar’ ise, Spinoza’nın söz konusu imgelerini çizimle eşliğinde sunan harika bir resimli ansiklopedi.

Ansiklopedi, Spinoza’nın imgelerini ete kemiğe büründürmesiyle, filozofla ilgilenenlerin yanı sıra tüm okurların dikkatini çekecek mahiyette.

Burada örümcek, at, köpek, aslan ve fare gibi gerçek hayvanlar kadar, kanatlı at, sirenler ve hayaletler gibi düşsel yaratıklar da karşımıza çıkıyor.

  • Künye: Ariel Suhamy ve Alia Daval – Spinoza ve Yaratıklar, çeviren: Mustafa Çağlar Atmaca, Otonom Yayıncılık, felsefe, 152 sayfa, 2018

Costas Douzinas – Krizde Felsefe ve Direniş (2015)

Yunanistan’ın Syntagma meydanını işgal eden göstericiler, AB ve IMF’nin dayatmalarına geçit vermedi.

Costas Douzinas da bu görkemli direnişten hareketle krizin siyasi, ahlaki ve semiyotik yönlerini inceliyor, toplumsal sağlığın ve siyasi değişimin motoru olarak itaatsizlik ve direnişin imkânlarını sorguluyor.

  • Künye: Costas Douzinas – Krizde Felsefe ve Direniş, çeviren: Tulga Buğra Işık, Metis Yayınları

Ömer Mahir Alper – Osmanlı Felsefesi (2015)

Önde gelen isimlere ait seçme metinler üzerinden, Osmanlı felsefesinin gelişimi izleyen bir çalışma.

Dâvûd-i Kayserî’den Çerkeşîzâde Mehmed Tevfik Efendi’ye, Kâfiyeci’den Hasan Kâfî Akhisârî’ye, Molla Fenârî’den Kemalpaşazâde’ye on bir filozofun biyografileri ile Arapça yazmış oldukları felsefe metinlerinin Türkçe çevirileri, bu kitapta.

  • Künye: Ömer Mahir Alper – Osmanlı Felsefesi, Klasik Yayınları

Tahir Musa Ceylan – Dinamik Ahlak (2018)

Dünya bugün, insanın varoluşuna yönelik büyük tehditlerle ve tabii bunların sonucu olarak büyük bir ahlaki çıkmazla kuşatılmış durumda.

Bölgesel savaşlarla, terörle ve derin ekonomik sorunlarla boğuşuyoruz.

Hak, hukuk gözetecek uluslararası kurumlar çökmüş, devletler işlevsiz kalmış durumda.

Doğal böylesi büyük bir sorun karşısında, bireysel değil ortaklaşa bir ahlak, ortak bir sorumluluk kurmak durumundayız.

Başka bir deyişle, soyut bir ahlak yerine, herkesin dünyanın öbür tarafındakilerin hakkını gözettiği bir ahlaka ihtiyacımız var.

İşte Tahir Musa Ceylan’ın ‘Dinamik Ahlak’ı, tam da ihtiyaç duyulan bu yeni tür ahlakın imkânlarını sorgulamasıyla önemli.

Ceylan, Eski Yunan’da Sokrates ve Aristo’nun ahlaka ilişkin görüşlerinden modern zaman düşünürlerinin ahlaka dair düşüncelerine, konuyu geniş bir perspektifle irdeliyor ve erdemin yaratılabilmesi için öncelikle düşünsel erdemin neden yaratılmasının vazgeçilmez olduğunu tartışıyor.

  • Künye: Tahir Musa Ceylan – Dinamik Ahlak: Sezgisel Akılcılık Temelinde Fenomenolojik Bir Yorum, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 240 sayfa, 2018

Utku Özmakas – Biyopolitika: İktidar ve Direniş (2018)

Biyopolitika kavramı, hayat ile ilgili düşünüşümüze getirdiği açılımlar sayesinde sosyal teorinin de siyaset biliminin de sıklıkla başvurduğu kavramların başında gelir.

Son zamanlarda her ne kadar “moda kavram”lardan biri haline gelmiş olsa da, biyopolitikaya ciddi şekilde başvurulduğunda, halen olağanüstü sonuçlar yaratmaya muktedir.

Utku Özmakas’ın elimizdeki özenli çalışması da, son dönemlerde sıklıkla kullanılmaya başlayan “biyopolitika” kavramına dair tüketici bir açıklama iddiasında olmaktan çok kavramın bazı temel yönsemelerini sergiliyor ve daha da önemlisi, bu kavrama yönelik farklı yaklaşımlar arasındaki politik ve entelektüel gerilimleri gözler önüne seriyor.

Özmakas bunu yaparken de, bu kavramın ilk ortaya çıkışından bugüne, kavramın gelişiminde önemli roller üstlenmiş Michel Foucault, Giorgio Agamben, Michael Hardt ve Antonio Negri’nin düşüncelerini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor.

  • Künye: Utku Özmakas – Biyopolitika: İktidar ve Direniş (Foucault, Agamben, Hardt-Negri), İletişim Yayınları, siyaset, 352 sayfa, 2018

Nayla Farouki – İdea Nedir? (2009)

Nayla Farouki ‘İdea Nedir?’de, idealar dünyasının geniş bir panoramasını sunuyor.

Farouki, felsefede en sık karşılaşılan terimlerden olan “idea”nın ne olduğunu, Batı metafiziğinin neden onsuz düşünülemeyeceğini anlatıyor ve farklı filozofların bu terime nasıl baktığını inceliyor.

İdeaların en basit olanlarından en karmaşık olanlarına doğru ilerleyen çalışma, filozoflar tarafından sorulmuş soruları art arda sorarak ideaların kaynağı, nitelikleri, yerine getirdikleri işlevleri gösteriyor.

Kitap, 20. yüzyıl da dahil olmak üzere, filozofların tarih boyunca ilgilendikleri “idealar mevcut mudur?” sorusuna verilen değişik cevapları da sunuyor.

  • Künye: Nayla Farouki – İdea Nedir?, çeviren: Atakan Altınörs, Say Yayınları, felsefe, 136 sayfa

Alex Rosenberg – Bilim Felsefesi (2015)

Bilim felsefesine çağdaş, kapsamlı bir giriş olan bu kitap, alanın en iyilerinden.

Alex Rosenberg imzalı çalışma, bilimsel kuramların yapısından bilim felsefesinin güncel sorunlarına, bilimsel açıklamanın mahiyetinden bilimin doğasına, bilim ve görecelikten bilimde kuram inşasına ve bilimin nasıl temellendirilebileceğine, bu konuda aydınlanmak isteyen öğretmen ve öğrenciler için bir başucu kitabı.

  • Künye: Alex Rosenberg – Bilim Felsefesi, çeviren: İbrahim Yıldız, Dipnot Yayınları

Stephen Frederic Dale – İbn Haldun ve İnsan Bilimi (2015)

İbn Haldun’un sosyal bilimlere ve tarihyazımına en önemli katkısı, ünlü eseri ‘Mukaddime’de tarihsel kanıtları değerlendirmedeki yaklaşımı ve Aristotelesçi kavramlardan yola çıkan bir yöntem geliştirmiş olmasıydı.

Yapısal tarih ve tarihsel sosyolojinin dünyadaki ilk örneğini temsil eden ‘Mukaddime’, Aydınlanma’dan tam dört yüz yıl önce çağdaş tarihyazımı ve sosyal bilimleri öngörmüştü.

İşte bu önemli kitap, döneminin önde gelen entelektüel ve dini otoritelerinden olan İbn Haldun, yaşadığı dönem ve O’nun başyapıtı ‘Mukaddime’ üzerine nitelikli bir inceleme.

Hem iyi bir tarih hem iyi bir biyografi hem de iyi bir felsefe kitabı olarak önerebileceğimiz çalışma, İbn Haldun’un sistemini ve bu sistemin öncü rolünü dönemin düşünsel ortamının iyi bir fotoğrafı eşliğinde ortaya koyarken, ‘Mukkadime’yi daha iyi kavramamız konusunda anahtar işlevi görecek değerlendirmeler sunuyor.

  • Künye: Stephen Frederic Dale – İbn Haldun ve İnsan Bilimi, çeviri: Canan Coşkan ve Ayşecan Ay, Say Yayınları, felsefe, 392 sayfa, 2018