Ronald Dworkin – Hukukun Hükümranlığı (2018)

Ronald Dworkin’den, Anglo-Amerikan hukuk sisteminin ve bu sistemin ortaya koyduğu ilkelerin derinlikli bir analizi.

Hukuk, siyaset ve ahlak arasındaki ilişkiyi de ustalıkla irdeleyen Dworkin, hukuk sisteminin en hassas sorularından birini tartışarak kitabına başlıyor:

Zorlu davalar söz konusu olunca, yargıçlar hukuki olanı nasıl belirler ve nasıl belirlemelidir?

Dworkin’e göre bir yargıcın karar vermesinde, geçmiş içtihatlardan ziyade, yargıcın bizzat kendisinin yorumu belirleyici olmalıdır.

Buradan hareketle yorumlamanın genel bir teorisini üreten düşünür, bir yorumu diğerlerinden üstün kılan öğelerin neler olduğunu gözler önüne seriyor.

“Yargıçların nasıl karar verdikleri çeşitli şekillerde önem taşıdığından, hukukun ne olduğuna dair düşünceleri de önemlidir, dolayısıyla bu konuda anlaşmazlık yaşadıklarında, sahip oldukları anlaşmazlığın hangi türden olduğu da önemlidir.” diyen Dworkin, hukukun en temel noktasının, bir siyasi birliğin, yine aynı birliğe tabi bütün unsurlara karşı tutarlı ve ilkeli bir tutum sergileme gereksinimini karşılamak olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Ronald Dworkin – Hukukun Hükümranlığı, çeviren: Ertuğrul Uzun, Nora Kitap, hukuk, 552 sayfa, 2018

Barbara Cassin – Nostalji (2018)

Kendimizi ne zaman evimizde hissederiz?

Nostalji içimizde ne zaman doğar?

Fransız felsefeci Barbara Cassin, bu ilgi çekici kitabında, kök salmanın, köklerinden kopmanın, nostaljinin, kendini bir yerlere ait hissetmenin veya hissetmemenin, göçmen olmanın ve yersiz yurtsuzluğun felsefi ve politik izlerini sürüyor.

Bunu yaparken, Homeros’un karakteri Odysseus’a, Vergilius’un kahramanı Aeneas’a ve Almanya’dan kaçmak zorunda kalarak bu duyguların tümünü bizzat deneyimlemiş Hannah Arendt’in başından geçenlere bakarak ev ve evsizliğin tam olarak ne anlama geldiğini sorguluyor.

Nostalji üzerine derin bir tefekkür arayanlar kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Barbara Cassin – Nostalji: İnsan Ne Zaman Evindedir?, çeviren: Seçil Kıvrak, Kolektif Kitap, felsefe, 112 sayfa, 2018

Richard Rorty ve Gianni Vattimo – Dinin Geleceği (2009)

‘Dinin Geleceği’, teolog Gianni Vattimo ile kendini laik-demokrat olarak tanımlayan Richard Rorty arasındaki diyaloğa dayanıyor.

Aynı zamanda, Vattimo’nun ‘Yorum Çağı’ ve Rorty’nin ‘Dinsel Zümre Karşıtlığı ve Ateizm’ başlıklı birer yazısı ile kitabı derleyen Santiago Zabala’nın çerçeve metni ‘Teistleri ve Ateistleri Olmayan Bir Din’ başlıklı bir yazısından oluşan kitap, metafizikten sonra dinin geleceğine dair dillendirilen soruları yanıtlamayı amaçlıyor.

Rorty ve Vattimo, insanlığın Aydınlanma öncesinde Tanrı’ya karşı, Aydınlanma’dan sonra ise akla karşı ödevleri olduğu gerçeğinden yola çıkıyor.

İki ismin buluştuğu ortak zemin ise, ontolojik hakikate dayanma iddiasından arındırılmış postmodern düşünme tarzıdır.

Kitabın, teoloji ve Batı felsefesi arasındaki ilişki konusunda da bir başvuru kitabı olabileceğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Richard Rorty ve Gianni Vattimo – Dinin Geleceği, derleyen: Santiago Zabala, çeviren: Rahmi G. Öğdül, Ayrıntı Yayınları, din, 92 sayfa

Michael Clark – Paradokslar Kitabı (2009)

Mark Sainsbury paradoksu, “görünüşte kabul edilebilir öncüllerden görünüşte kabul edilebilir akıl yürütmeyle türetilen görünüşte kabul edilemez sonuç” olarak tanımlıyor.

İşte Michael Clark ‘Paradokslar Kitabı’ adlı elimizdeki nitelikli eserinde, felsefeye meraklı okurlara, ünlü felsefi paradokslar kadar, daha az bilinenler ya da daha yakın zamanda ortaya atılanlar da dâhil olmak üzere, toplam seksen üç paradoks sunuyor.

Tavuk ve Yumurta, Akhilleus ve Kaplumbağa, Galileo, Kurmaca, Köprü, Ok, Güneş Tutulması, Ahlaki Şans, Yalancı İlaç, Kendini Kandırma, Herakleitos, Bertrand’ın Kutusu ve Hovarda, Clark’ın çözüm önerileri sunduğu paradokslardan birkaçı.

  • Künye: Michael Clark – Paradokslar Kitabı, çeviren: Ahmet Fethi, Hil Yayın, felsefe, 239 sayfa

Friedrich Nietzsche – Kendiyle Bir Başına İnsan (2018)

‘Kendiyle Bir Başına İnsan’, düşünce dünyamızda iz bırakmış Friedrich Nietzsche’nin özgün düşünce biçiminin en iyi örneklerini sunan aforizmalarını sunuyor.

Kitapta, tutkudan kibre, eylemden sükûnete, yanılsamadan mesleklere, erkeklerden kadınlara, birey olmaktan karaktere, hedeflerden yollara ve hasetten kıskançlığa pek çok konuya dair fikirlerini bizimle paylaşıyor.

Batı düşüncesini derinden etkilemiş Nietzsche’nin gözünden, hayata farklı bir açıdan bakmak isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

Kitaptan birkaçı alıntı:

“Kendinden hiç bahsetmemek çok zarif bir riyakârlıktır.”

“Kanaatler, yalanlardan daha tehlikeli düşmanıdır hakikatin.”

“İnsan çoğunlukla, her dem ilkeleri doğrultusunda değil de, her dem mizacı doğrultusunda hareket ettiği için karakterli görünür.”

” İnsan şunlardan birine sahip olmalı: ya doğuştan gelen rahat bir ruha ya da sanat ve bilgi ile rahatlatılmış bir ruha.”

“Çoğu kişi, kendisini bir kez vurduğu yol konusunda inatçı davranır.  Pek azı ise varacağı hedef konusunda.”

“Kıt nimetle çok sevindirmek büyüklüğün ayrıcalığıdır.”

“Ortak acı değil ortak neşedir dostu dost kılan.”

  • Künye: Friedrich Nietzsche – Kendiyle Bir Başına İnsan, çeviren: Tuğba Hacaloğlu Tosun, Kafka Kitap, felsefe, 104 sayfa, 2018

Valmiki – Yoga Vazişta (2015)

Yoga felsefesindeki önemli kişilerden olan Valmiki’den, Ramayana destanının devamı olarak kabul edilen, evrenin ve yaşamın gerçeklerini anekdotlarla gözler önüne seren bir öğreti.

Aklın daha yüce hallerini geliştirmeyi; yaratılış, varoluş, yok oluş ve Nirvana’nın sırrına ermeyi amaçlayan tamı tamına 32 bin vecizeden oluşan bir kitap.

  • Künye: Valmiki – Yoga Vazişta, çeviren: Ayça Gürelman, Purnam Yayınları

M. Ertan Kardeş – Schmitt’le Birlikte Schmitt’e Karşı (2015)

Carl Schmitt kavramsallaştırmaları liberalizmin, modern dünyanın, uluslararası hukukun, devletin ve en önemlisi de politikanın neliğinin sorgulanmasına dair radikal imkânlar barındırır.

İşte bu kitap da, Schmitt’in eleştirel bir okuması ve onu çağdaş politik felsefe sorunları içerisinde düşünme girişimi olarak dikkat çekiyor.

Ertan Kardeş’in kitabında, Schmitt’in alımlanmasındaki belli başlı sorunlar, Schmitt düşüncesinde teoloji-politik meselesi, Schmitt’te devlet ve hukuk ilişkisi ve Schmitt’in Kantçı gelenekle kavgası gibi ilgi çekici konular irdeleniyor.

  • Künye: M. Ertan Kardeş – Schmitt’le Birlikte Schmitt’e Karşı, İletişim Yayınları

Baltasar Gracián – Kahramanların Cep Aynası (2015)

Görünüşün, ama en çok da dalaverenin kol gezdiği rekabetçi bir dünyada mükemmelliğe ulaşma taktikleri.

On yedinci yüzyılda yaşamış nüktedan İspanyol Cizvit papazı Baltasar Gracián, hem aptallık ve bilgelik, cömertlik ve kıskançlık gibi paradoksları uç noktalarına taşıyor hem de bunların nasıl çözülebileceği konusunda aydınlatıyor.

Felsefi aforizma tutkunlarının severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Baltasar Gracián – Kahramanların Cep Aynası, çeviren: Selin Toparlak, Maya Kitap

Robert Moor – Patikalar Üzerine (2018)

Robert Moor’da bu kitabın ilk nüveleri, 2009 yılında yaptığı bir yürüyüşte, ayaklarımızın altında yatan yolların, patikaların neler olabileceği ve bizi nereden alıp nereye götürdüğü üzerine düşünürken ortaya çıktı.

‘Patikalar’, dünyayı gezmiş Moor’un, tarihte unutulup gitmiş Cherokee parkurlarından devasa karınca patikalarına, kıtaları birbirine bağlayan yürüyüş yollarından otobanlara, internet ağlarından göç yollarına, hem insanların hem de hayvanların inşa etmiş olduğu patikaları bilim, tarih, felsefe, doğa ve bilgelik perspektifli bir bakışla irdelediği yazılarını sunuyor.

Moor bunu yaparken de, insanların ve hayvanların dünya üzerindeki yolculuğunun kıtaları aşacak seviye ve yoğunluğa nasıl ulaştığını, insanın doğa ve teknolojiyle kurduğu ilişkinin bizzat doğanın kendisini nasıl dönüştürdüğünü ve kişisel olarak her birimizin kendi yaşam patikalarımızı nasıl inşa ettiğimizi irdeliyor.

Bu ağların hem insanı hem de dünyayı anlamamız konusunda bize nasıl yardımcı olduğu üzerine düşünmek isteyenler bu kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Robert Moor – Patikalar Üzerine: Bir Keşif, çeviren: Burcu Halaç, Kolektif Kitap, deneme, 384 sayfa, 2018

Orhan Koçak ve Yücel Göktürk – Turgut Uyar ve başka şeyler (2018)

Orhan Koçak ile Yücel Göktürk’ün ilk kez Bir+Bir Dergisi’nde yayınlanan bu söyleşileri, hakikaten kitabın alt başlığının da hakkını verdiği gibi, birçok konuya açılan çok zengin bir diyalog sunuyor.

Şimdi ikinci baskısına ulaşan kitap, Turgut Uyar’ın şiirini merkeze alarak cinselliğe, demokrasi ve devrime, İkinci Yeni’ye, ODTÜ’ye, romana, varoluşçuluğa, yenilgiye ve daha pek çok konuya uzanıyor.

Söyleşi bunun yanı sıra, Walter Benjamin’den Sartre’a, Marcuse’ten Žižek’e Ulus Baker’den Deleuze’e pek çok düşünürün fikirlerini de kat ediyor.

Tabi söylemeye dahi gerek yok; burada Edip Cansever, Orhan Veli, Cemal Süreya, Melih Cevdet ve Ece Ayhan gibi Türkiye şiirine yön vermiş pek çok aktör de karşımıza çıkıyor.

‘Turgut Uyar ve başka şeyler’ çok iyi bir söyleşi kitabı olmasının yanı sıra, şiir, edebiyat, felsefe ve siyasetin yetkin bir bireşimi olarak muhakkak okunmalı.

  • Künye: Orhan Koçak ve Yücel Göktürk – Turgut Uyar ve başka şeyler: A’dan Z’ye Bir Konuşma, Metis Yayınları, şiir eleştiri, 133 sayfa, 2018