Georg Lukács – Toplumsal Varlığın Ontolojisi (2018)

Georg Lukács’ın ölümünden sonra yayınlanma olanağı bulmuş ‘Toplumsal Varlığın Ontolojisi’, aradan geçen yıllara rağmen Marksist literatürün en verimli tartışmaları hakkında halen muhteşem bir kaynak.

Ateş Uslu’nun, esere ve etkilerine dair sağlam bir çerçeve sunduğu sunuş yazısıyla açılan bu kitabında Lukács,

  • Hegel’in doğru ve yanlış ontolojileri,
  • Marx’ın temel ontolojik düşünceleri,
  • Emek,
  • Neo-pozitivist ontoloji,
  • Mekanik materyalist ontoloji,
  • Yeni-Kantçı ontoloji,
  • Neo-pozitivizm ve varoluşçuluk,
  • İdeal ve ideoloji,
  • Yabancılaşma,
  • Emek dışında yeniden üretim dinamikleri,
  • Ve bunun gibi, pek çok önemli konu ve kavramı tartışıyor.

Künye: Georg Lukács – Toplumsal Varlığın Ontolojisi: Hegel, Marx, Emek, çeviri editörü: Doğan Barış Kılınç, Nota Bene Yayınları, felsefe, 416 sayfa, 2018

Otto Rank – Hakikat ve Gerçeklik (2018)

Otto Rank, özellikle psikanaliz ile felsefe, edebiyat ve sanatı ilişkilendiren eserler ortaya koymasıyla psikanaliz geleneğinde önemli yere sahip.

Rank’ın ‘Hakikat ve Gerçeklik’ adlı bu kitabı da, kendisinin geliştirdiği irade psikolojisini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Rank, bireyin iç dünyasıyla dış dünya arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkiye yön veren uyuşma, kopuş ve çelişkileri irdeliyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Nevrotik denen insanlar toplumun devasını arayacağı hasta insan sınıfını temsil etmezler, onlar daha ziyade modern insan tipinin aşırı gelişmiş örneklerini temsil ederler.”

“Yalnızca hatanın içinde yaşam vardır; bilmek ölümdür.”

“Napolyon gibi general ya da başvekil olmak ona yetmez, kralların arasında imparator unvanıyla anılmak ister, hatta tüm evrenin hâkimiyetini ister. Benliğin kaçınılmaz trajedisi ve ayrıca bundan kaynaklanan suçluluk burada yatmaktadır.”

“Freudcu içerik kendisini Batının dini ahlak kisvesi altına gizler; bunun içerisinde kişi acı çekmeye devam eder ve bireysel problemleri çözmekte başarısızlığa uğrar. Böylece modern insan nihayet nevroz yönünden paramparça olur.”

“Kimse hakikat ile yaşayamaz. İnsan yaşayabilmek için, hem sanat, din, felsefe, bilim ve sevgi gibi dışsal yanılsamalara, hem de dışsal olanı belirleyen içsel yanılsamalara ihtiyaç duyar.”

“(İ)nsanın temel gelişimi için anlamlı olan yalnızca ruhani ilkedir.”

  • Künye: Otto Rank – Hakikat ve Gerçeklik, çeviren: Şirin Etik, Pinhan Yayıncılık, psikanaliz, 128 sayfa, 2018

 

Galenos – Tıp Sanatının Anayasası (2018)

Pergamonlu hekim filozof Galenos, Yunan tıbbının Hippokrates ile birlikte en büyük iki isminden biriydi.

Asıl olarak tıpla ilgilenmesine rağmen, Galenos’u önemli kılan hususların başında, yaşadığı dönemdeki felsefi tartışmalara da büyük etkide bulunmuş olmasıdır.

Fikirleriyle Avrupa kadar Arap-İslam dünyasını da derinden etkilemiş Galenos’un çok sayıda mantık ve etik kitabı bulunuyor, bunun yanı sıra tıbbi yazılarında epistemolojiden, nedenselliğe ve zihin felsefesine, gibi kimi felsefi meseleleri de sıklıkla işledi.

Elimizdeki çok değerli çalışma ise, Galenos’un çok yönlülüğünü ortaya koyan, onun hem teorik hem de pratik yaklaşımlarını kapsamlı bir şekilde serimleyen metinlerini bir araya getiriyor.

Kitabı, tıp ve felsefenin şahane bir bireşimi olarak şiddetle öneriyoruz.

Kitaptan bir alıntı:

“Dengesiz her şey doğaya zıtsa ve dengeli her şey doğayla uyumluysa dengesiz her şey gerekli ölçüde zıddıyla dengelenmelidir.”

  • Künye: Galenos – Tıp Sanatının Anayasası – Tıp Sanatı: Glaukon’a Tedavi Yöntemi, çeviren: Nur Nirven, Pinhan Yayıncılık, tıp, 328 sayfa, 2018

 

Arthur Schopenhauer – Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar (2015)

Mutlu bir varoluşu konu edinen; hayatın bize vereceklerinden ziyade, bizim hayata verebileceklerimizi irdeleyen aforizma, özdeyiş ve öğütler.

Arthur Schopenhauer, ne olduğumuz kadar ve sahip olduklarımızı da tartışmaya açarak, daha bilgece bir yaşamın imkân ve zorluklarını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Arthur Schopenhauer – Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, çeviren: Firuzan Gürbüz, Alfa Yayınları

Kolektif – Felsefe ve Devrim (2018)

Devrimci olmayan bir felsefe, gerçek anlamda felsefe midir?

Felsefede tarihten bu yana en çok tartışılan sorulardan biri, budur.

İşte bu kitap da, felsefe ve devrim ilişkisini farklı pencerelerden tartışan makaleleri bir araya getiriyor.

Bu makaleler, hem felsefenin devrimci olması gerektiği hem de bunun tam zıddı fikirleri bir arada tartışarak okuru zengin bir söylem alanına davet ediyor.

Konuya dair güncel tartışmaları izlemek isteyen, özellikle de felsefenin tam olarak ne anlama geldiği üzerine derinlemesine düşünmek isteyen okurlar, çalışmayı kaçırmamalı.

Kitaptan iki alıntı:

“Ne kadar güç görünürse görünsün –ki hiç de güç değildir– kapitalizmden sonrasını düşünmeliyiz.”

“Felsefe, kapitalist sistemde radikal bir alternatife dair tüm fikirlerin silinmeye ve değersizleştirilmeye çalışıldığı dönemde bize neyi düşünmemizin doğru olduğunu ve neyi umut edebileceğimizi gösterir.”

  • Künye: Kolektif – Felsefe ve Devrim, editör: Senem Kurtar ve Mustafa Demirtaş, Pinhan Yayıncılık, felsefe, siyaset, 296 sayfa, 2018

Pierre Hadot – Wittgenstein ve Dilin Sınırları (2009)

‘Wittgenstein ve Dilin Sınırları’, Fransız felsefeci Pierre Hadot’nun, Ludwig Wittgenstein’in iki önemli eseri olan ‘Tractatus Logico-Philosophicus’ ve ‘Felsefi Soruşturmalar’ üzerine kaleme aldığı makalelerini bir araya getiriyor.

Kitabı nitelikli kılan başlıca yön, Hadot’nun, Wittgenstein’ın birbirinden farklı olan ama birbirini tamamlayan bu iki ayrı dönemindeki tezlerini anlaşılır bir üslupla özetlemesidir diyebiliriz.

Wittgenstein’ın “Dil içinde ifade edilen, dil ile ifade edilemez” formülünden hareket eden Hadot, dilin sınırları, felsefi dil ve söylem, söz ve eylem, Wittgenstein’ın devrimci dil teorisi ve dil oyunları konularını irdeliyor.

  • Künye: Pierre Hadot – Wittgenstein ve Dilin Sınırları, çeviren: Murat Erşen, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 117 sayfa

Rius – Çizgilerle Felsefe (2015)

Hepimizin hayatta en az bir defa sorduğu büyük sorulara yanıt arayan felsefenin Antik Çağ’dan bugüne uzanan çizgili hikâyesi.

Uzmanlardan ziyade felsefeye yeni başlayanlar için hazırlanan kitap, felsefi sistemleri, temel öğretileri ve temsilcilerini anlatıyor.

Usta işi çizimler ve oldukça eğlenceli, yalın bir üslupla.

  • Künye: Rius – Çizgilerle Felsefe, çeviren: Çiçek Öztek, Yordam Kitap

Boethius – Felsefenin Tesellisi (2015)

İhanet suçlamasıyla zindana atılan Romalı filozof Boethius, yüzünü, biricik teselli kaynağı felsefeye döner ve “tanrısal öngörü”, “kader” ve “özgür irade” üzerine derin bir sorgulamaya girişir.

Bu sorgulamanın ürünü olan kitap, hem görkemli bir iç hesaplaşma hem de Latin edebiyatından seçilen düşüncelerin seçkin bir karması.

Kitaptan bir alıntı:

İnsanın doğası, ancak kendisini bildiğinde diğer yaratıklardan üstünleşir. Kendisini bilmediği anda ise vahşi hayvanların düzeyinden de alta iner. Bütün diğer canlılar için kendisini bilmemek doğaldır, ama insan söz konusu olduğunda bu bir ahlaki lekedir.

  • Künye: Boethius – Felsefenin Tesellisi, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları

William James – Pragmatizm (2015)

Bizzat pragmatizmin kurucusunun kaleminden, pek bilinmeyen ya da eksik anlaşılan bu felsefi kurama dair temel bir eser.

William James ilk baskısı 1907’de yapılan kitabında, sekiz derste, pragmatizmin ne olduğundan pragmatik doğruluk teorisine ve pragmatik bakış açısı ile rasyonalist bakış açısı arasındaki farklara pek çok konuyu aydınlatıyor.

  • Künye: William James – Pragmatizm, çeviren: Tahir Karakaş, İletişim Yayınları

Özen B. Demir ve Adem Yıldırım – Beden, Tıp ve Felsefe (2018)

Bir tıp doktoru ile bir felsefe doktoru arasındaki yazışmalarla ortaya çıkmış; beden ve tıp temalarını felsefe, psikanaliz, antropoloji, edebiyat, feminizm ve bilime uzanan disiplinler arası bir bakışla tartışan ufuk açıcı bir kitap.

Özen Demir ve Adem Yıldırım burada, sağlık ve hastalık, gövde ve beden, canlılık ve yaşam, insan ve hayvan gibi pek çok konu ve kavram üzerine düşünüyor ve bunu yaparken de, Platon’dan Aristoteles’e, Foucault’dan Husserl’e, Derrida’dan Nietzsche’ye, Spinoza’dan Blanchot’ya, Beckett’tan Marx’a ve Freud’tan R. D. Laing’e pek çok ismin fikirlerini kat ediyor.

Bunlara ek olarak, psikiyatri, antropoloji, psikoterapi, psikanaliz, anti-morfoloji, anti-psikiyatri, bilim, edebiyat, feminizm, queer, biyoetik, biyoteknoloji, biyopolitika, mikro-sosyoloji, tıbbî epistemoloji ve tıp tarihi ile ilgilenenlerin de severek okuyacağı bir kitap.

  • Künye: Özen B. Demir ve Adem Yıldırım – Beden, Tıp ve Felsefe, Nota Bene Yayınları, felsefe, 261 sayfa, 2018