Kevin B. Anderson – Lenin, Hegel ve Batı Marksizmi (2014)

  • LENİN, HEGEL VE BATI MARKSİZMİ, Kevin B. Anderson, çeviren: Ertan Günçiner, Yordam Kitap, siyaset, 496 sayfa

‘Lenin, Hegel ve Batı Marksizmi’, Lenin’in 1914-1915 arasında kaleme aldığı ‘Hegel Defterleri’ni merkeze alarak, Lenin düşüncesinin ortodoks Marksistlerden ziyade Georg Lukács ve Frankfurt Okulu üyeleri gibi Hegelci ve Batılı Marksistlere daha yakın olduğunu savunuyor. Kevin B. Anderson, Lenin’in Hegel ve diyalektik üzerine yazılarını inceliyor; Lenin’in Hegel’i hangi bağlam içinde araştırdığını, Hegel’e olan ilgisinin ana hatlarını, Lenin’in 1914 sonrası toplumsal ve siyasal teorisini ve Lenin’in Hegel çalışmalarının, kendisinin 1917-1918’de geliştirmiş olduğu yeni öznellik kavramını nasıl etkilediğini tartışıyor.

Luce Irigaray – Doğu ve Batı Arasında (2008)

  • DOĞU VE BATI ARASINDA, Luce Irigaray, çeviren: Nilgün Tutal, Ara-lık Yayınları, felsefe, 160 sayfa
EPSON scanner image

Fransız felsefeci Luce Irigaray’ın ‘Doğu ve Batı Arasında’ isimli bu çalışmasındaki en özgün tezi, Batı’da Kant’tan bu yana yerleşmiş “özerk ben” anlayışı yerine “özerk öteki” anlayışını koymasıdır denebilir. Irigaray bu teziyle, Batı’nın demokrasi anlayışını aşacak, yeni bir demokrasi anlayışının olanaklarını sorguluyor. Önemli bir psikanalist ve feminist de olan Irigaray, kitabında ayrıca, Batı kültürünün ataerkil temellerini vurgulayarak, bir kadın kültürünün doğması gerektiğini belirtiyor. Yazar’a göre iki farklı cinsten ve iki farklı özne tarafından deneyimlenen bir farklılık kültürü tasarlanmalı.

Hans Heinz Holz – Felsefenin Aşılması ve Gerçekleştirilmesi 1 (2017)

  • FELSEFENİN AŞILMASI VE GERÇEKLEŞTİRİLMESİ 1, Hans Heinz Holz, çeviren: Sadık Usta, Yordam Kitap, felsefe, 336 sayfa

Felsefe profesörü Hans Heinz Holz’un neredeyse tüm kariyerini adadığı ‘Felsefenin Aşılması ve Gerçekleştirilmesi’, adeta imbikten süzülmüş, üç ciltlik nitelikli bir siyasal felsefe çalışması. Düşünürün, bu yapıtın ilk cildini oluşturan elimizdeki ‘Devrimin Cebiri: Hegel’den Marx’a’ başlıklı kitabı, Hegel’i, geçmiş döneme ait metafizikle yeni tip felsefeyi ayıran bir kopuş çizgisi olarak ele alıp inceliyor. Hegel’in spekülatif felsefesi, Hegel’in metafizik hakkındaki düşünceleri, Hegel’de özgürlük kavramı, Hegel’e göre bireyle toplum arasındaki reel tarihsel bağlantı ve Hegel’in mirasının felsefede yarattığı dönüşüm, kitabın öne çıkan konuları. Kitap Hegel’e odaklanırken, diyalektik materyalizmin kuramsal zemini ve temel aldığı felsefi birikimi aydınlatmasıyla, önemli bir boşluğu dolduruyor.

K. Malcolm Richards – Yeni Bir Bakışla Derrida (2014)

K. Malcolm Richards, yapıbozum yöntemiyle felsefe geleneğinde iz bırakan Jacques Derrida düşüncesini görsel sanatlara ilişkin temel metinler üzerinden tanıtıyor.

Derrida’nın görünürde karışık olan çalışmalarına nasıl yaklaşabileceğimizi, moda tasarımı, sinema, fotoğraf ve grafik roman gibi, görsel kültürün hem çağdaş hem de tarihsel örneklerini vererek anlatan Richards, düşünürün genellikle zor olduğu söylenen fikirlerini sadeleştiriyor.

Yazar ayrıca, Derrida felsefesinde sıklıkla karşılaşılan “deconstruction”, “différance”, “écriture”, “logocentirism”, “metafizik”, “parergon” ve “post-yapısalcılık” kavramlarını da açıklıyor.

  • Künye: K. Malcolm Richards – Yeni Bir Bakışla Derrıda, çeviren: Zeynep Talay, Kolektif Kitap, felsefe, 142 sayfa

Werner Bonefeld – Yıkıcı Akıl ve Olumsuzlama (2014)

  • YIKICI AKIL VE OLUMSUZLAMA, Werner Bonefeld, çeviren: Özgür Yalçın, Otonom Yayıncılık, siyaset, 284 sayfa

‘Yıkıcı Akıl ve Olumsuzlama’, sermaye, devlet ve sınıf ilişkileriyle mücadele etmek üzerine düşünüyor. “Olumsuz insani koşulların yadsınması, yıkıcı aklın kategorik buyruğudur.” diyerek kapitalist yapının toplumsal kuruluşunu irdeleyen Werner Bonefeld, ekonomik kategorilerin, toplumsal pratiğe sızdığını belirtiyor. Geleneksel ekonomik ve toplumsal yapılara eleştirel yaklaşan Bonefeld, kapitalist devlet biçimini; burjuva toplumunun pratik kategorisi olarak devleti; devlet kavramsallaştırmasında sınıfın ne gibi anahtar rollere sahip olduğunu ve Marksist anti-kapitalist hareketin barındırması gereken dinamikleri tartışıyor.

Georg Simmel – Paranın Felsefesi (2014)

  • PARANIN FELSEFESİ, Georg Simmel, çeviren: Yavuz Alogan ve Öykü Didem Aydın, İthaki Yayınları, felsefe, 518 sayfa

Hayat filozofu Georg Simmel ‘Paranın Felsefesi’nde, her insanın yaşamında önemli bir problem olagelmiş paranın sosyal aktörlerin iç dünyası üzerindeki etkisini ve nesnel kültürün geniş yelpazesindeki rolünü irdeliyor. Düşünür, değer ve para ilişkisini, bir töz olarak paranın değerini, amaçlar sıralamasında parayı, değer yaratma sürecinde paranın şeyleşmiş bir dünya yaratmasını, para ekonomisinin bütün negatifliklerine rağmen özgürleştirici etkilerinin olup olmadığını, paranın sosyal dünyanın daha da rasyonelleşmesine katkısını, kişisel değerlerin parasal eşdeğerini ve paranın hayat tarzımıza sirayet etme biçimlerini tartışıyor.

Wilhelm Schmid – Düşmanlığın Faydaları (2017)

  • DÜŞMANLIĞIN FAYDALARI, Wilhelm Schmid, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları, felsefe, 79 sayfa

Daha önce Türkçede ‘Mutsuz Olmak’, ‘Sakin Olmak’ ve ‘Arkadaşlıktaki Saadete Dair’ gibi kitapları yayımlanmış felsefeci Wilhelm Schmid’ten, yine modern felsefenin yeteri kadar gündemine almadığı bir konu hakkında düşünceler. “Düşmanlık fenomeni neden bu kadar inatçıdır?” ve “Dünyanın sadece dostlardan ibaret olamayacağı açıktır, peki ama düşmanlara herhangi bir anlam atfedebilir miyiz?” gibi soruların yanıtlarını arayan Schmid, hakikate ve huzura ulaşmak için düşmanlıktan devşirebileceğimizi belirtiyor. Anlayış, arkadaşlık ve sevgi gibi hoş deneyimlerin, neden kızgınlık, hiddet ve bazen de nefret gibi nahoş deneyimler sayesinde kendilerini daha iyi gösterdiklerine yoğunlaşıyor. Turgut Demir’in çizimleri ise, kitaba ayrı bir zenginlik katmış.

Frédéric Gros – Yürümenin Felsefesi (2017)

  • YÜRÜMENİN FELSEFESİ, Frédéric Gros, çeviren: Albina Ulutaşlı, Kolektif Kitap, felsefe, 192 sayfa

Yürümek, uzun zamandır edebiyatın ve felsefenin konusu. Felsefe profesörü Frédéric Gros da elimizdeki kitabında, yürümenin tarihsel izini sürüyor, edebiyata, felsefeye ve toplumsal belleğe yansımalarına bakıyor. Gros yeryüzüyle hemhal olduğumuz bu süreci, evrenle oluşturulan bu özel ritmi ele alırken Nietzsche, Rimbaud, Rousseau ve Nerval gibi önemli isimlerin yürümeye dair düşünce ve duygularının izini sürüyor. Kitap, yürümenin yalnızca bir yerden başka bir yere gitmek anlamına gelmediğini, bireyi dönüştürüp daha yaratıcı kıldığını gösteriyor ve bizi dışarıda yürümeye, hafiflemeye ve yaratıcı enerjimizi ortaya koymaya davet ediyor.

Kolektif – Din Felsefesi (2017)

  • DİN FELSEFESİ, kolektif, derleyen: Paul Copan ve Chad Meister, çeviren: Aydın Çavdar, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 400 sayfa

Alanında uzman birçok ismin makaleleriyle katkıda bulunduğu ve dini tecrübe, dini bilgi, Tanrı’nın varlığı, Tanrı’nın doğası ve özellikleri hakkında geniş bir tartışma ekseninde ilerleyen bir din felsefesi çalışması. Din ve bilim; dini çoğulculuk; dinsel dışlayıcılık; Tanrı’nın varlığına dair kozmolojik, teolojik, ontolojik ve ahlaki argümanlar gibi hem önemli hem de güncel konuların irdelendiği kitapta ayrıca, Doğu’da din felsefesinin durumu, feminist dil felsefesi ve dünya çapında önde gelen din felsefecileri gibi ilgi çekici konular da yer alıyor.

Jan Rehmann – İdeoloji Kuramları (2017)

  • İDEOLOJİ KURAMLARI, Jan Rehmann, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, felsefe, 366 sayfa

Şu ana kadar pek çok tartışmaya konu olmuş ideoloji kavramını enine boyuna inceleyen ve bu alanda ortaya konmuş fikir ve yaklaşımları eleştirel bir bakışla irdeleyen, alan için eksiksiz bir başucu kitabı. Kitapta I. Napolyon’un “ideologlar” yönelttiği saldırılar; Marx ve Engels’in ideoloji kavramını farklı kullanımları; Gramsci’nin hegemonya, sağduyu ve ideoloji üzerine fikirleri; Louis Althusser’in tanımladığı şekliyle devletin ideolojik aygıtları ve boyun eğme; Ernest Laclau ve Chantal Mouffe’un ideolojiye post-Marksist yaklaşımı; Michel Foucault’nun Nietzscheci yörüngesi;  Pierre Bourdieu’nün geliştirdiği “Alan”, “Habitus” ve “Simgesel Şiddet” kavramları ve Friedrich Hayek’in neoliberalizmin ideolojik boyutuna katkıları gibi bu alandaki önemli konular tartışılıyor. Jan Rehmann, halen New York’daki Union Theological Seminary ile Berlin Özgür Üniversitesi’nde felsefe ve toplumsal kuram dersleri veriyor.