Sercan Çalcı – Oluş Serüveni (2020)

Pinokyo günün birinde, yaratıcısı Gepetto’ya isyan ederek evden kaçtı.

Peki, bu kaçış insanın oluş ve özgürlük serüveni hakkında bize neler söyleyebilir?

Sercan Çalcı, Carlo Collodi’nin ‘Pinokyo’nun Serüvenleri’ eseri ile Gilles Deleuze’ün ‘Anlamın Mantığı’nda geliştirdiği olay teorisini birlikte okuyarak bu soruya ufuk açıcı yanıtlar veriyor.

Oluşu, “bir limiti eşiğe çevirmek” olarak tanımlayan Çalcı, Pinokyo’nun kaçışıyla her şeyin belirtilere dönüştüğü yeni bir anlam coğrafyasının ortaya çıktığını, varlıktan kaçan her şeyin dâhil olduğu sonsuz bir oluş korosunun doğduğunu belirtiyor.

Bu kaçışın imkânlarını irdeleyen Çalcı, Platon’un varlık hiyerarşisindeki bir çatlağı derinleştirip düşünce ve eylemin özgür hareketinin bizi nereye götürebileceği üzerine düşünüyor.

‘Oluş Serüveni’, bizi düzene ve kendimize çivileyen ve başka olmaktan alıkoyan her mantığın çatlaklarından sonsuz bir oluş serüveni doğabileceğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Sercan Çalcı – Oluş Serüveni: Deleuze, Pinokyo ve Belirtiler Mantığı, Otonom Yayıncılık, felsefe, 176 sayfa, 2020

Alain Stephen – Filozoflar Ne Söyledi, Biz Ne Anladık (2016)

Felsefe, olağanüstü bir hazine!

O hem avutucu ve hayat doludur hem de varsayımlarımızı sorgulama ihtiyacına yol açar, daha önce doğru olduğunu düşündüğümüz olguları tekrar düşünmemizi sağlar.

Bu hazineden süzülmüş eldeki kitap da, büyük filozofların bizi yeniden düşünmeye sevk edecek sözlerinden bir demet sunuyor.

  • Künye: Alain Stephen – Filozoflar Ne Söyledi, Biz Ne Anladık, çeviren: Bilge Ulusman, Maya Kitap

Arda Denkel – İlkçağ’da Doğa Felsefeleri (2020)

Arda Denkel’in ilkçağ felsefesini günümüz düşüncesiyle ilişkilendirdiği, aynı zamanda ilkçağ felsefesini eleştirel bir tutumla irdelediği kitabı, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Kimi varlıkbilim sorunları gibi o çağın odaktaki tartışmalarını merkeze alan bir İlkçağ felsefesi tarihi sunan Denkel, felsefenin ilk üç yüz yılı içinde fiziksel varlığın doğasına ilişkin kavrayışın ne denli büyük bir derinliğe götürebildiğini betimliyor.

Kitap değişen varlık, karşıtların birliği, görünüş ve gerçek, nesnenin çözümlenmesi, varlığın sonsuz bölünebilirliği, algının değeri ve us, var olmayanın varlığı, boşluğun varlığı, atom, nitelikler, tikeller ve uzay, tözsel değişim, nesneler ve doğa, salt özdek, yüklem ve öz gibi o dönem felsefesinde ele alınmış konuları; Miletos, Parmenides, Aristoteles ve Platon gibi filozofların nasıl yaklaştığını çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

  • Künye: Arda Denkel – İlkçağ’da Doğa Felsefeleri, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 302 sayfa, 2020

Robert Misik – Şipşak Marx (2016)

Karl Marx güncelliğini yitirmedi, hâlâ yaşıyor.

Bu kitap, Marx düşüncesine giriş yapmak isteyenlere Marksçı düşünce ve yaşam dünyasını serimliyor.

Marx’ın yabancılaşma, kapitalizmin hareket yasaları, kapitalizmin çelişkileri ve geleceği gibi kavramlarını açıklayan kitap, Marx’ın günümüzde de neden güncelliğini koruduğunu göstermesiyle önemli.

  • Künye: Robert Misik – Şipşak Marx, çeviren: Şeyda Öztürk, Doğan Kitap

James Robert Brown – Bilim Felsefesi (2020)

Bilim felsefesinin uzun ve ilham dolu tarihi üzerine harikulade bir çalışma.

Alana yeni ilgi duymaya başlayan okurlar kadar felsefecilerin, bilim insanlarının ve uzmanların da seveceği kitap, yüzyıllar boyu pek çok düşünürün bilim felsefesine ne gibi katkılar sunduğunu özlü bir biçimde ortaya koyuyor.

James Robert Brown, Türkçe baskıya özel bir önsözle yayımlanan bu çevirisinde, Mill’den Gazali’ye, Poincare ve Reichenbach’tan Viyana Çevresi’nin kıdemli üyeleri Schlick ve Carnap’a, Hempel ve Popper’dan Kuhn ve Feyerabend’a pek çok ismin fikirlerine yer veriyor.

Kitap bunu yaparken de, yalnızca bilim felsefesi değil çağdaş bilim sosyolojisi tartışmalarından feminist eleştirel kuramlara kadar geniş bir alanda geziniyor.

  • Künye: James Robert Brown – Bilim Felsefesi, çeviren: Dilek Kadıoğlu, Ebubekir Demir, Gülben Salman, Halil Rahman Açar, Hüsnü Özer ve Mehmet Ali Sarı, Fol Kitap, bilim, 368 sayfa, 2020

Kolektif – İçkinlik Etiği (2020)

Ahlak buyurur; etik, üretir.

Ahlak sabit ve değişmez ilkeler var sayar; etik, süreç içinde değişebilir ilkelere öncelik verir.

Buradan hareketle şu sonuca varılabilir:

Eylemi değişmeyen ilkelerle belirleyen ahlak aşkınlık düzlemine aittir; etik ise, eylemin esnekliğini öne çıkarmasıyla felsefenin içkin kavranışıdır.

İşte bu derleme de, içkinlik düzleminde konuşlanan bir etik arayışı, bunun başlıca düşünürleri olarak Spinoza ve Nietzsche’nin fikirlerini merkeze alarak tartışıyor.

Zira kitapta ifade edildiğine göre Spinoza ve Nietzsche, ahlakın “Ne yapmalıyım?” sorusunun yerine “Neyi yapmaya muktedirim?” sorusunu geçirerek, etiği bir güç meselesi olarak yorumlamanın ve yaşamı sonsuzca deneyimleme imkânının önünü açmışlardır.

Kitapta,

  • Spinoza’nın içkinlik felsefesi,
  • Felsefi bir ideal olarak özgürlük,
  • İçkinlik ve sonluluk,
  • Deleuze ve Derrida bağlamında çağdaş Fransız düşüncesinde iki yön olarak içkinlik ve aşkınlık,
  • Deleuze ve arzu meselesi bağlamında içkin bir etik teorisi,
  • Nietzsche ve Spinoza’da ahlaki duygular,
  • Spinoza, Nietzsche ve Stoacılar bağlamında tutkular, güç ve pratik felsefe gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Spinoza ve Nietzsche’den türeyen bir içkin etiğin bize bugün nasıl rehberlik edebileceğini merak edenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

  • Künye: Kolektif – İçkinlik Etiği: Nietzsche ve Spinoza, derleyen: Hüseyin Deniz Özcan ve Orkun Tüfenk, Otonom Yayıncılık, felsefe, 350 sayfa, 2020

Jacques Rancière – Kelimelerin Mekânı (2020)

Jacques Rancière’den sanatta moderniteden estetik ile siyaset arasındaki ilişkiye ve sanatta metalaşmaya uzanan kısa ama yoğun bir metin.

Kitap, Rancière’in Marcel Broodthaers sergisi kapsamında yaptığı konuşmanın metnini sunuyor.

Broodthaers’in eserinin, Mallarmé’nin “Bir Zar Atımı Asla Ortadan Kaldırmayacak Rastlantıyı” başlıklı modernist şiirine dayanması da, Rancière’in sergi konuşmasının çerçevesini genişlemesine vesile olmuş.

Rancière bir yandan Broodthaers’in eserini yorumluyor, öte yandan da Mallarmé şiirinin temel teşkil ettiğini düşündüğü 20. yüzyıl sanatını ve modernizm tezini, ayıca Broodthaers’in eserinde bulduğu yazının şeyleşmesi düşüncesinden hareketle sanat ve metalaşma, estetik ve siyaset arasındaki ilişkiyi tartışıyor.

  • Künye: Jacques Rancière – Kelimelerin Mekânı: Mallarmé’den Broodthaers’e, çeviren: Elif Karakaya, Lemis Yayın, sanat, 44 sayfa, 2020

Takiyettin Mengüşoğlu – Fenomenoloji ve Nicolai Hartmann (2020)

Edmund Husserl fenomenolojinin kurucusu ise Nicolai Hartmann da felsefe tarihinde yeni ontolojinin kurucusu olarak kabul edilir.

Bir dönem Hartmann ile çalışmış Takiyettin Mengüşoğlu’nun bu kitabı da, bizde fenomenoloji üzerine yazılmış ilk ve en kapsamlı çalışma olmasıyla çok önemli.

Mengüşoğlu kitabına, fenomenolojiden önce felsefenin içinde bulunduğu durumu irdeleyerek başlıyor ve devamında da,

  • Husserl’in fenomenolojisini,
  • Geometri ve fenomenoloji arasındaki ilişkiyi,
  • Fenomenolojik tavır ve fenomenolojik indirgemenin ne anlama geldiğini,
  • Fenomenolojik bilgi teorisini,
  • Hartmann felsefesinin özelliklerini ve Hartmann’ın fenomenolojideki yerini,
  • Metafizik problemleri,
  • Bilgi fenomenini,
  • Apriori ve aposteriori problemini,
  • Hakikat ve kriterium sorunsalını,
  • Ontolojinin temel sorularını,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Künye: Takiyettin Mengüşoğlu – Fenomenoloji ve Nicolai Hartmann, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 284 sayfa, 2020

John Dewey – Eğitimde Ahlak İlkeleri (2020)

Ahlak ve eğitim arasındaki ilişki nedir?

Daha da önemlisi, ahlaki eğitimin mahiyeti nedir?

John Dewey’in bu klasik yapıtı, bu sorulara doyurucu yanıtlar veren, ahlak ve eğitim konusunda eşsiz bir yapıt.

Çalışma, hem ahlakla ilgili yoğun bir tartışma yürütmesi hem de pratik felsefenin nitelikli bireysel, toplumsal ve eğitim için neden kaçınılmaz olduğunu gözler önüne sermesiyle özellikle önemli.

Kitabın bu çevirisini dikkat çekici kılan bir diğer husus ise, Dewey’in bu eserinin daha kolay anlaşılmasına katkıda bulunacak, 1930 yılında Paris’te yapmış olduğu ve yoğun tartışmalara neden olan ”Ahlakta Üç Bağımsız Unsur” konuşması ile Elizabeth Anderson’ın “John Dewey’in Ahlak Felsefesi” adlı makalesini de barındırması.

  • Künye: John Dewey – Eğitimde Ahlak İlkeleri, çeviren: Süleyman Aydın, Fol Kitap, eğitim felsefesi, 96 sayfa, 2020

Henri Bergson – Madde ve Bellek (2020)

“Tin, maddeden algıları ödünç alır ve besinini bu algılardan çıkartır ve onlara hareket biçiminde geri verir; bu hareketleri özgürlüğüyle damgalar.”

Henri Bergson’dan tin ile madde/beden arasındaki ilişki üzerine eşsiz bir sorgulama.

Bergon’un temel yapıtı olarak kabul edilen kitapta, tinin gerçekliği ile maddenin gerçekliği, tin ile maddenin ilişkisi, beyin ile algı, süre ve zaman arasındaki ilişki gibi pek çok ilgi çekici konu tartışılıyor.

Düşünür bütün bu tartışma boyunca indirgemecilik karşıtı tavrından da taviz vermiyor.

  • Künye: Henri Bergson – Madde ve Bellek: Beden-Tin İlişkisi Üzerine Deneme, çeviren: Işık Ergüden, Fol Kitap, felsefe, 240 sayfa, 2020