Nikolai I. Bukharin – Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi (2021)

Bolşevik Devrimi’nin en yetenekli liderlerinden olan Nikolai Bukharin’in ilk kez 1914’te yayımlanmış bu kitabı, Marksizmi modern akademik iktisadın temel öncülleriyle karşılaştıran öncü bir eser.

“Marksizm, güncel teorilere yönelik kapsamlı bir eleştiri inşa etmelidir.” diyen Bukharin,  bu eleştirinin sadece metodolojik değil, aynı zamanda sosyolojik temelli olması ve sistemin bütününü ele alması gerektiğini belirtiyor.

İdeolojik mücadele ile metodolojik mücadelenin birbirine nasıl bağlı olduğunu ortaya koymasıyla dikkat çeken ‘Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi’, burjuva ekonomi politiği, iktisat metodolojisi ve Marksizm ile ilgilenenler kadar modern burjuvazinin ideologlarını daha iyi anlamak isteyenler için de başvuru kaynağı niteliğinde.

  • Künye: Nikolai I. Bukharin – Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi, çeviren: Pelin Tuştaş, Heretik Yayıncılık, iktisat, 2021

Alessandro Marzo Magno – Paranın İcadı (2021)

Ortaçağ ve Rönesans İtalya’sına uzanarak finans sisteminin kökenlerini aydınlatan güzel bir çalışma.

Alessandro Marzo Magno, içinde imparatorlar, ruhban sınıfı, finans dünyasının iplerini ellerinde bulunduran zengin aileler ve renkli kişiliklerin bulunduğu kitabında, paranın hikâyesini anlatıyor.

Magno burada,

  • Tüccar ve zanaatkârların tarih sahnesinde belirmesiyle gerçekleşen değişimi,
  • Madenî paranın ticari bir mala dönüşmesiyle tüccarın bankere evrilişini,
  • Darphanelerin, bankaların, sigorta ve kredi kuruluşlarının, kalpazanlığın ve tefeciliğin serüvenini,
  • Finans dünyasındaki yükselişler ve iflasları,
  • Ve iflasların beraberinde getirdiği kamu bankacılığıyla devletin bankere, bankanın ise devlete dönüşüm sürecini çarpıcı bir bakışla resmediyor.

Kitap işlediği önemli konuların yanı sıra, anlatısına dâhil ettiği renkli karakterleri ve ilginç anekdotlaryla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Alessandro Marzo Magno – Paranın İcadı: Finans İtalyanca Konuşurken, çeviren: İ. Utku Kavasoğlu, Tellekt Kitap, iktisat tarihi, 304 sayfa, 2021

Taner Akpınar – Sermayenin Yeni Hafif Piyadeleri (2020)

Devletin işi, işverenlerin kullanımına hazır bir göçmen işçi ordusu oluşturmaktır.

Örneğin Suriyeli göçmenlerin Türkiye’ye kaçmasından sonra, işverenler hayal bile edemeyecekleri “ucuz” işgücüne kavuştular ve böylece karın tokluğuna Suriyeli göçmen “istihdam” etmeye başladılar.

Taner Akpınar’ın göç ve göçmen işçilik olgusuna çok farklı bir gözle bakmamıza olanak sağlayacak bu çalışması, sermaye ile göçmen emeği arasındaki ilişkiyi görünür kılıyor.

Bizde göç yazını çoğunlukla, göç olgusunu tartışırken çatışma ve gerilim noktalarını gizlemeyi tercih etme yolunu seçer.

Akpınar’ın çalışması ise bunun yerine, tam da sınıflar arasındaki çıkar farklılıkları ve çatışma noktalarını görünürleştirmesi, bunları merkeze almasıyla büyük öneme haiz.

Türkiye göç literatürüne büyük katkı sağlayacak çalışma, sermaye ve göçmen emeği arasındaki ilişkiyi çarpıcı bir şekilde resmediyor.

  • Künye: Taner Akpınar – Sermayenin Yeni Hafif Piyadeleri: ‘Kaçak’ Göçmen İşçiler, Kor Kitap, inceleme, 148 sayfa, 2020

David Harvey – Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz, İkinci Cilt (2021)

Uzun zamandır beklediğimiz güzel haber nihayet geldi:

David Harvey’in, Karl Marx’ın başyapıtı ‘Kapital’i adeta cümle cümle yorumladığı eşsiz çalışmasının ilk cildinden uzunca bir süre sonra, ikinci cildi de nihayet raflardaki yerini aldı.

İlk cilt, bilindiği gibi üretime odaklanıyordu.

İkinci cilt ise, Marksist makroekonomi teorisi, Marksist kriz oluşumu teorisi ve malların alınıp satılmasıyla değerin nasıl ortaya çıktığı konularına odaklanıyor.

Harvey burada da, kendine has kavrayışı ve düşüncesiyle, Marx’ın fikirlerini takip etmek konusunda okura oldukça yardımcı oluyor.

‘Kapital’i okumak için kılavuz arayanların bulabileceği en iyi çalışma.

  • Künye: David Harvey – Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz, İkinci Cilt, çeviren: Sungur Savran, Metis Yayınları, iktisat, 440 sayfa, 2021

Senem Oğuz – Türkiye’de Yedek İşgücü Ordusu (2021)

Türkiye’de işsizlik çığ gibi büyüyor.

Bu kitap ise, Türkiye’de işgücü piyasası, işsizlik ve işsizliğin ücretlerle ilişkisi üzerine dört dörtlük bir inceleme.

Senem Oğuz, Türkiye’de yedek işgücü ordusunu, kapitalist üretim biçimine özgü yapıları ile ele alıyor ve Marx’ın göreli artı nüfus ve yedek işgücü ordusu kavramlarıyla yeniden değerlendiriyor.

Oğuz bunu yaparken de, mevcut işsizlik ölçümlerine bir alternatif sunuyor ve daha da önemlisi, işgücü ve işsizlik kategorilerini farklı bir soyutlama biçimiyle ele alıyor.

Analizini, Marksist yaklaşımın bütüncül, toplumsal gerçekliği kavrayıcı, diyalektik ve maddeci tarih perspektifine dayandıran çalışma, bunun yanı sıra, işgücü piyasasını tarihsel bağlarıyla, üretim ve mülkiyet ilişkileriyle ele alan ve işsizliğin kapitalizmle bağını ortaya koyan bir yaklaşımla işgücü istatistiklerini yeniden değerlendirmesiyle de dikkat çekiyor.

Tarihsel ve kuramsal çerçevenin çizildiği bölümden sonra ikinci bölümde, işgücü istatistikleri kullanılarak göreli artı nüfus ve yedek işgücü ordusunun farklı biçimlerinin nasıl belirlenebileceği tartışılıyor.

Bu bölümde nüfus, göreli artı nüfus yöntemiyle işgücü kategorileri kullanılarak yeniden tasnif ediliyor.

Üçüncü bölüm ise, bir önceki bölümde temellendirilen yöntemin uygulanmasını ve uygulama sonucunda elde edilen bulguların incelenmesini içermekte.

Bu bölümde, Türkiye işgücü piyasası 2004-2013 yılları için yedek işgücü ordusu üzerinden inceleniyor.

  • Künye: Senem Oğuz – Türkiye’de Yedek İşgücü Ordusu: Kriz, İşsizlik, Ücret, Kor Kitap, iktisat, 170 sayfa, 2021

Kolektif – İktisat Tarihinin Dönüşü (2021)

İktisat tarihi, 1960’lar ve 1970’ler boyunca sosyal bilimler gündeminin en iddialı araştırma alanlarındandı.

Daha sonra bu ilgi azalsa da, özellikle son yıllarda Daron Acemoğlu, James Robinson, Thomas Piketty, Niall Ferguson, Kenneth Pomeranz, Barry Eichengreen ve David Graeber gibi çok farklı ekollerden araştırmacıların yayımladıkları kitaplarla iktisat tarihine yönelik artan ilgide büyük artış görüldü.

Bu usta işi derleme ise, iktisat tarihinin sosyal bilimlerde yeniden ön plana geldiği bu dönemde hem dünya literatürünü hem Osmanlı ve Türkiye iktisat tarihi literatüründeki gelişmeleri bir arada tartışan ve değerlendiren makaleleri bir araya getiriyor.

“Türkiye’de iktisat tarihi çalışmalarının neresindeyiz?” sorusunu yanıtlayan kitap, bizde iktisat tarihçiliğinin geldiği aşamayı ortaya koyuyor.

Kitapta, tarım rejimleri, emek ilişkileri, gelir dağılımı, dünyada ve Türkiye’de geç sanayileşme, Türkiye ekonomisinde mesleki yapısal dönüşüm, mülkiyet, piyasa ve kurumlar, Osmanlı hukuk tarihi gibi konularda, tarihsel malzemeyi iktisadi bakış açısından analiz eden makaleler yer alıyor.

Türkiye’de iktisat çalışmaları alanında önde gelen isimlerden olan Şevket Pamuk ile yapılan bir söyleşinin de yer aldığı kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Ulaş Karakoç, Alp Yücel Kaya, Seven Ağır, Hülya Canbakal, Pınar Ceylan, Boğaç Ergene, Özgür Burçak Gürsoy, M. Erdem Kabadayı, Eyüp Özveren, Özdeniz Pektaş, Yücel Terzibaşoğlu ve Onur Yıldırım.

  • Künye: Kolektif – İktisat Tarihinin Dönüşü: Yeni Yaklaşımlar ve Tartışmalar, derleyen: Ulaş Karakoç ve Alp Yücel Kaya, İletişim Yayınları, iktisat, 424 sayfa, 2021

Taylan Esin – Osmanlı Savaşının İktisadi Aktörleri (2020)

Birinci Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı’nın dışarıya bağımlı iktisadi durumu ve bu durumun dünyanın diğer güçleriyle arasındaki ilişkilere nasıl yön verdiği üzerine sağlam bir çalışma.

Taylan Esin, savaş sürecinde imparatorluğun müttefikleriyle olan ticari ilişkilerini zengin belgelerden yola çıkarak aydınlatıyor.

Bu dönemde “milli iktisat” olarak adlandırılan sermaye birikim modelini de ayrıntılı bir bakışla irdeleyen Esin, Cihan Harbi’nde bağımlılığa konu olan emtia ticaretini yapan kuruluşlara odaklanarak Osmanlı savaş iktisadının farklılıklarını belirliyor.

  • Künye: Taylan Esin – Osmanlı Savaşının İktisadi Aktörleri (1914-1919), Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 508 sayfa, 2020

Robert Bohn – Korsanlar (2020)

Korsanlar, denizlerin kahramanları olarak efsane haline gelmiştir.

Oysa biliyoruz ki, korsanlık tarihi yağma, sefalet ve umutsuzluk, kanlı zulümler ve acımasız cezalardan oluşan bir vahşet ve cinayet zinciridir.

Tıpkı kapitalizmin tarihinde olduğu gibi…

Ortaçağ ve Modern Çağ tarihi profesörü Robert Bohn, kısa fakat etkileyici bir korsanlık tarihi çalışmasıyla karşımızda.

Kitap, korsanlığın ortaya çıkışından başlayarak korsanlığın yükselişe geçtiği 16. yüzyıla ve oradan da altın çağını yaşadığı 18. yüzyıla ve korsanlığın tarihte ne gibi etkiler yarattığına kadar uzanıyor.

Çalışmanın önemli bir katkısı da, korsanlığın modern ekonomide ne gibi dönüşümler yarattığını ortaya koyması.

Bohn, korsanlığın, devletlerin çıkarlarıyla nasıl ilişki içinde olduğunu açıklıyor ve kadınların dahi katıldığı bu acımasız toplulukların hayatlarından ilgi çekici ayrıntılar paylaşıyor.

  • Künye: Robert Bohn – Korsanlar: Modern Ekonominin Öteki Yüzü, çeviren: Simge Hançer, Runik Kitap, 124 sayfa, 2020

Kolektif – Devletle Kalkınma (2020)

 

Devletin kalkınma süreçlerindeki rolünü farklı boyutlarıyla ve ülke örnekleriyle inceleyen çok önemli bir derleme.

Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli iktisatçılardan olan Fikret Şenses’e armağan olarak hazırlanan kitap, devlet-ekonomi ilişkisini sosyal politikalardan küreselleşmeye, teknolojik gelişmeden bölgesel kalkınmaya, para politikasından tarım politikalarına, Türkiye’nin yakın geçmişinden Japonya, Güney Kore, Çin örneklerine uzanan geniş bir zeminde irdeliyor.

Kitapta,

  • Türkiye’de sosyal politika alanının dönüşümü ve devletin yeniden dağıtımda değişen rolü,
  • Küresel ticarette değişimler ve devlet,
  • Devlet kaynaklı teknolojik gelişme,
  • Bölgesel kalkınma politikalarında devletin rolü,
  • Nüfus politikaları, toplumsal refah ve iktisadi kalkınma süreci,
  • İktisadi kalkınma sürecinde merkez bankacılığının rolü,
  • Gelişmekte olan ülkeler için 2008 küresel krizi sonrasında devletin yeni rolü,
  • Zeytin ve zeytinyağı sektörü üzerinden türkiye’deki son dönem tarım politikaları,
  • Japonya bağlamında kalkınmacı devletten finansallaşmaya,
  • Güney Kore’de devletin değişen rolü,
  • Çin ekonomisinin “yeni normali”nde devletin rolü,
  • Ve siyasi iktisat perspektifinden yeni-kalkınmacı devlet gibi önemli konular tartışılıyor.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Volkan Yılmaz, Ayça Tekin-Koru, İ. Semih Akçomak, A. Ulaş Emiroğlu, A. Ayşen Kaya, M. Aykut Attar, Murat Yağcı, Hüseyin Emrah Karaoğuz, Fikret Adaman, K. Ali Akkemik, M. Mustafa Erdoğdu, Murad Tiryakioğlu, Altay Atlı ve Mustafa Kutlay.

  • Künye: Kolektif – Devletle Kalkınma: Fikret Şenses’e Armağan, derleyen: Murad Tiryakioğlu, İletişim Yayınları, iktisat, 415 sayfa, 2020

Mariana Mazzucato – Her Şeyin Değeri (2020)

Kapitalizm, ürettiklerimize değer biçmez, onları gasp eder.

Kapitalist bir dünyada değerin gerçek anlamına ilişkin kavrayışımızı yitirmişizdir ve o nedenle de gerçek üreticiler ve onların ürettiklerinin değerini belirleyemiyoruz.

Bu işi, bizim yerimize kapitalizm üstlenir.

Peki, modern kapitalizmde, değer yaratma nasıl işler ve daha da önemlisi bu akıl ve vicdan dışı değer biçmeye nasıl bir alternatif getirebiliriz?

Değer kavramını çok yönlü bir bakışla tartışmaya açan Mariana Mazzucato, kapitalizmde esas hedefin üretmek değil, üretilen değere el koymak olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Finanstan büyük ilaç sanayisine ve enformasyon teknolojisine kadar uzanan yazar, bir zamanlar ekonomik düşüncenin ana payandası olan değer kavramının anlamının ve taşıdığı önemin yerinde yeller estiğini gösteriyor.

“Asıl zenginlik nereden kaynaklanıyor?” sorusunun yanıtını arayan Mazzucato, değeri hangi etkinliklerin yarattığını, hangilerinin gasp edildiğini ve hangilerinin tahrip edildiğini ortaya koyuyor.

Yazara göre, bu sorulara yanıt vermemiz büyük önem taşıyor.

Zira mevcut asalak sistemin yerine sürdürülebilir, ortaklaşa yaşamaya müsait bir sistem getirmenin tek yolu, bu sorulara verdiğimiz cevaplardır.

‘Her Şeyin Değeri’, bizi nasıl bir dünyada yaşamaya karar vermemiz gerektiği üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Mariana Mazzucato – Her Şeyin Değeri: Küresel Ekonomide Üretenler ve El Koyanlar, çeviren: Esin Soğancılar, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 328 sayfa, 2020