Güneş Ayas – Müzik Sosyolojisi (2020)

Bir toplumu anlamanın en iyi yollarından biri de, o toplumun müziğine bakmaktır.

Başka bir deyişle müzik, diğer pek çok işaretten daha fazla toplumla, o toplumun sosyolojisiyle iç içedir.

Güneş Ayas’ın bu özenli çalışması da, müziğin toplumsal bağlamının nasıl işlediğini, müzik sosyolojisi alanına giren temel kavramları ve yönelimleri kapsamlı bir bakışla ortaya koyuyor.

Konuya iyi bir giriş yapmak isteyenlerin muhakkak edinmesi gereken çalışma, aynı zamanda müzik sosyolojisi alanındaki Türkçe literatürü eleştirel bir gözle değerlendirmesiyle de dikkat çekiyor.

Burada tartışılan kimi konular şöyle:

  • Sanatı kutsal olarak gören yaklaşımlar ile sanatı incelenebilir olgulardan biri olarak gören müzik sosyolojisi arasındaki gerilimler,
  • Müzikte anlamın oluşumundaki toplumsal faktörler,
  • Etnosentrizm ve oryantalist söylemlerin müziğe etkisi,
  • Max Weber’in çalışmalarında müzik sosyolojisinin yeri,
  • Adorno’nun müziğe getirdiği yorumların müzik sosyolojisine yaptığı katkılar,
  • Müzikte beğeninin oluşumu,
  • Müzik geleneklerindeki süreklilik ve değişimler,
  • Türkiye’de müzik sosyolojisi çalışmalarındaki temel sorunlar…

Konu hakkında aydınlatıcı bilgi ve tartışmalar barındıran kitabın, hem konunun uzmanlarına hem de müziksevere fazlasıyla hitap ettiğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Güneş Ayas – Müzik Sosyolojisi, İthaki Yayınları, sosyoloji, 352 sayfa, 2020

Kolektif – Kalbim O Viran Evlere Benzer (2019)

Bu harika kitap, 19. yüzyılın ikinci yarısında Kütahya’da doğmuş, eğitimini Eçmiadzin’de ve Berlin’de tamamlamış, çalışmalarını Osmanlı ve Rusya İmparatorlukları ile Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yürütmüş Ermeni bir müzisyen ve müzikoloğun, Gomidas Vartabed’in yaşamı ve akademik çalışmalarına dair daha önce Türkçede yayınlanmamış kaynakları bir araya getiriyor.

Müzikoloji ve etnomüzikoloji programlarında kaynak olarak kullanılabilecek derleme özellikle, Vartabed’in halk müziği üzerine yazılmış makalelerine odaklanıyor.

Bu makaleler, dönem müzikolojisinin kuramsal tartışmalarının uygulamaya nasıl yansıdığına dair önemli birer kaynak, aynı zamanda da Türkiye’de çoğunlukla göz ardı edilmiş olan Cumhuriyet öncesi halk müziği araştırmalarının tarihine ışık tutan birer belge niteliğinde.

Makalelerin bir kısmı Gomidas Vartabed henüz hayattayken, bir kısmı ise ölümünün hemen ardından çeşitli dergi, gazete ve kitaplarda yayınlanmış.

Kitabın en önemli katkılarından biri de, Gomidas Vartabed’in yaşamının en üretken dönemlerinden birine tekabül eden İstanbul yıllarına dair belge niteliğindeki bir dizi mektup ve anıya da yer vermesi.

Bu metinler, 1910 yılında Osmanlı başkentine gelmesiyle başlayan ve 24 Nisan 1915’te diğer Ermenilerle birlikte tutuklanıp ölüm sürgününe gönderilmesi, Çankırı kampından ve soykırımdan kurtulup İstanbul’a dönmesi, ruh sağlığını yitirip hastaneye kaldırılması ile son bulan döneme ışık tutuyor.

Vartabed’in yaşamöyküsüyle açılan kitap, üç bölümden oluşuyor.

İlk bölümde, Vartabed’in mektupları ve anıları yer alıyor.

İkinci bölüm, Vartabed’in Ermeni müziği, halk müziği, yabancı müziklerin âşık müziği üzerindeki etkileri, dans ve çocuk, müzikle tedavi gibi ilgi çekici konuları ele aldığı makalelerinden oluşuyor.

Üçüncü bölüm ise, Melissa Bilal ve Burcu Yıldız’ın kaleme aldıkları, Vartabed’e dair müzikolojik tartışmalara yer veriyor.

  • Künye: Kolektif – Kalbim O Viran Evlere Benzer: Gomidas Vartabed’in Müzik Mirası, hazırlayan: Melissa Bilal ve Burcu Yıldız, Bir Zamanlar Yayıncılık, müzik, 320 sayfa, 2019

Orhan Kahyaoğlu – Caz’dan Pop’a Müzikli Yolculuk (2010)

Popüler müziğe dair yazıları ve kitaplarıyla bildiğimiz Orhan Kahyaoğlu ‘Caz’dan Pop’a Müzikli Yolculuk’ta, yazılarından bir seçkiyle okurun karşısına çıkıyor.

Buradaki denemelerin temel eksenini caz, etnik müzik, pop ve bu çizgilerin türevi müzikler oluşturuyor.

Kitapta, caz ve blues müzisyenleri; Türkiye cazı ve örnekleri; geleneksel ve etnik kaynaklı müziklerin Türkiye’de nasıl modernleştiği; şarkılardan yola çıkarak Türkiye’nin son elli yıllık pop müziği ve bu dönemin pop müziğinde öne çıkan isimler konulu denemeler yer alıyor. Kitapta ayrıca, Kahyaoğlu’nun MÜYAP başkanı Bülent Forta’yla, Dünya ve Türkiye müzik piyasası üzerine yaptığı bir röportajı da yer alıyor.

  • Künye: Orhan Kahyaoğlu – Caz’dan Pop’a Müzikli Yolculuk, Everest Yayınları, müzik, 338 sayfa

Isabelle Leymarie – Salsa ve Latin Caz (2010)

Piyanist ve müzikolog Isabelle Leymarie ‘Salsa ve Latin Caz’ adını taşıyan elimizdeki kitabında, Afro-Amerikan müziğinin ünlü iki türüne, Salsa ve Latin caza odaklanıyor.

Bu müziklerin kökenleri ve enstrümanlarıyla kitabına başlayan Leymarie, Küba’da yirmili ve otuzlu yıllarda icra edilen müziğin belirleyici özelliklerini; New York’ta Latin müziğinin başlamasını; Küba’da müziğin altın çağını; Palladium Balroom ve Latin cazı arasındaki ilişkiyi; devrimden sonra Küba’daki popüler müziği; Boogaloo ve Salsa etkileşimini; Porto Riko ve Santo Domingo müziklerini ve Salsa ile Latin cazının yükselişini anlatıyor.

Leymarie kapsamlı çalışmasında, Latin Amerikalıların büyük bir yoğunluk oluşturduğu New York’un, Salsanın ve Latin cazının merkezi olduğunu; ayrıca Havana, San Juan ve Caracas’ın da, önemli müzik merkezleri haline geldiğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Isabelle Leymarie – Salsa ve Latin Caz, çeviren: Işık Ergüden, Dost Kitabevi, kültür, 145 sayfa

Uğur Küçükkaplan – Türkiye’nin Pop Müziği (2016)

Türkiye pop müziğinin serencamını detaylıca araştıran, güzide bir kaynak.

Uğur Küçükkaplan’ın çalışması, Türkiye’deki pop müziğe ilişkin ilk müzikolojik araştırmadır.

Popüler Batı müziğinin Tanzimat’tan itibaren Türkiye’deki yansımalarından popun 1970’lerin sonlarında arabeskle etkileşim içerisine girmesine kadar pek çok konu, burada.

Önde gelen pop müzik icracıları, bestecileri, söz yazarları, aranjörler ve çeşitli akımlarından gelen kişilerle yapılmış söyleşiler barındırması ise, kitabın bir başka artısı.

Attilâ Özdemiroğlu, Cihan Sezer, Erhan Bayrak, Garo Mafyan, Nino Varon . Osman İşmen ve

Turhan Yükseler, burada söyleşi yapılan isimlerden.

Kitabın ilk bölümünde, popüler Batı müziğinin Tanzimat’tan itibaren Türkiye’deki yansımaları ele alınıyor ve buradan hareketle pop müziğin ilk örneklerinden bahsediliyor.

Daha sonra 1960’larda ortaya çıkan Türkçe sözlü hafif Batı müziği (aranjman) ve Anadolu-pop akımlarına değiniliyor, bu aşamada pop müziğin gelişimini yön verecek düzeyde etkileyen isimler ve öne çıkan çalışmaları üzerinde duruluyor.

İkinci bölümde, 1970’lerin sonlarında arabeskle etkileşim içerisine girerek dönüşüme uğrayan pop müziğin yeni kimliği ele alınıyor ve bu etkileşimle birlikte müzikal yapısının nasıl dönüştüğü somut örnekler üzerinden inceleniyor.

Üçüncü bölümde, Türkiye’deki pop müziğin gelişim sürecini ve müzikal özelliklerini yansıttığı düşünülen şarkıların bütününe ait notalar yer alıyor.

Dördüncü ve son bölümde ise, Türkiye’de popüler müziğin gelişimine önemli katkılar sağlamış, farklı kuşaklardan müzisyenlerle yapılmış kapsamlı söyleşiler yer alıyor.

Kitabın yoğunlaştığı yıllar 1970’lerin ortaları ile 2000 arasındaki yaklaşık yirmi beş yıllık süreç olsa da, pop müziğin nasıl bir zemin üzerine oturduğunu daha iyi kavramak amacıyla 1950’lerden 1970’lere kadarki dönemde yaşanan önemli gelişmeler üzerinde de duruluyor.

  • Künye: Uğur Küçükkaplan – Türkiye’nin Pop Müziği, Ayrıntı Yayınları, müzik, 516 sayfa, 2016

Metin Atamer – Şarkılardan Fal Tuttum (2016)

Türk sanat müziğinde büyük beğeni kazanmış şarkıların yazılış hikâyeleri, bu kitapta.

Türk Sanat Musikisi Vakfı başkanı Metin Atamer, ilginç olaylardan esinlenilerek yazılmış güfteleri, şarkılara ilham olmuş aşkları anlatıyor. Dede Efendi, Zeki Müren, Erol Sayan, Neyzen Tevfik, Tatyos Efendi ve Avni Anıl, kitapta karşılaştığımız güfteci, besteci ve yorumcular.

  • Künye: Metin Atamer – Şarkılardan Fal Tuttum, Yeni İnsan Yayınevi

Felix Huch – Beethoven’ın Yetkinlik Çağı (2010)

Felix Huch imzalı ‘Beethoven’ın Yetkinlik Çağı’, yazarın daha önce yayımlanan ve burada da yer verdiğimiz ‘Genç Beethoven’ eserinin devamı.

İkinci romanında, büyük müzisyen Ludwig van Beethoven’ın yetkinlik çağını anlatan Huch, Beethoven’ın önce Mozart sonra da Haydn’ın öğrencisi oluşunu; Fransız Devrimi’yle beraber gelen özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ideallerini özümsemiş ateşli bir devrimci haline gelişini ve beklenmedik bir anda içine düştüğü büyük yalnızlığı anlatıyor.

Roman, Beethoven’ın hayatını merkeze alırken, aynı zamanda çağın başka ünlülerini ve dönemin toplumsal olaylarını da kurguya yedirmeyi ihmal etmiyor.

  • Künye: Felix Huch – Beethoven’ın Yetkinlik Çağı, çeviren: Erdoğan Okyay, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Yayınları, roman, 284 sayfa

Kolektif – Türkiye’de Kadın ve Müzik (2019)

‘Türkiye’de Kadın ve Müzik’, Türkiye’de kadın bestecilerin tarihini Osmanlı döneminden bugüne uzanarak inceleyen harika bir derleme.

Kadınlar, her yerde olduğu gibi müziğin görünen hiçbir yüzünde de yoktur.

Oysa müzik yaratıcıları olarak kadınlar Türkiye’de Anadolu’da, Çatalhöyük’ün Neolitik kültürlerinde, Mezopotamya’nın Antik Sümer medeniyetinde ve Roma İmparatorluğu süresince hep vardı.

Öte yandan bugün Türk müziği Orta Asya halk müziği, Arap müziği, Bizans, Yunan, Osmanlı İmparatorluğu, İran, Balkanlar, Ermenistan, Avrupa ve hatta Kuzey Amerika’dan gelen türler ve unsurları kucaklıyor.

Kuşkusuz bunda kadın müzisyenlerle bestecilerin çok önemli emeği vardır.

İşte, Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan ve pek çok müzisyenle akademisyenin katkıda bulunduğu bu çalışma, geniş bir zaman aralığında, kadınların müziğe yaptığı katkıyı izliyor, bu emeği daha görünür kılıyor.

Tanrıçalar ve Antik tefçilerden Osmanlı müziğinde kadınlara ve Türkiye Cumhuriyeti’nde kadın bestecilere pek çok konuyu irdeleyen çalışma, aynı zamanda güncel kadın bestecilere ilişkin ayrıntılı bir araştırmaya dayanan Türkiye’den Kadın Besteciler Sözlüğü de barındırıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Patricia Adkins Chiti, E. Şirin Özgün, Ş. Şehvar Beşiroğlu ve Selen Gülün.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Kadın ve Müzik / Women and Music in Turkey, derleyen: Patricia Adkins Chiti ve Selen Gülün, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kadın, 292 sayfa, 2019

Ursula Reinhard ve Tiago de Oliveira Pinto – Türk Âşık ve Ozanları (2019)

Dünya çapında tanınan bir müzikolog olan Ursula Reinhard ile eşi Kurt Reinhard çifti, bizim için de çok önemlidir.

Ursula Reinhard, Kurt Reinhard’la Türkiye’ye ilk kez 1956 yılında alan araştırması için geldi.

Yazarların Türkiye’deki araştırmalarının ilk ürünü olan kitapları, 1965 yılında yayımlandı.

İkili 1968 yılında da, Doğu Karadeniz’den derledikleri halk şarkılarını kitaplaştırdılar.

1969 yılında Kurt Reinhard’la birlikte yazdıkları, Türkiye’yle ilgili ilk kapsamlı kitapları olan ‘Turquie’ yayımlandı.

Bu kitabı yine birlikte yazdıkları iki ciltlik ‘Musik der Türkei’ takip etti.

Elimizdeki bu çalışma ise, ‘Sänger und Poeten mit der Laute – Türkische Âşık und Ozan’ adıyla, 1989 yılında yayımlanmıştı.

Nihayet Türkçeye çevrilen çalışma, Türkiye’de âşık müziği ve edebiyatı hakkında hem bir belgesel hem de konuya dair önemli saptamalar barındıran çok değerli bir inceleme.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Âşıkların/ozanların tarihsel ve sosyolojik ortamı,
  • Profesyonel halk âşıkları ile başka mesleklerle iştigal eden halk âşıkları arasındaki farklar,
  • Âşıklık eğitimi,
  • Âşıkların köy ve şehirlerdeki dinletileri,
  • Âşıkların günümüzdeki coğrafi dağılımı,
  • Halk âşıkları ve dini cemaat arasındaki ilişkiler,
  • Bektaşi ve Alevi âşıklar arasındaki farklar,
  • Şarkılar ışığında Alevi/Bektaşi inancının temelleri,
  • Alevilerin/Bektaşilerin ayin-i cem töreni,
  • Âşıkların/ozanların müziğinde kalıplar, motifler, katma sözler, işleme motifleri, ritimler ve kapanış biçimleri,
  • Kars, Sivas ve Malatya illeri arasındaki stil farkları,
  • Âşık/ozan edebiyatında şiir kalıbı, hece ölçüsü ilkesi ve kelime birleşimleri…

Reinhardların 33 yıllık çalışmalarının ürünü olan ‘Türk Âşık ve Ozanları’, bugün de uluslararası literatürde âşıklarla ilgili alan çalışmasına dayanan en kapsamlı yayınlardan biri olarak kabul ediliyor.

  • Künye: Ursula Reinhard ve Tiago de Oliveira Pinto – Türk Âşık ve Ozanları, çeviren: Elif Damla Yavuz, Yapı Kredi Yayınları, müzik, 304 sayfa, 2019

Ayhan Erol – Müzik Üzerine Düşünmek (2009)

‘Müzik Üzerine Düşünmek’de, Ayhan Erol’un farklı süreli yayınlarda kendilerine yer bulmuş müzikoloji, etnomüzikoloji, kültürel çalışmalar ve popüler müzik konulu yazılarını barındırıyor.

Çalışmasına müziği tanımlayarak başlayan Erol, müziğin kökenine ilişkin teoriler; Türk halk müziğinin temel karakteristikleri ve seyri; birlik ve farklılık ekseninde Alevilik ve Alevi müziği; Alevi-Bektaşi müziğindeki çeşitlilik; popüler müzikte otantisite gibi konuları irdeliyor.

Kitabın bu yönüyle, müziği profesyonel bir tercih olarak belirlemiş eğitimci, müzisyen, besteci ve şarkıcılar kadar, bu alanlarda öğrenim gören öğrencilerin yararlanabileceği iyi bir kaynak olduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Ayhan Erol – Müzik Üzerine Düşünmek, Bağlam Yayınları, müzik, 280 sayfa