Murat Önderman – Utanç (2020)

Utanç duymak, bireye ve topluma dair tam olarak neler söyler?

Murat Önderman’ın, utanç fenomenini öznel, sosyal, öznelerarası ve kolektif yönleriyle inceleyen dikkat çekici çalışması, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Sosyoloji, siyasal teori, psikolojisi, felsefe ve psikanalitik sosyoloji gibi farklı disiplinlerden yararlanan Önderman’ın çalışması, utancı Türkiye’nin toplumsal ve kültürel yapısı bağlamında ayrıca okumasıyla da önemli.

Utancın toplumsal boyutundan bir toplumsal kontrol aracı olarak utanca, utanç mekanizmalarından utancın psişik boyutlarına pek çok konunun tartışıldığı kitap, sosyo-kültürel etmenlerin duyguları nasıl ürettiklerini ortaya koyuyor ve bununla da sınırlı kalmayarak utancın fenomenolojisiyle ilgili kimi saptamalarda bulunuyor.

  • Künye: Murat Önderman – Utanç: Sosyo-Kültürel Bir Fenomen, Vakıfbank Kültür Yayınları, kültür, 440 sayfa, 2020

Bell Hooks – Duygu Yoldaşlığı (2020)

Kadınlar sevgiyle nasıl bir ilişki kurar?

Feminist düşüncenin önde gelen teorisyenlerinden Bell Hooks, bu girift ilişkiyi feminist bir perspektifle irdeleyen, dikkat çekici bir çalışmayla karşımızda.

Kadınların, erkeklere oranla duygularını daha iyi bildikleri ve böylece bunları daha rahat ifade ettikleri söylenir.

Oysa ataerkil toplumlarda var olan tahakküm, kendini duygular üzerinde de hissettirir.

Böylece duyguları bilmek ve tanımak da, sanılandan daha zor hale gelir.

İşte Hooks’un çalışması, bizlere şaşırtıcı gelse de içinde yaşadığımız toplumlarda kadınların da neredeyse erkekler kadar sevgi konusunda cahil olduğunu gözler önüne sermesiyle önemli.

Hooks, ileri yaşlarında sevgiyi tanımayı başarmış kadınların deneyimlerine de başvurarak, kadınların gerçek sevgiyi tanıma mücadelesini ve bu mücadelede kazandıkları zaferleri anlatıyor, bunun yanı sıra kadınların var olan tahakkümün ötesine geçerek sevgiye nasıl ulaşabileceklerini tartışıyor.

  • Künye: Bell Hooks – Duygu Yoldaşlığı: Kadınların Sevgi Arayışı, çeviren: Öznur Karakaş, Bgst Yayınları, feminizm, 224 sayfa, 2020

Kaan Arslanoğlu – Evrimci Açıdan Din, Psikoloji, Siyaset (2016)

Kaan Arslanoğlu’ndan, insanın yapıp ettiklerine evrimci psikoloji ve kişilik yapıları gözlüğüyle bakan dikkat çekici metinler.

Eşitlikçi toplum yasası olarak dinin ortaya çıkışı ve solun dine yaklaşımı, laiklik karşıtı bir din olarak Freudculuk, solcuların siyaset üretme biçimleri ve Atatürk ile Lenin’in liderlik anlayışları, kitapta tartışılan kimi konular.

  • Künye: Kaan Arslanoğlu – Evrimci Açıdan Din, Psikoloji, Siyaset, İthaki Yayınları

Ian Woodward – Maddi Kültürü Anlamak (2016)

Yaşamlarımıza nesnelerle sayısız karşılaşma damga vuruyor.

Bu kitap da, nesneler, metalar, insanlar, tüketim ve sembolleştirme hakkındaki klasik ve çağdaş araştırmaları inceleyip sentezleyerek çağdaş maddi kültür alanını hem teorik hem de sosyolojik ve psikolojik bağlamlarda bir daha gözden geçiriyor.

  • Künye: Ian Woodward – Maddi Kültürü Anlamak, çeviren: Ferit Burak Aydar, İş Kültür Yayınları

Pierre Janet – Histerinin Ana Semptomları (2020)

Aynı zamanda “bilinçaltı” kavramının da yaratıcısı olan Pierre Janet, filozof, psikolog ve doktor kimliklerine sahipti.

Yirminci yüzyıl başlarında Fransa’da psikoloji alanındaki en önemli şahsiyetlerden biri olan Janet’nin bu kitabı da, histeriye dair temel psikolojik araştırmalar hakkında bir başvuru kaynağı.

Janet, Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin yeni binalarının açılışı vesilesiyle, patolojik psikoloji dersleri vermek üzere Amerika’ya davet edilmişti.

Elimizdeki kitap da, bu derslerin ürünü.

Janet, histeri hastaları üzerine çalışmanın hem felsefi hem tıbbi hem de pratik bakımlardan çok önemli olduğunu belirtiyor.

Zira kendisine göre bu hastalık, tüm dinlerin ve batıl inançların tarihinde kayda değer bir yer tutar ve hâlâ en cezbedici ruhsal sorunlarda büyük bir rol oynamaktadır.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bilimde her şeyin kusursuz bir kesinlikte olduğunu düşünürsünüz ve hocalarınızda kararsızlık görmek sizi hayrete düşürür. Gerçekte ise kesinlik yalnızca bizim sistematik tanımlamalarımızda vardır, doğal olaylarda yoktur.”

“İnsan çıraktır; keder onun üstadı.”

“Bir histeri vakasını tanımamak ya da tedavi etmemek belki de o kadar mühim değildir; ancak daima çok mühim olan şey histerik vakayı başka bir şeyle karıştırmak ve olmadığı bir şey için tedavi etmektir. Bu şekilde yapılan tıbbi hataları ve sıklıkla işlenen tıbbi suçları hayal bile edemezsiniz. … Kesilen kolları, kasılmalar yüzünden yarılan boyun kaslarını, yalnızca kramplar yüzünden kırılan kemikleri, hayalet tümörler yüzünden kesip açılan karınları ve özellikle sahte yumurtalık tümörleri yüzünden kısır bırakılan kadınları saymakla bitiremezsiniz.”

  • Künye: Pierre Janet – Histerinin Ana Semptomları, çeviren: Burcu Tümkaya, Pinhan Kitap, psikoloji, 240 sayfa, 2020

Dorian Solot ve Marshall Miller – Yaşasın Orgazm (2014)

Erkekler biraz geride durabilir, zira bu kitabın hedef kitlesi daha ziyade kadınlar.

Oral seksten G noktasına, vibratörlerden seks oyuncaklarına, lezbiyenlikten queer cinselliğe, mastürbasyondan güvenli sekse ve doğum kontrolüne pek çok konu, burada.

Hem kaliteli seks arayanlara hem heveslilere hem de müptelalara…

  • Künye: Dorian Solot ve Marshall Miller – Yaşasın Orgazm, çeviren: Deniz Aycan, Aganta Kitap

Yıldız Silier – Oburluk Çağı (2010)

‘Özgürlük Yanılsaması’ kitabıyla beğeni toplayan Yıldız Silier’in ‘Oburluk Çağı’, felsefe ve politik-psikoloji denemelerinden oluşuyor.

“Hayatın anlamı” ve “kendini kandırma” temalarını irdeleyerek kitabına başlayan Silier, hayatın anlamını, mutluluk kavramıyla özdeşleştirmenin sorunlarını ve çağın mutluluk fetişizmini eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

Annelik ideolojisiyle de hesaplaşan yazar, kadınların evcilleştirilmeleriyle nasıl güçlerini kaybettiklerini gözler önüne seriyor.

Kitaba adını veren son bölümde ise çağın ruhuna odaklanılarak, sıkıntıdan kaçma çabalarının oburluğu körükleyişi ile kapitalizmin nesneleri ve özneleri hızla çöp haline getirişi ele alınıyor.

  • Künye: Yıldız Silier – Oburluk Çağı, Yordam Kitap, felsefe, 192 sayfa

Steven Pinker – Boş Sayfa (2010)

Harvard Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi, dil ve zihin konusunda yaptığı önemli çalışmalarla bilinen Steven Pinker ‘Boş Sayfa’da, modern yaşamdaki insan doğası kavramının ahlaksal, duygusal ve siyasal boyutlarını irdeliyor.

Pinker, insan zihninin boş bir sayfa olduğu ve aile, toplum gibi faktörler tarafından şekillendirildiği egemen görüşünü, kültürün her şey olmadığı karşı teziyle yanıtlıyor.

Söz konusu egemen görüşün, insanlığın devasa boyutlardaki toplum mühendisliği projeleriyle yeniden şekillendirilebileceği gibi gaddarlıkları da beraberinde getirdiğini savunan Pinker, zihin, beyin, gen ve evrim alanlarında gerçekleştirilen keşiflerden hareketle, insan doğasını yeniden tanımlamaya koyuluyor.

  • Künye: Steven Pinker – Boş Sayfa, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, psikoloji, 581 sayfa

Susan McKinnon – Neo-Liberal Genetik (2010)

Virginia Üniversitesi Antropoloji Bölümü öğretim üyesi Susan McKinnon ‘Neo-Liberal Genetik’te, evrim psikolojisinin tezlerini enine boyuna irdeliyor.

McKinnon, evrim biyolojisi, bilişsel ve deneysel psikoloji, bilgisayım, oyun kuramları ve antropoloji gibi alanlardan beslenen çalışmasında, evrim psikolojisini eleştirel bir gözle değerlendirerek bu alandaki temel yanılgılara odaklanıyor.

McKinnon evrim psikolojisinin, toplumsal kategorileri ve hiyerarşileri doğallaştıran indirgemeci bilimsel açıklamaların en yenisi olduğunu ve özellikle de cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve akrabalık kategorileri için bunu yaptığını ileri sürüyor.

McKinnon ayrıca, evrim psikologlarının; evrim, psikoloji ve kültür hakkında yanıldıklarını,  ortaya koydukları evrensel psikolojik mekanizmalar kuramının altında yatan genetiğe ve cinsiyete dair varsayımların, antropolojik kayıtlardan gelen gözleme dayalı kanıtlarca desteklenmediğini de savunuyor.

  • Künye: Susan McKinnon – Neo-Liberal Genetik, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, bilim, 144 sayfa

Ayala Malach Pines – Âşık Olmak (2010)

Klinik ve sosyal psikoloji alanlarında uzmanlaşmış isimlerden Ayala Malach Pines ‘Âşık Olmak’ta, “Sevgililerimizi neye göre seçeriz?” sorusunun yanıtını arıyor.

Pines ilk olarak, coğrafi yakınlığın gizli bir çöpçatan olarak gücünü belgeleyen araştırmalar sunuyor.

Bu araştırmalar, beraber yaşayan, çalışan veya vakit geçiren insanların sürekli temaslarının, birbirinden hoşlanmayı ve çekimi teşvik ettiğini ortaya koyuyor.

Kitabın devamında ise, uyarılmanın âşık olmadaki rolü, insandan insana değişen aşk anlayışı, erkeklerle kadınların romantik seçimlerinde cinsiyetlerine bağlı olarak farklı ölçütlerin rol oynayıp oynamadığı gibi konular ele alınıyor.

  • Künye: Ayala Malach Pines – Âşık Olmak: Sevgililerimizi Neye Göre Seçeriz?, çeviren: Mercan Yurdakuler, İletişim Yayınları, psikoloji, 400 sayfa