Jan Pryor ve Bryan Rodgers – Değişen Ailelerde Çocuk (2011)

  • DEĞİŞEN AİLELERDE ÇOCUK, Jan Pryor ve Bryan Rodgers, çeviren: İbrahim Enis Köksaldı, Doruk Yayınları, çocuk, 444 sayfa

 

Bugün daha fazla çocuk, ailevi dünyasındaki değişimlerle yüz yüze geliyor. Ebeveynlerin ayrılığı, tek başına ebeveynlik, çocukların yaşamlarına üvey ebeveynlerin girişi ve üvey kardeşlerin varlığı, artık çocuklar için pek istisnai deneyimler değil. İki yazarlı ‘Değişen Ailelerle Çocuk’, bu değişimlerin çocukların gelişim ve adaptasyonları açısından ne anlama geldiğini araştırıyor. Çocukların aile değişimlerine verdiği farklı tepkileri, İngiltere, Kuzey Amerika, Avusturalya ve Yeni Zelanda kapsamında inceleyen kitabı nitelikli kılan hususlardan biri de, konuya dair söz konusu ülkelerde yapılmış çalışmalardan olabildiğince yararlanması.

Nuri Bilgin – Kimlik İnşası (2007)

 

 

Nuri Bilgin’in ‘Kimlik İnşası’, “kimlik nedir?” sorusundan hareketle, kim olduğumuz sorusuna verdiğimiz cevapların peşine düşüyor.

Son zamanlarda yoğunlaşan tartışmalardan biri olan kimlik konusu, konunun kişisel, mesleki, cinsel, kolektif, etnik, dinsel, kültürel, ulusal ve ulus-üstü gibi, farklı özellikleriyle değerlendiriliyor.

“Kimlik kavramı, kendi cazibesi altında kaybolan ilginç kavramlardan biri” diyen Bilgin, bu konunun sorun haline gelmesinin de, her şeyden önce, olgunun dil berraklığı içinde ele alınmamasından ve bu konuda bir türlü aynı dilin konuşulamamasından kaynaklandığını belirtiyor.

Türkiye’de de tartışma konusu olan kimlik, Bilgin’in çalışmasında ayrıntılı olarak ele alınıyor.

  • Künye: Nuri Bilgin – Kimlik İnşası, Aşina Kitaplar, Aşina Kitaplar, 329 sayfa, 2007

Karen Horney – Nevrozlar ve İnsan Gelişimi (2011)

  • NEVROZLAR VE İNSAN GELİŞİMİ, Karen Horney, çeviren: Emre Erbatur, Sel Yayıncılık, psikanaliz, 432 sayfa

 

Karen Horney, ilk olarak 1950’de yayımlanan klasik çalışması ‘Nevrozlar ve İnsan Gelişimi’nde, hem psikanalitik kurama hem de insanlık durumuyla ilgili düşüncelere önemli bir katkı sunuyor. Horney’in çalışmasını özgün kılan başlıca husus, psikanalizin babası Freud’u temel almakla birlikte, bu ekole eleştirel bir yaklaşım sergilemesi. Nevrotik sürecin insan gelişiminin özel bir biçimi olduğunu söyleyen Horney, insanın bu yıkıcı süreci aşmasının tek yolunun kendini gerçekleştirmek olduğunu belirtiyor. Buradan hareketle özgürleşmenin temellerini araştıran Horney, kendini gerçekleştirmenin önkoşullarının nasıl yaratılabileceğini ele alıyor.

Emre Kongar – İçimizdeki Zalim (2011)

  • İÇİMİZDEKİ ZALİM, Emre Kongar, Remzi Kitabevi, psikoloji, 279 sayfa

 

Zulmetmek ve zulme uğramak, Türkiye kültürünün pek uzak olmadığı konular. Bu durum öylesine içinden çıkılmaz bir hale gelmiştir ki, artık şiddet hayatımızın rutin, hatta vazgeçilmez bir gerçeği olarak kanıksanmış. İşte Emre Kongar elimizdeki kitabında, zalimler ile mazlumları psikolojinin ve sosyolojinin ölçüleriyle masaya yatırıyor. “Zulmün, faşizmin bireysel temelleri nedir?”, “İnsanlar doğuştan zalim ve faşist eğilimler mi taşır?”, “Hem bireysel hem de toplumsal ve siyasal düzeyde zulümle, faşizmle nasıl mücadele edilir?” ve “‘İçimizdeki Zalim’ ya da faşist, nasıl yenilgiye uğratılır?”, Kongar’ın yanıtını aradığı başlıca sorular.

Louann Brizendine – Erkek Beyni (2011)

  • ERKEK BEYNİ, Louann Brizendine, çeviren: Gül Tonak, Say Yayınları, psikoloji, 334 sayfa

Louan Brizendine’in daha önce Türkçeye çevrilen ‘Kadın Beyni’ isimli çalışması, oldukça ilgi çekmişti. Brizendine, söz konusu kitabın tamamlayıcısı olarak düşünülebilecek elimizdeki çalışmasında da, erkek beyninin kendine has yönlerine odaklanıyor. Erkek beyninde cinselliğe ayrılan bölgenin, kadın beyninden iki buçuk kat fazla olduğunu belirten Brizendine, erkeğin beyninde, bir kadını gördüğünde testosteron biriktiğini ve seviştikten sonra salgılanan oksitosinin bağımlılık yaptığını ortaya koyuyor. Kadın ve erkekleri, beyinleri arasındaki temel farklar ekseninde karşılaştıran yazara göre, bu farklar beyindeki nöronlardan kaynaklanıyor.

Cordelia Fine – Toplumsal Cinsiyet Yanılsaması (2011)

  • TOPLUMSAL CİNSİYET YANILSAMASI, Cordelia Fine, çeviren: Kıvanç Tanrıyar, Sel, Yayıncılık, psikoloji, 336 sayfa

Toplumsal hayatta, kadın ve erkeklerden, kendilerine dair belirlenmiş kalıplara uymaları beklenir. Bu kemikleşmiş kalıpların hiç sorgulanmaması ise, asıl olarak, bunun en büyük mağduru olan kadınları olumsuz etkilemeye devam ediyor. İşte, psikoloji ve felsefe alanlarında çalışmalar yapmış olan Cordelia Fine bu kitapta, iki cinsiyet arasında “özsel farklılıklar” olduğunu iddia eden toplumsal cinsiyet yargılarını sorguluyor. Cinsiyetler arası doğuştan farklılıklar bulunmadığını belirten Fine, erkek ve kadın beyinlerinin ayrışmış olmadığını, daha ziyade onları çevreleyen kültür tarafından şekillendirilmiş psikolojik süreçlerin bulunduğunu ortaya koyuyor.

Ester Ruben – İktisadın Unuttuğu İnsan (2011)

Ester Biton Ruben, iktisadın psikolojiden beslenmesi gerektiğini ve şimdiye kadar iki alan arasındaki işbirliğinin çok eksik kaldığını savunuyor.

Yazar, insanı merkeze aldığı bir iktisadi bakışı, ‘İktisadın Unuttuğu İnsan’da tartışıyor. İktisat ve psikoloji arasındaki ilişkiyle çalışmasına başlayan Ruben, B. Mandeville’in ‘Arılar Masalı’ adlı eseri aracılığıyla, geleneksel iktisadın insan anlayışını irdeliyor.

Yazar ardından, psikolojinin tanımladığı insana; kapitalizmin körüklediği korku, kaygı, bencillik, güvensizlik, hırs ve öfke gibi temel duygulara ve günümüz küreselleşmiş kapitalist dünyasının psikolojik etkilerine odaklanıyor.

  • Künye: Ester Ruben – İktisadın Unuttuğu İnsan, Bağlam Yayınları, iktisat, 96 sayfa

Saffet Murat Tura – Histerik Bilinç (2007)

  • HİSTERİK BİLİNÇ, Saffet Murat Tura, Metis Yayınları, psikanaliz, 238 sayfa

Saffet Murat Tura, ‘Histerik Bilinç’te, bilinç araştırmaları alanına yoğunlaşıyor. Tura çalışmasına şu temel sorularla başlıyor: “Hepimiz atomlardan oluşmuş maddi cisimler olduğumuz halde neden iç dünyamız, iç yaşantılarımız, bir ‘fenomenal bilincimiz’ var? Neden ‘içi karanlık’ biyolojik otomatlar değiliz?” Tura, bu sorunun cevabını ararken, bu soruları bilimsel olarak düşünülüp tartışılabilir sorunsallara dönüştürmeyi amaçlıyor. Tura’nın bunun yapılmasıyla amaçladığı şeyse, histerinin, bilincin gizemini açıklamada önemli bir görev üstleneceği inancı oluyor. Buradaki bilinçle kastedilenin, bilimsel bir bilinç kavramından çok, bilincin fenomenal yapısının, yani ‘fenomenal bilinç’ olduğunu belirtmekte fayda var. Tezini felsefe, psikiyatri, psikanaliz, psikoloji, nöroloji, sinirbilim, fizyoloji ve biyoloji üzerinden açıklayan Tura, klinik vakalardan da yararlanıyor.

Edgar Morin – Yitik Paradigma: İnsan Doğası (2011)

  • YİTİK PARADİGMA: İNSAN DOĞASI, Edgar Morin, çeviren: Devrim Çetinkasap, İş Kültür Yayınları, psikoloji, 220 sayfa

Çalışmalarında, farklı akademik disiplinlerin sentezini yapan Edgar Morin ‘Yitik Paradigma’da, insanlaşmanın, sadece biyolojik bir evrimin sonucunda değil, aynı zamanda tinsel, genetik, ekolojik, beyinsel, toplumsal ve kültürel unsurların sonucunda gerçekleştiğini savunuyor. Yazar, buradan hareketle, insan-hayvan ve doğa-kültür gibi zıtlıkların yersiz olduğunu; biyolojik ve kültürel evrimin, insanlaşma sürecinin birbirinin içinden geçen iki boyutu olduğunu belirtiyor. İlk olarak 1973’te yayımlanan kitabını, “başlangıç noktasına bir geri dönüş” olarak tanımlayan Morin, insani-toplumsal oluşumun kendine has dinamiklerini araştırıyor.

Claudia Herbert – Travma Sonrası Ortaya Çıkan Psikolojik Tepkileri Anlamak (2007)

  • TRAVMA SONRASI ORTAYA ÇIKAN PSİKOLOJİK TEPKİLERİ ANLAMAK, Claudia Herbert, çeviren: Mehmet Z. Sungur ve Ece Cömert, PsikoNET Yayınları, psikoloji, 100 sayfa

Claudia Herbert, Oxford Stres ve Travma Merkezi’ni yönetiyor. Claudia, “Travma sonrası yaşanan deneyimden kaçmak, kısa vadede kendinizi iyi hissetmenizi sağlasa bile, uzun vadede sorun yaratabilir. Geçirdiğiniz travma sonrası rahatsız edici, bunaltıcı, yaşamınızı alt üst eden duygular hissedebilirsiniz” derken ortaya çıkacak bu tür yoğunlukları vurgulamayı amaçlıyor. Kitap, geçirilen ani ve beklenmedik travmalar sonucunda rastlanan depresyon, geri dönüşlerle travma anını tekrar yaşama, sorundan bahsetmekten kaçınma, kronik ağrı, cinsel güçlükler ve uykusuzluk gibi sorunlara odaklanıyor.