Olcay Neyzi – Durmayalım Düşeriz (2022)

Olcay Neyzi, bizde çocuk sağlığı denince ilk akla gelen isimlerdendir.

Bu değerli kitap da, çocuk sağlığı alanında Türkiye’de dünya standartlarında hizmet verilmesi için büyük çabalar harcamış Neyzi’nin bir döneme ışık tutan anılarını sunuyor.

Neyzi çocukluk yıllarından başlayarak kaleme aldığı hatıralarında hem kendi hem de eşi Ali Neyzi’nin ailesinin hikâyesini, Arnavutköy Kız Koleji’nde geçen eğitim yıllarında, daha sonra her biri kendi alanında önemli görevler üstlenecek sınıf arkadaşlarıyla ilişkilerini, İstanbul, Michigan ve Boston’daki yükseköğrenim dönemini, doktor olarak görev yapmaya başladıktan sonra karşısına çıkan zorlukları, bir hekim ve hoca olarak meslek yıllarında yaşadıklarını samimi bir dille aktarıyor okurlarına.

Neyzi, İstanbul Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarından itibaren kendini özellikle çocuk hastalıkları konusunda ülkenin her tarafında dünya standartlarında hizmet verilmesi için çalışmaya adadı.

İstanbul Tıp Fakültesi’nde Kadın ve Çocuk Sağlığı Araştırma ve Eğitim Birimi’nin kurulmasını sağladı.

1979-94 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü Müdürü olarak görev yaptı.

Ayrıca İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü bünyesinde Aile Sağlığı Anabilim Dalı’nın kurulmasında rol oynadı.

  • Künye: Olcay Neyzi – Durmayalım Düşeriz: Bir Çocuk Doktorunun Not Defterinden, İş Kültür Yayınları, anı, 224 sayfa, 2022

David Sinclair ve Matthew LaPlante – Yaşam Döngüsü (2022)

Yaşlılık aslında bir hastalık mı?

Ve en önemlisi de, bunun tedavisi var mı?

Harvard Tıp Fakültesi’ndeki laboratuvarında pek çok araştırma yapmış David Sinclair, yaşlanmanın aslında tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu savunuyor.

Biliminsanları yıllarca yaşlanmanın sebeplerini aradı ve sonunda kimsenin yaşlılıktan ölmediği fikrine ulaştılar.

Bu düşünceye göre insanlar yaşa bağlı hastalıklardan ölürler.

Çünkü yaşlanma ve ölüm kaçınılmaz sondur.

  • Peki, bu gerçekten doğru mu?
  • Yaşlanma hakkında bildiğimiz her şey yanlış olabilir mi?

‘Yaşam Döngüsü’nde, genetik ve yaşlanma konusunda dünyanın önde gelen otoritelerinden biri olan ve hayatını insanların daha uzun, daha sağlıklı ve hastalıksız yaşamalarını sağlamaya adayan Sinclair, tüm bu sorulara açıklık getiriyor.

Sinclair’e göre, genetik yapımızda var olan ve yaşamda karşılaştığımız zorluklara hücrelerimizin içinde karşı koyan bir hayatta kalma devresi, zamanla işleyişinde ortaya çıkan bozulmalarla bizi yaşlandırır.

Ancak bu bozulmaları tersine çevirmek ve sadece yaşam süremizi değil, sağlıklı geçirdiğimiz yılların sayısını artırmak da mümkün.

Tıbbi çalışmaların ön saflarında yer alan araştırmacıların keşfettiği en son bulgulardan yararlanan Sinclair, şaşırtıcı ve çok basit yöntemler paylaşarak daha uzun bir yaşam için genetik saati tersine çevirmenin bilimsel kanıtlara dayanan yol haritasını önümüze seriyor.

TIME dergisinin “Dünyadaki En Etkili 100 Kişisi” listesinde yer alan Sinclair’ın vizyonu, insanların uzun yıllar sağlıklı yaşadığı bir dünyanın nasıl bir yer olacağını ve oraya ulaşmak için neler yapmamız gerektiğini gösteriyor.

  • Künye: David A. Sinclair ve Matthew D. LaPlante – Yaşam Döngüsü: Yaşlanmanın Sebepleri ve Nasıl Önlenebileceği Üzerine Devrim Yaratan Bir Teori, çeviren: Cenk Tezcan, Epsilon Yayıncılık, sağlık, 480 sayfa, 2022

William W. Li – Doğru Beslen Sağlıklı Yaşa (2021)

Bu güzel kitap, doğal savunma sistemlerimizi harekete geçirmek için yiyecekleri nasıl ustaca kullanabileceğimizi açıklıyor.

Doktor William Li, vücudun kendi kendini iyileştirmesine yardımcı olacak kararlar alarak kendi sağlık kaderimizi kontrol etme gücüne nasıl sahip olabileceğimizi gözler önüne seriyor.

Yazar, 200’den fazla gıdanın vücudumuzun savunmasını güçlendirerek faydalı sağlık sonuçlarına ulaşmamızı sağlayabileceğini anlatıyor.

Li, düzinelerce hastalığı önleyebilen ve sağlığı güçlendiren iki yüzden fazla yiyeceğin faydasına dair yapılmış çalışmaları ortaya koyarak sağlığımızı yönetme şeklimizi değiştiriyor.

Yirmi beşi bağışıklık sistemini güçlendirmeye yönelik toplam elli tarifle zenginleştirilmiş ‘Doğru Beslen Sağlıklı Yaşa’, hangi yiyeceklerden kaçınılması gerektiğine değil, bunun yerine öğünlerinize eklediğiniz takdirde vücudun savunma sistemlerini destekleyen erik, tarçın, çay, zeytinyağı, domates, balık, ekşi mayalı ekmek gibi şifalı gıdalara odaklanan hem bilgilendirici hem de pratik bir rehber.

İlaçlar ve aşılar hayatlarımızı yeniden kazanabilmemize yardımcı olacak yolu açarken besinler bugün ve her gün alabileceğiniz ilaçlardır.

Vücudunuz ile yedikleriniz hakkında bildiğinizi düşündüğünüz her şeyi unutun ve vücudun kendini nasıl iyileştirdiğine dair yeni bilimi keşfedin.

Yaşadığımız pandeminin ışığında ‘Doğru Beslen Sağlıklı Yaşa’ şimdi, her zaman olduğundan daha da amacına uygun.

Bu kitapta yer alan bilgilerle ve Li’nin pandemi esnasında geliştirerek eklediği bağışıklık güçlendirici yirmi beş yeni tarifle, koronavirüsle ve başka birçok hastalıkla savaşacak cephaneye sahip olacaksınız.

Kitaptan bir alıntı:

“Kanser, kardiyovasküler hastalıklar ve diyabet gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar modern toplumun en çok karşı karşıya kaldığı sağlık sorunlarıdır. İlaç şirketleri ve sağlık sistemleri ise çözüm bulma konusunda çok yavaş, çok pahalı ve çok etkisiz kalmaktadır. Sağlık çantasındaki eksik parça besinlerdir. Vücudumuzda gelişen kronik hastalıklara karşı en iyi önlemin beslenme vasıtasıyla kendi bedenimizin sağlık savunmasını harekete geçirmek olduğu açıktır.”

  • Künye: William W. Li – Doğru Beslen Sağlıklı Yaşa: Vücudun 5 Savunma Sistemi (Yiyecekler Hayatınızı Nasıl Kurtarır?), çeviren: Uğur Mehter, Nova Kitap, beslenme, 496 sayfa, 2021

Julian Sheather – Tıp Bizim İçin Hâlâ Yararlı mı? (2021)

Ivan Illich ‘Sağlığın Gaspı’nda, “Bir toplum, insanları hastalara çevirebilecek bir şekilde örgütlenirse, halk, iyileştiricilerine karşı özerkliğini kaçınılmaz olarak yitirir.” demişti.

Julian Sheather da, modern tıp ve sağlık uygulamalarının kör noktalarını tartışmaya açıyor.

İnsanlık tarihi boyunca tıp inanılmaz başarılar elde etti ama ne pahasına?

Antibiyotiklere direnç, sürekli mutasyona uğrayan virüsler ve ilaç bağımlılığının yıkıcı sonuçları…

Hepsi günümüz tıbbının bir parçası.

Her türlü acıya ilaçlarla çare ararken, aşırı “tıbbileştirilmiş” olmuyor muyuz?

Astronomik maliyetler küresel eşitsizliği daha da körüklemiyor mu?

Modern tıp bizi nerede ve nasıl başarısızlığa uğrattı?

Sheather ‘Tıp Bizim İçin Hâlâ Yararlı mı?’ adlı bu önemli çalışmasında, modern tıbbın durumunu araştırıyor, tıp ve sağlık uygulamalarının etiğini ve bunların modern yaşam üzerindeki etkisini inceliyor.

  • Künye: Julian Sheather – Tıp Bizim İçin Hâlâ Yararlı mı?, çeviren: Eda Açanal, Hep Kitap, sağlık, 144 sayfa, 2021

Barbara Natterson-Horowitz ve Kathryn Bowers – İnsan Denen Hayvan (2021)

Sağlık ve hastalık konusunda hayvanlardan neler öğrenebiliriz?

Kardiyolog Barbara Natterson-Horowitz ve hayvan davranışı uzmanı Kathryn Bowers bu muhteşem çalışmalarında, insan sağlığı ve hayvan sağlığı arasında çok enteresan bağlantılar keşfediyor.

Kitap bu bağlamda, kanserden kalp krizine, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan yeme bozukluklarına, ruhsal bozukluklardan kendine zarar vermeye pek çok hastalığı konu ediniyor.

Kitabın yazarlarından Natterson-Horowitz’in yavru bir tamarin maymununa kalp ameliyatı yaptıktan sonra tıbba bakışı tümüyle değişmiş.

Bu süreçten sonra insanlardaki sağlık sorunlarının hayvanlarda da görülüp görülmediğini araştırmaya başlayan yazar, insan tıbbıyla hayvan tıbbı arasındaki kopukluğun giderilip daha kapsayıcı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğine ikna olmuş.

İşte bu kitap da, tam da böyle bir hedefle kaleme alınmış ve insan sağlığıyla hayvan sağlığı arasındaki çarpıcı paralelliklere dikkat çekerek tıpta insanmerkezciliğin aşılması çağrısında bulunuyor.

  • Künye: Barbara Natterson-Horowitz ve Kathryn Bowers – İnsan Denen Hayvan: Hastalıkta ve Sağlıkta Hayvanlardan Öğrenebileceklerimiz, çeviren: Şiirsel Taş, Metis Yayınları, bilim, 368 sayfa, 2021

Greg Gibson – Son Sözü Genom Söyler (2021)

Yepyeni baskısıyla raflardaki yerini alan ‘Son Sözü Genim Söyler’de Greg Gibson, genomlarımız ile modern yaşam biçimimiz arasındaki çatışmanın kronik hastalıkların artışındaki en büyük etken olduğunu savunuyor.

Bu durumun evrimsel tarihimizin sonucu olduğunu söyleyen Greg Gibson, insanlık tarihinin büyük bir bölümünde karşılaşılan çevresel dalgalanmalarla başa çıkabilmemize karşın yüksek kalorili, hareketsiz ve aşırı uyarılmış bir halden ibaret olan modern yaşam biçiminin doğurduğu sonuçları özümseyecek bir genomun henüz evrimleşmediğini gösteriyor.

Gibson’a göre genomun hem kendisiyle hem de çevreyle olan dengesi bozulmuştur ve bu nedenle de kanser, diyabet, astım, bağırsak hastalıkları, Alzheimer ve hatta depresyon gibi pek çok rahatsızlığımız ile genomumuz arasında kesin bir ilişki bulunmaktadır.

  • Künye: Greg Gibson – Son Sözü Genom Söyler: Modern Yaşam ile Genlerimiz Arasındaki Çatışma Bizi Nasıl Hasta Eder?, çeviren: Ergi Deniz Özsoy, İş Kültür Yayınları, bilim, 264 sayfa, 2021

Kolektif – Covid-19 Salgını (2021)

İnsanlığı sarsan Covid-19 salgını, dünyanın farklı ülkelerinde ve bölgelerinde nasıl yaşandı?

Bu özenli derleme, pandeminin iyi bir karşılaştırmasını yapmak açısından çok önemli saptama ve veriler barındırıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, Çin, Güney Kore, Japonya, Rusya, Türkiye, İran, Hindistan, Amerika ve Brezilya’da Covid-19 virüsüne karşı nasıl mücadele edildiği inceleniyor.

Kitapta bunun yanı sıra, Covid-19 sürecinde ASEAN bütünleşmesi ve Güneydoğu Asya’da yaşananlar, salgın sürecinde Avrupa Birliği’nin verdiği büyük sınav ve Covid-19 salgınının mülteciler üzerindeki etkileri de tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Hatice Çelik, Emre Demir, Merva Suna Özel Özcan, Kerem Kılıçdaroğlu, Nezihe Başak Ergin, Engin Sune, Zeynep Tuba Sungur, Bahadır Pehlivantürk, Halil Burak Sakal, K. Özhan Değirmencioğlu ve Gülriz Şen.

  • Künye: Kolektif – Covid-19 Salgını: Ülke Deneyimleri, Bölgesel Etkiler ve Küresel Yansımalar, derleyen: Hatice Çelik ve Emre Demir, Nika Yayınevi, inceleme, 408 sayfa, 2021

Kolektif – Pandeminin Düşürdüğü Maskeler (2021)

Tek yapabileceği hayal satmak olanlar, hakikatten nefret eder!

‘Pandeminin Düşürdüğü Maskeler’, üzerinden tamı tamına bir yılın geçtiği pandemide yalan söyleyenlerin karşısında hakikati savunmaktan geri adım atmayan Türk Tabipleri Birliği’nin çatısı altında çalışan insanların sözüne yer veriyor.

Covid-19 salgınını ile salgının Türkiye’deki seyrinin sağlam bir fotoğrafını çekerek açılan kitapta, pandemide Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu’nun ne gibi bir işlev üstlendiğini, pandemide çöken sosyal güvenlik sistemini, hekim meslek örgütlerinin bu süreçteki çalışma ve mücadelesini ve Covid-19’un sağlık çalışanları üzerindeki büyük yıkımı anlatıyor.

Osman Elbek ve Kayıhan Pala’nın, Türk Tabipleri Birliği’nin bilimsel birikim ve alan deneyimini yansıtarak hazırladıkları derlemeye, bu iki hekim-yazarın yanı sıra Özlem Kurt Azap, Eriş Bilaloğlu, Ergün Demir, Güray Kılıç, Yücel Demirer, Ümit Kartoğlu, Feride Aksu Tanık ve Cavit Işık Yavuz da makaleleriyle katkıda bulunmuş.

  • Künye: Kolektif – Pandeminin Düşürdüğü Maskeler: COVID-19 Salgınının Muhasebesi, derleyen: Osman Elbek ve Kayıhan Pala, İletişim Yayınları, sağlık, 271 sayfa, 2021

Cem Doğan – İnce Hastalık (2020)

İstanbul’da veremin toplumsal tarihi üzerine usta işi bir çalışma.

Cem Doğan, 1895-1955 zaman aralığında, sefaletin ve işsizliğin kırıp geçirdiği yoksul kesimin ince hastalıkla giriştiği zorlu sınavı anlatıyor.

Doğan çalışmasında, Batı’da “beyaz ölüm”, bizdeyse ince hastalık olarak tabir edilen veremin kamu sağlığı ve nüfus üzerindeki etkilerini, yoksulluk ile verem arasındaki ilişkiyi, sanatoryumun icadını, devletin verem politikalarını, bu süreçte veremle ilgili yapılan propagandaları ve veremin burjuvazi dünyasındaki yansımalarını kapsamlı bir bakışla ortaya koyuyor.

  • Künye: Cem Doğan – İnce Hastalık: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e İstanbul’da Veremin Toplumsal Tarihi (1895-1955), Libra Kitap, tarih, 344 sayfa, 2020

Özen B. Demir – Pandemi: Salgının Medikopolitiği (2020)

Koronavirüs hayatımızı kökten dönüştürdü ve göründüğü kadarıyla dönüştürmeye de devam edecek.

Dünyayı alt üst eden Covid-19’u, işin merkezinde yer alan birisinden duymaya ne dersiniz?

Bir acil servis hekimi olan Özen Demir, bize bu konuda merak edilen her şeyi açıklıyor.

Demir, koronavirüs olgusunu kamu sağlığı, klinik pratik, istatistiksel yordamlar, biyoekonomi, toplumsal ekoloji, salgınlar tarihi, biyopolitik prosedürler, bulaşıcı hastalıklar antropolojisi gibi farklı açılardan tartışıyor.

Konuyu “risk” ve “belirsizlik” eksenine ele alan Özen, mevcut krize dair temel tartışmaları sunduğu gibi, salgının toplumsal bağlamları, siyasal yansımaları ve bedensel serüvenleri üzerine de bizi aydınlatıyor.

‘Pandemi’, yaşadığımız süreci daha iyi kavramak ve gelecekte bizi nelerin beklediği üzerine düşünmek isteyen her okurun muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Özen B. Demir – Pandemi: Salgının Medikopolitiği (Covid-19 Kronikleri), Nota Bene Yayınları, sağlık, 464 sayfa, 2020