Nathan Kravis – Plato’dan Freud’a Terapi Divanının Gizli Tarihi (2018)

Terapi divanı psikanaliz kadar,  hatta muhtemelen ondan da ünlüdür.

Örneğin birçok filme, romana, hikâyeye konu olmuştur.

Ve en önemlisi de, başlı başına bir moda ikonu haline gelmiştir.

İşte Nathan Kravis’in keyifli ve aydınlatıcı bu kitabında, terapi divanı başrolü oynuyor.

Psikanaliz, sanat tarihi, felsefe, tarih, mobilya tarihi ve tıp tarihinin iyi bir bireşimi olarak okunabilecek kitap, Freud’un kendi yazılarından olabildiğince yararlanarak, terapi divanının uzun macerasını bizimle paylaşıyor.

Güzel ve ufuk açıcı resimlerle de zenginleşmiş kitap, analisti ziyaret ettiğimizde uzandığımız kadar okumak, hayallere dalmak, çağrışım yapmak için de uzandığımız divanı bize farklı yönleriyle anlatıyor.

  • Künye: Nathan Kravis – Plato’dan Freud’a Terapi Divanının Gizli Tarihi, çeviren: Denis Gürcü, Sola Yayınları, psikoloji, 216 sayfa, 2018

Silvia Naef – İslam’da “Tasvir Sorunu” Var mı? (2018)

Uzun zamandır Arap ve İslâm dünyasında modern sanat, görsel temsil ve tasvir konularını inceleyen Silvia Naef’ten, İslam’da tasvir sorununu çok yönlü bir bakışla irdeleyen ufuk açıcı bir eser.

İslam’ın tasviri tabu olarak görüp görmediği konusu, evveliyatı çok eski tartışmalardandır.

Naef ise, İslam’da tasvirin hep var olduğunu, başka bir deyişle Müslümanların geçmişten bugüne, özellikle de 19. yüzyıldan itibaren canlı bir imge dünyasına sahip olduğunu belirtiyor.

Naef, çalışmasına, İslam dininin kurucu metinlerinin tasvir konusunda aldığı tavırdan yola çıkıyor ve devamında,

  • İslam’ın ilk zamanlarından başlayarak, öncelikle Ortadoğu’da, sonra da İran ve esas olarak Osmanlı İmparatorluğu’nda yapılan figüratif tasvirlere bakarak İslam medeniyetinin bünyesinde tasvirin nerede ve nasıl var olabildiğini,
  • Modern çağda ve bugün, yani Müslüman dünyanın tarihindeki algısıyla 19. yüzyıldan günümüze uzanan dönemde “resmin çoğaltılması”nı,
  • yüzyılın başından itibaren fotoğrafın, heykel sanatının, resmin, sinema ve televizyonun İslam coğrafyasında kendilerini nasıl ifade ettiklerini ve din adamlarının bu fiilî duruma verdikleri tepkileri,
  • Gündelik hayatta tasvire yeni bir yer açan bu yeni medya aygıtlarının, gelişen toplumla dinin arasına nasıl girdiğini,
  • Bu durum karşısında, özgün metinlerin yeni duruma uyarlanarak nasıl yeniden yorumlandığını,
  • Bu yeniden yorumların tasvirin tamamen ya da kısmen kabulünden tamamen yasaklanmasına kadar uzanan bir yelpazede yer alışını,
  • Peygamberlerin ve başka kutsal kişiliklerin temsilindeki tutumları,
  • Ve bunun gibi, birçok ilgi çekici konuyu irdeliyor.

Naef’in çalışması, konuya, İslam dünyasını bugün hâlâ yaygın bir biçimde sırf din adamlarının düşüncelerinden yola çıkarak açıklamak isteyen ve oryantalist bakışın uzantısı olan yorumların dışında bakmasıyla çok önemli.

  • Künye: Silvia Naef – İslam’da “Tasvir Sorunu” Var mı?, çeviren: Can Belge, Ayrıntı Yayınları, sanat, 128 sayfa, 2018

Hélène Prigent – Melankoli (2009)

Melankoli, özellikle Batı kültürünü tarih boyunca en çok meşgul eden konuların başında gelir.

İşte Hélène Prignent, melankolinin kapsamlı bir tarihini verdiği bu rehber kitabında, antik mezar taşlarından başlayarak, Dürer, Valentin, Goya, Delacroix, Friedrich, Munch, Redon, Hopper ve Kiefer gibi isimlerin yapıtlarında melankoliye uzanıyor.

“Bugün melankoli sözcüğünü de içeren bunalım, her dönemin üstüne bir taş eklediği, iki bin yıldan daha yaşlı, eski bir anıtın yüzeyindeki pastan başka bir şey değil aslında,” diyen Prignent, tarih boyunca melankoli’nin aldığı “kara safra”, “kutsal hastalığı”, acedia, spleen, nevrasteni ve bunalım gibi farklı adların ve merkezinde Dürer’in ünlü gravürü Melancolia I’ın bulunduğu zengin ikonografinin izini sürüyor; melankolinin yaratıcılıkla ilişkilendirilmesi ve sahip olduğu sürekliliğin nedenlerini irdeliyor.

  • Künye: Hélène Prigent – Melankoli: Bunalımın Başkalaşımları, çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, psikoloji, 159 sayfa

Michel Foucault – Manet, Velázquez ve Estetik Modernizm (2018)

Elimizdeki güzel derleme, Michel Foucault’nun Manet ve Velázquez üzerine yaptığı incelemeleri bir araya getiriyor.

Foucault bu iki sanatçının eserlerini, estetik modernizmin doğuşu ve gelişimi bağlamında inceliyor.

Düşünür bunun yanı sıra, iki sanatçıyı da, yaşadıkları dönemdeki egemen dünya görüşü ve onların kendilerini bu görüşler karşısında nasıl konumlandırdıklarını da tartışıyor.

Manet’nin empresyonizmin kurucusu olduğu gibi, bütün bir 20. yüzyıl resmine yön verdiğini belirten Foucault, ardından, sanatçının aralarında ‘Tuileries’de Müzik’, ‘Opera’da Maskeli Balo’, ‘Maximilian’ın İnfazı’, ‘Bordeaux Limanı’, ‘Argenteuil’ ve ‘Garson Kız’ın da bulunduğu eserlerini derinlemesine yorumluyor.

Düşünür kitabının ikinci bölümünde de, ünlü eseri ‘Kelimeler ve Şeyler’in açılışında yer verdiği Velázquez’in ‘Las Meninas’ tablosunu değerlendiriyor.

Kitapta bütün bunların yanı sıra, Carole Talon-Hugon ve David Marie’nin Foucault’nun Manet üzerine düşüncelerini çok yönlü bir bakışla irdeledikleri metinleri de yer alıyor.

  • Künye: Michel Foucault – Manet, Velázquez ve Estetik Modernizm, çeviren: Savaş Kılıç, İletişim Yayınları, sanat, 123 sayfa, 2018

Eric Grzymkowski – Sanat 101 (2015)

Dünyanın en büyük sanatçılarını ve başyapıtlarını tanımak için bir başucu kitabı.

Müze ziyaretlerinde de büyük yardımı dokunacak kitap, Bauhaus’tan Art Nouveau’ya, Edgar Degas’tan Diego Rivera’ya, Andy Warhol’dan Banksy’ye ve Mona Lisa’dan Duchamp’ın Çeşme‘sine pek çok isim ve eseri keyifli bir üslupla açıklamakta.

  • Künye: Eric Grzymkowski – Sanat 101, çeviren: Orhan Düz, Say Yayınları

Hülya Kalyoncu – Topkapı Sarayı Müzesi Yıldız Porselenleri (2015)

On sekizinci yüzyılda Osmanlı’da kurulan ilk porselen fabrikası olan Yıldız Çini Fabrikası’nın en nadide, en büyük koleksiyonu Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunuyor.

Hülya Kalyoncu bu çalışmasında, Türk resim sanatının en değerli üstatları Halid Naci, Mesrur İzzet ve Şeker Ahmed Paşa gibi sanatçıların eserlerinin yer aldığı bu ünlü koleksiyonu kapsamlı bir bakışla inceliyor.

  • Künye: Hülya Kalyoncu – Topkapı Sarayı Müzesi Yıldız Porselenleri, Cinius Yayınları

Laura Thomson – Sürrealistler (2015)

Sürrealizmin sanat alanındaki yaratımı hakkında nitelikli bir enstantane.

Aynı zamanda bir görsel şölen.

Kitapta, ünlü isimlerle daha az bilinen sanatçıların çalışmalarından oluşan yirmi başyapıt da yer alıyor.

Laura Thomson, bütün bunları da, her çalışmanın kaliteli bir röprodüksiyonu ve o eserin tarihsel dönem ve sürrealist akım içindeki yerini ortaya koyan aydınlatıcı bilgiler eşliğinde sunuyor.

  • Künye: Laura Thomson – Sürrealistler, çeviren: Ali Berktay, İş Kültür Yayınları

Zeki Tez – Yasaklı Sanat Olarak Minyatür, Resim ve Grafik Tarihi (2018)

Sanat tarihini yalnızca tek yönlü ilerleyen estetik bir süreç olarak değil, aynı zamanda sanatçıların baskı altına alındığı bir tarih şeklinde okumak her zaman daha gerçekçi bir okumadır.

Tarihte görüldüğü gibi resim sanatı da, mağara resimlerinden grafiğe, ciddi eleştirilerin yanı sıra muazzam baskıların da hedefi oldu.

İşte Zeki Tez’in elimizdeki önemli çalışması da, sanat tarihini daha iyi kavramak için resim sanatının geçirdiği dönüşümü bilmenin elzem olduğu gerçeğinden yola çıkıyor.

Geçmişten bugüne minyatür, resim ve grafik sanatların farklı coğrafya ve farklı toplumlarda nasıl filizlendiği, ortaya çıktıkları dönemin toplumsal ve siyasi ortamında nasıl algılandıkları, neden baskıyla karşılaştıkları ve bu baskıların zamanla nasıl aşıldığı, bu kitabın konuları arasında.

İyi ve eleştirel bir sanat tarihi analizi arayanlar bu kitabı kaçırmasın deriz.

  • Künye: Zeki Tez – Yasaklı Sanat Olarak Minyatür, Resim ve Grafik Tarihi, İnkılap Kitabevi, sanat, 359 sayfa, 2018

Kolektif – Rönesans ve Osmanlı Dünyası (2018)

Sanat tarihi alanında çok güncel bir çalışma olarak tanımlayabileceğimiz ve şimdi ikinci baskısına ulaşan bu derleme, Rönesans dönemi Avrupa’sı ile Osmanlı ilişkilerini farklı yönleriyle irdeleyen makaleler sunuyor.

Kitap bilhassa, iki kültür arasındaki ticari temaslardan bilgi değişimine, mimarinin ilham kaynaklarından müzikal etkileşime birçok konuyu ayrıntılı bir bakışla ele almasıyla önem arz ediyor.

Kitapta,

  • Doğu ile Batı, Hıristiyan ve Müslüman dünyalar arasında entelektüel ve kültürel etkileşimler,
  • On birinci yüzyıldan on altıncı yüzyıla Akdeniz’de maddi kültür ve entelektüel merak,
  • Venedik ile Doğu Akdeniz arasındaki kültür aktarımında kitapların rolü,
  • Giacomo Gastaldi’nin Anadolu haritalarının ortak bir Venedik-Osmanlı kültürel uzamının evrimine dair söyledikleri,
  • Papa II. Pius’tan Papa XVI. Benedictus’a, Hıristiyan Avrupa ile İslami Osmanlı İmparatorluğu arasında kurulan eski ve yeni sınır çizgileri,
  • Jean Bodin örneği bağlamında, 16. yüzyılda İslam ve Osmanlı yönetimi hakkında olumlu görüşler,
  • Memlük, Osmanlı ve Rönesans kitap ciltleri,
  • Avrupa piyasalarında Osmanlı tekstilleri,
  • Ve Yunan felsefesinin hamisi olarak II. Mehmet’in Latin ve Bizans perspektifleri gibi ilgi çekici konular irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Claire Norton, Anna Contadini, Palmira Brummett, Deborah Howard, Caroline Campbell, Sonja Brentjes, Owen Wright, Zweder von Martels, Asaph Ben-Tov, Noel Malcolm, Alison Ohta, Suraiya Faroqhi ve Anna Akasoy.

  • Künye: Kolektif – Rönesans ve Osmanlı Dünyası, derleyen: Anna Contadini ve Claire Norton, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, sanat tarihi, 340 sayfa, 2018

John Berger – Portreler: Sanatçılar Üzerine Yazılar (2018)

John Berger’in hayatı boyunca sanatçılar üzerine yazdığı metinler, bu kitapta bir araya getirilmiş.

Bir yönüyle alternatif bir sanat tarihi olarak okunabilecek kitaptaki yazılar, MÖ yaklaşık 30.000’de yapılmış Chauvet mağara resimlerinden başlayarak, insanlık tarihinde ortaya konmuş başka sanat eserlerine ve oradan da sanat tarihinde iz bırakmış büyük isimlerin eserleri üzerine değerlendirmelere uzanıyor.

Berger burada, Piero della Francesca’dan Hieronymus Bosch’a, Pieter Brueghel’den Giovanni Bellini’ye, Albrecht Dürer’den Caravaggio’ya, Frida Kahlo’dan Pablo Picasso’ya ve Abidin Dino’dan 1983 doğumlu Randa Mdah’a, yaklaşık 80 sanatçının portresini sunuyor.

Tom Overton’ın, Berger’in sanat yazıları üzerine kaleme aldığı bir girişle açılan ve pek çok görselle zenginleşen kitabın, hem karton kapaklı hem de sert kapaklı seçenekleriyle yayınlandığını da söyleyelim.

Önümüzdeki zamanlarda, bu kitabın devamı olacak nitelikte, Berger’in sanat üzerine yazılarının da ‘Manzaralar‘ adıyla yayımlanacağını da belirtelim.

  • Künye: John Berger – Portreler: Sanatçılar Üzerine Yazılar, çeviren: Beril Eyüboğlu, Metis Yayınları, sanat, 504 sayfa, 2018