Terry Eagleton ve Matthew Beaumont – Eleştirmenin Görevi (2019)

Terry Eagleton ile Matthew Beaumont arasındaki bu keyifli ve aydınlatıcı söyleşi, farklı alanlarda üretmiş Eagleton’ın zengin düşünce dünyasına daha yakından bakmak için çok iyi bir fırsat.

Kitap, bir edebiyat eleştirmeni olduğu kadar siyasi bir figür de olagelmiş Eagleton’ın hayatının dönüm noktalarını ve düşüncelerinin gelişimini izliyor.

Fakat çalışma bununla sınırlı değil, aynı zamanda yeni sol, birey, toplum, politika, estetik, eleştiri, ideoloji, Marksizm, feminizm, teori, pratik, kültür, medeniyet, ölüm ve aşk gibi konular hakkında yetkin bir tartışma da barındırıyor.

“Eleştirmenin gerçek görevi geleceğe dairdir.” diyen Eagleton, eleştiri ile güncel siyasetin birbirinden neden ayrılamayacağını da burada kapsamlı şekilde tartışıyor.

  • Künye: Terry Eagleton ve Matthew Beaumont – Eleştirmenin Görevi: Eagleton ile Söyleşi, çeviren: Ümran Özbalcı, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 352 sayfa, 2019

John Rawls – Siyasal Liberalizm (2019)

John Rawls, 21. yüzyılın en önemli siyaset felsefecilerinden ve liberal görüşün önde gelen savunucularından.

Düşünürün, bizde ilk baskısı 2007’de yapılan ve şimdi yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan bu kitabı, kendisinin ‘Bir Adalet Kuramı’ adlı eserinde sunduğu, hakkaniyet olarak adalet fikrini gözden geçiriyor ve bu fikrin felsefi yorumunu değiştiriyor.

Rawls, istikrarlı, temel ahlaki inançları açısından görece homojen, iyi yaşamın ne olduğu konusunda geniş tabanlı bir uzlaşmaya varmış “iyi düzenlenmiş bir toplumu” varsayıyor.

Ancak modern demokratik toplumlarda uyuşmaz ve uzlaşmaz dinsel, felsefi ve ahlaki doktrinlerin bulunduğunu belirten Rawls, demokrasinin bu aşamada nasıl yaşatılabileceğine odaklanıyor.

Rawls’a göre, bu ideal, herhangi bir siyasal ideal ve ahlâkî tutumun üzerindedir ve özünde de benimsemiş oldukları makul doktrinlerle birbirlerinden farklılaşmış eşit ve özgür yurttaşlar arasında sosyal düzeni, adaleti ve dayanışmayı sağlayacak niteliktedir.

Yazara göre bunun gerçekleşmesi için de, toplumun temel yapıları siyasî bir adalet kavramıyla düzenlenmelidir, bu siyasî kavram makul kapsamlı doktrinler arasında örtüşen bir görüş birliğine sahip olmalıdır ve anayasal esaslar ve temel adalet sorunları mevzubahis olduğunda kamusal tartışmalar bu siyasî adalet kavramına uygun olarak yapılmalıdır.

Rawls’un çalışması, kendisinin 1971’de yayımlanan ve büyük tartışma yaratan ‘Bir Adalet Kuramı’ adlı eserinin devamı olarak okunmalı.

Kitabın sonunda ise, yazarın ölümüyle yarım kalan “Kamusal Aklın Yeniden Ele Alınması” adlı makale de yer alıyor.

  • Künye: John Rawls – Siyasal Liberalizm, çeviren: Mehmet Fevzi Bilgin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset felsefesi, 534 sayfa, 2019

Faruk Balıkçı ve Namık Durukan – Ölümün İki Yakasında (2009)

İlk baskısı 2004 yılında yapılan, Faruk Balıkçı ve Namık Durukan imzalı ‘Ölümün İki Yakasında’, iki gazetecinin Güneydoğu’daki tanıklığını okurlara sunuyor.

90’lı yıllardan itibaren bölgede yaşanan savaşın beraberinde getirdiği içinden çıkılmaz sıkıntılar, özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Irak’ın kuzeyindeki gelişmeler, Körfez krizi ve sonrasında yaşanan çatışmalı ortam, Kürt sorunun ivme kazanması ve bölgede görev yapan gazetecilerin maruz kaldığı baskılar ve karşı karşıya kaldığı tehlikeler, kitabın çerçevesini oluşturuyor.

Kendilerini olayların içinde bulan gazeteciler, bir anlamda bellek tazelerken, tanıklıklarıyla da tarihe not düşüyor.

  • Künye: Faruk Balıkçı ve Namık Durukan – Ölümün İki Yakasında, Berfin Yayınları, anı, 174 sayfa

Tayfun Er – Yalıdakiler (2009)

Tayfun Er, ‘Yalıdakiler’de, Türkiye’de siyaset sahnesinden medya dünyasına, tepe konumlarda yer etmiş aktörlerin izini sürüyor.

Er, başarının çoğu zaman şans ya da çabayla değil, ilişkilerin gölgesinde elde edildiğini savunuyor.

Abud Efendi ve Kıbrıslı yalılarından yola çıkarak bu ilişkileri irdeleyen Er, Süleyman Demirel ve Nazlı Ilıcak’ın ortak düşmanları, 6-7 Eylül olaylarının sorumlusu gibi önemli konuları anlatıyor.

Şu ana kadar aslanların tarihini avcıların yazdığını, fakat kitabıyla aslanların, avcıların tarihini yazdığını söyleyen Er’in dikkat çeken bir iddiası da, Büyük Kulüp ve siyasî ilişkileri.

Er, Türkiye’deki en büyük kulübün Büyük Kulüp olduğunu ve iktidar yolunun buradan geçtiğini savunuyor.

  • Künye: Tayfun Er – Yalıdakiler, Destek Yayınları, inceleme, 307 sayfa

Erdal İnce – Türk Siyasal Yaşamında Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (2009)

Erdal İnce elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, tek partili sistemden çok partili yaşama geçiş döneminde, 1930’dan beri kendisini ifade etme olanağı bulamamış olan muhalefetin, Çiftçiyi Topraklandırma Kanun Tasarısı görüşmeleri sırasında kendisine yeni aktörler bularak varlık gösterdiği süreci irdeliyor.

Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde, Osmanlı’nın Türkiye Cumhuriyeti’ne devrettiği toprak sistemi ve sorunları ele alınıyor.

İkinci bölümde, söz konusu kanunun içeriği, amacı ve yasanın müzakereleri sırasındaki görüşmelere yer veriliyor ve üçüncü bölümde de, kanunun siyasal hayata etkilerine odaklanılıyor.

  • Künye: Erdal İnce – Türk Siyasal Yaşamında Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu, Libra Kitap, inceleme, 198 sayfa

Kenan Arıbaş – Hispanya (2009)

Kenan Arıbaş ‘Hispanya’da, Latin Amerika’nın siyasi coğrafyasına odaklanıyor.

Samuel P. Huntington, ABD’nin yaşadığı/yaşayacağı en büyük sorunlardan birinin Hispanik tehlike olacağını söyler.

Bilindiği gibi ABD, Huntington’un bahsettiği bu Hispanik tehlikeden hareketle, Latin Amerika’nın siyasal, kültürel ve ekonomik yaşantısını, sürekli kontrol etme gayretini gösteriyor.

Arıbaş, dünyada en fazla konuşulan dil ailesi içinde İspanya/Hispanik dilin bulunmasından yola çıkarak, adını ‘Hispanya’ koyduğu çalışmasında, Latin Amerika’yı siyasî coğrafyanın ölçütleriyle ele alıyor.

Kitapta, bölgenin tarihi; fiziki ve siyasi coğrafyası; kırılgan ekonomisi ve ekonomik örgütleri gibi konular ele alınıyor.

  • Künye: Kenan Arıbaş – Hispanya, Çizgi Kitabevi, ülke, 222 sayfa

İştar Gözaydın – Diyanet (2009)

İştar Gözaydın bu önemli çalışmasında, Diyanet’i tarihi, kurum olarak örgütlenmesi, bütçesi, kadrosu ve organizasyon şemalarıyla, ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Çalışma, laik devlet aygıtı içinde dinsel hizmetleri düzenlemekle görevlendirilmiş bir kurumun varlığının ortaya çıkardığı hukuki problematiği, idare hukuku kavram ve kurumları içinde değerlendirmesiyle dikkat çekiyor.

Gözaydın, Türkiye’de din-devlet ilişkilerinin gelişimini anlatıyor; Diyanet’i hukuki açıdan irdeliyor ve Diyanet’in örgütlenmesi bağlamında din-devlet ilişkilerini irdeliyor.

  • Künye: İştar Gözaydın – Diyanet: Türkiye Cumhuriyeti’nde Dinin Tanzimi, İletişim Yayınları, inceleme, 352 sayfa

Sabahattin Önkibar – İmamlar ve Haramiler Medyası (2015)

Özallı yıllardan bugüne, Türkiye’de gün geçtikçe itibar kaybına uğrayan medyanın utançlar ve ihanetlerle örülü serüveni.

Sabahattin Önkibar, Özal iktidarı zamanındaki ilk “havuz medyası”ndan İhlas Grubu ve Recep Tayyip Erdoğan arasındaki girift ilişkiye, medyaya yerleşmiş MİT’çilerden cemaat medyasının oluşumuna, Türkiye medya tarihinin dönüm noktalarına bakıyor.

  • Künye: Sabahattin Önkibar – İmamlar ve Haramiler Medyası, Kırmızı Kedi Yayınevi

Fatih Yaşlı – Antikomünizm, Ülkücü Hareket, Türkeş (2019)

Fatih Yaşlı’nın elimizdeki kapsamlı incelemesi, her şeyden önce Türkiye’de antikomünizmin tarihi alanına çok özgün bir katkı yapmasıyla önemli.

Yaşlı, Alparslan Türkeş ve Ülkücü Hareket’i merkeze alarak yakın Türkiye tarihinin Soğuk Savaş ve antikomünizm eksenli bir okumasını yapıyor.

Kitap, beş bölümden oluşuyor.

İlk bölümde, 1940’ların ikinci yarısından başlayarak Türkiye’de komünizm tehdidinin hangi yollarla icat edildiğini ve antikomünizmin nasıl adım adım Türkiye siyasetinin merkezine yerleştirildiğini irdeliyor.

İkinci bölümde, Demokrat Parti iktidarıyla birlikte antikomünizm ve emperyalizme entegrasyon süreci, iç ve dış politikadaki gelişmelerden hareketle ele alınıyor.

Üçüncü bölüm, 1960’larda Türkiye’de solun yükselişiyle birlikte, sağın reaksiyoner bir güç olarak devreye girişini, Türkeş ve Ülkücü Hareket bağlamında izliyor.

Dördüncü bölüm, 1970’li yıllarda Türkiye’de yaşanan iç savaş sürecinde Türkeş ve Ülkücü Hareket’in konumu ve stratejisine odaklanıyor.

Beşinci bölüm, 12 Eylül darbesinin Ülkücü Hareket üzerindeki etkileri, Türkeş’in ve Ülkücü Hareket’in yargılanma süreci, başını Muhsin Yazıcıoğlu’nun çektiği Ülkücü Hareket’ten kopuş süreci ve Türkeş ile Ülkücü Hareket’in 1990’ların başından itibaren Kürt sorununa karşı nasıl bir tavır geliştirdiği gibi konular tartışılıyor.

Yaşlı, kitabının sonuç bölümünde ise, hem Ülkücü Hareket’in Soğuk Savaş sürecinde üstlendiği rolün bugünün Türkiye’sini nasıl etkilediğini hem de bütün bunların bugün yaşanan “dinselleşme” ve “rejim değişikliği” olguları üzerindeki yansımalarını derinlemesine irdeliyor.

  • Künye: Fatih Yaşlı – Antikomünizm, Ülkücü Hareket, Türkeş: Türkiye ve Soğuk Savaş, Yordam Kitap, inceleme, 416 sayfa, 2019

Ziya Gül – Giresun Yol Hikâyeleri (2019)

12 Eylül darbesinin ülkenin üzerinden nasıl silindir gibi geçtiğini kavramanın en iyi yollarından biri, darbenin ülkenin taşrasındaki sonuçlarına bakmaktır.

Ziya Gül’ün bu muazzam tanıklığı da, Giresun ve çevresinde 1975-80 yılları arasında yaşanan siyasal ortamın şahane bir fotoğrafını çekmesinin yanı sıra, darbe sonucunda burada tam olarak neler yaşandığını kayda almasıyla çok önemli ve değerli.

Ziya Gül, Giresun’un Eynesil ilçesinde doğdu.

Türkçe öğretmeni olan Gül, Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) Eynesil şubesi kurucu başkanı, 1975 yılından itibaren de TÖB-DER üyesi oldu.

1977-1978 yıllarında Giresun TÖB-DER başkanlığı yapan Gül, 12 Eylül’de tutuklandı ve 5,5 yıl çeşitli cezaevlerinde tutuklu kaldı.

1990 sonrası memur sendikalarının kuruluş çalışmalarına da katılan Gül, halen Giresun-Eynesil’de yaşıyor.

Kitabını “hikâye, anı” şeklinde düzenleyen Gül, 1975-1980 arasında yaşanan siyasal, toplumsal gelişmeler ile Militan İsiin, Fatma Kadın, Japon Yılmaz ve Havva Kabadayı gibi, o dönemde mücadele içinde yer almış pek çok insanın ilginç hikâyelerini bizimle paylaşıyor.

Kitap her şeyden önce, enfes bir sözlü tarih çalışması.

  • Künye: Ziya Gül – Giresun Yol Hikâyeleri, Ayrıntı Yayınları, anı, 320 sayfa, 2019