Kolektif – Profesyonel Gazetecinin Yurttaş Gazetecilikle İmtihanı (2018)

Yurttaş gazeteciliği her zaman önemli ve değerlidir, fakat bilhassa medyanın tek sesli olduğu baskı ortamlarında yurttaş gazeteciliği hayata öneme sahiptir.

Türkiye bağlamında konuşursak eğer, gazetecilik, iktidarın sözcüsü haline gelen holding medyasının görece konforlu bünyesinde sürdürülen bir halkla ilişkiler pratiğine dönüştükten sonra, kendilerini muhalif olarak tanımlayan veya gerçek gazetecilik yapma saikiyle yola çıkan gazeteciler, alternatif medya kuruluşlarına yöneldi.

Öte yandan, önceleri ana akım medya kuruluşlarında çalışan ama çeşitli gerekçelerle ana akımdan kovulan veya ayrılan ve bu durumun onları aktivist kıldığı kimi tanınmış profesyonel gazeteciler de artık kendilerini yalnızca alternatif medyalarda duyurabiliyor.

İşte bu araştırma, tam da böylesi bir ortamda gazeteciliğin geleceğinin ne olacağına dair soruya yanıt aramak amacıyla yola çıktı.

306 gazeteci ile yapılan görüşmelere dayanan araştırma, profesyonel gazetecilerin hem kendi yaptıkları gazeteciliğe hem de yurttaş gazeteciliğine yönelik tutumlarını ortaya koyuyor.

Kitap, yalnızca bunun için değil, ülke medyasının güncel durumunun iyi bir fotoğrafını çekmesiyle de önemli.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Yunus Erduran, Bora Ataman, Barış Çoban ve U. Uraz Aydın.

Kitap yayınevinin sitesinden ücretsiz indirilebilir: https://bit.ly/2E5WOOL

  • Künye: Kolektif – Profesyonel Gazetecinin Yurttaş Gazetecilikle İmtihanı: Türkiye’de Profesyonel Gazetecilerin Yurttaş Gazetecilik Algısı Araştırması, Kafka Kitap, medya/basın yayın, 96 sayfa, 2018

Zygmunt Bauman – Özgürlük (2015)

Eğer toplumun her bir bireyi eşsizse ve özgür iradesini kullanarak kendi amaçlarının peşinde koşuyorsa, düzene uygunluk nereden geliyor?

Bu kitap, Zygmunt Bauman’ın, özgürlüğü felsefi veya politik bir kavram olarak tanımlamak yerine, onu toplumsal bir ilişki biçimi olarak tartışma girişimi.

Bauman, özgür bireyin, insanoğlunun evrensel bir durumu olmaktan çok uzak olduğunu, özgür bireyin tarihsel ve toplumsal bir yaratım olduğunu savunuyor.

Bu bağlamda, modern toplumun çağdaş tüketici evresinde, toplum üyelerinin çoğunluğunu hedef alan “baskılama”nın yerini günümüzde “baştan çıkarma”nın aldığı, Bauman’ın temel önermesi olarak karşımıza çıkıyor.

Kitapta, toplumsal bir ilişki olarak özgürlük olgusundan özgürlüğün getiri ve bedellerine ve özgürlüğün geleceğine birçok konu tartışılıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

Özgür irade varsayımı toplumsal düzeni bir bilmeceye çevirmiştir. Sosyologlar da tıpkı sıradan insanlar gibi etraflarına baktıklarında insan davranışının her nasılsa düzenli, bir deseni takip eder ve genellikle tahmin edilebilir olduğunu ve bir bütün olarak toplumda düzene uygunluk gösterdiğini fark etmeden geçememiştir.

Tarihsel ve antropolojik çalışmalar, bizim bu ‘doğal’ özgür bireyimizin oldukça nadir bir tür ve yerel bir olgu olduğunu destekleyen kanıtlar sunmaya devam ediyor. Onu var etmek için birbirine bağlı çok özel bir dizi şart gerekli ve o yalnızca bu şartların sürmesi koşuluyla hayatta kalabilir.

İnsan türünün tarihinde, özgürlüğün evrensel bir insan durumu olarak belirecek kadar yaygın olmasının, modernite ve kapitalizmin ilerleyişiyle yakından bağlantılı göreceli bir yenilik olduğunu göreceğiz. Aynı zamanda özgürlüğün, ancak kapitalist toplumun hayat şartlarıyla ayrılmaz bir şekilde bağlanmış özel anlamı edindikten sonra evrensellik iddiasında bulunabildiğini ve ‘kişinin kendi kaderine hükmetmesi’ olgusunun bilhassa modern çağrışımının, ortaya çıktığı anda, modern zamanların en belirgin karakteristik özelliklerinden toplumsal düzenin yapaylığına dair kaygılarla yakından ilgili olduğunu göreceğiz.

  • Künye: Zygmunt Bauman – Özgürlük, çeviren: Kübra Eren, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 144 sayfa, 2015

Kolektif – 21. Yüzyıla Girerken Türkiye (2009)

Siyaset bilimci Semih Vaner’in hazırladığı ’21. Yüzyılda Türkiye’, Türkiye’nin batılılaşma serüveninden AB üyeliğine kadarki tarihini çok yönlü bir biçimde ele alıyor.

Her biri alanında uzman isimlerin yazılarıyla meydana gelen kitap, genel olarak, Türkiye’nin 19. yüzyıldan bu yana önüne koyduğu batılılaşma ve modernleşme hedefinde, toplum ve devlet katında yaşanmış ve halen yaşanmakta olan sorunları irdeliyor.

Devlet, anayasa, demokrasi, sivil toplum, kadın sorunu, Kürtler, laiklik, ekonomi, dış ilişkiler, edebiyat, müzik, sinema, kültür gibi birçok alana uzanan yazıların yer aldığı kitap, bir Türkiye ansiklopedisi olarak da düşünülebilir.

  • Künye: Kolektif – 21. Yüzyıla Girerken Türkiye, hazırlayan: Semih Vaner, Kitap Yayınevi, güncel, 664 sayfa

Brian Massumi – Duygu Politikası (2019)

Duyguların politikayla ilişkisi nedir?

Başka bir deyişle politika, duyguları nasıl dönüştürür, onları ne şekilde etkiler?

Buna, her şey gibi duygular da politiktir yanıtını verebiliriz.

Fakat bu tezin ayrıntılı bir şekilde ortaya konduğunu görmek için Brian Massumi’nin elimizdeki kitabına bakmamız gerekiyor.

Felsefe, siyaset teorisi ve gündelik yaşamın iyi bir bireşimi olan kitabında Massumi, duyguların politik içerimlerini çok yönlü bir perspektifle irdeliyor.

Duygunun politik boyutlarını çok farklı ayrıntılar üzerinden ele alarak, duygu dediğimiz olgunun aslında düşündüğümüz gibi kendiliğinden ortaya çıkmadığını, daha karmaşık süreçlerin ürünü olduğunu gösteren Massumi, duygu pratiğinin politikayla nasıl iç içe geçtiğini ve daha da önemlisi, politikanın bizzat bir yaşam biçimi olduğunu gözler önüne seriyor.

Beden deneyimi felsefesi, medya teorisi ve siyaset felsefesi üstüne çalışan bir akademisyen olan Massumi, araştırmalarında, özellikle yeni medya sanatı ve teknoloji, kapitalizmin küreselleşmesiyle birlikte ortaya çıkan yeni iktidar biçimleri bağlamında, hareket deneyimi ve duyular arası ilişkilere odaklanıyor.

Elimizdeki kitap, Massumi’nin bu alanlardan edindiği deneyimlerin iyi bir örneği.

  • Künye: Brian Massumi – Duygu Politikası, çeviren: Hakan Erdoğan, Otonom Yayıncılık, siyaset, 220 sayfa, 2019

Franco “Bifo” Berardi – Kahramanlık Patolojisi (2018)

Burada daha önce ‘Gelecekten Sonra’ ve ‘Ruh İşbaşında’ adlı önemli kitaplarına yer verdiğimiz Franco “Bifo” Berardi, geçmişten bugüne kahramanlık olgusunu ve kahramanlık patolojisini tartıştığı bir diğer değerli kitabıyla karşımızda.

Antik ve modern çağlardaki kahramanlıkla finans kapitalizm zamanlarındaki kahramanlığın birbirinden büyük farklarla ayrıldığını belirten Berardi’ye göre, ikinci tür kahramanlık bugün patolojiye dönüşmüştür ve asıl yüzleşmemiz gereken olgu da budur.

Berardi’ye göre eski çağa özgü kahramanlığın cesaret, irade, müdahale ve “kötülüklerin” üstesinden gelme niteliklerine sahipken günümüzdeki kahramanlık suça meyillidir, ölümü gösteriye dönüştürür ve yaşama kasteden bir yıkıcılığa sahiptir.

Peki bu dönüşüme neden olan dinamikler nelerdir?

Berardi bunun nedenlerini, kapitalizmin nihilist yönleriyle açıklamaya koyuluyor ve kapitalizmin gösteri ve gerçeklik arasındaki ayrımı ortadan kaldırarak kahramanlığı bir patolojiye dönüştürdüğünü söylüyor.

Kapitalizmin yersizyurtsuzlaştırdığı, gelecek inancını kaybetmiş birey, yaşamı olumsuzlar.

Böylesi bir ortamda, kahramanlık da bir gösteriden ibaret hale gelir ve yalnızca bir gösteriye dönüşen intihar ve katliamlar da, özünde ölümün ve yıkıcılığın hakikatini gizler.

İşte çağımızdaki kahramanlık tam da bu yüzden patolojiktir.

  • Künye: Franco “Bifo” Berardi – Kahramanlık Patolojisi: Toplu Katliam ve İntihar, çeviren: Nalan Kurunç, Otonom Yayıncılık, siyaset, 208 sayfa, 2018

Kolektif – Türkiye’de Yeni İktidar, Yeni Direniş (2015)

❝Yeni Türkiye❞nin gittikçe otoriterleşen iktidarını ve buna karşı varlık gösterecek bir muhalefetin imkânlarını tartışan makaleler, bu şahane derlemede.

Kitapta,

  • Türkiye’de ve Dünyada dönüşen sermaye-ulus devlet karşısında yerelötesi müşterekler siyaseti,
  • AKP’nin politik ekonomisinin çıkmazları,
  • Yeni hükümranlık yöntemleri karşısında yeni direniş biçimleri,
  • AKP’nin hizmet idealinin popülist dinamikleri,
  • Türkiye’deki Müslüman antikapitalist hareketin gelecek için bize neler söyleyebileceği,
  • Gezi’yle ortaya çıkan yeni muhalefet biçimi,
  • Ve bunun gibi konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Susan Buck-Morss, Ayşe Çavdar, Mine Eder, Mahmut Mutman, Ceren Özselçuk ve Şemsa Özar.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Yeni İktidar, Yeni Direniş, hazırlayan: Yahya M. Madra, Metis Yayınları

Aytaç Durak – Söyleyeceklerim Var (2015)

Adana Belediyesi eski Başkanı Aytaç Durak’ın, belediyecilerin ve siyasilerin kendinden çok şey bulacağı anıları.

Adana’da beş dönem Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış Durak, siyasi göndermeleriyle dikkat çeken anılarında, görev yaptığı süreçteki çalışmalarını, şehrin geçirdiği dönüşümü ve siyasi partiler ile politikacılarla ilişkilerini anlatıyor.

  • Künye: Aytaç Durak – Söyleyeceklerim Var, Bilgi Yayınevi

Jean-Claude Paye – Hukuk Devletinin Sonu (2009)

Sosyolog Jean-Claude Paye ‘Hukuk Devletinin Sonu’nda, özellikle 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra doruğa çıkan güvenlik saplantısının ürünü olan hukuk dışı uygulamaların dayandığı mantığı deşifre ediyor.

‘Olağanüstü Halden Diktatörlüğe Terörle Mücadele’ alt başlığını taşıyan kitabında Paye, terörle mücadelenin sürekli yeniden tanımlanan sanal bir düşmana karşı yapılan uzun süreli bir mücadele olduğunu söylüyor.

Bu mücadelenin, toplumun örgütlenmesini yeniden düzenlemeyi amaçladığını belirten Paye, ele aldığı çok sayıda güncel örnek üzerinden, ceza hukukunun da bu süreçte, yüksek otorite akti olarak belirleyici bir rol oynadığını vurguluyor.

Kitap, dünya çapında örnekler eşliğinde, hukukun askıya alınışının hikâyesini ve buna karşı neler yapabileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: Jean-Claude Paye – Hukuk Devletinin Sonu: Olağanüstü Halden Diktatörlüğe Terörle Mücadele, çeviren: Demet Lüküslü, İmge Kitabevi, hukuk, 268 sayfa

Akın Simav – Turan Güneş’in Siyasal Kavgaları (2009)

Akın Simav’ın, Turan Güneş’le uzun soluklu söyleşi ve görüşmelerinin ürünü olan ‘Turan Güneş’in Siyasal Kavgaları’, Türkiye siyaset tarihinde önemli yeri olan Güneş’in siyaset arenasındaki mücadelelerini anlatıyor.

Belgesel nitelikli çalışmada, Turan Güneş’in Demokrat Parti’ye girer girmez Adnan Menderes’e ve onun anti-demokratik düzenlemelerine karşı mücadelesi; DP’den kopuşu ve Hürriyet Partisi’ni kurması; 1969 sonrası CHP içinde başlayan Ortanın Solu hareketindeki rolü; dışişleri bakanlığına gelişi ve bu bakanlıktaki icraatları gibi birçok konu yer alıyor.

  • Künye: Akın Simav – Turan Güneş’in Siyasal Kavgaları, Agora Kitaplığı, siyaset, 278 sayfa

Halil Buyruk – Öğretmen Emeğinin Dönüşümü (2015)

Çok sayıda öğretmenin deneyimine dayanan, Türkiye’de öğretmen emeğinin tarihsel dönüşümünü ortaya koyan bir çalışma.

Halil Buyruk, kapsamlı tanıklıklar eşliğinde, eğitimin politik doğası ve öğretmen örgütlülüğünü, eğitimin emek sürecinin gelişiminde devletin rolünü ve bu etkenlerin öğretmenin değersizleşmesindeki payını aydınlatıyor.

  • Künye: Halil Buyruk – Öğretmen Emeğinin Dönüşümü, İletişim Yayınları