Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni – Kriz Hâli ve Devlet (2018)

En son 2008 ekonomik krizinde de gördüğümüz gibi, tek tek devletler küreselleşen dünyanın sorunlarını çözme konusunda yetersiz.

Bunun en önemli nedenlerinden biri de, ilk bakışta dünya devletler tarafından yönetiliyor görünse de, aslında tüm iplerin büyük şirketlerin elinde olmasıdır.

Bu durum aynı zamanda, siyaset ile iktidar arasında ne denli büyük bir ayrılık bulunduğunun en açık göstergesi.

Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni ise, kriz üzerine klasik bir analiz yerine, Batılı toplumların bugün karşı karşıya kaldıkları krize sebep olan tarihsel dönüşümlerin izini sürüyor.

Krizin toplumsal ve siyasal alandaki yansımalarını ayrıntılı bir bakışla ele alan Bauman ve Bordoni, bugün yaşadığımız sorunun kökünün eskilere dayandığını ve yaşanan krizi aşmanın tek yolunun da bunların iyice bilincine varıp bu gerçeklerle yüzleşmek, onlarla mücadele etmek olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Carlo Bordoni – Kriz Hâli ve Devlet, çeviren: Yavuz Alogan, İthaki Yayınları, siyaset, 192 sayfa, 2018

Jean Baudrillard – Simgesel Değiş Tokuş ve Ölüm (2009)

Jean Baudrillard’ın, ilk baskısı 1976’da yapılan ‘Simgesel Değiş Tokuş ve Ölüm’ü, modern topluma radikal bir tepkinin ürünü.

Baudrillard bu kapsamlı eserinde, Batılı toplumlar ya da demokrasileri eleştiriyor; son iki yüzyılda bu toplumlarda gelişme, çağdaşlaşma ve uygarlık girişimlerinin muhasebesini yapıyor ve bu toplumların başarı, üstünlük, servet ve refah şeklinde sunduklarının tümünü tersine çevirerek, bunların aslında büyük bir başarısızlığı simgelemekten başka bir işe yaramadığını savunuyor.

Düşünür bu kavramları emek, moda, vücut, ölüm, şiir dili gibi farklı perspektiflerden yola çıkarak çözümlüyor.

  • Künye: Jean Baudrillard – Simgesel Değiş Tokuş ve Ölüm, çeviren: Oğuz Adanır, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, felsefe, 426 sayfa

Kolektif – “Yeni Türkiye”ye Varan Yol (2018)

İlk baskısı 2014’te İngilizce yapılan bu kitap, 2002 yılında iktidara gelen AKP’nin iktisadi ve siyasi alanda hegemonya kurma sürecini kapsamlı bir şekilde irdeleyen makaleleri bir araya getiriyor.

Kitapta,

  • 1980 sonrası Türkiye’de otoriterizmin değişen biçimleri,
  • Neoliberal dönemde Türkiye’de devlet ve sermaye,
  • Yine bu dönemde Türk milliyetçilikleri arasında süren hegemonya mücadelesi,
  • AKP’nin Kürt politikası,
  • AKP iktidarında kent rantı ve kentlerin yıkımı,
  • Örgütlü işçi hareketinin sindirilmesi,
  • İslami burjuvazinin yükselişi,
  • AKP iktidarının aile, cinsellik ve toplumsal cinsiyete yansımaları,
  • Ve İslamcı hareket ile Kürt hareketi arasındaki ilişki gibi önemli konular irdeleniyor.

AKP’yi ele alan kitaplardaki temel sorunlardan biri, konuya daha çok devlet elitleri bağlamında yaklaşan, devlet merkezci bakışlarıdır diyebiliriz.

Bu kitabın en özgün katkısı ise, kapitalizmin dinamikleri, sınıfsal ve sosyo-politik güç ilişkileri ve devletin kurumsal mimarisini AKP incelemesine dâhil etmesi, başka bir deyişle AKP’nin elde ettiği politik gücü ve başarıyı neoliberal hegemonyanın inşası çerçevesinde ele alması.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, kitap ilk olarak 2014’te, İngilizce olarak yayınlandı.

Şunu da özellikle belirtmeliyiz: Bu kitapta makaleleri bulunan isimlerin önemli bir bölümü, son zamanlarda peş peşe çıkarılan KHK’larla işlerinden atıldı.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar şöyle: İsmet Akça, İrfan Aktan, U. Uraz Aydın, Ahmet Bekmen, Mehmet Sinan Birdal, Erbatur Çavuşoğlu, A. Ekber Doğan, M. Görkem Doğan, Yasin Durak, F. Serkan Öngel, Barış Alp Özden, Ece Öztan, Güven Gürkan Öztan, Julia Strutz ve Erdem Yörük.

  • Künye: Kolektif – “Yeni Türkiye”ye Varan Yol: Neoliberal Hegemonyanın İnşası, editör: İsmet Akça, Ahmet Bekmen ve Barış Alp Özden, çeviren: Kemal Deniz, İletişim Yayınları, siyaset, 376 sayfa

Didem Arvas Balta – Örtünme (2015)

İslam inancının gündelik yaşam içindeki uzantısı olan örtünmeyi, modernite evreni içinde yeri olmayan bir pratik şeklinde tanımlayan standart yaklaşımının bir eleştirisi.

Modern sosyolojinin, inancı deneyimleme meselesine yaklaşımı ve modernite ile inanç arasında kapsayıcı bir bağ kurulup kurulamayacağı konusunda önemli bir tartışma.

  • Künye: Didem Arvas Balta – Örtünme, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Immanuel Ness – Güneyin İsyanı (2018)

Gelişmiş ülkelerdeki işçilerin uzun zamandır sesi soluğu çıkmıyor.

Oysa Dünyanın Güney Yarıküresi’ndeki işçi sınıfı, post-endüstriyel kapitalizmin sınır tanımaz azgınlığıyla mücadele etmeye devam ediyor.

Hem de gün geçtikçe güçlenerek…

Siyaset bilimci Immanuel Ness de bu önemli kitabında, Çin, Hindistan ve Güney Afrika’daki işçi sınıfının tarihsel mirasını, bugünkü durumlarını ve kapitalizme karşı mücadelelerinin kapsamlı bir incelemesini yapıyor.

Ness ilkin, emperyalizmin bu bölgedeki etkilerinin, bölgenin yeni endüstriyel proletaryasının oluşumuna ne gibi etkilerde bulunduğunun kapsamlı bir analizini yapıyor.

Yazar ardından, tamamıyla güvencesiz iş hayatı süren bu sınıfın her şeye rağmen baskıcı iktidarlar, küresel sermaye, tekelci kapitalizm ve serbest piyasa ekonomisinin sacayaklarını oluşturduğu bu post-endüstriyel kapitalizme karşıtı mücadelede neden aktif bir güç olma potansiyelini taşıdığını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Immanuel Ness – Güneyin İsyanı: Küresel İşçi Sınıfının Gelişi, çeviren: Akın Emre Pilgir, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 251 sayfa, 2018

Ünal Gündoğan – Amerikan Yüzyılı (2009)

Ünal Gündoğan, genel okuyucuyu hedefleyen ‘Amerikan Yüzyılı’nda, Amerika Birleşik Devletleri’nin son yüz yıl içerisindeki yükselişinin hikâyesini, temel bazı olaylardan yola çıkarak anlatıyor.

Kitap, genel olarak, bugün dünyanın hegemonik gücü olma iddiasını taşıyan Amerika’nın yükselişinin ve zaman içerisindeki evriminin öyküsünü vermesiyle önemli.

Çalışmasında ilk olarak ABD’nin kurulmasına ve zaman içerisinde güç biriktirmesine odaklanan Gündoğan, ardından Sovyetler Birliği’nin çöküşünü inceliyor ve bu çöküşün ABD açısından sonuçlarını değerlendiriyor.

Gündoğan çalışmasının son bölümünde de, 11 Eylül saldırılarının ABD’ye ne gibi etkilerde bulunduğunu analiz ediyor.

  • Künye: Ünal Gündoğan – Amerikan Yüzyılı, Adres Yayınları, tarih, 350 sayfa

Gül İnanç – Türk Diplomasisinde Irak (2009)

‘Türk Diplomasisinde Irak’, Gül İnanç’ın bizzat sahada çalışmış, Irak’ta görev yapmış büyükelçilerle yapmış olduğu mülakatları barındırıyor.

Sencer Asena, Nüzhet Kandemir, Sönmez Köksal, Necati Utkan ve Sadi Çalışlar, İnanç’ın mülakat yaptığı isimler.

Büyükelçilerin deneyimlerini barındıran kitabın özellikle, Irak ve Kuzey Irak meselelerinin Türkiye açısından can alıcı bir hale geldiği şu dönemde, önemli bir işlev üstlenebileceği söylenebilir.

Görev yaptıkları zamanlarda büyük zorluklarla da karşılaşan Büyükelçilerin beyanatlarında, Irak, Kuzey Irak, Kürtler, Türkmenler, savaş, terör ve Ortadoğu politakaları hakkında bir dizi soru tartışmaya açılıyor.

  • Künye: Gül İnanç – Türk Diplomasisinde Irak (1978-1997), İş Kültür Yayınları, siyaset, 133 sayfa

Rüzgâr Vahit Sağnak – Ergen Siyaseti (2015)

Bugün bir nevi sahipsiz kalmış, kendisini ifade edecek bir siyasi oluşum bulamayan 80 kuşağının siyasi nabzı nasıl atıyor?

Kendisi de bu kuşaktan olan Sağnak, son 12 yılda Türkiye’de yaşanan dönüşümü ve bunun altındaki etkenleri oldukça anlaşılabilir bir üslupla ve ayrıca direkt bir yaklaşımla tartışmaya açıyor.

Kitap genel olarak, Türkiye siyasetine gençlerin penceresinden bakmak için bir fırsat.

  • Künye: Rüzgâr Vahit Sağnak – Ergen Siyaseti, İskenderiye yAYINLARI

Fethi Benslama – Ölüm Siyaseti: Cihatçı “Üst-Müslümanlar” (2018)

Birçok gençte görülen kendini İslâm adına kurban etme arzusu nasıl düşünülmelidir?

Onları tutup en kötüye sürükleyen nedir?

Psikoloji, psikanaliz ve tarihsel analizden yola çıkan ‘Ölüm Siyaset’, gençleri cihat adına ölüme ve öldürmeye sürükleyen süreçleri, din-siyaset ilişkisini sorgulayarak tartışan önemli bir çalışma.

Fethi Benslama, halifeliğin kaldırılmasıyla, İslam’ın bir siyaset ideali olarak dağıldığını ve bunun ertesinde Müslüman toplumlarda büyük bir travma yaşandığını belirtiyor.

Yazar, güncel örneklerle zenginleştirdiği analizinde, bu kırılmayla birlikte, günümüzde büyük bir tehdit haline gelen cihatçı terörizmin Batı’yla karşılaşmanın yarattığı kırılmayla da birleşerek, “daha çok” Müslüman olma, bir “Üst-Müslüman” olma yarışına neden olduğunu söylüyor.

Benslama’nın burada tanımladığı şekliyle “Üst-Müslüman” aslında bir kavramdan öte, üzerinde iyice düşünülmesi gereken bir mefhum.

Benslama’ya göre, “Üst-Müslüman” tabirinin Müslümanların ve uygarlıklarının karşı karşıya kaldığı tehlikenin doğası konusunda bir gösterge değeri vardır ve yazar, kitabının son bölümünde de, Müslümanlar için başka bir geleceğin imkânlarını sorguluyor ve “Üst-Müslüman”lığın nasıl aşılacağını irdeliyor.

  • Künye: Fethi Benslama – Ölüm Siyaseti: Cihatçı “Üst-Müslümanlar”, çeviren: Orçun Türkay, İletişim Yayınları, siyaset, 101 sayfa, 2018

Haldun Gülalp – Laiklik, Vatandaşlık, Demokrasi (2018)

Türkiye’de özellikle son yıllarda laiklik, vatandaşlık ve demokrasi konuları her açıdan büyük tahribat almış durumda.

Haldun Gülalp da tarihsel bir perspektifle Türkiye’nin siyasal kültüründeki süreklilikleri ve kopuşları inceliyor.

Gülalp, “yeni” dönemin beraberinde getirdiği büyük yıkımın ufak tefek düzenlemelerle aşılamayacağını, bunun için baştan aşağı bir yenilenmenin elzem olduğunu belirtiyor.

Kitapta,

  • Avrupa modernleşmesi ve Osmanlı,
  • Türkiye’de laiklik ve sol,
  • Laikliğin anlamı ve önemi,
  • Demokratik kültür ve kamusal yaşam,
  • Demokratik vatandaşlık kavramının dönüşümü,
  • Toplumsal kimlikler ve iktidar,
  • Anayasalarımızda vatandaşlığın tanımlanışı,
  • Siyasal kültürümüzde vatandaşlık ve demokrasi,
  • Ve Gezi direnişinin ortaya koyduğu alternatif siyaset ve toplum perspektifi, gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Karl Marx, Max Weber, Anthony Giddens ve Perry Anderson gibi pek çok düşünürün yaklaşımları bağlamında, siyasal kültürümüzün dünü ve bugününün nitelikli bir fotoğrafını çeken ve günümüzde var olan sıkıntıyı nasıl aşabileceğimizi tartışan Gülalp şöyle diyor:

“Artık kapitalizm kendi sınırlarına varmıştır. Rosa Luxemburg’un bundan yaklaşık yüz yıl önce literatüre soktuğu ‘ya barbarlık ya sosyalizm’ öngörüsüne bugün gerçekten ulaştık diye düşünüyorum. Kapitalizmin her gün gözümüze sokarak yaptığı yıkım artık bu noktadan sonra ya doğal çevreyle birlikte insanlığın da sonunu getirecek ya da kapitalizmin aşılıp, eşitlik, özgürlük ve dayanışmanın egemen olduğu yeni bir düzenin kurulmasıyla son bulacaktır.”

  • Künye: Haldun Gülalp – Laiklik, Vatandaşlık, Demokrasi: Türkiye’nin Siyasal Kültürü Üzerine Çalışmalar, Metis Yayınları, siyaset, 264 sayfa, 2018