Taha Parla – Türk Sorunu (2018)

‘Türk Sorunu’, Taha Parla’nın 1998-2007 gibi, Türkiye ve Dünya’da büyük dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde kaleme aldığı yazılarını bir araya getiriyor.

Parla burada milliyetçilik, antidemokratik uygulamalar, eğitim meselesi, Kürt sorunu, Ermeni sorunu gibi, ülkenin kangren halini almış sorunlarını irdelerken, gerçekte bu sorunları çözmemizin önündeki asıl büyük engelin neden Türk sorunu olduğunu açık bir şekilde gözler önüne seriyor.

Parla’nın yazılarında, özgün bir bakışla irdelediği kimi konular şöyle:

  • Demokrasi, sivilleşme, laiklik,
  • Kemalizm,
  • Askerin siyasete müdahalesi,
  • İşkence,
  • Üniversiteler, akademik dürüstlük ve üniversitelerin demokratik mücadeledeki rolü,
  • madde,
  • Bonapartizme ve devlet dinciliğine karşı demokrasi ve laiklik,
  • Büyük sermayenin ülkenin demokrasi tarihindeki rolü,
  • Pinochet’in Şilisi ile Evren’in Türkiyesi,
  • Militarizmin yükselişi ve vicdani red,
  • 11 Eylül saldırıları,
  • AB anayasası…

Daha akıllıca, daha medeni bir hayat yaşayabilmemiz için ülkede ne gibi dönüşümlerin yaşanması gerektiğini ortaya koyan Taha Parla’nın bu aydınlatıcı yazılarını, Türkiye ve Dünya’ya dair ezberleri bozmak ve klişeleri sorgulamak isteyen her aklı başında okura öneriyoruz.

  • Künye: Taha Parla – Türk Sorunu: Siyasi Yazılar 2: 1998-2007, Metis Yayınları, siyaset, 200 sayfa, 2018

Kolektif – Sosyal Hizmet ve Öteki (2015)

 

Yoksullara hak temelli yapılması gereken sosyal yardımın kamu eliyle zenginden fakire bahşedilen sadaka kültürüne terk edilmesini eleştiren makaleler.

Yazarlar, sosyal hizmetin piyasacı/rekabetçi işletme yaklaşımına göre değil, kamu yararına göre hizmet etmesi gerektiğini vurguluyor.

Kitapta, Türkiye’de sosyal hizmet algısından sosyal yardımların hak niteliği ve dava edilebilirliğine, sosyal hizmet alanında psikolojik yaklaşımlardan yatılı bakım kurumlarındaki yaşlıların sorunlarına, sağlık alanında sosyal hizmetten mülteciler, sığınmacılar ve göçmenler açısından sosyal hizmet konusunda yaşanan sorunlara, bu konuda akla gelebilecek pek çok konu tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – Sosyal Hizmet ve Öteki, yayına hazırlayan: Pınar Akkuş ve Özgür Başpınar Aktükün, Bağlam Yayınları

Eric Hobsbawm – Yaşasın Devrim (2018)

Latin Amerika, usta tarihçi Eric Hobsbawm’ın hem akademik hem de kişisel hayatında hep önemli yer tutageldi.

‘Yaşasın Devrim’de ise, Hobsbawm’ın Latin Amerika’yla ilgili kırk yıla yayılmış birbirinden önemli yazıları derlenmiş.

Hobsbawm burada,

  • Latin Amerika’da sosyal gelişmeler,
  • Kolombiya’da devrimci durum,
  • Kolombiya’da şiddetin anatomisi,
  • Latin Amerika’nın gelişiminde feodal öğeler,
  • Toplumsal eşkıyalar olarak köylüler,
  • İdeoloji ve köylü hareketi,
  • Köylü toprak işgalleri,
  • Köylüler ve siyaset,
  • Meksika devrimi,
  • Küba devrimi ve sonrası,
  • Latin Amerika’da gerillalar,
  • ABD emperyalizmi ve Latin Amerika’da devrim,
  • Peru’da devrimci askerler,
  • Şilililerin sosyalizm yolu,
  • Ve Latin Amerika’da milliyetçilik ve ulus gibi konuları tartışıyor.

Kitapta bir araya getirilen bu makaleler, hem Latin Amerika’nın dününü hem de bugününü daha iyi kavramamız konusunda önemli saptamalar barındırıyor.

  • Künye: Eric Hobsbawm – Yaşasın Devrim!: Latin Amerika Üzerine Yazılar, derleyen: Leslie Bethell, çeviren: Saliha Nilüfer, İletişim Yayınları, tarih, 464 sayfa, 2018

Kolektif – Devrimi Yeniden Düşünmek: 1917 Ekiminin Mirası ve Günümüz (2017)

Marksist çalışmaların önemli dergilerinden Socialist Register’ın bu sayısı, 100. yılına giren Ekim Devrimi’ni ve onun mirasını tartışan muhteşem bir özel sayı.

Özel sayı, Ekim Devrimi’nin tarihsel ve güncel bir perspektifle izini sürerken, radikal solun kazanımlarına, ayrıca Latin Amerika ve Çin deneyimlerine bakmayı da ihmal etmiyor.

  • Marx ve Engels’in devrimci partiye bakışları,
  • Sınıf ve parti ilişkilerinin alabileceği yeni biçimler,
  • Devrimin güncelliği ve devrimci iyimserlik,
  • Ve sosyalizmin 21. yüzyılda karşı karşıya olduğu önemli sorunlar gibi birçok konuyu tartışıyor.

Alanla ilgilenen her okurun hem aydınlanmak hem de arşivlik niyetine kitaplığına koymayı isteyebileceği bir özel sayı.

  • Künye: Kolektif – Devrimi Yeniden Düşünmek: 1917 Ekiminin Mirası ve Günümüz (Socialist Register 2017), hazırlayan: Leo Panitch ve Greg Albo, çeviren: Rafet Koca, Yordam Kitap, siyaset, 272 sayfa, 2017

Mark Mazower – Dünyayı Yönetmek (2015)

Dünyayı yönetme fikri ile iktidarlar arasındaki çekişmenin tarihi gelişimine dair bir analiz.

Mark Mazower, Napoléon’un dünyayı fethetme fikrinin fiyaskoyla sonuçlanmasından dünya savaşlarına, Milletler Cemiyeti ve Birleşmiş Milletlerin doğuşundan Soğuk Savaş’a ve küresel ölçekteki güç dengelerine bu çekişmenin bir tarihini sunuyor.

  • Künye: Mark Mazower – Dünyayı Yönetmek, çeviren: Mehmet Moralı, Alfa Yayınları

Mike Watson – Kavramsal Militanlık Üzerine (2018)

Sanat, özü gereği muhaliftir.

Fakat sanat, politik ifade araçlarımızın elimizden zorla alındığı dönemlerde de, fikirlerimizi, karşı duruşumuzu özgün bir şekilde ortaya koyabileceğimiz en etkili araçtır.

İşte Mike Watson da, politik sanat manifestolarını incelediği ‘Kavramsal Militanlık Üzerine’ adlı bu kitabında, zor zamanlarda politik sanatın nasıl sol muhalefetin temellerini oluşturabilecek bir sığınak olabildiğini gözler önüne seriyor.

Watson, ekonomik krizin ortaya çıktığı dönemlerden bugüne, toplumsal kaygılarla hareket eden sanatçıların var olan politik süreçlere nasıl dâhil olduklarını ve kimi çıkmazlarla boğuşan muhalefete ne gibi özgün seçenekler sunduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Mike Watson – Kavramsal Militanlık Üzerine: Politik Sanat Manifestoları, çeviren: Feyyaz Şahin, Pales Yayınları, siyaset, 172 sayfa, 2018

Rosi Braidotti – İnsan Sonrası (2015)

İnsandan sonra gelen nedir?

Çağımızın insanlık dışı durumlarına nasıl direnebiliriz?

Rosi Braidotti, yaratıcı bir yaklaşımla tarihselliğimizin elzem bir vasfı olarak insan sonrası durumda sapkınlıklara, gücün suistimaline ve medeniyetin belli temel ilkelerinin sürdürülebilirliğine dair endişelerini bizimle paylaşıyor ve nihayetinde buna karşı nasıl direnebileceğimizi tartışıyor.

Künye: Rosi Braidotti – İnsan Sonrası, çeviren: Öznur Karakaş, Kolektif Kitap

Srećko Horvat ve Slavoj Žižek – Avrupa Ne İstiyor? (2015)

Avrupa Birliği ve onun tarihsel hoşnutsuzlukları elimizdeki bu ikili tartışmanın ana konusu.

Yunanistan’da yaşanan ekonomik krizle başlayan tartışma, Avrupa Birliği hayallerinin büyük darbe aldığı bugün, Avrupalılık düşüncesi etrafında gelişecek yeni bir muhalefet biçiminin, yeni bir solun imkânlarını sorguluyor.

Srećko Horvat ve Slavoj Žižek arasındaki tartışmaya Aleksiz Tsipras da katılıyor.

  • Künye: Srećko Horvat ve Slavoj Žižek – Avrupa Ne İstiyor?, çeviren: Bora Vergili, Can Yayınları

Kolektif – Devrimciler Ölmez (2015)

Henüz 23 yaşındayken, Mahir Çayanlarla birlikte Kızıldere’de katledilen Sinan Kâzım Özüdoğru’yu anma kitabı.

Kitaba katkıda bulunan Özüdoğru’nun arkadaşları, devrimci yoldaşları ve onu tanıyanlar, şiir, edebiyat, tiyatroyla ilgilenen; gençleri eğiten, gecekondularda çalışan bu örnek devrimcinin yaşamından önemli kesitler sunuyor.

  • Künye: Kolektif – Devrimciler Ölmez: Sinan Kâzım Özüdoğru Kitabı, derleyen: Füsun Özbilgen, Ayrıntı Yayınları

Ömer Turan ve Güven Gürkan Öztan – Devlet Aklı ve 1915 (2018)

Ulus-devletleşme sürecinde kurucu unsurların işlediği ya da dâhil olduğu kolektif suçları çeşitli mekanizmaları devreye sokarak reddetmek, resmi bir politikadır.

Bu politika devlet aygıtı tarafından üretilir, dolaşıma sokulur ve her ihtiyaç duyulan anda güncellenerek yeniden üretilir.

Ermenilerin tehciri ve katledilmeleri, 1912-1922 dönemindeki ulus-devleti inşa sürecinin dönüm noktalarından biriydi.

Birinci Dünya Savaşı’nın ikliminde uygulamaya konan proje, yalnızca merkezi siyasi otoritenin çabası ile değil; yerel toplumsal aktörlerin farklı düzeylerdeki katılımı ile gerçekleşti.

İşte Ömer Turan ve Güven Gürkan Öztan’ın siyaset bilimi ve tarihsel sosyoloji alanına dâhil edebileceğimiz bu nitelikli çalışması da, tarihsel bağlamda bu inkâr siyasetinin nasıl inşa edildiğini Ermeni Soykırımı ve Tehcir’i merkeze alarak araştırıyor.

Mütareke yıllarından 2015’e uzanan geniş bir dönemde devletin inkâr politikasının dinamiklerini irdeleyen kitap, erken Cumhuriyet döneminde tehcir sürecinin artçı etki ve sonuçlarının hâlâ yönetildiğini ve bu bağlamda devlet için önemli bir gündem maddesi oluşturduğunu da gözler önüne seriyor.

Yazarlar çalışmaları için resmi kurumların yayınlarını, Meclis tutanaklarını, hükümet programlarını, mevzuat metinlerini, gazete haberlerini, basında çıkmış yorumları ve ilgili resmi ve resmi olmayan aktörlerin açıklamalarını incelemiş.

  • Künye: Ömer Turan ve Güven Gürkan Öztan – Devlet Aklı ve 1915: Türkiye’de “Ermeni Meselesi” Anlatısının İnşası, İletişim Yayınları, siyaset, 438 sayfa, 2018