Orhan Keskintaş – Adalet, Ahlâk ve Nizam: Osmanlı Siyasetnameleri (2017)

Osmanlı’da siyasi ve toplumsal benliğin kuruluşunda siyasetnamelerin önemli bir payı var.

Orhan Keskintaş da bu önemli çalışmasında, siyasetnamelerin ana teması olan adalet, ahlâk ve düzen kavramlarının tarihsel, sosyal ve kültürel yapı içinde oynadığı rolleri açıklığa kavuşturuyor, aynı zamanda siyasetnamelerin Osmanlı kurumlarının oluşumu ve işleyişindeki önemlerini de analiz ediyor.

Kitapta,

  • Siyasetnamelere kaynaklık eden İslam’ın adalet, ahlâk ve nizam anlayışının kökenleri,
  • Siyasetnamelerin altyapısını oluşturan metafizik yapı,
  • Osmanlı siyasetnamelerinin konu, biçim ve sınıfsal özellikleri,
  • Osmanlı siyasetnamelerinde adalet, ahlâk ve düşüncesinin beslendiği ana kaynaklar,
  • Ve Batı ve İslam dünyasındaki devlet kavramları arasındaki farklılıklar gibi, birçok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Çalışma, yalnızca siyasetnamelerdeki adalet, ahlâk ve nizam kavramlarını betimlemiyor, aynı zamanda onların Osmanlı’daki toplumsal ve siyasal süreçler açısından işlevlerini ve toplumun kendini düşünüş biçimine katkılarını da yorumluyor.

  • Künye: Orhan Keskintaş – Adalet, Ahlâk ve Nizam: Osmanlı Siyasetnameleri, İletişim Yayınları, tarih, 344 sayfa, 2017

Kolektif – Dar Kapıdaki Mesih: Walter Benjamin ve Politik Felsefesi (2017)

Bugün medeniyetin tüm kazanımlarını tehdit eden en önemli sorun, Dünya çapında yükselişe geçen aşırı sağ.

Walter Benjamin de, iki büyük dünya savaşının yaşandığı bir dönemin tanığı oluşuyla bu canavarlığı anlamaya çalışmış ve buna karşı mücadele etmişti.

İşte bu kitapta bir araya gelen genç akademisyenler, bugün yaşadığımız çıkmazı aşabilmemiz konusunda Benjamin’in felsefesinin bize ne şekilde rehberlik edebileceği üzerine düşünüyor.

Kitapta hukuk, ezoterizm ve teolojiye uzanan geniş bir perspektifle, Benjamin felsefesi farklı boyutlarıyla irdeleniyor ve bu felsefenin güncel sorunlarımızın çözümü konusunda sunduğu imkânlar tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – Dar Kapıdaki Mesih: Walter Benjamin ve Politik Felsefesi, derleyen: M. Ertan Kardeş, İthaki Yayınları, siyaset, 184 sayfa, 2017

Nicos Poulantzas – Siyasal İktidar ve Toplumsal Sınıflar (2014)

Kapitalist sistemde iktidar, toplumsal sınıflar ile bireyi ne şekilde örgütler?

Politik kurama büyük katkılar sunmuş Poulantzas, sınıfların kuramsal statüsünü ve bu statüde siyaset ile iktidarın yerini; kapitalist devlet ve sınıflar mücadelesini; kapitalist devletin iktidar ünitelerini irdeliyor.

  • Künye: Nicos Poulantzas – Siyasal İktidar ve Toplumsal Sınıflar, çeviren: Şule Ünsaldı, Epos Yayınları

Richard Sennett ve Jonathan Cobb – Sınıfın Gizli Yaraları (2017)

Bilen bilir: Soma maden katliamı olduğunda, bir işçi ambulansa bindirilirken “Çizmeleri çıkarayım mı, sedye kirlenmesin” demişti.

Yine yakın zamanlı bir örnek daha: Maden işçileri koltuklar kirlenmesin diye bir otobüstü ayakta yolculuk etmişti.

Yalnızca bu iki örnek bile, işçinin sadece devasa bir ekonomik sömürü ve düşük ücretle değil, aynı zamanda kültürel/toplumsal kodlar, önyargılar ve ezberlerle de boğuştuğunu göstermeye yeter.

  • Bir işçi kıyafetinden ve konuşmasından dolayı küçük görülmekten korkar,
  • Nasırlaşmış ellerini saklar,
  • Üst-orta sınıftan insanların kendisini küçümsediğini bilir,
  • Çocuklarının kendisi gibi sömürülen ve ezilen bir işçi olmasından korkar,
  • Kendisini, kendisinden daha paralı kişilere “bey” demek zorunda hisseder,
  • Ve daha nicesi…

İşte Richard Sennett ve Jonathan Cobb, ufuk açıcı çalışmaları ‘Sınıfın Gizli Yaraları’nda, bunun gibi pek çok örnek eşliğinde, işçilerin, ekonomik sömürünün yanı sıra toplumsal ilişkilerinde ve gündelik hayatlarında sınıf bilincini nasıl deneyimlediklerinin izini sürüyor.

Kitap, bir sınıfa ait olmanın kültürel/toplumsal dinamikleri ve işçi sınıfından bireylerin bunu nasıl deneyimledikleri hakkında çok iyi bir sorgulama.

  • Künye: Richard Sennett ve Jonathan Cobb – Sınıfın Gizli Yaraları, çeviren: Mustafa Kemal Coşkun, Heretik Yayıncılık, sosyoloji, 269 sayfa, 2017

Edward Said – Kültür ve Direniş: David Barsamian ile Söyleşiler (2017)

1999-2003 yılları arasında David Barsamian’la Edward Said arasında yapılmış bu uzun soluklu söyleşi, Said’in kişisel, entelektüel ve siyasi bir portresini ortaya koymasıyla önemli.

Tahmin edileceği gibi bu söyleşinin gövdesini Said’in İsrail-Filistin sorununa dair yorumları oluşturuyor.

Said, “Biz tarihimizin önemli bir kısmında kapalı bir toplum olarak bırakıldık. Biz görünmez insanlarız, görünmez bir halkız. Onların istediği, benim sesimi kesmem. Ama ben ölüp gidene kadar böyle bir şeyi boşuna bekleyecekler…” diyor.

Said, gün geçtikçe daha yakıcı bir hal alan bu sorundan yola çıkarak,

  • İşgal altındaki Filistin’de yaşanan tarihsel direnişin dinamiklerini,
  • İsrail’in Filistin’deki tahammül edilemez baskılarını,
  • İsrail-Amerika işbirliğinin bölgedeki sonuçlarını,
  • Türkiye’nin İsrail ve Filistin’le ilişkilerini,
  • Filistin’in neden bir sömürge olduğunu,
  • Ortadoğu’yu kasıp kavuran terörün temel dinamiklerini,
  • Tek devletin, sorunun aşılması konusunda sunacağı imkân ve zorlukları ve bunun gibi pek çok konuyu tartışıyor.

Said bunun yanı sıra, Filistin’de geçen çocukluğunu, yaşadığı ortamın özgün yönlerini ve bir entelektüel ve aydın olarak yetişmesine olanak tanıyan koşulları da bizimle paylaşıyor.

Kitabın yeni bir çeviriyle Türkçeye kazandırıldığını ayrıca belirtelim.

  • Künye: Edward Said – Kültür ve Direniş: David Barsamian ile Söyleşiler, çeviren: Murat Erdem, Alfa Yayınları, 236 sayfa, 2017

Cengiz Aktar – Ademimerkeziyet Elkitabı (2014)

Ademimerkeziyetin Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ve bugüne uzanan hikâyesi.

Kitabın asıl katkısı ise, Avrupa’da deneyimlenmiş ademimerkezi örneklerden ve bu konuda yürütülen tartışmalardan yola çıkarak, ademimerkeziyetin Kürt sorunu başta olmak üzere tüm Türkiye’de merkezin vesayetini kırmak anlamında ne gibi olanaklar sunabileceğini irdelemesi.

  • Künye: Cengiz Aktar – Ademimerkeziyet Elkitabı, İletişim Yayınları

Kandemir Konduk – Başbakandan Korkan Kedi (2014)

Önemli senaryolara imza atmış Kandemir Konduk’tan, bir siyasi mizah çalışması.

Akıl hastanesine kapatılmış bir emekli öğretmen, kişisel tarihiyle Gezi gençliğini mizahla örerek karşılaştırıyor.

Bu karşılaştırma, kadın-erkek ilişkileri, aşk ve değişen toplumsal yaşam gibi birçok alanı kapsıyor ve okuru, Türkiye üzerine bir daha düşünmeye çağırıyor.

  • Künye: Kandemir Konduk – Başbakandan Korkan Kedi, Destek Yayınları

Işık Kansu – Bir Ortaçağ Hayaleti: Ensarlı Eğitim (2017)

Son zamanlarda eğitim alanında yaşanan en büyük sorunlardan biri de, laik eğitimin tüm kazanımlarının karşısında duran bir yapı olarak Ensar Vakfı’nın devlet eliyle ülkenin eğitim sistemine dâhil edilmesi.

Ensar Vakfı’nın AKP’nin yan kuruluşu gibi olduğunu belirten Işık Kansu da bu önemli çalışmasında, AKP’nin eğitime yönelik saldırılarının en önemli araçlarından biri haline gelen Ensar Vakfı’nın kuruluşunu, gelişimini ve AKP’nin vakfı ne şekilde kullandığını gözler önüne seriyor.

Ensar Vakfı’nın İran’da şeriatçı Humeyni yönetimiyle aynı dönemde kurulduğunu ve vakfın bugün “AKP’nin aile vakfı” haline geldiğini söyleyen Kansu, vakfın kurucuları ve yöneticileri arasında AKP’li bakanların, belediye başkanlarının ve AKP yöneticileriyle onların çocuklarının bulunduğunu ve bu ilişkinin giderek genişleyerek protokollerle doğrudan devlet yönetmeye, eğitim sistemini belirlemeye kadar vardığını belirtiyor.

Kansu’nun çalışması, eğitimin bugün çağdaş uygarlık düzeyinden çıkması ve Ortaçağ özgü bir beyin yıkamaya dönüşmesi karşısında tüm velileri duyarlı olmaya çağırıyor.

  • Künye: Işık Kansu – Bir Ortaçağ Hayaleti: Ensarlı Eğitim, Telgrafhane Yayınları, eğitim, 112 sayfa, 2017

Nahuel Moreno – Günümüz Programı (2014)

Uluslararası Troçkist hareketin ünlü isimlerinden Nahuel Moreno, Troçki’nin kaleme aldığı “Geçiş Programı” metnini güncelliyor.

Kitabı, kendi hareketi ile Fransız Troçkist akımın bütünleşmesi umuduyla yazmış olan Moreno, devrimci önderlik krizi, Küba ve Çin devrimlerinde gerilla savaşının rolü ve devrimci Marksizm gibi konuları tartışıyor.

  • Künye: Nahuel Moreno – Günümüz Programı, çeviren: kolektif, H2O Kitap

Rabia Sağlam – Yapıbozumsal Adalet (2014)

Jacques Derrida’nın “Yapıbozum” tekniği ile yine düşünüre ait “Yapıbozum adaletir” sözünden hareketle, hukuk ve adaletin ötekilerinin izini sürerek, ezen kesimin baskı aracına dönüştürdüğü adaleti yeni bir perspektifle okuma girişimi.

Rabia Sağlam bunu yaparken, kimi hukuki talepler ile kangren haline gelmiş politik sorunlara çözüm üretmeyi de amaçlıyor.

  • Künye: Rabia Sağlam – Yapıbozumsal Adalet, Tekin Yayınevi